loading
close
Dolar: TL
Euro: TL
Sterlin: TL
SON DAKİKALAR

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 4. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 4. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı
Tarih: 15.12.2022 - 00:40
Kategori: Gündem

TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmeler devam ediyor. Genel Kurulda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 8 maddesi daha kabul edildi.

Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 4. maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, savunma sanayisinin, beyin göçünden en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini belirterek, "Bu beyin göçü sektör için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sadece 4 sanayi firmamızdan ayrılıp Hollanda, Almanya, İngiltere veya Amerika'ya giden uzman mühendis sayısı 4 binden fazla." diye konuştu.

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, bugün itibarıyla 800 öğrenci yurdunun 850 binden fazla kapasiteyle hizmet verdiğini, Türkiye'nin öğrenci konaklama talebinin yüzde 97'sini karşıladığını söyledi. İspanya'nın öğrenci konaklama talebinin yüzde 6'sını, İngiltere'nin yüzde 24'ünü, Almanya'nın yüzde 11'ini, Fransa'nın yüzde 15'ini, ABD'nin ise sadece yüzde 12'sini karşılayabildiğine işaret eden Ersoy, bu yıl ayrıca kredi geri ödemelerinde hesaplanan enflasyon tutarının ortadan kaldırıldığını kaydetti.

HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Pinokyo'nun fotoğrafını göstererek, "Tıpta, psikiyatri dalında, söylemiş oldukları yalanlara kendilerinin de inanmalarına Pinokyo hastalığı deniyor. AKP, zaten mevcut rabia işaretini değiştirdi; kendilerine tavsiyemiz, artık bundan sonra Pinokyo'yu kullanmalarıdır." ifadelerini kullandı.

CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni "başkanlık rejimi" olarak nitelendirerek, bu sistemin, ülkeyi, ekonomide 50 yıl geriye götürdüğünü ileri sürdü. İktidarın sürekli para bastığını, 200 liralık banknotların 2009'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını dile getiren Karabıyık, Bakan Nebati'ye, "Heterodoks yaklaşımları bir tarafa bırakalım." sözlerini de sarf etti.

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP'nin, başörtüsüne ilişkin kanun teklifi sunduğunu anımsatarak, "Eğer samimiyseniz Anayasa teklifimize destek verin ve önümüzdeki dönem CHP sıralarında başörtülü kadın milletvekillerine yer verin. Ülkemizde başı açık kadının da başı kapalı kadının da teminatı biziz." dedi.

Muğla'nın bu yıl turizmde altın bir yıl yaşadığını ancak CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesinin sınıfta kaldığını söyleyen Gökcan, "Muğla'mızı bile yönetmekten aciz bir muhalefetin ülkemizi yönetmeye talip olması ancak akıl tutulmasıdır." diye konuştu.

AK Parti'li Gökcan, Fethiye Körfezi'nde kirlilik ve kokunun had safhada olduğunu, belediyenin arıtma tesisini doğru düzgün çalıştırmadığını belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, daha sonra milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

2023 yılı tarımsal destek başlangıç bütçesinin, 2022 yılı tarımsal destek başlangıç bütçesine göre yüzde 109 artırılarak 54 milyar lira seviyesine çıkarıldığını anlatan Nebati, tarımsal destek programlarına ilave olarak tarım sektörü yatırımları, tarımsal kredi sübvansiyonları ve müdahale alımlarıyla tarımsal KİT ve ihracat destekleri kapsamında tarıma ayırdıkları kaynağı 2023 yılı için yüzde 148 artırdıklarını, bunun da 142,3 milyar liraya tekabül ettiğini vurguladı.

TMO tarafından bu sene yüzde 100 seviyesinde artışlarla açıklanan alım fiyatlarının ve buğday ile arpada verilen ilave alım primlerinin üreticiyi ziyadesiyle memnun ettiğini dile getiren Nebati, "Bu sayede TMO, arz güvenliğini de gözeterek önemli bir stok sağlamıştır." diye konuştu.

Esnaf ve sanatkarların finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanmasına yönelik hazine faiz destekli kredi kullandırma uygulamasının 2002 yılından bu yana sürdürüldüğünü anlatan Nebati, 2002 yılında 64 bin olan bu krediden faydalanan esnaf sayısının, bu yıl kasım sonu itibarıyla 1,1 milyona yükseldiğini bildirdi. Nebati, "Esnaf adına hazinece ödenen faiz tutarı 2021 yılında 5,3 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. 2022 yılında şu ana kadar 8,6 milyar liralık ödeme yapılmış olup yıl sonunda bu tutarın 9,5 milyar liraya ulaşması beklenmektedir. 2023 yılında esnaf ve sanatkarlar adına ödenecek faiz için 11 milyar lira ayrılmıştır." bilgisini paylaştı.

Halk Bankası aracılığıyla esnaf ve sanatkarlara 100 milyar liralık kredi kullandırılması uygulamasının hızla sürdürüldüğünü anlatan Nebati, banka tarafından kullandırılan kredilerin üst limitlerinin 350 binden 500 bin liraya, iş yeri edindirme ve taşıt kredisi limitlerinin de 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltildiğini kaydetti.

Nureddin Nebati, genç girişimcilere kullandırılan hazine faiz destekli kredilerdeki sıfır faizli kredi limitinin 100 bin liradan 300 bin liraya, aranan yaş sınırının 30'dan 35'e çıkarıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Salgından etkilenen esnaf ve sanatkarların ilave finans yüküyle karşılaşmamasını teminen 2021 yılından önce kullandırılan kredilere ilişkin oluşan ilave faiz yükü de tarafımızca karşılanmaktadır. Böylelikle bu kredilerde karşılama oranı yüzde 76'ya yükselmiş durumdadır. Sırf bu uygulama kapsamında 2,6 milyar lira faiz ödemesi Bakanlıkça karşılanmıştır. Bu çerçevede hem çiftçimizi hem de esnaf ve sanatkarlarımızın daha önce de olduğu gibi bundan sonra da kesintisiz şekilde desteklemeye devam edeceğiz."

Bakan Nebati, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in son açıkladığı verilere göre okullaşma oranının 5 yaş için yüzde 97, ilkokulda yüzde 99,63, ortaokulda yüzde 99,44, ortaöğretimde ise yüzde 95'e yükseldiğini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda, teklifin 5. maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, AK Parti milletvekillerinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni öve öve bitiremediklerini ancak sistemin, ülkenin üzerine kabus gibi çöktüğünü ileri sürdü.

Türkiye'nin sürüklendiği ekonomik krizin görmezden gelindiğini savunan Subaşı, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı'nın 'Faiz sebep, enflasyon sonuçtur' söylemi sonrasında ortaya çıkan derin yoksulluğun faturası halka çıkmış, ekonomide en büyük çöküş yaşanmıştır, sürekli yükselen grafik, enflasyonda Türkiye'yi dünya birincisi yapmıştır. Dünya sefalet endeksinde 156 ülke arasında birinci sıradayız. Milyonlarca işsizimiz var, çalışan nüfusun yarıdan fazlası açlık sınırı altında asgari ücret ile ayakta kalmaya çalışıyor. Siz bu durumun nesiyle övünüyorsunuz?"

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Gaziantep'te uyuşturucu kullanımı ve ticaretinin vahim noktalara geldiğini ileri sürerek, "Herkesin bildiği gerçeği Meclis kürsüsünden dile getirmemin tek nedeni yetkililerin bu durumu ihbar kabul edip gereğini yapması. Gaziantep bildiğiniz Teksas'a dönmüş, Teksas'ta bir uyuşturucu yoktu, burada uyuşturucu da var." ifadelerini kullandı.

Salıcı'ya yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, iddialar üzerine Gaziantep Valiliğinden aldıkları bilgi notu dahilinde, uyuşturucu ticaretinin kökünü kurutma operasyonları gerçekleştirildiğini aktardı.

Bu kapsamda 2021'de sokak satıcılarına yönelik "Vatan Operasyonu" adı altında cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonunun yapıldığını anımsatan Akbaşoğlu, şunları kaydetti:

"Operasyon kapsamında 310 sokak satıcısı yakalanmış ve 283'ü tutuklanmıştır. Yine 2021 yılında 1019 uyuşturucu olayına müdahale edilerek 1306 şüpheli yakalanmış, 91'i Vatan Operasyonu'nda olmak üzere toplamda 171 şüpheli tutuklanmış. Vatan Operasyonu'nun da etkisiyle azalma eğilimi gösteren uyuşturucu ticareti olayları kapsamında 2022 yılında 595 uyuşturucu olayına müdahale edilerek 655 şüpheli yakalanmış, yakalanan şüphelilerden 34'ü tutuklanmıştır. Görüldüğü üzere bu konudaki suçlamalar yersizdir. Uyuşturucu ile amansız mücadelede sıfır toleransla hareket eden İçişleri Bakanlığımıza ve güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum."

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, teklifin 6. maddesi üzerinde söz alarak, faizden, Hazine garantilerinden, yandaşlardan, vergilerden millete yer kalmamış bir bütçe olduğunu ileri sürdü.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde halkın fakirleştiğini, yandaşların zenginleştiğini ileri süren Ataş, "Bu ucube hükümet sistemini getirirken 'ekonomi şahlanacak' diye milleti aldattılar. 4,5 yıl geride kaldı; dolar 4,60 liraydı bugün 18,60 lira oldu; avro 5,30 liraydı, bugün 19,80 oldu." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, AK Parti'nin 21'inci, sarayın tozlu raflarında unutulacak 5'inci ve son bütçesinin görüşüldüğünü ileri sürerek, "Yine, şaşırtmadılar, 20 yıllık geleneklerini bozmadılar. Bizim 'acı reçete' olduğunu bildiğimiz bu mahcubiyet belgesini halkımıza 'umut' diye karşımıza getirdiler." diye konuştu.

AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, AK Parti'nin, iktidarı sürecinde cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma hamlelerini, Türkiye'nin yüz akı projelerini ve demokratikleşme atılımlarını hayata geçirdiğini anlattı.

Milletin hukukunu korumak, vatandaşların sosyoekonomik engellerini ortadan kaldırmak, hayat standartlarını yükseltmek, kalkındırmak ve güçlendirmek için ülkeyi geliştirip dönüştürdüklerini dile getiren Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla 2023, 2053, 2071 hedeflerimiz doğrultusunda aynı kararlılık ve aşkla büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa yolunda yarınlarımıza emin adımlarla ilerliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, dil, din, ırk, milliyet ve mezhep gözetmeksizin herkesi aynı samimiyetle kucaklayarak, ülkenin gelecek ideallerine yürekten bağlı şekilde yola devam edeceklerini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Her fırsatta ülkelerini şikayet ettikleri adaylık sürecinde de icazet almaya gittikleri ülkelerde 8 saat gizemli bir şekilde ortadan kaybolup sonra 'hamburger yedim' diyenlere, biz insansız hava araçlarıyla savaşların kaderini değiştiren, 60 yıllık hayalimiz Togg'u Meclis'e getirmişken uzaktan görüşmeyi 'teknoloji' diye milletimize reva görenlere, onca yetişmiş bilim insanımız varken yurt dışından danışman ithal edenlere, 'onlar terörist değil ki' diyerek teröre kol kanat gerenlere, terör uzantılarıyla ittifak yapanlara milletimiz izin vermeyecektir. Vesayeti, darbeci zihniyeti, koalisyon dönemlerinin istikrarsızlığını yeniden egemen kılma amacıyla bir araya gelen, eski Türkiye özlemi içinde yanıp tutuşan, 9 kez bir araya gelmesine rağmen hala adaylarını dahi belirleyemeyen 6+1'in oluşturduğu ittifaka milletimiz geçit vermeyecektir."

CHP'li milletvekilleri, Yılmaz'ın sözlerine tepki gösterdi.

Gruplar adına konuşmaların tamamlanmasının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'li Zeynep Gül Yılmaz'ın konuşmasının provokatif olduğunu savundu.

Özel, "Ekonomiyi övse övemez, geleceğe yönelik bir şey vaat etse kalmamış, '10 seçim kazandık' dese Genel Başkanı son seçim için bir kez daha 'Allah aşkına' noktasına gelmiş, o da döndü 'Amerika'da hamburger yiyenler...' falan filan. Sorsak, hamburger yemeyen var mı diye çıkmaz veya çıkarsa da her partiden eşit dağılmıştır." diye konuştu.

Özel'in, "Ama mesela ben bizim partiye sorsam, maklube yiyeniniz var mı?" diye sorması üzerine CHP milletvekilleri "Yok." diye karşılık verdi.

AK Parti Grubu'nu işaret ederek, "Ama orada çok." diyen Özel'e, AK Parti milletvekilleri "Bizde de yok." diye tepki gösterdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Yılmaz'ın, gayet naif şekilde düşüncelerini ortaya koyduğunu, kamuoyunun bildiği, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 8 saatlik gizemli gezisine vurgu yaptığını söyledi.

Akbaşoğlu, CHP'nin, Kılıçdaroğlu'nun danışmanlarının, FETÖ'nün haberleşme programı ByLock kullanması gerçekliğine bakarlarsa daha isabetli olacağını belirtti.

Bunun üzerine Özel, ByLock meselesinde "hodri meydan" dediklerini, araştırılmasını istediklerini vurgulayarak, 6 ay sonra kimin bu programı kullanıp kullanmadığını ortaya çıkaracaklarını söyledi.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin 5. ve 6. maddeleri kabul edildi.

Teklifin 7. maddesi üzerinde söz alan ve Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki yürüyüşte, polisin müdahalesi sonucu yaralandığı öne sürülen HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, kürsüye koltuk değnekleriyle geldi. Kendisine yönelik saldırının TBMM'ye ve milletvekillerine yapıldığını ileri süren Eksik, "ülkede halklar arasında barışın sağlanabilmesi için iki bacağının kesilmesine razı olduğunu" söyledi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 6 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğramasına ilişkin, "Sahte evraklarla davayı kapattılar, Adalet Bakanı neden 2 yıl sustu, neden bir soruşturma açılmadı? Milli Eğitim Bakanı, bu çocuğun okula gidip gitmediğinin takip edilmesi gerekiyordu; o da sustu. Sağlık Bakanı'nın bu sahte raporu verenler hakkında işlem yapması gerekiyordu ama yapmadı, o da sustu. Organize bir kötülük var; bu organize kötülüğe hep birlikte tanıklık etmenin vicdani muhasebesiyle sizleri baş başa bırakıyorum." sözlerini sarf etti.

MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy ise Türkiye'nin diplomaside önemli başarılara imza attığını, özellikle tahıl koridoru anlaşması ile diplomatik başarısını kanıtladığını anlattı.

Ersoy, Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sonrasında Türkiye'nin tehditlere aldırmadan, egemenlik haklarını ve milli çıkarlarını korumak için masada olduğu gibi sahada da savunma, güvenlik alanında etkin politika yürüttüğünü belirtti. Ersoy, bugüne kadar Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs'ta ve daha birçok alandaki gerilimlere ilişkin çözüm süreçlerinde Türkiye'nin aktif yer almasının, uygulanan başarılı dış politikanın da bir ürünü olduğunu dile getirdi.

Yurt içinde ve dışında gerçekleştirilen operasyonlarda hain, bölücü terör örgütünün belinin kırıldığını, örgütün kıpırdayamaz hale getirildiğini vurgulayan Ersoy, "Özellikle de bazı kesimlerin görmezden geldiği iğrenç çocuk istismarlarının en büyük sahası olan terör kamplarına katılım oranı tarihin en düşük seviyesine indirilmiştir. Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridoru, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla bertaraf edilmiş, hainlerin planları bozulmuştur." diye konuştu.

AK Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz, Türkiye'yi ikinci yüzyılına hazırlarken bugüne kadar yapılanların üzerine yenilerini koyarak milletin huzur ve refahını sağlamayı kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.

Mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edeceklerini kaydeden Minsolmaz, "Mazlum ülkelerin topraklarının altındaki madenleri değil, yine o ülkelerin toprakları üstünde yaşayan mazlum insanları düşünüp bölgemizdeki şahsiyetli duruşumuzu vakarla sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren adımlar atılırken kimseden izin alınmadığını, kimseye hesap verilmediğini işaret eden Minsolmaz şöyle devam etti:

"Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da isim değişikliği oyunlarıyla tescilli terör örgütlerini destekleyenlerin riyakarlıklarına tahammül etmek zorunda değiliz. Ülkemizi boş tehditlerle siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri alanda ulusal çıkarlarımıza aykırı pozisyonlara zorlamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Ülkemizi savunmak tercih değil, iktidar, muhalefet hepimizin görevi ve zorunluluğudur. Hepimizin varlık amacı aziz milletimizin huzur ve refahı devletimizin bekasıdır."

TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri sırasında açıklanan İmamoğlu hakkındaki mahkeme kararına ilişkin, grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

CHP Grup Başkanvekili Özel, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle açılan davada İmamoğlu'na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile siyasi yasak getirildiğini, istinaf ve Yargıtay aşaması bulunduğunu söyledi.

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Siirt'te okuduğu bir şiirden dolayı görevden alındığını ve büyük bir mağduriyet yaşadığını ifade etti.

CHP'nin bu siyasi yasağın kaldırılması için AK Parti ile Mecliste Anayasa'yı değiştirdiğini, şimdi tarihi bir çelişki olduğunu kaydeden Özel şöyle devam etti:

"Elbette ne boyun eğeceğiz ne boyun eğdireceğiz ne tehdit edeceğiz. Ama CHP olarak her zeminde mücadele edeceğiz. Bir gerçek var, FETÖ yargılamalar sırasında 12 Eylül'ü aratıyordu, sizin de FETÖ'nün yöntemlerini aratmadığınız söylenemez. Bu kadar açık kumpaslar, bu kadar 2 kere 2, 4 edecek bir gerçekliği, Ağrı Dağı gibi bir gerçekliği görmemek, okuduğunu anlamamak, sözü bağlamından kopararak 'Heyet halinde görev yapıyorlar, ceza veririz, men veririz.' diye, 'Onlara hakaret etti.' diye Süleyman Soylu ile polemiği YSK'nin üzerine almak, bunlar tarih önünde verebileceğiniz cevaplar değil. Biz tarih önünde direniriz, haklılığımızı anlatırız, nasıl 13 bin oydan 860 bin oy farka millet kendi iradesini baş tacı değil alaşağı yapanları alaşağı ettiyse, günü gelir, bu millet sandığa gider, bu haksızlığa, bu vicdansızlığa, bu kumpasçılığa cevabını verir.

Ama siz geldiniz 20 yıl önce bu mağduriyetleri anlatarak bu milletin insafına, irfanına, vicdanına sığındınız; şimdi, irfansız, vicdansız ve insafsız bir şekilde size yapılanın mislini, hem de öyle birtakım odaklar değil, bile işleye, planlaya tasarlaya, saraydan milimetrik planlarla yöneterek bu hale getiriyorsunuz. Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Zulmünüz çok oldu, sonunuz yakındır."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, herkesin karar beklediği bir süreç olduğunu belirterek "Aslında adil bir karar da beklemiyorduk fakat alınan bu yargı kararıyla halk egemenliği ilkesi, iktidar tarafından görüyoruz ki rafa kaldırılmıştır. Bugün sadece sayın İmamoğlu'na oy verenlerin veya İstanbulluların değil, aslında tüm vatandaşlarımızın hakkı ve hukuku çiğnenmiştir. Hak bilmez, hukuk tanımaz bu düzene önümüzdeki ilk seçimde de son verileceği herkes tarafından iyi bilinmelidir. Orta yerde bir mağduriyet söz konusudur." değerlendirmesinde bulundu.

Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın böyle bir mahkeme kararıyla siyasi haklarının elinden alındığını ifade ederek seçim arifesinde, süreci şaibeli hale getirecek mahkeme kararlarına karşı olduklarını söyledi.

İstinaf ve temyiz yolu olduğunu bildiklerini anlatan Dervişoğlu, "Ama bu karar yargıda vesayetin devam ettiğinin bir delili olarak demokrasi ve hukuk tarihimize geçecektir. Kararın mağdur etmeye çalıştığı insanların ne olacağı önümüzdeki süreç içerisinde de görülecektir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, kendisinin İstanbul milletvekili olduğunu anımsatarak mahkeme kararıyla ilgili şunları söyledi:

"Bugün mahkemede verilmiş olan hukuksuz, yargı mekanizmasıyla alakası olmayan, tamamen demokratik siyasete ve halkın iradesine yönelik çok açık bir müdahale ve saldırı olan bir karardır. Türkiye'de aslında yargı mekanizmasının ne kadar bağımlı ve taraflı olduğunu gösteren, yargı mekanizmasının yürütmenin tahakkümü altında hareket etmek zorunda bırakıldığı bir dönemi yaşadığımızı gösteren çok önemli bir örnek karar olmuştur. Aslında İstanbul halkının iradesi açıkça çiğnenmiştir, İstanbul halkının iradesi açıkça yok sayılmaktadır ve demokratik siyasete çok açık bir müdahaledir."

Oluç, siyasi yasaklar kime ya da hangi partiye getirilirse getirilsen kabul etmediklerini, kararı kesinlikle tanımadıklarını, kabul etmeyeceklerini belirtti.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İmamoğlu ve davaya ilgili yapılan değerlendirmelere şöyle karşılık verdi:

"Anayasamızın 138. maddesine göre, görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Dolayısıyla burada kuvvetler ayrılığı prensibine göre yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden ayrıdır. Bağımsız ve tarafsız yargı kendi kararını verir. Bu kararı veren Türkiye Cumhuriyeti devletinin yargı organlarıdır."

Akbaşoğlu, kararın istinaf ve Yargıtay yolunun açık olduğunu işaret ederek bunun dışındaki değerlendirmeleri doğru bulmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın benzer bir süreci yaşadığına dair değerlendirmeler üzerine Akbaşoğlu şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımıza, Genel Başkanımıza yapılan atıflarla ilgili şunu ifade etmek isterim ki; Siirt'te okuduğu bir şiirle ilişkilendirilerek değerlendirmeler yapıldı. Bu, Milli Eğitim Bakanlığının yayımlamış olduğu kitaplardaki Ziya Gökalp'in bir şiirinin okunması münasebetiyle bir dava görülmüştü, bu ayrı bir meseledir. Bununla ilgili ilişkilendirilmesi de doğru değildir ve sayın İmamoğlu'nun YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ilgili yapılan yargılamada bir karar verilmiştir, bunun kanun yolları açıktır. Bu konuyla ilgili yasama meclisinde görüşme yapılamayacağını da ifade etmek istiyorum."

Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç ise "Henüz kesinleşmiş bir karar olmadığı açık, bütün milletvekillerimiz de, Grup Başkanvekillerimiz de Anayasa, Anayasa 138. maddeyi biliyorlar. Burada siyasi değerlendirme yaptı arkadaşlar." dedi.

Teklifin görüşmeleri sırasında söz alan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki mahkeme kararını, "Bugün Türkiye'de yeni bir demokrasi ayıbı yaşanmıştır, adeta bir darbe yapılmıştır." diye eleştirdi.

İmamoğlu'nun susturulamayacağını ve siyasetin dışına atılamayacağını söyleyen Bingöl, "O, daha kararlı, daha inançlı, şahinleşerek siyaset yapmaya devam edecek." ifadesini kullandı.

Bingöl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "bir şiir okuduğu için mağdur edebiyatı yaratarak bu noktaya geldiğini" ileri sürerek, "Bugün fütursuzca, genç bir siyasetçiye bu cezayı vermeyi içine sindirebiliyor. AKP zihniyetinin, AKP'nin karanlık bir odak olduğunun somut göstergesi." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Bir suçluluk psikolojisi içerisinde kendi sıfatlarını bizim üzerimize atmasına asla müsaade etmeyiz. Mesnetsiz iddialarının tümünü reddediyor, kendisine iade ediyoruz. AK Parti'nin her daim karanlığa kapalı, aydınlığa açık olduğunu beyan ediyoruz. Bu konuda kendi sıfatını kendisine yakıştırıyoruz." diye karşılık verdi.

Teklifin 11. maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, 2023 bütçesinin katılımcı, kamucu ve sosyal bir bütçe olmadığını savundu. Bahşi, yıllardır her konuda faiz lobisini suçlayanların bu bütçeyle faiz lobisine, uluslararası tefecilere teslim olduğunu ileri sürdü.

Açıklanan rakamlara göre, bütçenin umut vaat etmediğini iddia eden Bahşi, "Ekonomik kriz çok yoğun şekilde devam etmektedir. Elde avuçta ne varsa satan iktidar, yeni yatırım yapmak şöyle dursun, 'başka ne satabilirim'in derdine düşmüştür. İşsizlik gün geçtikte büyümekte, ekonomik daralma devam etmektedir. Ülkenin ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma düzeyinin en önemli göstergesi, istihdam yapısı ve işsizlik boyutudur." değerlendirmesinde bulundu.

Bahşi, asgari ücretin, bugün milyonlarca kişinin tek gelir kaynağı olduğunu, AK Parti'nin asgari ücretlileri çağdaş köle olarak gördüğünü öne sürerek, "Asgari ücretle çalışanlara, ailesiyle birlikte insanlık onuruna uygun bir hayat mutlaka sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

MHP İstanbul Milletvekili Memet Bülent Karataş, savunma sanayinin gösterdiği performansın herkesin gurur kaynağı olduğuna işaret etti.

Türkiye'nin, milli savunma konusunda dünya çapında gıptayla bakılacak seviyeye ulaştığının altını çizen Karataş, Türkiye'nin gelişmesi, güçlenmesi, zenginleşmesi maksadıyla yapılan her girişimin de destekçisi olmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Milli güvenliğin ve milletin bölünmez bütünlüğün tehlikeye atılmasının söz konusu dahi olamayacağını vurgulayan Karataş, şöyle devam etti:

"Savaş endüstrisi, şanlı Türk tarihimiz ve kahraman milletimiz için yeni bir kavram değildir. Öyle ki tarih öncesine kadar dayanır. Milletimiz çağlar boyunca kendi döneminin ilki mahiyetinde çalışmalar gerçekleştirmiştir. Ne mutlu ki köklü tarihimizin her evresinde tüm dünya bizleri güçlü ordumuz ve savaş endüstrimiz ile tanımıştır. Unutulmamalıdır ki silah sanayimiz ne kadar güçlüyse barış içinde yaşamayı o kadar güvence altına alırsınız. Barışı korumak için savunma sanayimizin güçlü olması şarttır."

CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, siyasetin, hiçbir zaman yargı eliyle tanzim edilemeyeceğini, hukukun üstünlüğü sıralamasında 140 ülke arasında 116. sırada bulunan Türkiye'nin, İmamoğlu'na verilen cezayla daha geriye düşeceğini savundu.

Kamu vicdanının yaralandığı bir günün yaşandığını belirten Gök, "Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk; 'Adalet gücü bağımsız olmayan bir devletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.' Devletin varlığı ancak adaletle mümkündür. Bugün verilen kararla adalet büyük bir yara almıştır. Ülkemiz hem kendi içinde hem de dışarıda çokça tartışılan bir ülke haline gelmiştir. Bu karara sevinmeyin, bu karara alkış tutmayın. Bu karar övünülecek bir karar değil, dövünülecek bir karardır." dedi.

AK Parti Antalya Milletvekili Sena Nur Çelik, AK Parti iktidarında hayata geçirilen proje ve yatırımlarla Türkiye'nin çağ atlamasının gururunu yaşadıklarını anlattı.

Dünyanın bugün tarihinin en ciddi sınavlarıyla ve krizleriyle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Çelik, Kovid-19 salgını ve derin ekonomik krizin belirsizliği ve istikrarsızlığı tırmandırdığını, uluslararası sistemde eşine rastlanmayan izler bıraktığını dile getirdi.

Çelik, uyuşmazlıkların çatışmaya, sorunların krize, çözümsüzlüklerin trajediye dönüştüğünü, liderlik rolü oynaması beklenen uluslararası örgüt ve aktörlerin işlevsiz kaldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye böyle bir dönemde üstlendiği tarihi misyonla dünya sahnesinde umudun, barışın ve istikrarın sembolü oldu. Uluslararası sistemde liderlik krizi yaşanırken Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü kararlı ve cesur lider diplomasisi tüm dünyada takdirle karşılandı. Türkiye olarak ideallerimizi, stratejik aklımızı ve vicdanımızı kısa vadeli çıkarlara ve dünyada yayılan popülizm dalgasına kurban etmeyeceğiz."

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, 11. maddenin kabul edilmesi sonrasında yaptığı açıklamada, TBMM Genel Kurulunun 38. birleşiminde kesintisiz 9 saat 44 dakika çalışıldığını söyledi.

Bilgiç, birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları