ABD ve İsrail'in "nükleer müzakereler" devam ederken 28 Şubat'ta İran'ı vurmasıyla başlayan ve İran'ın misilleme saldırılarıyla devam eden Orta Doğu'daki savaş 27. gününe karşılıklı hava saldırılarıyla girdi.
Orta Doğu'daki savaş 27. gününe girerken ABD ile İran arasındaki "müzakere" açıklamaları enerji piyasalarını dalgalandırmaya devam ediyor. İran'dan ABD'nin teklifine resmi yanıt gittiği açıklanırken, ABD'nin olası kara harekatı için 4 seçenek olduğu öne sürüldü.
ABD ve İsrail'in "nükleer müzakereler" devam ederken 28 Şubat'ta İran'ı vurmasıyla başlayan ve İran'ın misilleme saldırılarıyla devam eden Orta Doğu'daki savaş 27. gününe karşılıklı hava saldırılarıyla girdi.
Beyaz Saray, Tahran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik "15 maddelik planı" kabul etmemesine rağmen İran ile görüşmelerin hızla ilerlediğini söyledi. Trump, B-52 bombardıman uçaklarıyla İran'ın nükleer yeteneklerinin yok edildiğini öne sürdü.
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçiliği ise karşılık olarak şu maddeleri içeren paylaşım yaptı:
'Düşmanın saldırganlığının sona ermesi, savaşın tekrarını önleyecek somut güvenceler, net bir kararlılık, savaş zararlarının ve tazminatlarının garantili ödenmesi, tüm cephelerde, direniş grupları da dahil olmak üzere, savaşın kapsamlı bir şekilde sona erdirilmesi, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması.'
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran donanmasına ait en büyük gemilerin yüzde 92’sinin imha edildiğini öne sürdü.
İsrail'in 2 Mart'ta Lübnan'ın güneyine başlattığı saldırılar tüm şiddetiyle devam ederken Netanyahu, Lübnan’ın güneyinde süren operasyonların genişletileceğini belirterek, kalıcı bir 'tampon bölge' oluşturma niyetini açıkça dile getirdi.
İran medyası: Şu ana kadar ABD ve İsrail'e ait 7'si savaş uçağı 202 askeri hava aracı hedef alındı
İran, Tasnim haber ajansına göre ABD'nin 15 maddelik önerisine aracıları vasıtasıyla resmi yanıtını gece saatlerinde iletti ve kendi şartlarını sundu. Tahran, Washington’ın yanıtını bekliyor.
Tasnim haber ajansının aktardığına göre, İran dün gece ABD'ye 15 maddelik önerisine aracıları vasıtasıyla resmi yanıtını iletti. Ajansa konuşan bir kaynak, İran’ın yanıtının dün gece iletildiğini ve Tahran’ın karşı taraftan gelecek cevabı beklediği ileri sürüldü.
Aynı kaynağa göre İran, yanıtında bir dizi şart ortaya koydu. Bu şartlar arasında saldırı ve suikast eylemlerinin sona ermesi, savaşın tekrarlanmaması için somut koşulların oluşturulması, zararların tazmini ve savaş tazminatlarının garanti altına alınması yer aldı.
'Hürmüz Boğazı egemenliği İran'ın doğal ve yasal hakkı'
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini kullanmasının 'doğal ve yasal bir hak' olduğunu belirttiği ve bunun karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesi için bir güvence olarak görüldüğünü ifade edildi. Bu durumun tanınması gerektiği de yanıt metninde yer aldı.
İran'ın sunduğu bu şartların daha önce Cenevre'de yapılan ikinci müzakere turunda iletilen taleplerden farklı olduğu kaydedildi.
'Üçüncü aldatma' projesi
Kaynak ayrıca, İran’ın ABD’nin müzakere çağrılarına temkinli yaklaştığını belirtti. Buna göre Tahran yönetimi, ABD’nin müzakere söylemini “üçüncü bir aldatma girişimi” olarak değerlendiriyor. Kaynağa göre ABD’nin bu süreçte üç hedefi bulunuyor:
Uluslararası kamuoyunda barış yanlısı bir imaj çizmek,
Küresel petrol fiyatlarını düşük tutmak
Olası bir kara operasyonu için zaman kazanmak.
Kaynak, İran'ın ayrıca, 12 gün savaşı öncesinde ABD'nin anlaşmalara bağlılığı konusunda şüpheler bulunduğunu, ancak bu süreçten sonra Washington'un müzakere niyetine yönelik güvensizliğin daha da arttığını savundu. Kaynak, "Amerikalılar hem 12 günlük savaşta hem de Ramazan savaşında müzakereler sürerken savaşı başlattılar ve bu sefer de müzakereler kisvesi altında yeni bir suçun zeminini hazırlamaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
Netanyahu: Lübnan’daki durumu kökten değiştirmekte kararlıyız, daha geniş bir tampon bölge oluşturuyoruz
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Lübnan’ın güneyinde süren operasyonların genişletileceğini belirterek, kalıcı bir 'tampon bölge' oluşturma niyetini açıkça dile getirdi.
Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığını artıran İsrail’in Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Lübnan’daki durumu kökten değiştirmekte kararlıyız” sözleriyle bölgede uzun süreli bir kontrol hedeflediklerinin sinyalini verdi.
Netanyahu, İsrail’de yerel yöneticilerin katıldığı bir toplantıya video konferansla bağlanarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kuzeyde, Hizbullah’ın saldırılarına maruz kalan bölgelerdeki bütçe kesintilerinin kaldırılması talimatını verdiğini belirten Netanyahu, yerel yöneticilerden “Yahudi yerleşimlerinin boşaltılmasını engelleme” konusunda adım atmalarını istedi.
Hizbullah’ın elinde bulunduğunu öne sürdüğü 150 bin roket ve füzelik kapasiteyi etkisiz hale getirdiklerini savunan Netanyahu, İsrail’in kuzey sınırında bir “güvenlik tamponu” kurduklarını iddia etti.
Lübnan’ın güneyinde bu gerekçeyle ilerlediklerini ifade eden Netanyahu, “Daha geniş bir tampon bölge oluşturuyoruz” diyerek, işgalin genişletileceği ve kalıcı hale getirileceği mesajını yineledi.
Netanyahu ayrıca, “Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldıracaklarını” öne sürerken, İsrail’in şu anda “her zamankinden daha güçlü olduğunu” savundu ve bunun “yeni ve beklenmedik ittifak fırsatları” doğurduğunu ileri sürdü.
İsrail'in Tel Aviv kentine isabet eden füze parçasının görüntüleri
İran'dan İsrail'e atılan misilleme füzeleri, başkent Tel Aviv'deki bazı binalarda hasara oldu. İsrail polisi, olay yerini güvenlik şeridiyle kapatarak inceleme yaptı.
İran ölü sayısının bin 937'ye yükseldiğini açıkladı
İran Sağlık Bakan Yardımcısı Ali Jafarian, Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada, savaşta en az bin 937 kişinin öldüğünü söyledi.
Yetkili, kurbanların 240'ının kadın, 212'sinin ise çocuk olduğunu belirtti. Ayrıca, yaklaşık 4 bin kadın ve bin 621 çocuk dahil olmak üzere 24 bin 800'den fazla kişinin yaralandığı aktarıldı.
Kaynak : istanbulgercegi.com-Ajanslar