loading
close
SON DAKİKALAR

Çekinmek yok, yola devam

Hüsnü Mahalli
Tarih: 08.07.2020
Kaynak: Hüsnü Mahalli - Korkusuz

Hüsnü Mahalli: Peki kimin muhalif ya da iktidar yanlısı olduğu nasıl ve nereden anlaşılacak?

Her yerde olduğu gibi AKP ve küçük ortağı MHP, TBMM komisyonlarındaki çoğunluğuna ve gücüne güvenerek ‘çoklu baro’ konusundaki ilk hamleyi kazandı. Muhalefetin yoğun engelleme çabası, her zaman olduğu gibi işe yaramadı. Yasa bu hafta çıkar ve yakında iktidar muhalif kesimlerin yönetiminde olduğu baroları bölmeye başlar.

Hem de Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ‘rehberliğinde’.

Nev-i şahsına münhasır bir vakıa!

Her şey demokrasi, hukuk ve adalete uygun!

İktidar çok tehlikeli oyun oynuyor.

Peki iktidar yanlısı avukatlar kendi barolarını kurarsa ne olur?

Sırada iktidar yanlısı doktorlar, eczacılar, diş hekimleri, mimarlar, mühendisler ve benzeri meslek sahipleri var.

Örneğin iktidar yanlısı bir doktor, muhalif bir vatandaşa bakmayacak mı?

Ya da iktidar yanlısı bir eczacı, muhalif bir vatandaşa ilaç satmayacak mı?

İktidar yanlısı bir diş hekimi, dişi ağrıyan bir vatandaşın çenesini mi kıracak?

Ya da iktidar yanlısı bir avukat, muhalif bir vatandaşın boşanma davasını almayacak mı?

Mahkemeler ve savcılardan sonra avukatlar da iktidar yanlısı olursa bu işlet nasıl yürüyecek?

Peki kimin muhalif ya da iktidar yanlısı olduğu nasıl ve nereden anlaşılacak?

Örneğin imam ve bekçilerden mi?

Sevimsiz senaryolar!

Peki siyasette olduğu gibi iktidar her şeyi ayrıştırmaya çalıştığına göre, muhalefet de benzer davranışta bulunursa ne olacak?

Örneğin muhalefet de kendi parlamentosunu, hükümetini, bakanlıklarını ve benzer kurumlarını kurarsa ne olacak?

Bir düşünün ülkede iki Devlet Karayolları Müdürlüğü var ve her biri geçtiğimiz otoyollardan, “Parayı ben alacağım” diyecek!

Ya da belediyelere bağlı mezarlıklar!

Yemin billah ölüler ortalıkta kalır.

Esas sorun Merkez Bankası’nda!

Paraları kim kapacak?

Peki muhalefet, “Biz de kendi cumhurbaşkanımızı seçeceğiz” derse ne olacak!

Bu işin dinsel, mezhepsel, etnik ve grupsal ayrışma senaryolarını düşünmek bile sinir bozucu.

SONUÇ!

Her şey çok sevimsiz.

Peki muhalefet ya da hukuk çevreleri ne yapacak?

HİÇ gibi!

Şimdiye kadar olduğu gibi.

18 yıldır AKP, istediği her şeyi yaptı.

Geriye de çok az şey kaldı ya da kaldı gibi görünüyor.

İçeri tamam olunca, dışarısı daha eğlenceli olacak! 

Ah şu Arap Baharı başımıza ne belalar açtı!

Anlamsız bir ideoloji uğruna.

Buyurun bakalım…

Suriye, Libya, Irak, Somali ve Yemen’de fiilen savaş devam ediyor.

Bu ülkelerin ilk dördü ile birlikte Katar’da Türk askeri var.

İslamcıların yoğun bulunduğu Mısır, Tunus, Sudan ve Cezayir çok farklı yol ve yöntemlerle AKP’nin ilgi alanı içinde.

Lübnan ve bölgenin diğer ülkelerini unutmadan…

Her yerde sınırsız risk var ama AKP geri adım atmayacaktır.

Neye mal olursa olsun AKP, ideolojik tercihlerinden vazgeçmeyecektir.

Merkez Bankası rezervleri eksiye düşmüş kimin umurunda!

Ocak-mayıs döneminde, “Devletin iç borçları 221 milyar lira artarak 966.1 milyar liraya kadar çıkarken, dış borçlar 93.6 milyar liralık artışla 667.3 milyar lira oldu” diyorlar ama siz buna inanmayın!

Bunlar üç beş gazetecinin palavraları!

Ülkede binlerce profesör, doçent, doktor, uzman var ama ezici çoğunluğundan çıt yok!

Ülkede yüzlerce diplomat var ama üç beşi hariç hepsi uyuyor.

Bazıları da ilginç çelişkiler yaşıyor.

Bazı emekli generaller gibi.

Oysa gerçek tektir ve çelişki kaldırmaz.

O da “Yurtta sulh, cihanda sulh”.

“Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat”.

Öyle ama hiç kimse de ortaya çıkıp “Yahu ne yapıyorsunuz?” demiyor ya da deme cesaretinde bulunmuyor.

Bir zamanlar Dışişleri Bakanı olanlar da öyle.

Sanki hepsi tatilde.

Kimse kusura bakmasın ama bu işte bir gariplik var!

Konuşmanın dışında hiç kimse bir şey yapmıyor.

En sıkışık zamanlarda en etkin mücadele yöntemlerini bulan ve başarıyla uygulayan insanlara lider denir.

Ama ben göremiyorum.

Ya siz!

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları