loading
close
Dolar: 5,85 TL
Euro: 6,56 TL
Sterlin: 7,35 TL
SON DAKİKALAR

Ekrem İmamoğlu: İsraf düzeni bitecek, tasarruf düzeni gelecek

Ekrem İmamoğlu: İsraf düzeni bitecek, tasarruf düzeni gelecek
Tarih: 21.05.2019 - 10:59
Kategori: Gündem

İstanbul'un seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu Halk TV'de ekrana gelen Medya Mahallesi'nde Ayşenur Arslan'ın sorularını yanıtladı.

Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
(YSK'nın gerekçeli kararına yeni eklemeler yapılması) Siz gerekçe üzerinden karar verdiniz. Bize göre demokrasiyi mahvettiniz. O karar net, 123 sandıkta kamu görevlisi olmadığından diye... Yeni karar yazmak o 7 üyenin işi mi? Siz itiraz yapan partinin oradaki avukatı mısınız? O karar yok hükmünde. Her şeyi yazabilirler. YSK'daki o bir avuç insan öyle bir ihanet etmişlerdir ki şimdi sağını solunu süslemeye çalışıyorlar. Sayfa doldurarak milletin zihnini bulandırmak isteyecekler. Demokrasi sürecine ihanet etmiş kişilerdir. 
-Çaldılar kısmının tarihçesine bakmak lazım. 31 Mart'tan sonra akıllarında ne varsa seçimin iptali yönündeki gerekçelerin hiçbirinde çalma kelimesi yok. Dün akşam anlatmaya çalıştım. Sayın Yıldırım'a soruyor Ahmet Hakan, 'CHP mi çaldı?' diye. Hayır diyor. Her defasında parmağı bize uzatıyorlar. Ramazan ayındayız herkes sözüne biraz daha dikkat etsin. Yalan söylüyorsunuz. 123 sandığı tariflemişsiniz. Bize çaldılar diye sıfat yerleştirmeye çalışıyorsunuz. Yandaş kanallarda sıklıkla çaldılar diye yayın yapılıyor bizim fotoğrafımızı koyuyorsunuz. Ayıp değil mi? 
-(Binali Yıldırım'ın "seçmenin tipine bakarak pusula verilmediği" iddiası) Siz Türkiye'ye malolmuş bir insansınız. Söylediğiniz her şey insanlar tarafından çekiliyor. Ben de tanınmıyordum şimdi tanınmak büyük bir sorumluluk kazandırıyor. Her cümleye dikkat etmelisiniz. Bunu bilmesi gerekenlerden birisi sayın Yıldırım. Burada itham var, iddia değil. Daha önce de soyadından partilerini anlıyorlardı.Şimdi bir başka komedi anlatıyorlar. Tipine bakarak pusula veriliyor, olacak şet değil. Güya büyükşehir belediyesine az oy kullanılıyor, bu gerçek değil. İBB'ye ilçe ve  meclis üyeliğinden fazla oy çıkmış. Bu işlerle ilgilenmeyen saf masum insanları aldatmış olabilirsiniz. Şeffaf ve demokrat yayıncılık yapan kanallar çok az. Yazık değil mi, vatandaşı aldatıyorsunuz. O da bu kadar görev yapmış bir insan bir bildiği vardır, diyor.
31 Mart öncesi başka bir Yıldırım var sonrasında başka... Bir tarafta sempatik olduğu düşünülen bir kişi bi tarafta çaldılar diyen biri... Kim çaldı? 123 sandıkta iddianız var, kamu görevlisi yok şaibe var. 40 bin civarında seçmen vardır diyerek kara kampanya yaparak seçimlerin iptaline neden oldunuz. 123 sandıkta kamu görevlisi olmayan insanlar önceki seçimlerde de vardı. 16. gündeyiz. Yarım günde insanlar içeri alınıyor, bu insanlarla ilgili soruşturma yapıldı mı, ne aşamada? Soruşturma yapılacak da yandaş medya denen heyet çarşaf çarşaf haber yapmayacak? Nerede? Bu insanları zan altında bıraktınız. 123 sandıkta ben kaç oy aldım, sayın Yıldırım kaç oy aldı? Benim o sandıklarda yüzde 80-90 oy almış olmam lazım. Somut açıklayın bize. Sonuçlara tesir etti diyorlar ya. Kendileri yaptıklarına inanmıyor. Yıldırım tavla oynuyor, öğrenciye demiş ki hep mi yenileceğim, biraz da ben yeneyim. Seçmene biraz daha oy verin, demiş. Ruh halini yansıtıyor. 
Çaldılar diyorlar, üzülüyorum. 16 milyon insanın emeğini, hakkını çaldılar.
123 sandıkta 24 Haziran'da da görev yapan insanlar var. Bizimle irtibata geçtiler. Diyorlar ki, '16 Nisan referandumunda da, 24 Haziran'da da vardım'. İş Bankası da açıklama yaptı, siz istediniz, diye. 
Seçimden önce sizi devlet adamlığına davet ediyorum dedim İçişleri, Adalet bakanlarına. Endişeliyim, bize güvenli bir seçim ortamı hazırlayın, dedim. Onlar da Türkiye dünyanın en güvenli seçim sistemine sahip, diye açıklama yaptı.  
-(Ahmet Hakan'ın programı) Benim gözümde gazeteci saygın bir yerde. Ters sorular beni rencide etmez, hatta cevap vermeme vesile olur. Bir savunma mekanizması geliştiriyorsanız. Soruyu sorup muhatap olan 3. kişiyi savunuyorsanız bir dakika derim. 
Bize program 10-12 arası demişlerdi.
İnsanlar bakanlar TV'yi değiştirmesinler istiyorum. Beni çocuklar da gençler de sıkılmadan dinlesin isterim. Çaldılar diye ortaya laf atıyorsunuz. 
Savunulacak tarafı yok de. İma net, Ekrem İmamoğlu nereli, Trabzonlu... 
Bunu getirip bana sorması normal, buna cevap veririm. Ama savunmaya geçerseniz, onu ima etmedi diye.Yunan medyasını niye cevap vermediniz, diye sordu. Bu yanlış. 
Sayın Erbakan'ın yaptığını siz niye yapamadınız. İBB koltuğu kimin? Bir avuç diye düşünüyorsanız o doğru değil. Benim AK Partili hemşerilerim de bilsinler ki biz İBB'nin 16 milyona ait olduğunu hissettirelim istiyoruz. İstanbul'un tüm nimetleri İstanbul'a eşit dağılsın, çarçur edilmesin istiyoruz. Bir tarafta israf düzeni bir tarafta ekonomi düzeni. 
İşsizlik var ülkede, korkunç bir yoksulluk var. 
Biri Yunan medyasıs, diğeri FETÖ'cü diyecek bunlar tutmaz. Biz gerçeklerle ilgileneceğiz. Biz kaynamayan tencereleri, çocuklarını okula gönderemeyen ailelerin yoğunlukta olduğunu hatırlatacağını, gençlerin meslek sahibi olamadığını hatırlatacağız.
-18 günde ne yaptık bunları anlatacağız. Öğrencilerin aylı abonman ücretini 85 TL'den 40 TL'ye indirdik. Meclis toplantılarını canlı sunduk, suya indirim yaptık. Dimi  ve milli bayramların tamamında ücretsiz ulaşım sağladık. Bunları biz yaptık. Talimatları veren, süreci başlatan benim buna bile sahip çıktılar. 25 yıldır niye yapmadınız. Biz söyledik, kimin parasını kime veriyorsunuz, hesap kitap bilmiyorsunuz, dediniz. Şimdi sahip çıkıyorsunuz. Sadece ulaşımda yaptığımız indirimin anlamı: Bir evde 2 öğrenci varsa yılda bin 80 TL ailenin cebinde kalacak. Bu, sosyal devlet anlayışı. 
Başka şeyler de var. 0-4 yaş arası bebeklerin anneleriyle ücretsiz gezmesi gibi sunduğumuz şeyler var. Geleceğiz ve yapacağız, bizi bekliyor. 4 kişilik ailenin kasasında yılda 540 TL kalıyor. 18 günlük hamlelerle şu anda bile İstanbul'daki evlerde ceplerine 200 TL geri verdik. Bizim 18 günümüzü bile kıskanıyorlarsa düşünün ki 5 senede neler olur?
(Erdoğan'ın "Samanyolu TV'de çalışıyor" iddiası) Çalışmadım, konuk olarak spor yorumcusu olarak davet edildim. Ama açılışına katılmadım, bağış toplamasına katılmadım. Aynı şeyi İçişler bakanı da söylemiş. Ben hayatımda FETÖ'yü görmedim, tanımam. Hayatımda bir kelime etmedim. Sayın cumhurbaşkanı bu ülkenin işsizleri var. Bu ülkenin sıkıntıları var. Sayın İçişleri Bakanı iftar sofralarında benimle uğraşacağınıza terör örgütlerinde hareketlenme var diyorsunuz, gidin bununla ilgilenin. Biz 23 Haziran'da demokrasinin namusunu kurtarmak için uğraşıyoruz. Kim ki birisine iftira atıyorsa muhakkak aynaya baksın, mutlaka kendisiyle ilgili konuşuyordur.
-YSK'nın haberini iftarda aldım. Baktım yüzler düştü. Ev halkından farklı siyasi görüşte olanlar var. Baktım gençler ağlıyor. Murat'a (Ongun) dedim ki 22.30'da Beylikdüzü'ne gidiyoruz. Hiçbir tartışmaya mahal vermeyelim, dedim. Partimle de konuşuyorum. Sonraki günkü toplantıya da çağrıldım. Bir tavır belirttim parti adına konuşmak haddim değil ama insanlar umut bekliyordu. Memuru da, işsizi de, genci de, işvereni de konuşacak dedim. Konuşalım, bu memleket bizim. Benim 13 yaşındaki çocuğum aday olup olmama düşüncesindeyken "Atatürk Samsun'a giderken bu kadar düşündü mü" dedi. 
-Biz (seçim güvenliği) tedbir almıştık onu 2 katına çıkarıyoruz. Bizim 1 oyumuz karşı tarafa, karşı tarafın 1 oyu bize geçmesin, diyoruz. Seçim güvenliği için övünerek konuşanlar seçimden sonra nasıl değişti? En az 2-3 katı tedbir alarak görev yapan insanlar, yanlız Millet İttifakı değil diğer siyasi partilerin hepsi bu sürece katkı vermeye hazır. İstanbul Gönüllüleri de katkı verecekler. 150 bin sayısı aştı. Sürece aktif katılmaları için davet ediyorum. Yapılan şey İstanbul mücadelesi. Sadece partili avukatlarımız değil, sadece İstanbul'daki avukatlar değil, Türkiye çapında 50'ye yakın barodan hukukçu bize katkı sunmaya geliyor. Sandıkta, okulun katlarında, okullarda tedbirliyiz. İlçe seçim kurullarında, il seçim kurulunda tedbirliyiz. Artık YSK'da da tedbirliyiz. Hiçbir gerekçe üretemeyecekler. Her şey zapturapt altına alınacak. Bir oy geçersiz mi arkasına gerekçesini yazacaklar. İşi ülkeye ihanet eden Anadolu Ajansı üyelerine de bırakmayacağız. Makul bir ajansla işbirliği yapacağız, bilgiyi biz aktaracağız. 2-3 saat içinde açıklayacağız. 
İstanbul'un her anında İstanbullu haber alacak. İsraf düzeni bitecek tasarruf düzeni gelecek. 
(Bağış kampanyası) Partimiz süreci çok şeffaf yönetiyor, bilgi vereceklerdir. 
-(Ahmet Hakan'ın programı talimatla kesmesi) İyi ki sosyal medya var. Tekrarını yayınlasan ne olur yayınlamasan ne olur? Youtube kanalımız var, sosyal medyamız var. 
-Bugün Halk TV'deyim, yarın sabah Fox TV'de olacağım. Beni çağıran her TV'de olacağım. Ben iddialıyım ben insanları düşünüyorum, diyorum. 16 milyon insandan ikna edemeyeceğim bir kişi bile yok. İstanbul İttifakı dedim. İstanbul'da hayatını güzelce devam ettirmek isteyen kim varsa... İnanca, yaşama saygılıyız, hak ve özgürlüklerin savunucusuyuz, diyoruz. 
Sayıştay 753 milyon TL zarar var diyor.
Son 3 yılda İBB web sitesi için harcanan para 80 milyon TL. Son 6 yılda uygulanmamış fikir projelerine verilen para 220 milyon TL. Bana geldiler, Mevlüt Uysal'ı takipten çıkacağız, dediler. Dedim, neden çıkacaksınız. Kadir Topbaş'ı takipten çıkarmışlar Mevlüt Uysal gelince. Bir itfaiye eri görev başında şehit oldu, anma gününde ziyarete gitmişim, bunu bile silmişler. Bunu yapan ve yaptıranlar partizanlık içinde gömülmüş durumdalar ama web sitesi için 80 milyon TL harcıyorlar.
20 milyonun biraz üzerinde İBB'nin kendi bütçesi var. 30 milyon civarı da şirketlerinden bütçesi var. Tasarrufla ve dikkatli harcamayla yılda 6 milyar TL'nin üzerinde kar sağlanır. 
(Veri kopyalama) Açılan dava düştü. Veri kopyalama dedikleri şey şu: 31 Aralık'a kadar olan verileri kayıt altına almak. Bunu ülkenin yöneticileri nasıl söyler? Sadece kayıt altına almaktan bahsediyoruz. Bunu yapan İBB bünyesindeki teftiş kurulu üyeleri. Şirketlerin durumu:
BELTUR, 264 milyon cirosu var sadece 134 bin TL kar etmiş. İSPARK aynı şekilde. Onun masrafı da yok. Tasarruf bizim çaremiz.
Borçlanma 4,5 kat arttılar. Yıllık faiz yükü 8 kat arttı. Yıllık bütçe açığı 20 kat arttı.
İstanbul Türkiye'nin kalbi. Vergilerin neredeyse yüzde50'si İstanbul'da toplanıyor. İstanbul kazanırsa Türkiye kazanıyor. Ey cumhurbaşkanı, ey bakanlar 39 ilçede mitingler diyorsunuz. İşinize bakın, dönün Ankara'ya işinize bakın. Biz İstanbul'u yöneteceğiz, size de yardımcı olacağız."

 

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları