loading
close
SON DAKİKALAR

Dolmabahçe’deki görüşmeden Nobel Barış Ödülü çıkarmaya çalışıyorlar

Can Ataklı
Tarih: 31.03.2022
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Saray medyası aldığı talimat gereği Dolmabahçe’de yapılan Rusya-Ukrayna görüşmelerinden Erdoğan’a çok büyük paye vermeye çalışıyor. Erdoğan bir dünya lideri. Erdoğan Amerika’nın, NATO’nun yapamadığını yaptı.

ANALİZ

İşte AKP’nin yarattığı öğrenci tipi

Eski başbakan Binali Yıldırım belki artık önemli bir devlet görevinde değil ama kendisine uygulanan muamele hala aynı.

Yıldırım önceki gün İzmir’e gitti.

Sanki başbakan gibi karşılandı.

İzmir polisi bütün kavşakları tuttu, Yıldırım tıpkı başbakanlığında olduğu gibi kesilen yollardan hızla geçerek gideceği yere gitti.

Kendisini karşılamak ve ağırlamak için devletin İzmir’deki bütün görevlileri seferber oldu.

Eski başbakan için bir otelde üniversite öğrencileri ile sohbet toplantısı organize edildi.

Seçmece öğrenciler, Binali Yıldırım’ın karşısına oturtuldu.

Üniversite öğrencileri soru sordu Yıldırım da cevapladı.

Ancak sorular bir tuhaftı.

Hani AKP genel başkanının karşısına oturtulan gazeteciler var ya, onlar nasıl soru soruyorlarsa bu öğrenciler de aynı şekilde sordular sorularını.

Gazetecilere ne soracakları önceden söyleniyor onlar da güya soruyormuş gibi yapıyorlar.

Cevaplar hazır zaten, Erdoğan bu cevapları prompterdan okuyor, sonra gazeteciler bunu yazıyorlar.

Galiba son zamanlarda uçak yolculuklarında artık soru bile sorulmaz olmuş.

Sarayın basınla ilgili danışmanı seyahat sonunda gazetecilere “sormuş oldukları soruları ve aldıkları cevapları” yazılı olarak dağıtıyormuş.

İşte öğrencilerin sorularını görünce kendi kendime “Acaba Binali yıldırım için de mi aynı yöntem uygulanıyor?” diye düşünmeden edemedim.

Örneğin üniversite öğrencisi tarafından sorulardan biri şöyle; “İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyeleri ağaç katliamı yapıyor ama kimseden ses yok, ne dersiniz?

Binali Yıldırım bunu büyük ciddiyetle ve tane tane konuşarak cevaplamış.

“Evet, ben de duydum” demiş sonra devam etmiş; “Ağaçlar sözde kanserliymiş, ondan dolayı kesilmişler, kanserli ise kesilmeden de tedavi edilebilir. İnsan kanser olunca tedavisi oluyor, ağaçlar da aynı.”

Yıldırım ardından sözü asla unutamadıkları Gezi olaylarına bağlayarak şöyle demiş; “2013 Mayıs ayında 12 ağacın yeri değiştirilmek istenince ‘Gezi’ adı verilen olaylarla Türkiye’nin altını üstüne getirmeye kalktılar. İstanbul’da 122 tane asırlık çınarı bir gecede yok ettiler.”

Bir başka üniversite öğrencisi de bakın nasıl bir soru sormuş; “Siz gelecek seçimde kaybedecekmişsiniz ve bu yüzden seçim sistemi ile oynuyormuşsunuz, siz seçimden korkuyor musunuz?”

Binali Yıldırım buna da şöyle karşılık vermiş; “Muhalefet karşımıza 15 kez çıktı ve kaybetti yine aynısı olacak. Seçim sistem değişikliğinin bununla alakası yok.”

Bir öğrenci de “Hain FETÖ’nün darbeye kalkıştığı gece neler yaşadınız?” diye sormuş.

Adına üniversite gençliği diyorlar ama belli bu buraya toplanan gençler aynı zamanda AKP gençlik kollarının üyeleri.

Yoksa hiçbir üniversite öğrencisi böyle sorular sormaz.

En azından soruyu böyle karşısındakinin hoşuna gidecek ve ona pas verecek şekilde düzenlemez.

İşte bu AKP zihniyetinin yarattığı ve herkese dayattığı öğrenci tipi.

Hep iktidarın yanında duracak, muhalefeti tanımayacak, asla karşı çıkmayacak, soru sormayacak, itaat edecek.

ÇOK GÜLDÜM

Aman içkiler görünmesin yoksa yanarım…

Rusya-Ukrayna görüşmeleri için İstanbul’a gelen Ukrayna heyetindeki Mihail Podolyak isimli kişi BAYKAR Savunma Genel Müdürü Haluk Bayraktar’la arkadaşmış.

Muhtemelen Ukrayna’ya satılan SİHA’lar sayesinde böyle bir dostluk oluşmuştur.

Haluk Bayraktar, Ukraynalı dostunu görüşmelerden sonra yemeğe davet etmiş.

İstanbul’a yeni yapılan Galataport’taki bir restorana gitmişler.

Ukraynalı konuk burada Bayraktar’la bir hatıra sefie’si çektirmiş ve kendi Twitter hesabından paylaşmış.

Ancak arka planında bar ve içkiler görünen bu fotoğrafı bir süre sonra silmiş yerine aynı mekanın denize bakan tarafında çekilmiş bir başka pozu koymuş bu kez.

Sanıyorum AKP’nin adamı olan Haluk Bayraktar, “Arkamızda içkilerin görünmesi benim için eksi puan olabilir, lütfen bu paylaşımı kaldır” demiştir.

Ülkenin getirildiği hale bakar mısınız?

Fotoğraf çekilirken masadaki içkileri apar topar yok edenleri anlıyorum da bulundukları lokantanın barındaki içkilerden bile sakınmayı anlamak mümkün değil.

Bu arada Podolyak’ın tweette ne yazdığını merak edenler için tercümesini koyayım; “Güzel tarlalarımızda RF zırhlı araçlar kusursuz bir şekilde yanıyor. Ve Bayraktarlar ideal olarak herhangi bir görevi yerine getirirken belli belirsiz, ürkütücü, yıkıcı bir şekilde yanmaya devam edecekler. Süper silahların @haluk yazarına ve babasına zaferimiz için her zaman minnettar olacağım…

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Biden bizi neden aramaz?

Bizim saray medyası, Rusya-Ukrayna görüşmelerini Erdoğan’ın küresel liderliğine ve olağanüstü başarısına bağladı.

Dünkü gazete televizyonlara göre bütün dünya Erdoğan’ı konuştu.

Hele bir tanesi oturup hesap yapmış, Erdoğan ile ilgili haberler Biden ile ilgili haberlerden tam dört kat fazla olmuş.

Önceki gün durum öyleydi peki ya dün?

Rusya-Ukrayna görüşmesinin olduğu gün dünya; Erdoğan’dan değil, bu görüşmeden söz etti aslında.

Ama Erdoğan açılış konuşması yapınca doğal olarak her haberde adı geçti, durum bu sadece.

Buna karşı ertesi gün kimse dilden dudağa getirmedi bile Erdoğan’ın küresel liderliğini veya olağanüstü başarısını.

Hatta başka bir habere dikkatinizi çekeyim, Biden Dolmabahçe görüşmesinden sonra bir dizi telefon görüşmesi yapmış.

Biden yaptığı bu görüşmeleri sosyal medya hesabından şöyle duyurmuş; “Bu sabah Başkan Emmanuel Macron, Şansölye Olaf Scholz, Başbakan Mario Draghi ve Başbakan Boris Johnson ile görüştüm. Rusya’ya yönelik maliyetleri artırmaya ve Ukrayna’ya yardım sağlamaya devam etme kararlılığımızı teyit ettik.”

Peki bizi neden aramamış acaba Biden?

Bu görüşmenin mimarı Erdoğan değil miydi?

Asıl onunla konuşup bilgi almaları gerekmiyor muydu?

Bizim saray ve medyası, başka bir dünyada yaşıyor aslında.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Dolmabahçe’deki görüşmeden Nobel Barış Ödülü çıkarmaya çalışıyorlar

Her şey tam tahmin ettiğim gibi gidiyor.

Saray medyası aldığı talimat gereği Dolmabahçe’de yapılan Rusya-Ukrayna görüşmelerinden Erdoğan’a çok büyük paye vermeye çalışıyor.

Erdoğan bir dünya lideri…

Erdoğan Amerika’nın, NATO’nun yapamadığını yaptı.

Avrupa liderleri yaya kaldı.

Erdoğan barışın mimarı…

Saray medyası bütün gücüyle bu algıyı yaratmaya çalışıyor.

Öyle ki “Artık bu kez Nobel Barış Ödülü’nü alır” noktasına kadar vardırdılar işi.

Tabii bir de zafer çığlıkları atanları var.

Örneğin bir saray yazarı “Zelenski ile Putin’i aynı masaya oturtursa; 6 değil, 60 parti bir araya gelse Erdoğan’ı yıkamaz” diye yazdı.

Sonradan AKP’li olma bir televizyoncu da “Erdoğan bir seçim daha kazanmayı garantiledi” kehanetinde bulundu.

Ben de sözümü söyleyeyim o halde; “Artık Nobel bile Erdoğan’ı kurtarmaya yetmez.”

YENİ ÖĞRENDİM

Erdoğan, hazırladığı o karışımı yiyemez

Birkaç gündür Erdoğan’ın manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf ezmesi ile yaptığı karışımı konuşuyor.

AKP genel başkanı bir sohbet sırasında gece yatmadan önce hazırlayıp yediği bu karışı anlatmış ve herkese tavsiye etmişti.

Konu genellikle karışımın pahalı ürünlerden oluşması üzerine tartışıldı.

Pek çok kişi “halk pahalılık altında ezilirken Erdoğan’ın pahalı gıda ürünlerinden karışım tavsiye etmesi yakışık olmadı” yorumunu yaptı. Ancak dün bir doktor arkadaşım aradı.

Çok ilginç bir saptaması var.

Bakın ne dedi; “2008 yılında Hürriyet gazetesinde çıkan bir haberden Erdoğan’ın gizli şekeri olduğunu öğrenmiştik. Bu bilgi daha sonra birkaç kere daha ortaya atıldı ve yalanlanmadı. Eğer durum gerçekten böyleyse Erdoğan’ın her akşam bu karışımı alması mümkün değil. Karışımdaki biri hariç üç gıda ürünü de yüksek şeker ihtiva ediyor ve şekeri olan bir kişinin bunu sürekli alması o kişini sağlığını çok ciddi biçimde olumsuz etkiler.”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları