loading
close
SON DAKİKALAR

Bahçeli; AKP’nin Çözümü Buzdolabında Değil, Hendektedir

Bahçeli; AKP’nin Çözümü Buzdolabında Değil, Hendektedir
Tarih: 22.12.2015 - 14:53
Kategori: Siyaset

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında konuştu: İsrail’e katil diyorlardı ne değişti de İsrail’in dost bir ülke olduğu birden bire hatırlandı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında konuştu: İsrail’e katil diyorlardı ne değişti de İsrail’in dost bir ülke olduğu birden bire hatırlandı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında konuştu. Türkiye İsrail ilişkilerini eleştiren Bahçeli, "Bunların vicdanında Türklük yoktur. Düne kadar İsrail’e terörist devlet diyorlardı. Düne kadar İsrail’e katil diyorlardı. Düne kadar İsrail’den Mavi Marmara’nın hesabını soruyorlardı. Şimdi ne değişti de İsrail’in dost bir ülke olduğu birden bire hatırlandı?

Ne oldu da İsraille gizli kapaklı görüşme ve anlaşma zeminlerine gerek duyuldu? Erdoğan hangi tehdit ve tavizlerle Ortadoğu’nun Türkiye-İsrail yakınlaşmasına ihtiyacını olduğunu seslendirdi? İsrail’e karşı ileri sürülen üç şarta ne olmuştur? Özür şartı yerine gelmiş midir? İddia odur ki, Obama’nın nezaretinde İsrail Başbakanı Netanyahu telefonla özür dilemiştir. Mavi Marmara’da ölenler için tazminat verilmiş midir? Hayır. Gazze’ye uygulanan abluka kalkmış mıdır?

Bu da hayır. Türkiye’nin talepleri tam karşılanmadığı ortadayken el altından İsrail ile uzlaşma arayışlarının, barış masası kurma niyetlerinin asıl gayesi nedir? Erdoğan’ın İsrail’e yanaşması, bu ülkeye zeytin dalı uzatması nasıl okunmalıdır? Irak, Rusya ve Suriye gerilimini kaldıramayan, bu nedenle küresel güçlerin dayatmasıyla İsrail’e yakınlaşan AKP hükümeti bütünüyle hayal kırıklığıdır. Bölgesinde yalnızlaşan Türkiye’nin tutacak son dalı İsrail kaldıysa düne kadar hakim olan bunca sövgüye, bunca itiş kakışa ne gerek vardı? Erdoğan hem kandırıldım dedi, hem de herkesi kandırdı. Türk milleti; Erdoğan’ın, farklı ülke ve liderlerle "canım sıkıldı küstüm, keyfim yetti barıştım" demesinden tiksinmiştir" dedi.


Geçtiğimiz Pazar günü Ankara’nın Keçiören ilçesinde kurulu bulunan Osmanlı Halk Pazarı’nda çıkan yangına değinen Bahçeli, "Yangın Güçlükle kontrol altına alınmıştır. Bu yangın sonucunda 253 işyeri kullanılamaz hale gelmiştir. İlk tespit ve açıklamalar yangının elektrik kontağından çıktığına işaret etmektedir. Neden her ne olursa olsun, yangından zarar gören esnaflarımızın zarar ve ziyanlarını karşılamak hükümetin öncelikli görevidir. Bu kış kıyamette ekmeğini kazanmanın, çorbasını kaynatmanın telaşında olan kardeşlerimiz yüzüstü bırakılmamalı, kaderine terk edilmemelidir. Parti olarak Keçiören Osmanlı Pazarı esnafının talep ve ihtiyaçlarını yakından takip edeceğimizi, onların dertlerine ortak olacağımızı ifade ediyor, tüm esnaf kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum" dedi.

AKP’NİN ÇÖZÜMÜ BUZDOLABINDA DEĞİL, HENDEKTEDİR

Erdoğan çözüm diyordu, terör örgütünün silah bırakacağını söylüyordu. Biz hayal görmeyin, milleti aldatmayın, çözüm çözülmedir, PKK silah bırakmaz dedikçe, Erdoğan renkten renge giriyor, yüzü öfkeden kapkara kesiliyordu. AKP’nin çözümü buzdolabında değil, hendektedir. Sözde hendek siyaseti uydurup bununla ilgili lehte ya da aleyhte ahkam kesmek hızla mesafe alan bölücülüğe açıktan hizmettir. Kaldı ki AKP’nin süreç ve barış masalı teröristlerin silah depolamasına yaramıştır. Erdoğan da bunu ilk ağızdan itiraf etmiştir.

"ÇÖZÜM DİYENLER ŞİMDİ SÖYLEYİNİZ, CEVAP VERİNİZ, BU HENDEKLER KAZILIRKEN NEREDEYDİNİZ?"

Çözüm süreci eleştirisi yapan Bahçeli, "Çözüm diyenler şimdi söyleyiniz, cevap veriniz, bu hendekler kazılırken neredeydiniz? Sözde akiller peki siz ne yapıyor, hangi delikten, hangi yalıdan, hangi melun hevesle terörü seyrediyordunuz? Bir ara, durmadan konuşuyor, özgürlük nutku atıyor, demokrasi türküsü söylüyor, terörü bitiriyor, sorunları çözüyor, barışı getiriyordunuz. Şimdi nerede gizleniyor, nerelerde keyif çatıyorsunuz? Bu hendekler yeni kazılmadı. Hendeklere ilk kazma yıkım projesiyle vuruldu. Hendeklerin yayılması süreç ihanetiyle gerçekleşti. Sur’dan Suriye, Cizre’den Cezire, Silopi’den savaş çıkartmak için yıllarca PKK el bebek gül bebek bakıma alındı, müzakerelerle güçlendirildi. Şimdi Erdoğan çıkmış, "O evlerde, o binalarda, açtığınız o hendeklerde yok olacaksınız, oraya gömüleceksiniz" demektedir. Davutoğlu da, "Hendekleri başlarında parçalayacağız" iddiasındadır. Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz yaratıklar tarafından Cizre yakılmakta, Silopi kırılmakta, Sur Ayn el Arab’a dönüştürülmektedir. Hastanelere roketler isabet etmekte, okullar bombalanmakta, camiler harabeye çevrilmekte, vatandaşlarımız göç etmektedir. Terörden olumsuz etkilenen 21 ilimizde bu yılın ilk 10 ayında 11 bin 354 esnafımızın kapısına kilit vurduğu, kapanan şirket sayısının bin 549’a ulaştığı medyaya kadar yansımıştır. Örgüt sözde mahkemeler kurmuş, hükümetin haberi olmamıştır. Örgüt sözde şehitlikler açmış, hükümetin ruhu duymamıştır. Alan almış, satan satmış, çözümün içinden hendek çıkmış, barikatlar dikilmiş, ne çelişkidir ki hükümet bile bile kulağının üstüne yatmıştır. Bunlara rağmen, Erdoğan ve Davutoğlu hendeklere öfke saçacağına, nerede hata yaptık diye dönüp geçmişe bir türlü bakmıyor, bakamıyor. Öcalan’ı takdirle karşılıyorum diyen Şırnak eski Valisi, bu hendeklerde senin payın vardır. TBMM’de "Bu coğrafyada üç hedef vardı son dönemde: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bir; İmralı, iki; Barzani, üç." diyen AKP Milletvekili, bu hendeklerde senin izin vardır. "Türk üst kimliği bölücüdür, Türk bayrağı değil, Türkiye ve devlet bayrağı diyelim" diyen zehirli dil, bu hendeklerde senin dahlin vardır. "Türk diye bir ırk yoktur" diyen sefil zihniyet, sana söylüyorum, bu hendeklerde senin rızan, senin sözün, senin kapkara ümidin vardır. Türk bayrağını tahrik unsuru gören, Ne Mutlu Türküm Diyene seslenişinden rahatsızlık uyan hainler, duyun bu milli çığlığı, hendekler önce vicdanınızda açılmıştır" açıklamasında bulundu.

"DAVUTOĞLU, BİLESİN Kİ GÜNAHIN BÜYÜKTÜR VE HENDEKLER SENİNLE ANILACAKTIR"

Güneydoğudaki operasyonlara ilişkin Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçilikle hesaplaşma zamanı" geldi diyen hele sen Davutoğlu, bilesin ki günahın büyüktür ve hendekler seninle anılacaktır. İmralı canisini sütten çıkmış ak kaşık gösteren, gençliğinde namaz kılmasından oruç tutmasına kadar ballandıra ballandıra anlatan siyasi mevtalar hendeklere ilk kazmayı vuran asıl sizlersiniz. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini kaldırıp, milleti 36 parçaya ayırıp milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını söyleyen 17-25 Erdoğan, gerçek hendek kaçak sarayın içinde, 7 Aralık’ta taşındığın 250 odalı saray yavrusunun tam ortasındadır. "Sayın Öcalan demek, PKK’nın kendine ait bayrağını ve Öcalan posterini elinde taşımak suç olmaktan çıktı" sözlerini kurşun gibi savuran namertler, şimdi beni dinleyiniz, ilk hendek sizlerin ruhunda kazılmıştır. İmralı canisine methiyeler düzüp barış güvercini gösteren, Türk milliyetçilerine hakaretler yağdırıp morg bekçisi suçlamasını yöneltenler, sizin ön isminiz hendek ise soy isminiz haysiyetsizdir. Oslo’dan İmralı’ya kadar Türkiye’nin önüne sıra sıra hendek kazdılar, sırtına kaldırmayacağı yük yüklediler. Şimdi de bundan gocunuyorlar.

HDP’Lİ SİYASETÇİLERLE İLGİLİ HUKUKİ İŞLEM BAŞLATMAK İÇİN CUMHURİYET SAVCILARI NEYİ BEKLEMEKTEDİR?

Teröristlere müdahale etmek isteyen güvenlik güçlerimizin elini tutan, Süreç zarar görmesin, Erdoğan kızmasın gerekçeleriyle teröristlerin alan hakimiyetine göz yuman siyasetçisinden, aktif veya merkezdeki valisinden, kaymakamından, emniyet müdüründen ve diğer görevlilerden bu dünya gözüyle hesap sormazsam, içtikleri sütü, yedikleri lokmayı burunlarından getirmezsem hayat bana zehir olsun. Düşmanlık saçan, hendekleri kutsayan, PKK’lı militanları öve öve bitiremeyen HDP’li siyasetçilerle ilgili hukuki işlem başlatmak için Cumhuriyet Savcıları neyi beklemektedir? Yok mudur hukuku müdafaa edip koç gibi duracak yiğit ve korkusuz bir savcı? Köküne kıran mı girdi bu adaletin?"

"HDP, TÜRKİYE DÜŞMANLARIYLA İŞ TUTMAKTA, ÖZERKLİK VE KÜRDİSTAN DESTEĞİ İÇİN ÜLKELERE SIRTINI YASLAMAKTA"

HDP’nin yapacağı Moskova ziyaretini de eleştiren Bahçeli, "HDP’nin bir eşbaşkanı yarın Rusya’ya gideceğini ve Moskova’da temsilcilik açacaklarını söylemektedir. 26-27 Aralık’ta Demokratik Toplum Kongresi’nin Diyarbakır’da yapacağı sözde kongrede özyönetimin tartışılacağı duyurulmaktadır. KCK Yürütme Konseyi’nin, HDP’li milletvekillerinin Meclis’ten çekilmeyi tartışmaya açmaları yönünde çağrı yaptığı medyada yer almaktadır. Erdoğan’ın kardeşi Barzani, bağımsız Kürdistan için referandum kartını ileri sürmektedir. HDP, Türkiye düşmanlarıyla iş tutmakta, özerklik ve Kürdistan desteği alabilmek için yüzyıllardır amacı malum olan ülkelere sırtını yaslamakta bir sakınca görmemektedir. Milletin kesesinden para alan HDP’li belediyeler PKK’ya çalışmaktadır. Bu ne düşmanca bir tavırdır? Kürdistan nedir, neresidir ve Türk milleti son ferdine kadar fedakƒrlık yapmadan bu nasıl kurulacaktır? Diyarbakır’ı ihanetin ağırlık merkezi yapmak hangi aklın ürünüdür?" ifadelerini kullandı.

"KARDEŞ KARDEŞE KIRDIRILSIN MI? İSTENEN BU MUDUR?"

Bahçeli "Gazi Mustafa Kemal Atatürk 26 Eylül 1932 tarihinde, Diyarbakır isimli bir gazeteye verdiği beyanatta aynen şunları söylemiştir: "Ben Türk elinin kahraman bir bucağındayım. Bizim diyarımız Oğuz Türk’ünün has kaynağıdır. Biz bu yüce kaynağın çocuklarıyız." Çözüm ve açılımcılar, terörist ve hıyanet odakları hatırdan çıkarmayınız ki, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve daha niceleri Türk’ün öz yurdudur ve asla kaybedilmeyecektir. Emperyalizme piyonluk yapanlar, Kürdistan’ın oluşumuna seyirci kalanlar, Sevr’de Hain Ferit Paşa’nın durumuna düşmeyecekler midir? Gaflet, dalalet ve hatta ihanet herhalde bu olsa gerektir. Kardeş kardeşe kırdırılsın mı? İstenen bu mudur? Türkiye’nin en ücra köşesine kadar dağılmış, birçoğu ve özellikle İstanbul, İzmir, Adana ve Mersin’de yaşayan Kürt kökenli kardeşlerimize, Güneydoğu’da birkaç ili Kürt devleti olarak verdik, buyurun yeni vatanınıza desek acaba tek bir kişi yerini yurdunu bırakıp da gidecek midir? Diyarbakırlının İzmir’de yaşayan oğlunu ne yapacağız? Ankaralının Şırnak’tan aldığı gelini nereye koyacağız? Kürt kökenli kardeşlerim, sizler yalnız değilsiniz. Ve sizler sahipsiz bırakılmayacaksınız. Terörden çok çekmiş, milletine mensubiyeti bir şeref madalyası gibi taşıyan kardeşlerim, PKK elbette sizin temsilciniz değildir, hiç de olmamıştır. Batı’nın uydurduğu Kürt sorunu ve Türkiye mozaiği bölücülüğe kılıftır. Hiçbir Kürt kökenli kardeşim bu oyuna gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.

"TERÖRİSTLER EV EV, SOKAK SOKAK ARANIP BULUNMALI, HENDEKLERLE BERABER TAMAMIYLA İMHA EDİLMELİDİR"

Bahçeli, "Kronikleşen terörizm ve Kürdistan melaneti emperyalizmin silahıdır. Kürt kökenli kardeşlerim ona buna aldanmayacak, tehditlere aldırmayacaktır. Etnik kimlikler asırlar içinde kültür ve tarih potasında eriyerek, ortak üst değerlere ulaşıp vatandaşlık şuuruna, millet ruhuna kavuşmaktadır. Herhangi bir ayrım gözetmeksizin kaderde, kıvançta ve tasada bir ve beraber olan herkesle bir millet hali tezahür etmektedir. Ve biz anıda, acıda, atinin umut sancağında buluşarak bir millet olduk, biz bin yıllık kaynaşmayla kardeş olduk, biz bölünmez, bükülmez, parçalanmaz sağlam bir millet varlığıyla hep birlikte doğrulduk. Öyle ki adımız Türk milleti, devletimiz de Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundan geriye dönüş yoktur. Şu anda Cizre’de, Silopi’de, Sur’da can pahasına mücadele veren Mehmetçiklerimizi, kahraman polislerimizi sonsuz güven ve dualarımızla destekliyoruz. Teröristler ev ev, sokak sokak aranıp bulunmalı, hendeklerle beraber tamamıyla imha edilmelidir. Bunu bekliyoruz. Vatan hainlerden temizlenmelidir. Türk milleti hükümete tarihi bir görev vermiştir. Sayın Davutoğlu terörle ve nifakla mücadelede samimi olduğunuz müddetçe, endişeniz olmasın, Milliyetçi Hareket Partisi siyasi iradeyi yalnız bırakmayacak, şunun bunun ağzına baktırmayacaktır. Durmayın, yılmayın, dağdan, taştan, ovadan ve şehirden bu hainleri kazıyın, sökün, silin ve Türkiye’yi bu darboğazdan sağ salim çıkarın. Konuşmama son verirken, yeni yılınızı şimdiden tebrik ediyor, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum" diye konuştu.

DHA

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları