loading
close
SON DAKİKALAR

Ahmet Kaya'nın aramızdan ayrılışının 23. yılı

Ahmet Kaya'nın aramızdan ayrılışının 23. yılı
Tarih: 16.11.2023 - 00:48
Kategori: Gündem

16 Kasım 2000 yılında Fransa’nın Paris şehrinde Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Kaya'nın bugün 23. ölüm yıl dönümü.

'Kürtçe şarkı söyleyeceğim' dediği için linç edilip, gittiği Fransa'da 43 yaşında hayatını kaybeden Ahmet Kaya 28 Ekim 1957'de Malatya'da işçi bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. 

Ahmet Kaya, babasının kendisine daha küçük yaştayken hediye ettiği bağlamayla müzik hayatına başladı. Çocuk yaşta Malatya'dan ailesiyle birlikte İstanbul'a göç eden Kaya'nın İstanbul'a da alışması zaman aldı.

Öyle ki Kaya, İstanbul'a alışmanın zorluğunu bir belgeselde şu sözlerle dile getirdi: "Bir kız vardı bizim okulda; herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: 'Biraz seninle konuşsak beş dakika, kaçıyorsun hep...' Bana dedi ki: 'Rica ederim.' Öyle bir ağrıma gitti ki: 'Ben de sana rica ederim,' dedim. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zannettim."

İlkokulu Malatya'da okuyan Kaya, göç ettiği İstanbul'da ise okula gitmedi. Kentte işportacılık yapmaya başlayan Kaya, plak ve kaset satan bir dükkânda çalıştı. Yaşamı boyunca bağlama tutkusundan vazgeçmeyen Kaya, Boğaziçi Üniversitesi'nde Ruhi Su ile tanışma fırsatı buldu. Bu tanışma, Kaya'nın hayatında bir dönüm oldu. Ruhi Su'nun, Mahsus Mahal isimli türküsünü seslendirerek müzik dünyasına adım attı.

Kaya, bu sırada, siyasi bir suçlamadan ötürü 5 ay cezaevinde kaldı. Daha sonra askere gitti ve askerdeyken bile müzik çalışmalarına ara vermedi.

Halk müziği, özgün müzik ve protest müzik tarzı ile toplum sanatçısı kimliğini taşıyan Kaya, "Ağlama Bebeğim", "Acılara tutunmak", "Yorgun Demokrat", "İyimser Bir Gül", "Sevgi Durumu", "Dinle Sevgili Ülkem" ve "Hoşçakalın Gözüm" gibi albümler çıkardı. Kaya, kendisinin yazmış olduğu bestelerle birlikte Attila İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe ve Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de besteledi.

"Şarkılarım Dağlara" albümünde yer alan "Özgür Çağrı" isimli şarkıda geçen "Abin birgün dağdan döner, sarılırsın yavrucağım " sözleri nedeniyle albümü toplatıldı, konser vermesi yasaklandı.

Kaya, 10 Şubat 1999'da Magazin Gazetecileri Derneği'nin Princess Otel Kongre Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde yılın en iyi sanatçısı ödülünü aldı. "Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği'ne, Cumartesi Anneleri'ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum" sözleri üzerine davetlilerin bir kısmının tepkilerine ve hakaretlerine maruz kaldı. O akşamki konuşmasının ardından linç girişimlerine maruz kalan Kaya için sürgün yolu da görünmüş oldu. Linç akşamını izleyen sonraki süreçte mahkemelerden davalardan bir türlü yakasını kurtaramayan Kaya, Avrupa'ya gitmek zorunda kaldı. Avrupa'da verdiği bir konserde, "Geceleri üşüyorum. Sorun kalorifer sorunu değil. Sorun yorgansızlık sorunu da değil. Ben vatansızlıktan üşüyorum" sözleriyle ülke hasretini dile getirdi.

Kaya, 16 Kasım 2000 yılında "Hoşçakalın Gözüm" isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris'in Porte de Versailles semtindeki evinde kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi ve Paris'in Peré Lachaise mezarlığına defnedildi.

 
 
 
 

 

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları