loading
close
SON DAKİKALAR

Ölümü kutsamak sorgudan kaçış için!

Yazgülü Aldoğan
Tarih: 27.02.2020
Kaynak: Yazgülü Aldoğan-Cumhuriyet

Yazgülü Aldoğan: Suriye’de sahipsiz askerimiz Rus bombardımanında ölürken bir de Libya çıktı başımıza!

Bunu ilk kez yapmıyor. Daha önce de 301 işçinin madende boğulup öldüğü kazadan sonra onları şehit ilan etmiş, bu işin fıtratında var demişti. “Onlar şehit değil, şirket kâr etsin diye ölen kurbanlar, onlara yazık oldu” dedim diye “şahsımı” meydanlarda “yüzüne tükürün” diye hedef göstermişti! Ne için? Şehit deyince kabullenip susacaksın! Sorgulamayacaksın! Şehit deyince “şehitler ölmez” diye acını içine gömeceksin. Bu ne zaman olur biliyor musun? Vatanı savunurken! Vatanın, ailen, evin, yurdun için düşmana karşı savaşırken ölürsün, yakının ölür, ağladığını göstermezsin. Görev başında ölür polisin, askerin, doktorun, dudaklarını dişler, kanını emer, feryadını içinde boğarsın.  

Ama esas olan yaşamaktır! Şehitler Tepesi boş kalmayacak diye bağırırken gözlerinden şimşekler çıkıyor! Neden ölümü bu kadar sevmek? Şehitler Tepesi boş kalsın inşallah, o şehitlerin niye ölsün Libya’da? Niye ölsün Suriye’de, İdlib’de? Benim askerim, benim subayım, İdlib’de kuşatılmış, gözetleme noktasında, karşısında o ülkenin askeri, yanında Rus topçusu, tepesinde Rus uçağı bomba atıyor! Benim askerim, bu kez saklandık, bir dahakine saklanamayız deyip şehit oluyor? Ne için? İdlib’de rejim diye aşağılanan ülkenin kendi ordusuna karşı yobaz IŞİD kalıntılarını korumak için mi? 

Bugüne kadar Suriye içinde yapılan harekâtların bir mantığı vardı belki, ama İdlib için ne içeride, ne dışarıda kimseyi ikna edemiyorsunuz? Sınırlarımızı değil, oraya sıkışmış Çin’den, Rusya’dan gelmiş kimi Uygur, kimi Çeçen cihatçılara siper olmaya kalkıyorsunuz da ondan!

Suriye’de sahipsiz askerimiz Rus bombardımanında ölürken bir de Libya çıktı başımıza! Türkiye Suriye’de rejime karşı savaşırken Libya’da da rejim için mi savaşıyor? Yine aynı mantık: Müslüman Kardeşler himayeliği. Bu kez ÖSO’lu savaşçılar, üstelik Türk askeri üniformalarıyla savaşıyor! Yerlerde yatan cesetlerinin fotoğrafları internette dolaşıyor. Bunun hesabı verilemediği için mi üst rütbeli subayımız bile sessiz sedasız gömülüyor, haberini yapan gazeteci siber saldırıya uğruyor, adresleri deşifre ediliyor? En tepedeki ise kaşlarını çatıp bağırıyor: Şehitler Tepesi boş kalmayacak! Sonra da küçümseyerek anlatıyor meydanlarda, “Bizim birkaç tane şehidimiz var!” O birkaç tane şehidin ailesi var, sevenleri var! İnsan onlar insan! Ve ne için şehit oldular, asıl soru bu? Bunun cevabını ver, karşılığında kaç kişiyi öldürttüğünüzün değil. 

Deprem ve savaş!

Bizim başta adalet olamak üzere birçok sorunumuz ve krizimiz var; ama yaşamı tehdit ettiği için en çok üzen, öfkelendiren şu an niye, nasıl içinde olduğumuzu bilmeden girdiğimiz ve can kaybettiğimiz “savaş” ve artık kapıyı çalmış olan deprem! Depreme karşı hâlâ ciddi hiçbir şey yapılmıyor oluşu! 5 büyüklüğünde depremle Van Başkale’de insanlar, canlar öldü! Çünkü o oturdukları şeye ev denmez, canların içinde yaşadığına da ahır demeye bin şahit ister. Bizi deprem değil, yoksulluk, cahillik, fırsatçılık ve halkını düşünmeyen siyasetçiler öldürecek! İstanbul’da 7’nin üstünde deprem bekleniyor, yıkılacak mahalle, evler belli. Avcılar Belediye Başkanı oturma eylemi yapıyor, yardım istiyor, yalvarıyor, gören yok! Ama biri Ahlat’ta, biri Göcek’te saray inşaatları, doğayı katlederek devam ediyor. Emeklinin ikramiyesine göz dikilmiş, işçinin kıdem tazminatına, işsizlik fonuna; yakında emekli maaşları bile ödenemezse şaşırmayın, ama “itibardan tasarruf edilmiyor!” İBB, Kanal İstanbul’a harcayacak paranız varsa gelin onu İstanbul’daki binaları güçlendirmeye harcayalım diyor, ciddiye alan yok. 

İBB düşman değil

Anlaşılmaz olan, aradan 6 ay geçti, hâlâ seçimi ve rantı kaybetmeyi hazmedemediler. Hâlâ İBB’yi düşman görüyorlar! Çalıştırmamak için yetkilerini yasalarla tırpanlıyor, yönettiği yerleri elinden alıyorlar. En son kavga Galata Kulesi’nde çıktı. Kule, 69 yılında restore edildiğinde biri Ceneviz Meyhanesi, biri şık bir restoran olan iki mekân açılmıştı. Yıllar içinde şıklığı kalmadı. AKP’li belediye de burada alkol verilmesin derdinden mahkemeyle işletmeyi çıkarıp Beltur’a devretti. Şimdi Beltur CHP’li İBB’nin olunca sözleşmenin süresi bitti diye geri almaya hazırlanıyor. Bunu Bakan Ersoy’a sorduğumda “süreleri bitti, yenilemiyoruz” demekle yetindi. Siz ve biz kavgası sürdükçe can da gidecek, mal da!

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları