loading
close
Dolar: 4,76 TL
Euro: 5,58 TL
Sterlin: 6,27 TL
SON DAKİKALAR

CHP Uzunköprü İlçe Başkanlığı "Türkiye Nereye Gidiyor?" konulu panel düzenledi

CHP Uzunköprü İlçe Başkanlığı "Türkiye Nereye Gidiyor?" konulu panel düzenledi
Tarih: 16.04.2018 - 15:03
Kategori: Söyleşi

CHP Uzunköprü İlçe Başkanlığı tarafından "Türkiye Nereye Gidiyor?" konulu panel düzenlendi.

Uzunköprü Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşen panele CHP Edirne Milletvekilleri Okan Gaytancıoğlu ve Erdin Bircan, gazeteci-yazar Can Ataklı, İstanbul Gerçeği Genel Yayın Yönetmeni İmambakır Üküş konuşmacı olarak katıldı.

Açılış konuşmasını yapan CHP Uzunköprü İlçe Başkanı Özlem Becan, Türkiye ekonomisinin kötü gidişatından bahsettikten sonra şeker fabrikalarının satışına değinerek “4 gün sonra Alpullu Şeker Fabrikamız satışa çıkacak. Atatürk’ün ‘her fabrika bir kaledir’ sözünden destek alarak haftalardır bu satışların yapılmaması için mücadele ediyoruz. Ülkemizin ekonomisini düzeltmek için fabrikalarımızı satmak çare değildir. Çocuklarımızı nişasta bazlı şekere mahkum etmeyin. Israrla ‘dokunmayın pancarımıza, dokunmayın fabrikamıza’ dedik. Çünkü pancar varsa emek var, emek varsa çiftçi var, çiftçi varsa milli üretim var” dedi.

Becan’ın konuşmasının ardından konuşan İstanbul Gerçeği Genel Yayın Yönetmeni İmambakır Üküş, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye rejimini vurmasına yönelik  “Irak’ın işgalinde de büyük bir aldatmaca ve yalan propagandası vardı. ABD, Irak’ı orada kimyasal silahlar var diyerek işgal etti. Ve Ortadoğu’da kanlı bir süreç başladı. Irak’ın işgalinden yıllar sonra ABD, İngiltere ve Fransa’nın o işgalci yöneticileri çıkıp ‘biz Irak’ta kimyasal silah olmadığını biliyorduk’ dediler. Yani bile bile bu işgali gerçekleştirdiler. Şimdi de aynı propaganda Suriye için yapılıyor. Suriye hükümetinin Doğu Guta’da kimyasal silah kullandığı söyleniyor ve bu gerekçe gösterilerek bütün Müslümanlar için kutsal gün sayılan Miraç kandili gecesi Suriye bombalanıyor. Türkiye’de din üzerinden siyaset yapan bir parti var. Ve bu partinin gözü önünde (Hristiyan Haçlı İttifakı) Müslüman bir ülkeyi kutsal bir günde bombaladı. Müslümanlığı siyasetin ana gövdesi yapmış AKP’nin de bu saldırı kınaması beklenirdi. Tam aksine Dışişleri Bakanı bu saldırıyı onayladıklarını ve desteklediklerini açıkladı. Suriye hükümeti Guta’da zafer kazanmışken, bütün terörist gruplar Guta’dan ayrılırken neden Suriye Hükümeti orada kimyasal silah kullansın?” diye konuştu.

“Önümüzde çok önemli 3 seçim var” diyen Üküş, şunları söyledi:

“Şikayet etmek, kızmak çözüm değil. Çözüm mevcut iktidarı değiştirmekten geçiyor. Türkiye’nin bugünkü gidişatından çok bu gidişattan nasıl çıkabiliriz, ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız sorularını sorarak hep birlikte umudu büyütmemiz lazım.

Yapılan bütün anketlerde hiçbir şekilde iktidar bloğu yüzde 50’yi bulan bir oy oranına ulaşamıyor.  AKP yandaşlarının yaptığı anketlerde de oy oranı yüzde 46-47’i bulamıyor. Zaten AKP Genel Başkanı eğer bu oranları bulmuş olsaydı hemen erken seçim kararı alıp, bütün gücüyle baskı yapıp 2-3 puanı da alma yoluna gidecekti.

Önemli olan akılcı bir şekilde davranarak bütün demokrasi güçlerini bireysel, partisel, siyasi çıkarlar gözetmeden Cumhuriyet için demokrasi için bir araya getirmektir.”

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da, AKP’nin emperyalist devletler tarafından kurdurulan bir parti olduğunu belirterek, “Bu parti başlıyor eğitimi nasıl bozarız, sağlığı nasıl bozarız, üreten bir Türkiye’yi nasıl üretemez hale getiririz? Sadece şeker fabrikalarını örnek verebiliriz. Fabrikaları 4 yıl çalıştırmıyorlar ve sonra zarar etti diyorlar. Tasarlayarak Türkiye Cumhuriyetini Sevr’e zorlayan bir zihniyet var. Ama bizler Lozan’cıyız. Lozan aydınlıktır, Lozan kurtuluştur, Lozan umuttur. AKP Türkiye’yi yönetemiyor. Her şeyi satmaya çalışıyorlar. Ama artık gidecekler” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan, ülke ekonomisinin içler acısı haline geldiğine dikkat çekerek, “Ülke çökmüş, esnafın, çiftçinin, sanayicinin sesi çıkmıyor. Sanayici batmış, çok büyük holdingler bankalardan erteleme istiyor. Bu iktidar gidecek ama bizi de batırıp gidecek” diye konuştu.

Can Ataklı  ise, ülkedeki kötü gidişattan çoğunluğun memnun olduğunu ve yaşananlara kimsenin tepki vermediğini söyleyerek “Bundan 1 yıl önce bu ülkenin yüzde 45’inden fazlası kendi özgür iradesiyle sandık başına gitti ve ‘ben hukuk devleti istemiyorum, ben demokrasi istemiyorum, ben özgür bir vatandaş olarak yaşamak istemiyorum, ben bağımsızlık istemiyorum’ dedi. Seçim sonucu ‘hayır’ çıkmasına rağmen Yüksek Seçim Kurulu da ‘bizim hukuka, demokrasiye ne ihtiyacımız var ki? Bu anayasanın da bir anlamı yok’ dedi herhalde ve kararı ‘evet’ olarak açıkladı. Bana göre kimsenin çıkıp da medya ele geçirildi, medyaya baskı var diye eleştiri yapmaya hakkı yok. Demirören verdi parayı aldı Doğan Medya’yı. Bundan şikayetçi olup Doğan Medya’dan istifa eden oldu mu? Hayır, demek ki onlar memnun bu durumdan. Atılmak için bekliyorlar” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin bombalanmasına ilişkin “Türkiye’de AKP tipi Müslümanlığın karizması fena halde çizildi” diyen Ataklı, şöyle konuştu: “Suriye’nin bombalanmasının ardından bunların tabiriyle alnı secdeye değen herkesin utanç içinde olması ve sokaklara dökülüp bu ülkenin yönetimini protesto etmesi lazım. Çünkü Hıristiyan devletler Müslüman bir devlete saldırmış ve insanları öldürmüştür.  Ve Müslüman Türkiye diye ortalığı yıkanlar da bu saldırıya alkış tuttular, doğrusu budur dediler. Türkiye’de bütün insanların bunu protesto etmesi lazım ama yok. Yıllar önce Hıristiyan Amerikan askerlerinin Müslüman Iraklı askerleri öldürmesi için dua eden bir Başbakanı alkışlayan bir ülkenin fertleriyiz.”

Ataklı, önümüzdeki seçimlere yönelik “Hepimiz için önemli olan daha medeni koşullarda, daha kalkınmış, refah ve huzur içindeki bir ülkede yaşamak için yapacağımız işbirlikleridir. Böyle düşünenlerle yapılacak işbirliği ile bugün ülkenin başına çöreklenmiş olan ve Türkiye’yi 600 yıl öncesine taşımak isteyen iktidarla mücadele edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin itici gücü biziz. Bugünkü iktidarı azınlığa düşürmemiz gerekiyor. Bugün yüzde 45 oy almaya ihtiyacımız yok. Yüzde 29’la, yüzde 30’la birinci parti olabiliriz. İktidarın ana ortağı olabiliriz ya da o sayıyla azınlık hükümeti olabiliriz. Önemli olan devlet çarkını tekrar ele geçirmektir. Parlamentoya 350’nin üzerinde AKP dışı milletvekili sokmalıyız” şeklinde konuştu.

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları