Gülen’i 100 yıl yaşatmak için çalıştığını açıklayan özel doktoru Tuncay Delibaşı ile Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in kurucuları arasında olduğu vakfa, AKP’li Mamak Belediyesi’nin 43 bin metrekarelik arazi tahsis ettiği Sayıştay raporlarında ortaya çıktı
Sayıştay’ın Kamu Hastaneleri Kurumu ve Mamak Belediye Başkanlığı’nın 2016 yılı hesaplarını denetleme raporunda, “Gülen’i 100 yıl yaşatacağım” diyen özel doktoru Tuncay Delibaşı, eski Bakan Bülent Arınç’ın FETÖ operasyonunda gözaltına alınan sonra tahliye edilen damadı Ekrem Yeter, 15 Temmuz sonrası açığa alınan Hacettepe Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer ile Prof. Dr. Ersin Fadıllıoğlu’nun kurucuları arasında yer aldığı vakfa yapılan yaklaşık 43 bin metrekarelik arsa tahsisi yer aldı.
Birgün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre Sayıştay’ın denetim raporlarında, 2011 yılında kurulan Sağlık Bilimleri Yüksek Teknoloji Araştırma Vakfı, AKP’li Mamak Belediyesi’nden üniversite kurmak için 25 yıl süreyle 42 bin 580 metrekare arsa aldı. Belediye, çok kapsamlı bir üniversite kurmak istediğini belirten vakfa, Küçükkayaş mahallesindeki altı parselin verilmesini kararlaştırdı.
Encümen ve İçişleri Bakanlığı’nın da tahsiste bir sakınca görmemesi üzerine Mamak Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Mesut Akgül’e tahsis protokolünü imzalaması için 8 Mart 2013’te yetki verdi. Üzerinde tarih bulunmayan protokolün imzalanmasından sonra vakıf kendisine tahsisli kamu arazisinin bir bölümünü bir başka kamu kurumuna tahsis etti, onlar da daha sonra vakfa devretmek üzere üzerine bir sağlık tesisi kurdu.
İmzasız protokol
Sayıştay’ın yaptığı denetimlerde usulsüzlüklerin protokolün imzalanma süreci ile başladığı ortaya çıktı. Raporda, imza tarihinin belirlenemediği bildirilerek, “İmza tarihi kısmında …./…./2013 ibaresi yer almakta olup belediye Taşınmaz Müdürlüğü elindeki ıslak imzalı iki nüshada da gün ve ay bilgileri boş bırakılmıştır” denildi.
Vakıf, araziyi başkasına devredemeyeceğine ilişkin hükme karşın 5 Haziran 2013’te yeniden belediyeye başvurarak, Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Pankreas Adacık Hücre İzolasyon Merkezi için kendilerine verilen alandan tahsis yapmak istedi. Tahsis edilen alana Sağlık Bakanlığı’nca Aziz Sancar Araştırma Merkezi inşa edildi. Yasalara ve sözde protokole aykırı olan işlemler nedeniyle tahsisinin iptali gereken arazi ile ilgili işlemler 2016 sonuna kadar sonuçlandırılmadı.
‘İdare göz yumdu’
Sayıştay raporunda cemaat ile belediye işbirliğinde yapılan usulsüzlüklerle ilgili şu tespitler yer aldı:
Madde madde anlatıldı
»Üniversite kurmak olan tahsis amacı protokolün bazı maddeleri ile genişletilerek çıkış noktası olan meclis, encümen ve bakanlık kararlarından farklı bir durum oluşturulmuş ve Sağlık Bilimleri Yüksek Araştırma Vakfı’ nın tahsis edilen üniversite arazisini, tahsis amacından farklı bir şekilde kullanmasına idare tarafından izin verilmiştir.
»2015 yılı Aralık ayı itibariyle ana tesisin tamamlanması gerekmekteydi. Fakülte ve enstitülere ilişkin birimlerin fiziki alanlarından hiçbiri henüz inşa edilmemiştir.
»Vakıf tarafından Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne arazi tahsisi yapılmasının mevzuata uygun olmadığı düşünülmektedir. Hastanenin taşınmaz tahsisi konusunda vakıf ile protokol yapma yetkisinin zaten bulunmadığı düşünülmektedir.
»Protokolde vakfa 42 bin 580 m2 arazi tahsis edildiği görülmekte olup tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemede tahsis edilen arazinin 42 bin 839 m2 olduğu yani protokolde yazandan 259 m2 fazla olduğu görülmüştür.
Vakfa kamudan kaynak aktarımı
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ile ilgili Sayıştay raporunda ise arazi tahsisi ile ilgili daha çarpıcı tespitler yer aldı. Protokolde hastane tarafından yapılan binanın kullanım süresi sonunda vakfa bırakılacağına dikkat çekilerek, “Hizmet binasının kullanma hakkının bir özel vakfa bedelsiz şekilde geçmesi kanuna aykırı bir kaynak aktarımıdır” tespiti yer aldı. Bu durumun yasalara göre suç olduğu belirtilen raporda, kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticilerinin üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılması ve görevden alınmaları, vakfın da kapatılması gerektiği bildirildi.
‘Belge yok’
Raporda, Kamu Hastaneleri Kurumu’nun usulsüzlük tespitleri ile ilgili girişimlerde bulunulduğu ve takibinin yapıldığı belirtildi. Ancak “hangi makamlar nezdinde ne tip girişimlerde bulunulduğuna dair bilgi ve belge olmadığı” vurgulandı.