loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Aydoğan: Barış yaşamdır, hayattır, özgürlüktür, gelecektir

CHP'li Aydoğan: Barış yaşamdır, hayattır, özgürlüktür, gelecektir
Tarih: 02.09.2016 - 14:46
Kategori: Siyaset

Cumhuriyet Halk Partisi Samandağ İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen '1 Eylül Dünya Barış Günü basın açıklaması'nda Samandağı CHP İlçe Başkanı Aydoğan, 'BARIŞ yaşamdır, hayattır, özgürlüktür, gelecektir' dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Samandağ İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen '1 Eylül Dünya Barış Günü basın açıklaması'nda Samandağı CHP İlçe Başkanı Aydoğan, 'BARIŞ yaşamdır, hayattır, özgürlüktür, gelecektir' dedi.

Hatay CHP Milletvekili Dr. Birol Ertem Hatay CHP İl Başkanı Mehmet Güzelmansur, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Hassa CHP İlçe Başkanı Haydar Ergüneş Kumlu CHP İlçe Başkanı Ali Çimer, Belen CHP İlçe Başkanı Fevzi Yüksel, Reyhanlı CHP İlçe Başkanı Ruşen Bağatur, Altınözü CHP İlçe Başkanı Hamit İsaoğulları, Defne CHP İlçe Başkanı Mehmet Gönenç'in de katıldığı basın açıklaması etkinliğinde basın metnini Samandağ CHP İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan okudu.

CHP İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan'ın okuduğu basın metni şöyle:

1 Eylül 1939, Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi. Hitler faşizminin Polonya'yı işgaliyle başlayan bu tarihten sonra 6 yıl süren ve 2 Eylül 1945'te sona eren II. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nda 22 milyonu Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vatandaşı olmak üzere, 54 milyon insan hayatını kaybetti. Yine milyonlarca insan sakat, yaralı, aç ve sefil yaşamak zorunda kaldı. Kızıl Ordu’nun direnişi ve Sovyet halkının mücadelesi savaşa son verdi.
Kapitalist dünyanın etkisiz kılınarak savaş karşıtı bir bloka çekilmesi ve dünya halklarının dayanışmasıyla 1945’te Moskova önlerinde durdurulmasından ve Hitler ordularının yenilmesinden sonra, insanlığa büyük acılar yaşatan savaşların bir daha yaşanmaması dileğiyle savaşın başladığı tarih olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak ilan edildi.

Ancak başta ABD olmak üzere emperyalist ülkeler kana doymadılar

Özellikle son yıllarda Ortadoğu’da insanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşına tanıklık etmekteyiz. Binlerce yıldır bu coğrafyada yaşayan Kadim halklar, kültürler, inançlar, İŞİD barbar çeteleri tarafından yerle yeksan edilmektedir…

İlerici insanlığın biriktirdiği tüm kültürel değerler, yok edilmekle yüz yüzedir

Kuşkusuz yaşanan vahşet insanlık açısından büyük bir trajedi olduğu gibi, aynı zamanda insanlık değerlerine yönelmiş bir kültürel kırımın da ifadesidir.

Ülke içinde ve sınırlarımızda insanlık değerlerine yönelen bu barbar çetelere kol kanat geren, AKP iktidarı talan ve rant üzerine kurulmuş saltanatını sürdürmek için; halklara, inançlara barışı değil, kızılca kıyamet bir savaşı reva görmüş durumdadır.

Dünyayı yöneten güçler savaştan, barbarlıktan vazgeçmemiştir. Ortadoğu coğrafyasında bugün emperyalistler eliyle açıkça katliamlar yaşanmaktadır. İnsanlar yerinden yurdundan göçe zorlanarak adeta soykırımla yok edilmek isteniyor. İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Irak ve Suriye'de yaşanan katliamlar ve en acısı savaş mağduru halkların yaşadığı eziyetler Türkmenler, Ezidiler, Filistinliler, Araplar, Kürtler, Aleviler,Hıristyanlar,Ermeniler, Şiiler ve en çok kadınlar, çocuklar, yoksullar" etkilenmişlerdir.

Etnik ve dini farklılıkların bir zenginlik değil, çatışma konusu haline getirilerek, halkların birbirine kırdırılmaya çalışıldığı "Emperyalizmin hegemonya projesi, karabasan misali tüm halkların üstüne çöküyor. Bölge ülkelerinde yaşanan bu trajedilerde açıkçası insanlık ölüyor. Bazı kesimler ise savaştan yana bir politikadan vazgeçemiyor. Adil bir barış yerine, sürekli olarak ülke topraklarımıza ayrımcı bir dili yerleştiriyor. 

Biz, bütün dünyada ekilen nefret tohumlarına, halklar arasında yaratılan düşmanlığa karşı barış istiyoruz, bölge halklarıyla dostluk ve kardeşlik içinde yaşamak istiyoruz.

Biz, şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, barışın kalıcı hale getirilmesinden kaçınanların, iç ve dış politikada gerilim yaratmaktan medet umanların, yasal düzenlemelerdeki gelişmeleri bile hayata geçirmeyenlerin barışın önünde en büyük engel olduğunu biliyoruz.

Bugün, Egemenlerin tarihsel Zafer alayına katılıp Che'nin ve diğer Devrim şehitlerinin adını ve ruhunu çiğnemeye soyunanlar kendi görevlerini yapadursunlar.., Yani, işlerine baksınlar..Yarın onların adı bile hatırlanmayacak .. Ama yeryüzünün dört bir yanında , kendini dünya halklarının refahı için adamış, insanlık için adamış ,isyan , Devrim,özgürlük yürüyüşünde yine de Che'nin bayrağı dalgalanacak...

Bu toplumda egemen olan burjuva ideolojisidir

Fakat sizi tedirgin eden bu ahlaklı insan’ın yeni toplum ve yeni yurttaş yaratacağı olmasıdır.

Kim bilir, Belki de o pırıl pırıl gençlerimizin Tişörtlerindeki resmi yasaklamaya çalışacaksınız ..

Pekala, o devrimci gençlerimizin beynine, hafızasına, yüreğine işlemiş CHE GUAVERA sevgisini silebileceğinizi mi sanıyorsunuz ?

Türkiye değil, toplumsal barışımız tehdit altındadır. Demokrasi ve insan hakları tehdit altındadır.Birlik beraberliğimiz tehdit altındadır.Bugün ülkemizde yönetenler,kendilerini düne kadar vazgeçilmez sananlar,düne kadar ahkam kesenlerin bugün demokrasi ve insan haklarının aslında kendileri içinde ne kadar önemli olduğunu anladıklarını umuyorum.

Barış’tan zarar gelmez,BARIŞ aştır, BARIŞ iştir, BARIŞ ekmektir, BARIŞ bir tas sudur, BARIŞ yaşamdır, hayattır, özgürlüktür, gelecektir.

Tüm halkların eşit, özgür, insanca ve kardeşçe yaşayabileceği bir dünya özlemiyle, barış dilinin hakim olmasını diliyor, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü kutluyorum.

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları