loading
close
SON DAKİKALAR

Namık Havutça: 30 Ağustos Destanı

Av. Namık Havutça
Tarih: 29.08.2020
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Avukat Namık Havutça: AKP iktidarının 30 Ağustos Zafer Bayramının yerine çakma destanlar koymaya çalışması beyhudedir. Hain Feto çetesinin 15 Temmuz darbe girişimi ile asla mukayesesi mümkün de değildir.

30 Ağustos’u ,Türk’ün büyük destanı olan, Zafer Bayramı’nı ne muhteşem anlatır, büyük ozan Nazım Hikmet  .Kurtuluşun, Türkün ateş ve kanla imtihan edildiği günlerini ,o muhteşem  Kuva-yı Milliye destanı şiirinde.“Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu” dizeleriyle. Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini, işgal yıllarından itibaren öyle muhteşem anlatır ki şair ,başka söze hacet yoktur. O destanı, onun dizelerinde okurken adeta içiniz titreyerek yaşarsınız.
“Ateşi ve ihaneti gördük.
Dayandık,
dayandık her yanda,
dayandık İzmir'de, Aydın'da,
Adana'da dayandık,
dayandık, Urfa'da, Maraş'ta, Antep'te….”
Yine dizelerinde İhaneti anlatır ilken der ki;
“Bağdasar Ağa'dan
Kellesi Büyük Mehmet Ağa'ya kadar,
düşmanla birlik oldular.
Ve inekleri, koyunları, keçileri sürüp, götürüp,
gelinlerin ırzına geçip,
çocukları öldürüp
ve istiklâli yakıp yıktıkça düşman,
dağa çıktı mavzerini, nacağını, çiftesini kapan
ve çığ gibi çoğaldı çeteler
ve köylülerden paşalar görüldü,
kara donlu köylülerden…..”

Bugün bu millet ,özgür ve bağımsız bu ülkede ,onurlu yurttaşlar olarak ,yaşamayı o günlerde Atalarımızın verdiği o amansız, ölüm kalım mücadelesine borçludur. Namusunu ve varlığını bu mücadeleye borçlu olan, bu milletin içinden çıkan, Nazım’ın da aşağıdaki satırlarında dediği gibi ,kimi “kendi köpek döllerimiz”, “Keşke Yunan Kazansaydı” diyebilecek kadar hain ve onu ziyaret edebilecek kadar gaflet ve hıyanet içinde! Nazım usta ne de acıyla haykırır dizelerinde ihanet edenlere;
“Biz ki İstanbul şehriyiz,
Fransız, İngiliz, İtalyan, Amerikan
bir de Yunan,
bir de zavallı Afrika zencileri
yer bitirir bizi bir yandan,
bir yandan da kendi köpek döllerimiz:
Vahdettin Sultan,
ve damadı Ferit
ve İngiliz muhipleri
ve Mandacılar.
Biz ki İstanbul şehriyiz,
yüce Türk halkı,
malûmun olsun çektiğimiz acılar... “

1923’de acılardan, savaşlardan topraktan adeta süzülür gibi gelen tarihimizden gerekli dersler böyle çıkarılmıştı. Emperyalizmin oyuncağı Yunan halkına ve hem iç hem de dış düşmana karşı böylesine zorlu bir mücadele verilerek Kurtuluş Destanı yazılmıştı.

Şimdi AKP iktidarının 30 Ağustos Zafer Bayramının yerine çakma destanlar koymaya çalışması beyhudedir. Hain Feto çetesinin 15 Temmuz darbe girişimi ile asla mukayesesi mümkün de değildir. Çünkü 30 Ağustos zaferi yedi düvele, emperyalizme ve onların maşası işgalci Yunan  askerine karşı verilmiş özgürlük ve bağımsızlık mücadelesidir. Bu zafer, dünyada bütün tarihçilerin anlamında birleştiği bir destandır. 15 Temmuz ise AKP’nin yıllarca yan yana olduğu abisinin ve devleti ele geçirmeye çalışan ihanet şebekesinin Nazım’ın da dizelerinde dediği gibi “köpek döllerinin” ihanetidir.

Bizim için en büyük düşman bizi bu hallere düşüren cehaletti, hurafeydi, yobazlıktı. Çağa uygun yeniliklerin karşısına dini bahane ederek karşı çıkan ve çıkarları için halkı kandıran yobaz ve dinden geçinen güruhtu. İşte genç cumhuriyet ile bu nedenle ,tekke ve zaviyeler kaldırıldı ve Kurucu Önder; “Ben, manevî miras olarak hiçbir nassı-ı katı(ayet), hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır.” dedi. Büyük Atatürk’ün bu veciz sözleri ile önümüze koyduğu ,şimdi ve gelecekte ulusa rehber olacak gerçek düstur ,bilim ve akıldır.

İşte bugün hala ona saldıranlar, aslında halkın gerçekten aydınlık ve ışık dolu özgürlük ve eşitlik içinde, kadın erkek eşitliğine, çağdaşlığa erişmesinden nemalarının kesilmesinden korkan ve rahatsızlık duyan bu karanlık dini kendi çıkarları için kullanan bu yobazlardır. İşte yeni cumhuriyet, çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için büyük kurtarıcı tarafından bu düstur ekseninde 30 Ağustos Zafer Bayramından sonra bu kurucu felsefe ile kurulmuştu. Osmanlı İmparatorluğu’nun külleri arasından, çöken imparatorluğun asli unsuru olan millet ,Anadolu ihtilalini, kurtuluş mucizesi ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştu. Bu zafer bütün Anadolu halkınındır ve büyük Atatürk cumhuriyeti kurarken ve Türk’lüğün tanımında Anadolu halkında etnik bir ayrım gözetmeksizin, Türklüğü yurtseverlik temeline oturtarak Anadolu’daki bütün halkları eşit Türk vatandaşı olarak kapsamıştır. 30 Ağustos bir destandı ve o destanı kutlamak milletimizin en büyük gururudur. 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu olsun.

Avukat Namık Havutça

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları