AKP eski Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, 'Darbe gerçekleşmiş olsaydı zindanlara tıkılmış yüz binlerce insandan, yargı süreci çalışmadan insanların keyfi biçimde tutuklanıyor olmasından ve öldürülmesinden bahsediyor olacaktık' dedi.
AKP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Siirt Milletvekili Yasin Aktay, 'Darbe gerçekleşmiş olsaydı zindanlara tıkılmış yüz binlerce insandan, yargı süreci çalışmadan insanların keyfi biçimde tutuklanıyor olmasından ve öldürülmesinden bahsediyor olacaktık' dedi.
BBC Türkçe'den Onur Erem'e konuşan Aktay, muhalefetin eleştirilerine, "Eleştirebilirler, eleştiri hakkı demokraside kutsaldır. Türkiye'de ciddi bir muhalefet var. İstediğini yapıp istediğini söyleyebiliyor. 25 günlük bir yürüyüş yapıldı mesela mevcut yargı uygulamalarına karşı. Yargı sürecine karşı bir muhalefet bile yapılabildi Türkiye'de" ifadelerini kullanıyor" ifadelerini kullandı.
Aktay, darbe girişiminin çok karmaşık bir yapılanması olduğunu ve arkasında 50 yıldır devam eden "son derece gizli, ezoterik (batıni) yollarla örgütlenmiş" bir yapının bulunduğunu söylerken "17-25 Aralık'tan önce CHP aynı şeyleri söylüyordu bize. 17-25 Aralık'tan sonra nasıl ittifaka girdiler onlarla?" diye soruyor.
CHP'nin Gülen yapılanması hakkında samimi olmadığını belirten Yasin Aktay, kendilerinin 17-25 Aralık öncesinde Gülencileri "bir sivil toplum kuruluşu" olarak değerlendirdiklerini, CHP'nin ise dindar sivil toplum kuruluşlarını devlet düşmanı gibi kodlayan bir yaklaşıma sahip olduğunu söylüyor.
Aktay, 2004'teki Milli Güvenlik Kurulu kararına rağmen Gülen yapılanmasını bir sivil toplum yapılanmasını olarak görmelerini ise o karara imza atanların "mütedeyyin STK'ları mürteci olarak nitelendirmeleriyle" ve bu yaklaşıma karşı çıkarak Gülen'i değil kendilerini savunmalarıyla açıklıyor.
HDP'nin getirdiği eleştirilere ise "HDP söylemleri ve eylemleri itibarıyla PKK'nın siyasi uzantısı gibi davranıyor, bu kabul edilemez. Legal görünümlü yapılanmaları dağa insan devşirme ocakları gibi çalışıyor" diye yanıt veren Yasin Aktay, "HDP'nin muhatap alınması için önce bir siyasi parti olması gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.
'Darbe başarılı olsaydı yüz binlerce insan keyfi biçimde tutuklanacaktı'
Aktay, herhangi bir suç işlememelerine rağmen KHK'larla görevden alınanların mağduriyetlerinin giderilmesiyle ilgili ise şunları söylüyor:
"Kolay bir süreçten geçmedik. Darbe gerçekleşmiş olsaydı bugün bu tür şeyleri konuşabiliyor bile olamayacaktık. Zindanlara tıkılmış yüz binlerce insandan, yargı süreci çalışmadan insanların keyfi biçimde tutuklanıyor olmasından ve öldürülmesinden bahsediyor olacaktık.
"Müsaadenizle o kadar uygulama olsun. FETÖ yapılanma tarzı gereği böyle bir tedbir kaçınılmaz oluyor. Netice itibariyle kimsenin hakkı zayi olmaz, yargı süreci eninde sonunda işler. Eğer gerçekten mağdur edilen birileri varsa hakları verilir.
"Bu insan kalitesiyle de ilgili bir şeydir. İnsanımızın kaliteli olmasını umuyoruz. Masumlarsa devletin önlemlerini takdir etmelerini umuyoruz.
"Bu süreç içerisinde herkese bir şekilde bir şey düştü. Herkes biraz bu işin bedelini ödemiş oldu. Biz de bedelini ödedik. Gezi başladığı günden beri bunların hepsi Türkiye'de herkesin ödediği bir bedel.”
Muhalefetin cumhurbaşkanlığı sistemine OHAL döneminde geçilmesini eleştirmesine katılmayan Aktay'a göre, "Bunu düşünenler kendi mağlubiyetlerine bahane uydurmaya çalışıyorlar":
"OHAL bir tek Türkiye'de mi uygulanıyor Allah aşkına? Fransa OHAL'de seçime gitmedi mi? Herhangi bir eleştiri duyduk mu?
"Bunu, şunu bekleyelim diye referandum için kimsenin keyfini bekleyecek halimiz yoktu. Türkiye'de bu referandum 30-40 yıl gündemde olan bir konu. Türkiye bekleyemezdi. Ülkelerin tarihleri bekleyerek belirlenemez. Tarihi olaylar bir kere gelir, ya yakalanır ya yakalanmaz.
"Bir toplumsal uzlaşma ve mutabakat oluşmuş, zamanlama olarak da iki parti bir araya gelmiş bir konuda uzlaşmış, bir de CHP'nin uzlaşmasını mı bekleyecektik? CHP uzlaşmıyor, ne yapalım yani?"
'Milletin has unsurları birbirine bağlandı'
AKP Siirt Milletvekili Yasin Aktay, darbe girişiminin partisi ile MHP'yi yakınlaştırmasını ise sosyoloji ile açıklıyor:
"Sosyolojide bir kuraldır, grup dayanışmasını gruba yönelik saldırılar artırır. Türkiye'de millete karşı bir saldırı varsa milletin has unsurları birbirlerine bağlanırlar, birbiriyle dayanışma içine girerler. Bu dayanışmadan biraz daha kopuk yaşayanlar kendilerini aynı oranda millet algısı içinde görmemiş gibi oluyorlar. Bu da üzerinde durulması gereken ayrı bir konu."