Dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıkların temelinde aşırı tuz tüketiminin yattığı açıklandı.
Tuzu fazla kullanmanın dünyada önlenebilir
ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörü hipertansiyonunda en önemli faktörlerinden biri olduğu ayrıca kalp hastalıkları, mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirtildi. Ülkemizde kişi başına 15 gram
tuz tüketiminin, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerin yaklaşık 3 katı olduğu da vurgulandı. Nevşehir Halk Sağlığı Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklama ile vatandaşları aşırı
tuz tüketimine karşı uyardı. Yapılan açıklamada, dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıkların, ülkemizde de her geçen gün sayısı hızla artan ölümlerin başlıca nedenlerinden birini oluşturduğu ifade edildi.
Erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörün yetersiz ve dengesiz beslenme olduğu belirtilerek, aşırı
tuz tüketiminin değiştirilebilir sağlıksız beslenme uygulaması olduğu ve birçok kronik hastalığın temelinde yer aldığı vurgulandı.
Özellikle oluşumunda aşırı
tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyonun dünyada önlenebilir
ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörü olduğu kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi “ Yapılan bilimsel çalışmalarla ülkemizde
tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerin yaklaşık 3 katı kadar olduğu gösterilmiştir. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de kişi başına 15 gram
tuz tüketiminin olduğu gösteriyor. Bu rakam Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük
tuz tüketimi için önerdiği 5 gramın çok üzerindedir.
Fazla
tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden olmaktadır. Yüksek kan basıncı ise ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörüdür. Hastalık yükü çalışmasına göre ülkemizde her dört ölümden birisi yüksek tansiyon ile ilgilidir. Aşırı
tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden olarak ya da olmadan inmelerin en önemli sebeplerinden birisi olarak gösterilmektedir. Ayrıca aşırı
tuz tüketiminin sadece yüksek kan basıncı nedeni olmakla kalmayarak günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir. Diyette
tuz alımının günde 1 gram azaltılması felçlerde yüzde 5’lik, kalp krizlerinde yüzde 3’lük;
tuz alımının günde 9 gram azaltılması felçlerde yüzde 34’lük, kalp krizlerinde yüzde 24’lük azalma sağlar. Tuzu azaltma çalışmaları olarak Nevşehir’de de tüm kamu kurum ve kuruluşlarında; yemekhane, lokanta gibi hizmetlerde masalardan tuzlukların kaldırılması çalışması yürütülmektedir.”
Nevşehir Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada aşırı
tuz tüketimini azaltmak için şu önerilerde bulunuldu: “ Daima taze ve
tuz eklenmemiş besinleri tercih ediniz. Yemeklerin tadına bakmadan
tuz eklemeyiniz. Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri daha az tüketiniz. Daha fazla taze sebze ve meyve tüketiniz. Satın aldığınız hazır besinlerin etiketlerini mutlaka okuyunuz ve daha az tuzlu olanları tercih ediniz. Yemeğinizin lezzetini arttırmak için
tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinler ile baharatları kullanınız. Ev dışında yemek yiyorsanız az tuzlu besinleri tercih ediniz. Maden suları kaynağına göre farklı miktarda sodyum içerir, sodyum içeriğini etiketinden kontrol ediniz. Eğer hipertansiyon gibi sağlık probleminiz varsa mutlaka satın aldığınız hazır ürünlerin etiketlerini okuyunuz. “Tuzsuz” ya da “tuzu azaltılmış” besinleri tercih ediniz. Sofrada tuzluk kullanmayınız. Bu şekilde
tuz alımı yüzde 15 azaltılabilir.”
DHA