loading
close
Dolar: 5,35 TL
Euro: 6,07 TL
Sterlin: 6,86 TL
SON DAKİKALAR

Nedir bu 25 Nisan

Prof. Dr. Cengiz Kuday
Tarih: 25.04.2018

Prof. Dr. Cengiz Kuday; Her yıl yüzlerce; bazen binleri bulan sayıda Avustralyalı ve Yeni Zelandalı turistler 25 Nisan günü ülkemizi ziyaret ederler ve Gelibolu yarım adamızı dolaşırlar yer yer törenler düzenlerler; Nedir Bu 25 Nisan!

Çanakkale savaşları denince aklımıza hep 18 Mart gelir; 18 Mart Müttefik deniz güçlerinin Çanakkale Boğazını deniz yolu ile geçemeyeceklerini anladıkları gündür. Bu başarısız girişim. Kara savaşlarını gündeme getirir.

Kara Savaşları;

18 Mart Deniz savaşından 38 gün sonra Çanakkale boğaz kıyıları yeniden top sesleri ile inledi. Saroz körfezinden Kumkale’ye kadar 120 km hat alev ve dumana boğuldu.

Düşman bu sefer güçlü donanmasına yüzbinlerce askerini de katarak bütün gücü ile gelmiş ve şimdi kıyılara çıkmaya başlamıştı. Kara savaşı başlamıştı.

25 Nisan 1915’te gece yarısından sonra saat 2’de Prince of Wales ve London ve Queen adlı gemilerden Askerler silikonlarla indirildiler. Bir grup Türk askeri yüzbinlerce askerini takarak bütün gücü ile gelmiş ve şimdi kıyılarımıza çıkmaya başlamıştı.

25 Nisan 1915’te gece yarısından sonra saat 02’de Prince of Wales ve London, ve Queen adlı gemilerden Askerler silikonlarla indirildiler. Bir grup türk askeri yamaçtan aşağı onlara ve kıyılara koşuyordu.

Kendilerince  acele bir müdafaa hattı oluşturup müttefik Askerlere süngü ile hücuma kalktılar artık Gelibolu efsanesi başlamıştı.

Bu satırlar Robert Rhode James’in Gallipoli  isimli kitabından alınmıştır.

Çanakkale Boğazını korumakla 5.ordu Karargahına raporlar yağmaya başlamıştı.

Sahilde 5 ayrı bölgede kıyametler kopuyordu.

Avrupa Yakasında Saros’ta –Arıburnu’nda, Seddabahir’de, Anadolu yakasında Kumkale ve Beşiyer’de.

Sabahın ilk saatlerinde 05’te 5. Ordu ayaklanmış alarma geçmişti Evet beklenen gün gelmişti. Aslında 5. Ordu Komutanı L.V. Sanders çıkartma yapılacak yerleri pek doğru tahmin edememişti.

Çıkartma bölgelerinden biri olan Seddülbahir bölgesi Türk 26. Alayının savunduğu bölgedir.

Ağır bombardımana tutulan bu bölgede hiçbir hayat belirtisi kalmadığını görerek çıkartma yapan İngiliz Tümeni çok şiddetli bir savunma ile karşılaşmıştır. Türk Alayı 25 Nisan akşamına kadar direnmiş. 25. Alayın takviye gelmesi  için zaman kazandırmıştır.

Ertuğrul Koyu, Seddülbahir Koyu ve kalesinin tam bitişiğinde olup, tüm komutanları ağır bombardımanda ölen takımın başındaki Yahya Çavuş tarafından birkaç misli düşmana karşı savunmuştu. Çıkartma yapılan sahilde 50 m açığa kadar kırmızıya boyanmıştır (D. Bean).

İngiliz Lancashire Fusiliers taburuna 950 mensubu burada Ertuğrul Koyu içinde mezarlarında yatmaktadır. Aynı koyun, yanı Ertuğrul koyuna hakim bir tepede de Anzak mezarlarına birkaç metre uzakta Ertuğrul koyunu savunan 10. Bölüğün 1. Takımının mezarları bulunmaktadır. Bir gün yolunuz buralara düşerse bu yerler 25. Nisan günü şehit düşen 32 er ve Yahya Çavuş’un mezarlarını görürsünüz. Üzerinde yazılı kitabede şunları okursunuz (Halkın yaptığı mezarlar).

- Bir Kahraman ve Yahya Çavuşlular

- Tam üç alay burada gönüllü vuruştular.

- Düşman Tümen sanırdı, bu şahane erleri Allaha arzu ettiler, akşama konuştular. 25 Nisan 1915.

Buraları dolaşırken insan olağan üstü duygulanıyor. Aynı duyguları bir tarihte Karadeniz Trabzon ilinde Muratlı yaylasında yükseklerde basit taşlarda yapılmış mezarlarında yatan 72 ev içinde duymuştu.

Savaş 5 ayrı cephede sürmekteydi.

25 Nisan 1915 Pazar günü sabahın ilk saatlerinde Kurbay Yarbay Mustafa Kemal komutasında tümen ordu ihtiyatı idi. Eceabat kuzeyinde Bigalı Çamyayla bölgesindeydi.

Sabah 05.10 da kendi tümenine bağlı 77. Alay Komutanında ilk raporu aldı.

Arıburnu’na düşman askeri çıkmakta idi.

Zaten Mustafa Kemal başından beri Arıburnu’ndan kuşkuluydu. Korktuğu başına gelmişti.

Arıburnu’na çıkan düşman kısa yoldan Koca-çimen yüksekliklerine el atabilir ve Gelibolu yarım adasını ortadan ikiye bölebilirdi.

Mustafa Kemal hemen yanı başında 10-15 km yakınında beliren bu tehlike karşısında EMİR ALMADIM diye durup oturtacak yaradılışta değildi. Tümen süvari savunmaya sevk etti. Ayrıca Arıburnu’na en yakın yerdeki kendi alayına 57. Alay emir verdi. 57. Alay Tümen komutanları başlarında olduğu halde hızlı yürüyüşe geçti.  Alay hızla yaya ilerlerken kendisi atla alayın biraz önünde ilerler. Fundalık bir arazide atından inmek zorunda kalır. Canlı bayırına, yaveri ve emir subayı ve Tümenin Başhekimi olduğu haklı varır.  O sırada gördüğü manzara şudur. Bir kısım erler panikte Conkbayırı’na koşmaktadır. Önlerine çıkar.

- Ne kaçıyorsun der.

- Efendim düşman der.

- Nerede

- İşte diye 261 rakımlı tepeyi gösterirler.

Gerçekten düşman avcı hatlı şeklinde rahat rahat ilerlemektedir.

Şu andaki manzara şudur. Kendi birliği 15 dakika yol gidebilir. Düşman ona daha yakındır. Kaçmakta olan erlere emirle süngü taktırıp yere yatırır. Düşman avcı takımı da hemen yere yatar. Kazanılan an bu andır. Ondan sonra öncü birlikler yetişir.

Binbaşı Avni (Arıburnu) komutasında 57. Alay tüm kuvvetiyle taarruza kalkar. Savaşların böyle kritik anları vardır. Kırılma noktalarını bunu herkes takdir edemez. 57. Alayın taarruza başladığı saat 10. Bu kritik an Türkler lehine açılmış ve darlığa çıkılmıştı.

57. Alay ile 27. alayın şiddetli taarruzları ile düşman çekilmeye başladı.

Atatürk burada birliklerine resim 1.

Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.

Ölümü hiçe sayarak  bir hazırlığa gerek görmeksizin düşmana atılan 57. alay ve 27. alayların bugün Türk tarihinde ayrıcalıklı yerleri vardır. Her iki alay, altın ve gümüş madalyalarıyla onurlandırılmışlardır.

57.alay mevcudun ¾ ün kaybetmiştir. Aynı alay Ağustos 1916 da Galiçya’da dövüşmüştü. Alay Komutanı Binbaşı Avni Bey (Arıburnu) Yarbay Gazi Mustafa Kemal başkanlarının değimi ile Çanakkale’de dövüşen  herhangi bir yarbay değildir. Harbin kaderini değiştiren bir askerdi. Bilmeyenler bunu bilsin.

Tanrı bile geçmişi değiştirmez ama tarih bilmeyen tarihi geçinenleri değiştirebildiklerini görüyoruz.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları