loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Tezcan: AK Parti bütün çağdaş kazanımları yok etmeye dönük bir projedir

CHP Sözcüsü Tezcan: AK Parti bütün çağdaş kazanımları yok etmeye dönük bir projedir
Tarih: 02.04.2018 - 12:25
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Tezcan’ın açıklamaları şöyle:

“Büyük sanatçı Ülkü Tamer’i kaybettik. Türkiye’nin en karanlık günlerinde yüreğimizde umudu canlandıran dizeleri yazan bir sanatçımız. Onu sonsuzluğa uğurladığımız bugünlerde Türkiye onun dizeleriyle umuda yürüyecek. Güneş toplayacağımız günler yakındır. Ailesine başsağlığı diliyorum.

"Her kötülüğün anası Erdoğan"

Büyüme oranları çok konuşuldu. Bu iktidar rakam cambazlığı konusunda çok maharetli. Önce hesaplama yöntemlerini değiştirdiler. Türkiye'yi hormonlu büyümeyle tanıştırdılar. En son 7.4 büyüme dendi. Bu nasıl büyüme diye sormadan edemiyor insan. Dolar 4 liraya, euro 5 liraya dayandı, işsizlik yüzde 11, enflasyon yüzde 12. Bu büyüme tablosu içinde 6 milyon işsiz, 16 milyon yoksulun olduğu Türkiye yarattılar. Benzin 6 liraya, mazot 5,5 liraya dayandı. Şoför, çiftçi, emekli, işsiz, büyümeden pay alamamış, yoksulluk kalkmamış ama büyüyoruz sözde. Her 5 gençten biri işsiz. Üniversite mezunu 4 gençten 1’i işsiz. 400 bin atanamayan öğretmen, 100 bin atanamayan mühendis var. 430 bin esnaf 4 yılda iflas etmiş. Bu nasıl büyüme? Kime ne faydası oldu? Halüsinasyonlu büyüme dönemiyle karşı karşıyayız. Daha önce söylediğimiz gibi tekrar ediyoruz, büyüdüysek bunu bölüştürelim. Asgari ücretliye pay verelim, asgari ücret en az 2 bin lira olmalı. Aralık ayında asgari ücret dolar bazında 425 dolarken şimdi 400 dolara düşmüş, bu nasıl büyüme? Ortalama memur maaşı 2 bin 889 liraydı .4 bin 986 olması lazım. Büyüdüysek bu rakamlar ne? Çiftçilerin 11 yıllık alacağı 112 milyar lira oldu. Büyüdük verelim bu paraları. Bu, Çiftlik Bank modeli büyümedir. Oradaki tosuncuklar nasıl büyüdüyse borçla, yalanla büyüdüğümüze ikna etmeye çalışıyorlar.

Yüzde 11 büyüme açıklaması: Emeğin aldığı pay 36.5'tan yüzde 34.5' düşmüş. Sermayeninki yüzde 47.1'den yüzde 49.7’ye yükselmiş. 

Büyüme emek sermaye arasında nasıl dağılıyor bakalım: Emek cephesinde 2016’da yüzde 36,5 iken yüzde 34,5’a düşmüş oran. Emeğin aldığı pay düşmüş. Sermayenin aldığı yüzde 47,1 iken yüzde 49,7’ye yükselmiş. Demek ki çalışanlar lehine, adil paylaşım olmamış. Bu tablo içinde AK Parti genel başkanı sanki sorumlu başkası her kötülüğün anası faiz, sorumlusu kamu bankaları’ dedi. Peki, kamu bankalarının sorumlusu kim? Ey Erdoğan sensin. O zamana her kötülüğün anası sensin. 17 yıllık iktidarında faiz olarak yurt dışına ödediğiniz faiz 150 milyar dolar. Senin dönemin. İçeride 650 milyar lira. Sorumlu sensin başka yerde arama. Bu kötülüklerden kurtulmanın yolu senden kurtulmaktan geçiyor. Tosuncuk düzeninin araştırılmasından korkuyorlar. Kendi tosuncuklarına gidebilir ucu diye korkuyorlar. Araştıralım dedik, reddettiler. Ortak mısınız, niye reddediyorsunuz? TBMM dolandırıcıyı araştırmayacaksa kimi araştıracak? TBMM gibi önemli bir kurumu dolandırıcı koruyan kurum haline getirmeye utanmıyor musunuz? (Mağdurlar) Vali geldi kurdeleyi kesti. İktidara yakın sanatçılar geldi, dua okuttular diyorlar.

"Çocukları 'ateşle barut aynı yerde durmaz' diye ayıran sakat kafaya prim veren bu iktidar değil mi?"

Deniz Feneri’ni araştırtmadılar. Bir de döndüler Deniz Feneri’ne TBMM’de ödül verdiler. Kombassan, YİMPAŞ gibi ne kadar dolandırıcı firma varsa bunların döneminde çıktı. Tosuncuk düzeninin diğer ayağı şeker fabrikalarını satarak yeni tosuncuklara aktarma peşindeler. Çok önemli bir mili ittifak oluştu. Kapı arkalarında, localarda cumhur ittifakı diye yutturulan ittifak değil. Bu ülkenin mili servetini korumaya dönük milli ittifaktır. Üreticiler, fabrika işçileri sokağa döküldü. Partiler bayraklarını kenara koyarak geldi. Ey Recep Tayyip Erdoğan millilik ve yerlilik arıyorsan burada. BOP eşbaşkanlığından, Cargill’den değil şeker fabrikalarından geçiyor. Bu milli ittifak bu gayrimilli iktidarı devirecek. Satmaya başlamışlar. 10 Nisan’da şartnameyi çıkarmışlar. Trakya’da  21 bin dönüm araziyi satışa çıkarıyorlar. Her bölgede toplumsal muhalefet güçlenerek yoluna devam edecek.

TBMM tosuncukları araştırmaz ama başka projeler döner. Atatürk tişörtüyle TBMM’ye girmeyi fiilen yasaklamışlar. Polisin kişisel kusuru gibi geçiştirilmeye çalışılıyor. Kadın oyunculara tiyatroda sansür niye? Nerden çıkmış tiyatro oyununda kadın ve erkeği ayırmak. Harem selamlık okullar kurmaya kadar vardırdılar, bu iktidarın eseri değil mi? Çocukları 'ateşle barut aynı yerde durmaz' diye ayıran sakat kafaya prim veren bu iktidar değil mi?

"AK Parti bütün çağdaş kazanımları yok etmeye dönük projedir"

Bartın il milli eğitim müdürü Atatürk posterini indiriyor. Bakanlığın talimatını dinlememe cesaretini nerden alıyor? Bakanlık buna karşı ne yaptı? Tepkilere rağmen bazı il müdürleri destek ziyaretine gidiyor. Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiriye dönük herhangi bir kelime yazsalardı o müdürün başına ne gelirdi? Böyle bir Türkiye’de yaşıyoruz. Bunlar tesadüfi değil. Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden zatın iki lafından biri Atatürk’e saldırmak üzere, camiler yalanı üzerinden giderse onlar da bunları yapacak. Atatürk ve İnönü gibi iki değere 2 ayyaş demekten çekinmeyen anlayış cumhurbaşkanlığı makamını işgal ederken müdür böyle davranır. AK Parti bütün çağdaş kazanımları yok etmeye dönük projedir. Bunu ortadan kaldırmak hepimizin görevi.

Erdoğan'a: Darbenin siyasi ayağı sizsiniz. Hesap vermekten kurtuluş yok

Darbenin siyasi ayağı unutturulmaya çalışılıyor. OHAL 2. seneye yaklaştı. Türkiye’yi OHAL’de seçimlere götürmeye çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar devrilecekler. OHAL, darbenin siyasi ayağının ortaya çıkmasını önlemek için kullanılıyor. Darbenin siyasi ayağını genel başkanımız açıkladığında rahatsız olmuş AK Parti genel başkanı. Devlete FETÖ’yü siz yerleştirmediniz mi, Kozmik Oda’ya FETÖ’cü hakim savcıları siz sokmadınız mı? Devlet destekli casusluğun arkasındaki destek siz değil miydiniz? TSK’yı tasfiye etmek üzere Balyoz, Ergenekon kumpaslarının arkasındaki siyasi güç siz değil misiniz? HSK’yı, İçişleri’ni, Emniyet’i bunlara teslim eden siz değil misiniz? Atatürkçü kadroların tasfiye edilerek FETÖ’nün önünü açan, MGK’de soruşturulmasını engelleyen siz değil misiniz? Ne istediniz de vermedik diyen siz değil misiniz? Darbenin siyasi ayağı sizsiniz. Bir tarafta darbeciler, bir tarafta siz vereceksiniz hesabını. Hesap vermekten kurtuluş yok.

"Şehitler senin partindeki metal yorgunluğunu kaldırmak için mi öldüler?"

Son hafta ilginç bir şımarıklıkla karşı karşıyayız. Afrin Türkiye’nin sınır güvenliği için önemlidir. Bir an önce sonuçlanmalı, siyasi çözüme odaklanılması lazım dedik. TSK de kendi misyonun yakışır ciddiyetle operasyonu yürüttü. Son dönemdeki açıklamalara bakınca görüyoruz. Bu hareket sınır güvenliği için mi yapıldı,  ticaret ve siyaset aracı haline getiriliyor. ( Erdoğan) Metal yorgunluğunun kalktığını söylüyor. Utanmak gerekir. Şehitler senin partindeki metal yorgunluğunu kaldırmak için mi öldüler? Danışmanı çıkmış şehitlerimiz oldu ama oradaki imar inşaat işlerini yapacağız, diyor. Bu söylenecek söz mü? Müteahhitlik mi vatan koruması mı peşindeydiniz? Şehitlerin kanına ayıptır. Dün de AK Parti genel başkanı üniforma giymiş. TSK üniforması hak edilince giyilir. Bu ülkenin kurucularının hepsi hak ederek giydiler. Cumhurbaşkanlığı makamı şımarıklık makamı değildir. Davul zurna çalarak gidip Afrin harekatının vakarına yakışmayacak davranışların yeri değil orası. Temsili askerli üniformalarla şov yapılacak yer değil. Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden AK Parti genel başkanı ve Genelkurmay başkanına diyoruz ki TSK’nın ciddiyetine yakışır davranışa yönelin. Afrin harekatına gölge düşürmeyin.
(Erdoğan’ın ‘ülkede yaşamak istemeyenleri göndermek lazım’ sözleri) Ülkeyi yönetenlerin görevi ülkenin yaşanılır hale getirilmesini sağlamak. Kaçmaya çalışanların cebine para koyup göndermek, kendinden olmayanları sepetlemek değildir. Bu kutuplaşma siyaseti seçimle ortadan kalkacak. Türkiye’nin huzura kavuşması için bu yönetimin demokratik yollardan uzaklaştırılması gerek.

"Cumhur ittifakı değil, cumhuru bölme, demokrasiyi yok etme ittifakıdır"

(İttifak) Türkiye’de siyasetin tablosu belli. İlan edilmiş ittifak var. Bu cumhur ittifakı değil, cumhuru bölme ittifakıdır. Türkiye’yi kutuplaştırma, demokrasiyi yok etme ittifakıdır. Buna Türkiye’nin bütün demokrasi güçleri karşı gelecektir. Adı ittifak, platform olabilir. Bunu genel başkanımız ilkeler etrafında buluşma diye tarif etmişti. Referanduma giderken hayır buluşması sağlandı. Adalet yürüyüşüyle üst noktaya gitti. Adalet kurultayında prensipler etrafında oturdu. Türkiye’yi sıkıntıya sokan bölen ittifaka karşı geniş buluşma platformuna ihtiyacı var Türkiye’nin. Parti içinde de konuşuyoruz. Önümüzdeki günlerde Türkiye’yi çözüme ulaştıracak bir ufku gösteriyor bu.

(Öztürk Yılmaz’ın Selahattin Dmeirtaş’ı ziyareti) Öztürk Yılmaz’ın, Selahattin Demirtaş’ı ziyareti önemlidir. İttifak ziyareti değildir. Siyasette ötekileştiren ve yok sayma anlayışına fırsat vermeyeceğiz. 

(Ünlülerin Erdoğan’la birlikte Afrin sınırına gitmesi) Sanatçıların destek vermeleri takdire şayan. Buna sözümüz yok ama bu iktidarın sanatçıları bölen tavrına sözümüz var. Kendisi gibi düşünen ve düşünmeyen olarak ayıran iktidarla karşı karşıyayız.

(Erdoğan’ın Geziciler çatlasın patlasın AKM’yi yıktık açıklaması) Bir Erdoğan klasiği. Benden olmayan hain siyaseti. Cumhurbaşkanlığı makamında oturan birine yakışan söz değil.

(Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine yönelik sözleri) Soğuk savaş diliyle saldırması da aynı dilin parçası, bunun parçası olmayacağız. Gezi direnişinde gençlerimiz o anlayışı mahkum etmişlerdir. Çatlasalar da patlasalar da Türkiye demokrasiye geçecek.

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları