Cevdet Yılmaz: 2026 yılında enflasyonu yüzde 20'nin altına indirmeyi, 2027 yılında ise tekrar tek haneli rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz!

Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin 2025 yılında 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklük ile nominal bazda dünyanın 16'ncı, satın alma gücü bazında ise dünyanın 11'inci ekonomisi olacağını ifade etti.
Yılmaz, 2026 yılı bütçe görüşmelerinin son gününde TBMM Genel Kurulunda konuştu.
17 Ekim'de TBMM'ye yapılan sunuşun ardından Genel Kurulda 14 gün boyunca yoğun ve titiz mesailerle yürütülen 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde sona gelindiğini belirten Yılmaz, bu süreçte yoğun mesai harcayan ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
AK Parti hükümetlerinin 24'üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 8'inci, Türkiye Yüzyılı'nın ise 3'üncü bütçesini Meclis'in takdirlerine sunduklarını ifade eden Yılmaz, "Ekonomik çerçevesi sağlam, mali duruşu net 2026 bütçemiz, defaatle ifade ettiğimiz üzere bir istikrar ve refah bütçesidir. Mali disiplinden taviz vermeden oluşturduğumuz bu bütçe, Türkiye'nin istikrar içinde büyüme hedefine olan bağlılığımızın ve refahı tabana yayma sözümüzün nişanesidir." diye konuştu.
Dünyada dijitalleşme odaklı teknolojik dönüşümün, artan siyasi anlaşmazlıkların, çatışmaların ve ticarete getirilen kısıtlamaların, belirsizliğin hakim olduğu "yeni bir normal”i ortaya çıkardığını, dünyanın, salgın hastalıklar, iklim değişikliği, göç, enerji ve kritik mineraller, demografik dönüşüm gibi birçok meydan okuma ile karşı karşıya olduğunu dile getiren Yılmaz, bu zorlu dönemde, öngörülebilir ve dengeli politika izleyen ülkelerin, dış şoklara karşı daha dirençli kalacağını, ekonomik dalgalanmaların bu denli yüksek olduğu bir ortamda bütçe disiplini ve sağlam bir mali yapının, ekonomiyi ve sosyal yapıyı koruyan en önemli kalkan haline geldiğini belirtti.
Yılmaz, mali planlamaları yaparken sadece bugünü değil, gelecekteki riskleri de hesaba katarak, çok daha temkinli ve stratejik bir yaklaşım benimsendiğini vurguladı.
Türkiye ekonomisinin, dünya genelinde risk ve belirsizliklerin hakim olduğu 2025 yılında, dengeli ve sürdürülebilir bir zeminde istikrar içerisinde büyümeye devam ettiğini anlatan Yılmaz, "2026 yılında dış konjonktürün büyüme ve enflasyonla mücadele bakımından nispi olarak daha olumlu olmasını bekliyoruz." dedi.
- "Ocak enflasyonu ile oranın 20'li rakamları görmesini bekliyoruz"
Orta Vadeli Program hedeflerine uyumlu olarak yıl sonunu dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde yüzde 3,3 seviyelerinde tamamlamayı öngördüklerini bildiren Yılmaz, 2024 yılının Haziran ayında devreye aldıkları enflasyonla mücadele stratejisinin küresel konjonktürdeki belirsizliklere rağmen planlı bir şekilde ve istikametinde ilerlediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:
"Uygulanan programın başarısı Kasım 2025 verilerine de net bir şekilde yansımış durumdadır. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,1'e, mal grubu enflasyonunun ise yüzde 18,6'ya kadar gerilemesi, programımızın meyvelerini vermeye başladığını açıkça göstermektedir. Aralık ayında da bu düşüş trendinin sürmesini ve 2025 yılını yüzde 30'un biraz üzerinde bir rakamla kapatacağımızı tahmin ediyoruz. Ocak enflasyonu ile enflasyon oranının yüzde 30'un altını, yani 20'li rakamları görmesini bekliyoruz."
Enflasyona ilişkin Yılmaz, "Arz tarafını güçlendiren reform adımları ve talep yönetimindeki kararlılığımızla 2026 yılında enflasyonu yüzde 20'nin altına indirmeyi, 2027 yılında ise tekrar tek haneli rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz. Kararlı bir şekilde de bu istikamette devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
- "Güven ve huzur ortamı yatırım ve ticareti güçlendirecek"
İstikametlerinin daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü makroekonomik temeller ve kapsayıcı büyüme olduğunu söyleyen Yılmaz, tek haneli enflasyon hedefine varıncaya dek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı destekleyen yapısal reformlarla, bu mücadelenin kararlı bir şekilde sürdürüleceğini dile getirdi.
Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin 2025 yılında 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklük ile nominal bazda dünyanın 16'ncı, satın alma gücü bazında ise dünyanın 11'inci ekonomisi olacağını ifade etti.
Orta ve uzun vadeli büyüme perspektifinde Türkiye Yüzyılı Vizyonu kapsamında "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" sürecinin de son derece olumlu katkılar yapacağını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Güven ve huzur ortamı, yatırım ve ticareti güçlendirecek, başta Doğu ve Güneydoğu illerimiz olmak üzere, ülkemizin genel olarak potansiyeli daha yüksek oranda harekete geçirilmiş olacaktır. Irak'tan geçecek olan Kalkınma Yolu, Türk Cumhuriyetleriyle aramızdaki doğrudan bağlantıyı kuracak Zengezur Koridoru, tarihten bize miras kalan Hicaz Demiryolunun yeniden canlandırılması gibi stratejik projeler ile bölgemizde de refah artacak, istikrar güçlenecektir."
- "Hiçbir şekilde bu ithamınızı kabul etmiyorum"
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, büyüme rakamlarına ilişkin sözlerini anımsatan Yılmaz, "İstatistiklerle yalan söylediğimizi ifade etti. 'Eksik söylenmiş' diyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama bir grup başkanvekilinin 'yalan söylediniz' demesi, size yakıştıramadığım bir söz oldu." dedi.
"Yalan, dünyada yapabileceğiniz en büyük kötülüklerdendir." ifadesini kullanan Yılmaz, "Hiçbir şekilde bu ithamınızı kabul etmiyorum. Size de aynı sözü söylemeyi kendime yakıştıramıyorum. Kim hazırladıysa gösterdiğiniz kağıtları, ekonomist olmadıkları çok belli." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM'nin tutanaklarından birebir döküm;
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz.
Buyurun, söz sırası sizdedir.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, ekranları başında bizleri
izleyen aziz vatandaşlarımız; sizleri tekrar şahsım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan adına sevgiyle saygıyla,
muhabbetle selamlıyorum.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerine yürütme
adına söz almış bulunmaktayım. 17 Ekimde Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılan sunumun ardından Genel Kurulda on dört gün
boyunca yoğun ve titiz mesailerle yürütülen görüşmelerde sona gelmiş bulunmaktayız. Bu süreçte harcadıkları yoğun mesai ve
değerli katkıları dolayısıyla Saygıdeğer Meclis Başkanı ve Başkan Vekillerine, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun Kıymetli Başkanı,
üyeleri ile tüm milletvekillerine, bakanlarımıza, kamu kurumlarımıza, Meclis çalışanlarına, katkısı olan herkese içtenlikle şükranlarımı
sunuyorum.
AK PARTİ hükûmetlerinin 24'üncü, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin 8'inci, Türkiye Yüzyılı'nın ise 3'üncü bütçesini
Gazi Meclisimizin takdirlerine sunuyoruz. AK PARTİ hükûmetleri dışında hiçbir hükûmete nasip olmayan bu denli uzun süre bütçe
sunma imkânı verdiği için bizlere bu büyük onuru yaşatan aziz milletimize tekrardan teşekkür ediyor, şükranlarımı arz ediyorum. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
Ekonomik çerçevesi sağlam, mali duruşu net olan 2026 bütçemiz defaatle ifade ettiğimiz üzere bir istikrar ve refah
bütçesidir. Mali disiplinden taviz vermeden oluşturduğumuz bu bütçe Türkiye'nin istikrar içinde büyüme hedefine olan bağlılığımızın
ve refahı tabana yayma sözümüzün nişanesidir. 2026 yılı bütçesinin gerekçelerini, dayanaklarını, hedeflerini Plan ve Bütçe
Komisyonundan başlayan görüşmelerden bugüne kadar yaptığım konuşmalarda detaylı bir şekilde arz etmiştim. Bu süreçte çok
değerli bir müzakere dönemini geride bırakırken bugün son olarak Genel Kurulda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde fikirlerimi
ifade edeceğim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada dijitalleşme odaklı teknolojik dönüşüm, artan siyasi anlaşmazlıklar,
çatışmalar ve ticarete getirilen kısıtlamalar belirsizliğin hâkim olduğu yeni bir normal ortaya çıkarmıştır. Dünyamız salgın hastalıklar,
iklim değişikliği, göç, enerji ve kritik mineraller, demografik dönüşüm gibi birçok meydan okumayla karşı karşıyadır.
(CHP Genel Başkanı Manisa Milletvekili Özgür Özel'in Genel Kurul Salonu’nu teşrifi sırasında CHP sıralarından ayakta
alkışlar)
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu zorlu dönemde öngörülebilir ve dengeli politika izleyen
ülkeler dış şoklara karşı çok daha dirençli kalacaktır. Ekonomik dalgalanmaların bu denli yüksek olduğu bir ortamda bütçe disiplini
ve sağlam bir mali yapı ekonomiyi ve sosyal yapıyı koruyan en önemli kalkan hâline gelmiştir. Bu nedenle, mali planlamalarımızı
yaparken sadece bugünü değil gelecekteki riskleri de hesaba katarak çok daha temkinli ve stratejik bir yaklaşım benimsenmiştir.
Küresel ekonomik görünüme baktığımızda, büyüme salgın öncesi trendlerin altında seyretmekte, buna karşın eş zamanlı şoklar ve
yüksek belirsizlik ortamına rağmen görece istikrarlı ve ılımlı bir patika izlemektedir. Enflasyonla mücadelede kazanımlara karşın
hizmet fiyatlarındaki katılığın sürmesi ve tarifeler kaynaklı artan enflasyonist riskler nedeniyle küresel faiz oranlarının bir süre daha
istenilen seviyelerde olmayacağı anlaşılmaktadır. Korumacı politikalar küresel ticaretin üzerinde belirsizliği artırmakta ve tedarik
zincirlerinin yapısını değiştirmektedir. Emtia fiyatlarında ise görünüm olumlu olmasına rağmen jeopolitik risklere bağlı oynaklıklar
belirsizlik oluşturmaya devam etmektedir.
Türkiye ekonomisi dünya genelinde risk ve belirsizliklerin hâkim olduğu 2025 yılında dengeli ve sürdürülebilir bir zemin
üzerinde, istikrar içinde büyümesini sürdürmektedir. 2026 yılında dış konjonktürün büyüme ve enflasyonla mücadele bakımından
nispi olarak daha olumlu olmasını bekliyoruz üç nedenden dolayı. Birincisi, bizim en büyük ticaret partnerimiz olan Avrupa Birliği ve
"MENA" dediğimiz Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgesinde nispeten daha olumlu bir büyüme bekliyoruz dış pazarlarımızda. İkincisi,
petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki ılımlı seyrin sürmesini bekliyoruz. Üçüncüsü, enflasyonla mücadelede ilerlemeye bağlı
olarak gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının düşmesiyle birlikte gelişmekte olan ülkelere fon akımının güçleneceğini tahmin ediyoruz.
İşte, bu üç temel sebepten dolayı dış konjonktürün 2026 yılında nispi olarak daha iyi olacağını ifade edebilirim. 2024 yılında yüzde
3,3 büyüyen ekonomimiz 2025 yılının ilk dokuz ayında yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,7'lik bir performans sergileyerek yirmi bir
çeyrektir süren kesintisiz büyüme korunmuş, üretim gücümüz dayanıklılığını kanıtlamıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu
çerçevede, orta vadeli program hedeflerimizle uyumlu olarak, yıl sonunda da dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde yüzde 3,3
seviyelerinde tamamlamayı öngörüyoruz. 2026'da ise büyümemizin ivmelenmesini ve yüzde 3,9 seviyesine yükseleceğini tahmin
ediyoruz. Kim ne derse desin, 2002 yılından bugüne baktığımızda, Türkiye dünyanın üzerinde bir büyüme performansı sergilemiştir.
2002 yılında dünya ekonomisindeki büyüklüğü 100 olarak kabul edersek, Türkiye'yi de 100 olarak kabul edersek, Türkiye bugün
312'ye çıkmış, gelişmekte olan ülkeler 298 olmuş, Çin, Hindistan hariç gelişmekte olan ülkeler 221 olmuş, dünya ise 213 olabilmiştir.
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Bakan, dünyanın 10 katı enflasyonla yaptınız onu. Ona cevap verin!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dolayısıyla dünyanın oldukça üzerinde bir büyüme
performansı gösterdiğimizi ifade edebilirim ve reel olarak yıllık ortalama 5,4 büyüme kaydettik.
MURAT EMİR (Ankara) - Enflasyonunuz dünyanın 10 katı, enflasyon büyümesi o. Ona cevap verin! Enflasyon büyümesi
o.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu dönemde özellikle yatırım
harcamalarının büyümeye katkısı olumlu bir ivme yakalamıştır. 2025 yılının ilk dokuz ayındaki yüzde 3,7 oranındaki büyümeye yatırım
harcamalarının katkısı 1,9 puandır. Bu eğilimde hem deprem bölgesinde hızla devam eden inşaat faaliyetleri hem de makine ve
teçhizat yatırımlarında süregelen artışlar belirleyici olmuştur. Aynı zamanda, yıllıklandırılmış olarak toplam faktör verimliliğinin
büyümeye katkısının 2,2 puan olması yani büyümenin yaklaşık yüzde 60'ının faktör verimliliğinden kaynaklanması da sürdürülebilirlik
açısından sevindirici bir göstergedir. Sanayi sektöründeki toparlanma ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış büyümenin
kompozisyonunun daha sağlıklı bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir. Üretim cephesindeki bu iyileşme, büyümenin sadece
tüketime dayalı olmadığını, aynı zamanda geleceğe dönük üretim kapasitesini ve yatırım iştahını beslediğini göstermektedir.
Büyümenin üretim ve verimlilik kanallarından destek bulması ekonominin sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir. Tarım
sektöründe bu yıl görülen zayıflama ise yapısal bir sorundan ziyade büyük ölçekte dönemsel etkilere dayanmaktadır.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Elektrik yok Urfa'da, onun için. Ne dönemseli Sayın Başkan!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Geçen yılın yüksek baz etkisi ve bu yıl eş zamanlı
yaşanan hem don hem de zirai kuraklık nedeniyle üretim üzerinde geçici bir baskı oluşmuştur.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Elektrik yok, sulama yok Urfa'da, 8 vekiliniz var.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dolayısıyla bu tabloyu kalıcı bir daralma olarak
okumamak gerekir. Tarım sektörümüz üçüncü çeyrekte yüzde 12,7 daralmakla birlikte dördüncü çeyrekte daha olumlu bir görünüm
sergilemekte olup yıllık ortalamada tarım sektörümüzde yüzde 6 civarında bir daralma bekliyoruz. Burada çok polemikler yapıldı,
Sayın Genel Başkan da yaptı ama şunu ifade edeyim: Teknik olarak bir hata söz konusu değil.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Negatif büyüme (!)
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Ya "Artı 12 küçüldü." dersiniz ya da "Eksi 12 negatif
büyüdü." dersiniz, bu matematiksel bir şey. Partinizdeki ekonomi literatürünü bilen arkadaşlarınıza da sorabilirsiniz. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar) Burada teknik bir yanlış yok ama çok istismar edildi, ben de o yüzden keşke hiç kullanmasaydım dedim.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ben de geçen ay negatif bir yaş küçüldüm (!)
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - "Eksi 12,7 küçüldük." denmez, "12,7 küçüldük." denir.
"Eksi" kullanırsanız negatif büyümeyle ifade edilir bu. Böyle bir ifade edilir...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, küçüldüğünü söyle yeter, küçüldüğünü söyle yeter yani! "Negatif büyüme" yerine
"Küçüldü." de... Ne anlatıyorsunuz!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Onu söylüyoruz zaten Değerli Grup Başkan Vekili,
daralmayı söylüyoruz. Bundan çekinsek bu konuyu anlatmayız zaten. Ne söylediğimiz belli, "Zirai don ve kuraklık yaşadık, dolayısıyla
üretimimiz daraldı." diyoruz. Eğer "Bunu anlayamadık." diyorsanız nasıl anlatabiliriz, ben bilmiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, sen çıkıyorsun, negatif büyümeyi hâlâ burada bir de bilimsel olarak anlatmaya
çalışıyorsun.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Tarımda yaşanan ve dönemsel olan bu etkiler olmasa
büyümemiz daha yüksek, enflasyon oranımız ise daha düşük gerçekleşecekti.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bu yirmi üç senedir hep böyle mi oldu Sayın Başkanım? Yirmi üç yıl oldu, hep böyle mi
oldu?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Gelecek yıl bu dönemsel etkilerin yaşanmaması hâlinde
büyüme de enflasyon da olumlu etkilenecektir. Hem bu yılın düşük bazı hem de gelecek sene inşallah kuraklık ve don gibi dönemsel
etkiler yaşamazsak hem büyümemiz hem de enflasyonumuz gelecek yıl bundan olumlu etkilenecektir.
2026 yılında tarım ve gıda konuları başta olmak üzere önceliklerimizi ısrarla devam ettireceğiz. Tarıma büyük önem
veriyoruz. Burada birçok rakam ifade edildi tarımsal desteklerle ilgili. Şunu ifade edeyim: Plan ve Bütçe Komisyonunda bir tek sektöre
kaynak ilave edildi, o da 50 milyar liralık bir kaynak, o sektör de tarım sektörü oldu. Neye ilave ettik bu 50 milyarı? Faiz
sübvansiyonlarına. Ziraat Bankamız kanalıyla çiftçilerimizin faizinin yüzde 70'ini biz sübvanse ediyoruz. Bu kaynak 220 milyar lira
olarak başlangıç ödeneğine konulmuştu, Plan ve Bütçede bunu 270 milyara yükseltmiş olduk. Bugün de Meclisimiz takdir edip kabul
ederse bu rakamda bir kaynağı sadece faiz sübvansiyonu için kullanmış olacağız. Tabii, diğer kaynaklarımızla birlikte tarım sektörünü
desteklemeye devam ediyoruz.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Çiftçiye yapılacak destek beşte 1 oranında gerçekleşti.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - OECD'nin burada bir hesabı var, bütün unsurlarıyla
tarıma verilen desteği hesaplıyor, bir metodolojisi var. Buna göre tarımsal desteklerin ülkelerin millî gelirine oranı OECD ortalaması
olarak yüzde 0,55; Türkiye'de ise bu oran yüzde 1,11 yani OECD'deki ortalamanın aşağı yukarı 2 katı kadar Türkiye'de bu destekleri
sağlıyoruz, sağlamaya da devam edeceğiz.
Küresel konjonktürdeki zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi sağlam makroekonomik çerçevesi sayesinde güven veren bir
dayanıklılık sergilemektedir. Dış şartlar ne kadar değişken ve sert olursa olsun üretim kapasitemizi koruyan ve istikrarı önceleyen
adımlarla yolumuza devam ediyoruz. 2020-2024 döneminde dünyanın yüzde 15 büyümesine karşın aynı dönemde biz yüzde 30'u
aşan bir büyüme kaydettik yani son beş yılda dünyanın 2 katı kadar reel olarak büyüme kaydetti Türkiye ekonomisi.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Niye dolar yükseliyor ha bire Sayın Başkanım? Bu kadar büyüyoruz, bu kadar...
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Özellikle vurgulamak isterim ki, bu büyüme performansı enflasyonla
mücadeleden taviz verildiği anlamına asla gelmemektedir, aksine, uyguladığımız programın özü büyüme ve istihdamı korurken
dezenflasyon sürecini başarıyla yönetmektir. Bu kolay bir iş değil elbette ama bu çabayı bütün gücümüzle sergiliyoruz.
Kalıcı refah artışının ve sürdürülebilir büyümenin temel şartının fiyat istikrarı olduğu bilinciyle para, maliye ve gelirler
politikalarındaki disiplinli duruşumuzdan vazgeçmeden ekonomi yönetimimizin birinci önceliği olan fiyat istikrarını sağlamaya
kararlıyız. 2024 yılının Haziran ayında devreye aldığımız enflasyonla mücadele stratejimiz, küresel konjonktürdeki belirsizliklere
rağmen planlı bir şekilde istikametinde ilerlemeye devam etmektedir. Geçici bir tedbir paketi olmanın çok ötesinde parasal
sıkılaştırma, bütçe disiplini ve makroihtiyati araçların tam bir uyum içinde çalıştığı bu kapsamlı yaklaşım ekonomimizde
öngörülebilirliği artırmıştır. Türk lirasının kazandığı direnç ve ekonomi yönetimindeki güçlü eş güdüm atılan adımların ne denli sağlam
bir zemine oturduğunu kanıtlar niteliktedir.
MURAT EMİR (Ankara) - Dünyanın en büyük faizini böyle mi anlatıyorsunuz?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET AKAY (Devamla) - Uygulanan programın başarısı Kasım 2025'te verilere net
bir şekilde yansımıştır. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,1'e; mal grubundaki, temel mallardaki enflasyonun ise yüzde 18,6'ya
kadar gerilemesi programımızın meyvelerini verdiğini açıkça göstermektedir. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
MURAT EMİR (Ankara) - Bu yılın başında kaçtı Sayın Bakan? Bu yılın başında kaçtı hedefiniz, onu da söyleyin. Hedefiniz
kaçtı?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET AKAY (Devamla) - Aralık ayında bu düşüş trendinin sürmesini ve 2025 yılını
yüzde 30'un biraz üzerinde bir rakamla kapatacağımızı tahmin ediyoruz.
MURAT EMİR (Ankara) - Merkez Bankasının hedefi kaçtı bu yılın başında?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET AKAY (Devamla) - Ocak enflasyonuyla birlikte ise enflasyon oranının yüzde
30'un altını yani 20'li rakamları görmesini bekliyoruz. Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler ve çekirdek göstergelerdeki dengelenme
fiyat artış hızındaki yavaşlamanın geçici değil yapısal bir iyileşme eğilimine girdiğini işaret etmektedir.
Mevcut kazanımlarımıza rağmen mücadeleyi nihayete erdirmiş değiliz. Beklentilerdeki gelişmeleri ve özellikle hizmetler
sektörü ve kiralardaki fiyat katılığını hassasiyetle takip ediyoruz. Bu çerçevede, aralık ayına dair öncü veriler olumlu bir perspektif
sunmaktadır.
Arz tarafını güçlendiren reform adımları ve talep yönetimindeki kararlılığımızla 2026 yılında enflasyonu yüzde 20'nin altına
indirmeyi, 2027 yılında ise tekrar tek haneli rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz, kararlı bir şekilde de bu istikamette devam ediyoruz.
(AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Zaman zaman dile getirilen "Büyüme mi, enflasyon mu?" ikilemi kısa vadede bir anlam ifade edebilir ama orta ve uzun
vadede bu ikisi arasında bir çelişki görmüyoruz; tam aksine, istikrarın sağlandığı, enflasyonun düştüğü bir ortam aynı zamanda
öngörülebilirliği artırmakta, yatırım ortamını iyileştirmekte ve sürdürülebilir büyümeye sağlam bir dayanak teşkil etmektedir.
Dolayısıyla bu çelişki değil; bu, kısa vadeli bazen sıkıntılar oluştursa da orta, uzun vadede böyle bir çelişki görmüyoruz. İstikametimiz,
daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü makroekonomik temeller ve kapsayıcı büyümedir. Tek haneli enflasyon hedefine varıncaya
dek yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı destekleyen yapısal reformlarla birlikte bu mücadele kararlı bir şekilde sürdürülecektir.
Değerli arkadaşlar, Türkiye ekonomisinin 1981-2024 döneminde yani bu kırk yılı aşan dönemde ortalama büyüme hızı 4,7
oranındadır. 1981-2001 döneminde yıllık ortalama büyüme hızı 3,9 iken 2002-2024 döneminde yıllık ortalama büyüme 5,4'tür; bu,
son yirmi üç yıldaki performansın en somut, en açık göstergesidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu ortalama rakamın arkasındaki
esas gelişme, istikrarlı ve güçlü siyasi iradenin uyguladığı politikalarla büyüme potansiyelinin aşamalı olarak güçlenmiş olmasıdır. Bu
başarı yalnızca büyüme rakamlarıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda ülkemizin gelişmiş ülkelerle arasındaki refah farkının
kapatılması yönünde de önemli bir mesafe kaydetmemize imkân tanımıştır. Buna yakınsama deniliyor kalkınma literatüründe.
Gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı ne kadar kapattınız? Bunun ölçüsü şu Avrupa Birliğine göre en azından: Satın alma
gücü paritesi ile kişi başına gelire, sizin kişi başına gelirinizin oranı. 2002 yılında Avrupa Birliğinin satın alma gücü paritesi ile kişi
başına geliri 100 lirayken Türkiye'ninki 38 lira civarındaymış. Bugün geldiğimiz noktada Avrupa Birliğinin kişi başına geliri yine 100
kabul edildiğinde Türkiye'nin kişi başına geliri 70'e ulaşmış durumda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu, büyük bir başarıdır, hiç
küçümsenecek bir husus değildir; gelecek yıl 71, sonra 72 rakamlarıyla devam edeceğiz.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Reel alım gücü ne Sayın Başkan? Alım gücü ne, alım gücü?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Tabii ki temennimiz yüzde 100'lere ulaşmak, onu da
aşmaktır ama yüzde 70'e gelmiş olmamız büyük bir başarıdır. Avrupa Birliğinin aşağı yukarı üçte 1'inden üçte 2'sine gelmiş
durumdayız, önümüzdeki süreçlerde de inşallah yüzde 100'ü de yakalamayı hedefliyoruz.
Bugün 1,5 trilyon doları aşan bir millî gelirden bahsediyoruz bu yılın sonu itibarıyla. IMF'nin yaptığı tahminlerin
gerçekleşmesi hâlinde, dünya ekonomisiyle, ülkelerle ilgili tahminlerin gerçekleşmesi hâlinde bu yıl sonu itibarıyla dünyanın nominal
dolar bazında 16'ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göre ise 11'inci büyük ekonomisi olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İster kabul edin, ister etmeyin, Dünya Bankasının hesaplamaları var, Atlas yöntemiyle bir hesap yapıyorlar; bizim için yapmıyorlar,
tüm dünya için aynı kriterlerle bir hesap yapıyorlar ve orada da ilk defa bu yıl üst orta gelir grubunda bir ülke olmaktan çıkıp yüksek
gelirli ülkeler ligine adım atacağız. Bu da Dünya Bankasının ortaya koyduğu bir değerlendirme. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu
başarı ülkenin başarısıdır, bu başarı tüm milletin, 86 milyonun başarısıdır. Bu başarıyı gölgelemeyelim, bununla gurur duyalım ve
inşallah daha da yükseklere çıtayı çıkarmak için uğraşalım. (AK PARTİ sıralarından "İnşallah." sesi, alkışlar)
Ben muhalefet anlayışının şöyle olması gerektiğini düşünüyorum: Yapılanları takdir edip "Daha fazlasını biz yaparız."
diyenler gerçek anlamda muhalefet yapmış olurlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - O zaman niye asgari ücret bu seviyede?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Keşke öyle bir muhalefetimiz, güçlü bir muhalefetimiz
olsa, bizi de zorlasa, ülkeye de kazanç getirse.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Keşke bizim de Amerika tarafından rehin alınmış olan iktidarımız olmasa. Amerika sizi rehin
almış. Amerika sizi rehin almamış mı Başkanım? Amerika'ya rehin olmuşsunuz siz!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu süreçte ihracat performansımızı da yükseltiyoruz.
Dünyadaki olumsuz talep koşullarına rağmen 2025 yılında ihracatımız yıllık 3,6 artışla 171 milyar dolara yaklaşmış durumda.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - O zaman asgari ücreti yüzde 100 artırın.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Pazar çeşitlendirmesi ve rekabetçi üretim gücümüzün bir
yansıması olan bu tablo sanayi ve teknoloji politikalarımızla desteklenmektedir. Hedefimiz, katma değeri ve teknoloji yoğunluğu
yüksek bir ihracat yapısını kalıcı kılmaktır.
Bütün bunlarla birlikte, son dönemlerde cari fazla verdiğimiz ayların sayısının arttığını görüyoruz. Ekim ayında 457 milyon
dolar, yine cari fazla verdi ekonomimiz. Enerji ve altın ithalatımızı hariç tutarsanız cari açığımız değil, 46 milyar dolar civarında cari
fazlamız olduğunu da görmemiz lazım.
MURAT EMİR (Ankara) - Niye ayrı tutuyoruz, pardon? Niye ayrı tutuyoruz? Hani Gabar'da petrol bulmuştunuz!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Cari açığın kalitesi ve kompozisyonu da önemli. Şu anda
yıllıklandırılmış cari açığımız 22 milyar dolar civarında. Hizmet ihracatımızda yüzde 16,1 artış var, orada da 122 milyar dolara
yaklaşmış durumdayız.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Asgari ücret ne kadar?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dolayısıyla, mal ticaretimiz 270, hizmet ticaretimiz 122
milyar dolar civarında. Topladığınızda,392 milyar dolar mal ve hizmet ihraç eden bir ülke konumuna gelmiş durumdayız. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Asgari ücret ne kadar?
SERKAN SARI (Balıkesir) - Emekliye zam yapıyoruz herhâlde!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu rakamlarla cari açığımızın da millî gelire oranla 1,4
seviyelerine kadar gerilediğini; oldukça düşük, yönetilebilir, tarihsel ortalamalarımızın altında bir cari açık olduğunu söyleyebilirim.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Bu kaynağı vatandaş için niye kullanmıyoruz?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Cari açığın finansmanında da doğrudan yatırımlar yine
önemli bir rol oynuyor. Bazı arkadaşlarımız "Yatırım gelmiyor." dediler; bu, doğru değil. Bakın, AK PARTİ iktidarlarından önceki otuz
yılda, dile kolay otuz yılda 15 milyar doları bile bulmamıştı doğrudan yatırımlar.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Neden refah yok o zaman? Rakamlarınız var, refah yok ama ülkede. Rakamlarla
konuşuyoruz ama ülkede refah yok Sayın Başkan.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Baktığınız zaman, bu bizim dönemimizde gelen
uluslararası doğrudan yatırımlar 285 milyar doları bulmuş durumda; 285 milyar dolar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
SERKAN SARI (Balıkesir) - 2,7 trilyon niye faize para veriliyor bu kadar bolluk varsa?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - 2024'te bu küresel şartlardan dolayı FDI dediğimiz
uluslararası doğrudan yatırımlar genelde daralırken Türkiye'de tam aksine arttı, Türkiye payını yükseltti uluslararası doğrudan
yatırımlarda. 2025 yılında da bu eğilim devam ediyor, son açıklanan yıllıklandırılmış rakamlara göre yüzde 30'un üzerinde bir önceki
yıla göre artış söz konusu. Dolayısıyla "Yatırım gelmiyor." sözü rakamlarla teyit edilen bir söz değil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Şimdi, Başkanım, bu bütçeden Urfa'ya ne kadar pay ayırdınız? Onu söyleyin yeter.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Enerjide dışa bağımlılığı azaltan yatırımlar, AR-GE odaklı
üretim ve katma değerli sanayi hamleleri cari işlemler dengesinde yapısal dönüşümü sağlayacak en stratejik araçlarımız olmaya
devam edecektir. Katma değeri artırmaya devam ediyoruz; sanayide HIT-30 Programımız, AR-GE'ye yaptığımız harcamalar, bütün
bunlarla sanayimizin yapısını dönüştürüyoruz. AR-GE harcamalarının millî gelire oranı 2002 yılında binde 5 civarındaydı, binde 5
yani -yüzde yarım diyelim- yüzde yarım civarındaydı. O günkü 238 milyar dolarlık düşük millî gelirin yüzde yarımı civarında AR-GE
yapıyordu Türkiye. Bugün 1,5 trilyonları aşmış bir millî gelirimiz var, çok daha yüksek bir millî gelirimiz var; AR-GE harcamalarımızın
millî gelire oranı yüzde 1,5'lara yaklaşmış durumda ve bunun da üçte 2'sini özel sektör yapıyor, bu çok önemli.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Ve bugün hâlâ 16 bin lira emekli maaşı var!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Avrupa Birliğinin de kriteri budur; "Üçte 2'sinin üstünde
bir özel sektör AR-GE'si varsa o ülke başarılıdır." şeklinde bir kriteri var.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - E, niye Urfa'da elektrik yok o zaman Sayın Başkanım?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Buna da Türkiye'nin uyduğunu, geçmişte kamu ağırlıklı
bir yapıdan şimdi özel sektör ağırlıklı bir yapıya geçtiğini görüyoruz.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Urfa'da niye elektrik yok, niye? Ben anlamıyorum yani! Sayın Başkanım, Urfa'da niye elektrik
yok bu ülke bu kadar...
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Orta ve uzun vadede bu perspektifimizle Türkiye Yüzyılı
vizyonu kapsamında "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge sürecinin de son derece olumlu katkılar yapacağının burada altını çizmek
istiyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Urfa'da TOKİ evlerinde elektrik de yok su da yok internet de yok!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Güven ve huzur ortamı yatırım ve ticareti güçlendirecek,
başta Doğu ve Güneydoğu illerimiz olmak üzere ülkemizin genel olarak potansiyelini daha yüksek oranda harekete geçirmiş olacaktır.
Irak'tan geçecek olan Kalkınma Yolu, Türk cumhuriyetleriyle aramızdaki doğrudan bağlantıyı kuracak olan Zengezur Koridoru, yine
tarihten bize miras kalan Hicaz Demir Yolu'nun yeniden canlandırılması gibi stratejik projelerle birlikte bölgemizde refah artacak ve
istikrar güçlenecektir.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Refah niye vatandaşa ulaşmıyor Başkanım?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu noktada Sayın Grup Başkan
Vekilinin bazı ifadeleri oldu, ona da normalde doğrudan cevap vermek istemezdim ama istatistiklerle yalan söylediğimizi ifade etti.
Bir defa bu sözü kendisine yakıştıramadım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "Eksik söylenmiş." diyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama
bir Grup Başkan Vekilinin kalkıp da "Yalan söylediniz." demesi; gerçekten size yakıştıramadığım bir söz oldu, onu özellikle ifade
edeyim.
MURAT EMİR (Ankara) - Rakamlar yalan Sayın Bakan, rakamlar yalan!
CAVİT ARI (Antalya) - Sizin eski bakanlar her türlü hakareti yapıyorlar!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Yalan, dünyada yapabileceğiniz en büyük
kötülüklerdendir.
MURAT EMİR (Ankara) - O yüzden söylüyoruz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Hiçbir şekilde bunu, bu ithamınızı kabul etmiyorum, size
de aynı sözü söylemeyi kendime yakıştıramıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Fakat şunu söyleyeyim: Size kim hazırladıysa
gösterdiğiniz kâğıtları ekonomist olmadıkları çok belli, sizin mesleğiniz ayrı tabii, bir şey diyemiyorum.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Sizin de konuşma metninizi A Haber yazmış!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Siz ne yaptınız, biliyor musunuz? "Büyüme" dediğimiz
hız zaten enflasyondan arındırılarak ortaya konulur; bütün dünyada böyledir, bizde de böyledir. Başka türlü mukayese de
edemezsiniz zaten. Siz, enflasyondan arındırdığımız büyümeyi tekrar enflasyondan arındırdınız ve dünyayla mukayese ettiniz. Bravo
yani, gerçekten çok başarılı bir performansınız oldu(!) (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MURAT EMİR (Ankara) - Evet, evet; birazdan konuşalım.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Size kim bu notları verdiyse gidin kendi grubunuzdan
ekonomist arkadaşlara bir sorun çünkü mesleğiniz değil, anlıyorum, belki fark etmediniz ama ekonomik literatürde ilk defa böyle bir
analiz yapmış oldunuz; onun için de tebrik ediyorum, çok güzel bir analiz yaptınız! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Enflasyondan
arındırılmış büyümeyi bir daha arındırdınız, tertemiz oldu, maşallah(!) (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, daha fazla bu polemiği uzatmak istemiyorum ama benim size tavsiyem şu: En ağır şekilde eleştirin ama
hakaret size yakışmaz, hiç kimseye yakışmaz, hiçbir partiye yakışmaz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bravo, bravo (!) Daha yeni mi anladın onu, bravo (!) Kimseye yakışmaz hakaret.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - İnsanlara "yalancı" "utanmaz" "arsız" "edepsiz" demek
yakışmaz; bunu ben de yapsam yakışmaz siz de yapsanız yakışmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sabahtan beri hakaretleri duymadınız mı oradan?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Milletimizin de değerleriyle örtüşmez, bununla da siyasi
bir kazanç elde edilmez. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bravo, bravo; aynı fikirdeyim, aynı fikirdeyim.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, büyümedeki başarımız işsizliğe de
yansıyor.
CAVİT ARI (Antalya) - Herhâlde oraya söyledin Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - En son yayınlanan işsizlik rakamımız yüzde 8,5 civarında
ve otuz aydır tek haneli rakamlarda işsizliğimiz devam ediyor.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Eksi mi, artı mı?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Şimdi, burada da muhalefetin sürekli kullandığı bir şey
var; atıl iş gücü, geniş tanımlı işsizlik gibi bir tarif yapıyorlar. İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz; Fransa nasıl
hesaplıyorsa, Amerika nasıl hesaplıyorsa...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Geniş tanımlı bir işsizlik yok mu yani?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Diğer ülkelerin, Birleşmiş Milletlerin sistemi var,
EUROSTAT'ın sistemi var. Elmayla armut mukayese edilmez.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, geniş tanımlı işsizlik var mı yok mu?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Elmayla elmayı mukayese edersiniz, armutla armudu.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Adam işine gelmeyen hiçbir soruya cevap vermiyor ya!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Türkiye'nin atıl iş gücü oranını alıp Avrupa'nın işsizlik
oranıyla mukayese etmek, elmayla armudu mukayese etmek demektir; böyle mukayese olmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Atıl
iş gücünü atıl iş gücüyle mukayese edersiniz, işsizlik oranını işsizlik oranıyla mukayese edersiniz.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Türkiye'nin dörtte 1'i işsiz, dörtte 1'i işsiz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bizde işsizlik oranı yüzde 8,5. Atıl iş gücü oranı yüksek
mi? Evet, yüksek, bunu orta vadeli programda da açık bir şekilde yazdık, kapsamlı bir politikalar seti de ortaya koyduk. Özellikle,
zamana bağlı eksik istihdamı nasıl azaltırız, potansiyel iş gücünü nasıl daha fazla ekonomiye, kalkınma sürecine katarız diye çok
boyutlu bir politikalar setini de orta vadeli programımızda ilan ettik, koyduk. Burada da mesleki eğitimden kadınların özellikle iş
gücünde daha rahat çalışabilmeleri için bakım hizmetlerine varıncaya kadar, birçok boyutuyla üretim kültürünü toplumda
yaygınlaştırmaya varıncaya kadar, üretimin değerini, önemini yeni nesillere çok daha güçlü aktarmaya varıncaya kadar çok boyutlu
bir politikalar setini de orta vadeli programımıza dercetmiş durumdayız.
Diğer taraftan, finansal piyasalarımıza bakacak olursak; uyguladığımız programla beraber ülkemizin kredi risk primi
gerilemiş, kur oynaklığı azalmış, rezervlerimiz güçlenmiş, finansman koşulları iyileşmiştir. Ekonomideki dengelenme Türk lirasını
desteklerken TL varlıklara artan ilgi, rezervlerdeki artış ve kurun istikrarlı seyri enflasyonla mücadelemizi desteklemiştir.
Bankacılık sistemimiz yüzde 18,9 olan sermaye yeterlilik rasyosuyla güçlü bir görünüm sergilemektedir.
Sermaye piyasalarımızı güçlendirici çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 12 Aralık itibarıyla
tam rakam söyleyeyim, 190,8 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Brüt rezervlerin geçen yılın aynı
dönemine göre artışı 27,3 milyar seviyesindedir.
Geçici bir süre için hayata geçirdiğimiz kur korumalı mevduat uygulamasını sonlandırmış bulunuyoruz.
Ülkemizin kredi risk priminin de ciddi şekilde düşmeye devam ettiğini görüyoruz; en son bu rakam 207 baz puan seviyesine
kadar düşmüş durumda. Bundan iki buçuk üç yıl önce 700'leri aşmıştı, şu anda 207 baz puanda ve yakın bir gelecekte inşallah 200'ün
altında da bir CDS ülke risk primi görmeyi ümit ediyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu niye anlamlı? Gerek kamu gerek özel
sektör dış dünyadan borçlanırken bu CDS oranı faizleri belirliyor; dolayısıyla CDS'in düşmesi dünyadan çok daha düşük maliyetle
borçlandığımız anlamına geliyor.
Şu iki buçuk yıldaki gelişmeyi şöyle özetleyebilirim: Cari açıktaki düşüşle birlikte dış finansmana ihtiyacımız azaldı, finansal
istikrar ve finansal risk göstergelerindeki düşüşle de finans maliyetimiz düştü; yani şu anda hem dışarıya daha az muhtacız hem de
daha düşük borçlanma maliyetleriyle bu ihtiyaçlarımızı karşılar duruma gelmiş vaziyetteyiz.
Değerli arkadaşlar, önümüzdeki dönemde de riskleri düşürmeye, finansal istikrarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ülkeyi batırmaya devam edin!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 yılı bütçesi,
ekonomik istikrar ve sosyal refahı önceleyen bir bütçedir. 2026 yılı, orta vadeli programı kapsamında yürüttüğümüz politikaların
meyvelerini daha farklı şekilde göreceğimiz kritik bir yıl olacaktır. 2026'yı çok önemli görüyoruz; programımızın meyvelerini vereceği,
istikrarın güçleneceği, reform süreçlerimizin, dönüşüm süreçlerimizin hızlanacağı bir yıl olarak görüyoruz 2026'yı...
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ben bıktım bunları duymaktan vallahi her sene; vallahi yeter ya!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - ...ve burada da koordineli, kararlı bir şekilde yolumuza
devam ediyoruz.
2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi kapsamında 228 kamu idaresinin bütçesi bulunmaktadır. Bu kapsamda, 2026 yılında
bütçe giderlerini 18 trilyon 979 milyar lira, bütçe gelirlerini ise 16 trilyon 266 milyar lira olarak öngörüyoruz.
2026 yılında bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3,5 seviyesinde öngörmekteyiz; 653 milyar lira tutarındaki deprem
hasarlarının giderilmesi ve afet risklerinin azaltılması amacıyla planlanan harcamalar hariç bütçe açığının millî gelire oranı 2,7
seviyesindedir. 2003-2024 döneminde ortalama bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 2,6 seviyesindedir; yirmi üç
yılda bizim performansımız bu. Biz devraldığımızda bütçe açıklarının millî gelire oranı yüzde 10'un üzerindeydi ama bu yirmi üç yılın
ortalaması 2,6. Deprem hariç bakarsanız bu ortalamaya aşağı yukarı gelmiş durumdayız.
Hükûmetlerimiz döneminde eğitimi en öncelikli meselemiz olarak gördük. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesini 2026 yılında 1
trilyon 944 milyar liraya yükselttik. Diğer taraftan, yükseköğretimi de dâhil ettiğinizde bu tutar 2 trilyon 896 milyar liraya çıkmaktadır.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Bir öğün yemek veremediniz.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Şırnak Rektörüne bakın, Şırnak Üniversitesine!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Böylece, merkezî yönetim bütçesinden 2002 yılında
yalnızca yüzde 9,4 seviyesinde pay ayrılan eğitime 2026 yılında yüzde 15,3 oranında yine en büyük payı verdik. Önümüzdeki
dönemde de erişim sorununu çözmüş bir ülke olarak kaliteye, teknolojik dönüşüme, meslekî eğitime yoğunlaşarak eğitim
politikalarımızı sürdüreceğiz. 1 milyonu aşan yurt kapasitemiz, devlet okullarında bedelsiz eğitim, burs ve kredi imkânlarımız ile fırsat
eşitliğini güçlendirmeye devam edeceğiz.
CAVİT ARI (Antalya) - Devlet okullarında zaten bedelsiz Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım; sanki yeni bir şey yapmış gibi
anlatıyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Buradaki temel kavram, yaklaşımımızın temeli fırsat
eşitliğidir. Anadolu'nun her tarafına bu eğitim altyapısını taşıyan bir Hükûmet olarak fırsat eşitliğini güçlendirmiş durumdayız. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
Eğitimin yanı sıra sağlık da bizim için en kritik alanların başında geliyor. 2026 yılında sağlığa 1 trilyon 594 milyar lira kaynak
ayırıyoruz. Sosyal güvenlik sistemindeki ayırdığımız kaynakları da dâhil ettiğinizde bu tutar 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır.
Sosyal güvenlikte de dünyanın en kapsayıcı ülkelerinden biri hâline gelmiş durumdayız. Nüfusun aşağı yukarı yüzde 99'u sosyal
güvenlik şemsiyesi altında.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Prim desteklerini kaldırdınız, yüzde 1'i işçinin sırtına yüklediniz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Burada değişik kurumları birleştirdik, çok daha güçlü bir
yapı altında toparladık ve sosyal güvenlik sistemini primli ve primsiz ödemelerle tüm ülkeye yaygınlaştırdık.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - "Vatandaşlar erken ölmüyor." diyen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanınız var.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - İşte bunun da sonuçlarını pandemi başta olmak üzere
birçok yaşanan süreçlerde gördük.
Sosyal devlet ilkesini çok önemsiyoruz. Birçok arkadaşımız sosyal politikalar noktasında eleştiriler dile getirdiler.
Değerli arkadaşlar, bir defa, biz "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." düsturuyla hareket eden bir partiyiz, bir ittifakız.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O yüzden yenidoğan bebekler ölüyor, MESEM'de çocuklar ölüyor, kadınlar her gün ölüyor.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dolayısıyla bizim sosyal politikamızın zayıf olduğunu
hiç kimse iddia edemez. Kendisine "Sosyal demokratım." diyenlerden çok daha sosyal demokrat politikalar izlediğimizi ifade
edebilirim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Burada da böyle dar bir sosyal politika anlayışımız yok, çok daha geniş bir çerçevemiz
var; üç aşamadan oluşuyor; birincisi makro, ikincisi sektörel, üçüncüsü doğrudan destekler. Hep altını çiziyorum; bir defa, büyüme
ve istihdam sağlayamazsanız, makro politikalarınız istikrarlı olmazsa sosyal politikanın zemini de olmaz. Gemiyi başta sağlam
tutacaksınız. İkincisi, sektörel politikalar. Eğitime yaptığınız yatırım, sağlığa yaptığınız yatırım, köylere götürdüğünüz KÖYDES, bütün
bunlar aynı zamanda sosyal politikayı da destekleyen unsurlardır.
"Yoksulluğun kendini yeniden üretmesi" dediğimiz bir kavram var. Aynı sosyoekonomik gruptan doğan çocukların önceki
nesillere benzeme oranının yüksek olduğunu biliyoruz. İşte bu kısır döngüyü kıracak şekilde eğitime, sağlığa büyük harcamalar yaptık
ve o yoksulluk kısır döngüsünü kırdık, en önemlisi bu sosyal politika açısından.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Onun için mi Urfa'da 600 bin mevsimlik tarım işçisi var?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Diğer taraftan, makro ve sektörel politikalar dışında
elbette doğrudan sosyal destekler de veriyoruz. Bu konuda da 2002 yılında yüzde 0,4 olan doğrudan destekleri bugün millî gelire
oranla yüzde 1,2'ye çıkarmış durumdayız. Yoksul sayısı arttığı için değil, biz bu sosyal alana daha büyük önem verdiğimiz için, daha
büyük destekler oluşturduğumuz için bu noktalara geldi.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Şanlıurfa'daki mevsimlik tarım işçileri ne olacak Başkanım, 600 bin işçi var?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Aynı süreçlerde mutlak yoksulluk Türkiye'de azaldı.
Dünya Bankasının, uluslararası kuruluşların, Birleşmiş Milletlerin bazı ölçütleri vardı biliyorsunuz, bir günde harcanan satın alma
gücüne kadar dolar cinsinden ifade edilen rakamlar. Bunlar öyle bir noktaya geldi ki istatistiki olarak ölçülmesi anlamsız hâle geldi
2015'li yıllarda ve ondan sonra gelişmiş ülkeler gibi biz de mutlak yoksulluğu değil göreli yoksulluğu ölçmeye başladık. Ne demek
göreli yoksulluk? Medyan gelirin yüzde 40'ının altında olanlar, yüzde 50'sinin altında olan, yüzde 60'ının, 70'inin altında olan. Göreli
yoksulluğu tanımı gereği sıfıra düşürmeniz imkânsız bir şey, herkesi eşitlemeniz gerekiyor çünkü ama bunu en aza indirmek esas
amaç, hem ortalamayı yükseltmek hem de bu göreli kısmını azaltmak; biz de o yönde politikaları takip ediyoruz. Diğer ortaya konan
birtakım yoksulluk, açlık göstergelerini muhalefet çokça kullanıyor; böyle bir resmî istatistiğimiz yok bizim; onun altını çizmek isterim
bir daha, böyle bir resmî istatistiğimiz yok.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Evet, evet, sizin yapmadığınız istatistikler resmî değil, değil mi?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - 97 bin lira ilan edilen bir yoksulluk göstergesi var, bu ay
herhâlde 100 bin lirayı aşar. Eğer gerçekten...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sendikalar yapamaz bunu, sadece sen yaparsın değil mi? Sendika yaparsa resmî olmaz
değil mi?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - O zaman size bir şey söyleyeyim.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Söyle.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bakın, bir tavsiye: Eğer gerçekten 97 bin liranın, 100 bin
liranın yoksulluk göstergesi olduğuna inanıyorsanız, önce kendi genel merkezinizden ve belediyelerinizden başlayarak tüm
çalışanlarınızın maaşını bu yoksulluk seviyesinin üstüne çıkarın lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hangi parayla? Hangi belediyenin hangi parasıyla, neden bahsediyorsun? Sen
memleketi batırmışsın, bir de bundan bahsediyorsun.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Geleceği yeri silkeleyin, silkeleyin ondan sonra, biraz sonra, "Maaş öde."
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bunu yapın, gelin, bize hesap sorun o zaman. Gerçekten
inanıyorsanız buna.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Aristo'nun ruhunu zıplatıyorsun, Aristo'nun. Aristo mantığı aşılalı çok oldu.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, sosyal politikalardan nüfus politikasını
da çok önemli görüyoruz, bazı arkadaşlarımız bunun altını çizdiler. Biz de bu konularda Aile ve Gençlik Fonu kurduk.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Açlık sınırında insanlar emekli maaşı alıyor.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bir taraftan doğum yardımlarını artırdık.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Sandığı getir iş nasıl yapılıyor gösterelim hep birlikte.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Kreş başta olmak üzere bakım hizmetleri, kadınların
çalışma şartlarını iyileştirme konusunda bir seferberlik başlatmış durumdayız. Bütün bunlarla kapsamlı bir nüfus politikası izliyoruz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Memlekette 16.800 lira emekli maaşı ver...
SERKAN SARI (Balıkesir) - Zam yapamıyorsunuz, kapasite ne bilmiyorsunuz. Yapamayacaksınız bunu, onu mu idrak
edemiyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Sayın Cumhurbaşkanımız Nüfus Politikaları Kurulunu
oluşturdu, Başkanlığını da ben yapıyorum, çok boyutlu bir çalışma yürütüyoruz. Orada da şunu ifade edeyim: Cumhuriyetin ilk
yıllarında "pronatal" denilen nüfusu destekleyici politikalar benimsenmiş, 60'lı yıllara kadar böyle gelmiş.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Açlık sınırı nedir biliyor musunuz? 4 kişilik bir ailenin...
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Hatta Onuncu Yıl Marşı'na bakarsanız nüfusla ne kadar
övünüldüğünü görürsünüz ama 60 askerî müdahalesinden sonra maalesef nüfus politikalarımızda büyük bir kırılma yaşanmış.
Uluslararası bazı kurumların da etkileriyle, vakıfların da çalışmalarıyla maalesef o tarihten sonra Türkiye nüfus karşıtı politikalar
izlemeye başlamış ve bugün geldiğimiz noktada 1,48'lere kadar düşen bir doğurganlık hızı var. Tüm dünyada düşüyor, bu bir evrensel
eğilim ama "Niçin Türkiye'de diğer ülkelerden daha fazla düştü? Bu soruyu da sormamız lazım.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Yoksulluk, yokluk..
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - İşte, burada 60 askerî darbesi ve 80 askerî darbesinden
sonra...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Hiç alakası yok.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - ...o dönemin askeri yönetimi "En fazla 2 çocuk." diye
kampanyalar yaptılar, hatırlayın o günleri, "En fazla 2 çocuk." diye kampanyalar yaptılar.
CAVİT ARI (Antalya) - Geçinemeyen gençler...
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bunlar yapısal hususlardır.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O zaman düşmemişti, sizin zamanınızda düşmüştü o kadar.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Bir defa geri gitti mi toparlamak kolay değil.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Bravo vallahi(!)
SERKAN SARI (Balıkesir) - Sizin toparlamanız kolay değil, doğru.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Ama biz bu konuda güçlü politikalarla yolumuza devam
ediyoruz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sizin zamanınızda bu düştü buraya kadar.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, Bakanlar Kurulunun kaçar tane çocuğu var? Önce Bakanlarınızdan başlayın.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Sosyal politikalar alanında sadece doğrudan destek vermekle
kalmıyoruz, aynı zamanda enerji sübvansiyonlarıyla destek veriyoruz. 2026 yılında sadece vatandaşlarımızın enerji faturasını
düşürmek için bütçemize koyduğumuz kaynak 373 milyar liradır.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Elektrik faturasını yükselten sizsiniz zaten. Zaten siz yükseltiyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Ve diğer taraftan, asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi
dışına çıkaran tarihî bir karara imza atmış bir Hükûmetiz ve bir Meclisiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Maliyetleri siz yükseltiyorsunuz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Bu çerçevede sadece gelecek yıl asgari ücrete kadar olan
ücretlerden vergi almamamızın oluşturduğu maliyet 1 trilyon 92 milyar liradır.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Ne kadar zam yapacaksınız? Asgari ücret ne kadar?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu kadar kaynağı biz vergi olarak almıyoruz, asgari
ücrete kadar ücretlilere bu imkânı sağlıyoruz.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Vergilerini sildiğiniz şirketlerden düşün onu.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Toplam 3,6 milyar lira vergi muafiyeti veriyorsun, başka kime veriyorsunuz Sayın Başkan?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Diğer taraftan, bunları da dâhil ettiğinizde, elektriği ve
asgari ücreti sosyal, doğrudan sosyal desteklerimiz 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşmakta, bütçemizin 12,6'sına bu tekabül etmektedir.
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Yılmaz, sizin de 2 çocuğunuz var.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Enerji maliyetini artıran sizsiniz zaten.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Tarıma 938 milyar lira kaynak ayırıyoruz ve burada
sulamaları özellikle önceliklendiriyoruz. Sulama konusunda da geçtiğimiz konuşmalarda da ifade etmiştim, bir komisyon oluşturduk,
ilgili bakanlarımızla birlikte kapsamlı bir yol haritası hazırlıyoruz. Orada şu an için ulaştığımız nokta şu, bunu özellikle altını çizerek
söylemek istiyorum: Şehirlerde ve tarlalarda suyu verimli kullanmadığımız sürece şehirlere ve tarlalara ne kadar su getirirsek
getirelim, israfı önleyemeyiz. Suyu DSİ'den getiriyorsunuz bir şehre, yüzde 50'si kayıp kaçak olarak gidiyor. O kadar yatırım
yapıyorsunuz baraja, isale hattına, şehre gelip şehirde kaybolup gidiyor. Tarlalar için de bu geçerli. Tarlaya götürdüğünüz suyu vahşi
sulamayla kullanırsanız elbette verimsiz olur. Dolayısıyla, birinci öncelik, suyun verimli kullanılmasıdır.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Yirmi üç yıldan beri niye yapmadınız Başkanım bunu?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Peygamber Efendimiz'in bir hadisini burada hatırlatmak isterim.
"Akarsu kenarında abdest alıyor olsanız da suyu verimli kullanın, israf etmeyin." diyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dolayısıyla
biz de bu anlayışla öncelikle verimlilik diyoruz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Tekirdağ'da baraj yok, baraj!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Şehirlerde ve tarlalarda suyu verimli kullanmak, bunu yaptıktan
sonra belki bazı barajlara ihtiyaç bile kalmayacak.
Şimdi, belediyeler -parti farkı gözetmeden söylüyorum- şehir içi kayıp kaçağa yatırım yapmak yerine ha bire "DSİ'den bana
daha fazla su ver." derlerse işte asıl o zaman suyu israf etmiş oluruz. (CHP sıralarından gürültüler) Önce kendi kayıp kaçaklarını
düzeltecekler, şehir içinde kayıp kaçaklarını düzeltecekler.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Siz enerji dağıtımında düzelttiniz mi Sayın Başkan? Enerjide yüzde 30 kaybımız var.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ - Dolayısıyla, gelen suyu da verimli kullanmış olacaklar.
Reel sektörü desteklemeye devam ediyoruz. 493 milyar lirayı bu kapsamda reel sektör destekleri için ayırmış durumdayız.
İzlediğimiz istikrar programının özellikle emek yoğun sektörlerde bazı sorunlar doğurduğunun farkındayız. Sürekli iş dünyamızla da
istişare içindeyiz. Dolayısıyla, bu emek yoğun sektörlerimizi özellikle; tekstil, konfeksiyon, deri, mobilya gibi sektörler, bunları
desteklemek için bu sene 2.500 lira işçi başı destek vermiştik istihdamını koruyan KOBİ'lerimize. Gelecek yıl bu desteği 3.500 liraya
çıkarıyoruz işçi başına. Sadece KOBİ'ler değil büyük ölçekli işletmeleri de bu kapsama alıyoruz. Dolayısıyla emek yoğun sektörlerimizi
de gözetiyoruz. Finansman koşullarının makro olarak zaten iyileşeceğini görüyoruz.
Faiz oranları... Faiz indirim döngüsüne girmiş durumdayız. Enflasyon düştükçe finans maliyetleri de düşüyor. Bir taraftan
bu genel düşüşle birlikte finans maliyetleri daha makul seviyelere gelecektir ama biz bunu beklemeden "selektif" dediğimiz seçici
uygulamalarla da esnafımızı, çiftçimizi, KOBİ'lerimizi gözeten, emek yoğun sektörleri gözeten, teknoloji yoğun sektörleri gözeten
selektif finansal uygulamaları da yapıyoruz, bunları da yapmaya devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, en çok övündüğümüz, haklı olarak övündüğümüz alanlardan biri savunma sanayimiz. Savunma
sanayimiz... Güvenlik birimleri ve Savunma Sanayi Destekleme Fonunu dâhil ettiğimizde savunma ve güvenlik alanına 2 trilyon 155
milyar lira kaynak öngörüyoruz.
CAVİT ARI (Antalya) - "Drone"lar Ankara'ya kadar geldi.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu da bütçemizin yüzde 11,4'üne karşılık gelmektedir.
Buna "güvenlikçi bir anlayış" diyenler olabilir ama biz şuna inanıyoruz: Demokrasinin de kalkınmanın da temelinde güvenlik vardır.
(AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Güvenliğin olmadığı bir yerde ne özgürlüklerinizi yaşayabilirsiniz ne de yatırım ortamı gelişir.
Elbette güvenli bir ortam olacak ama biz hep yine şunu söylüyoruz: Bizim güvenlik anlayışımız insan odaklı bir güvenlik anlayışıdır,
devlet güvenliği ile millet güvenliğini ayıran bir anlayış değildir. Bizim anlayışımız insanına güvenlik hizmeti veren bir devlet anlayışıdır
ve bu anlayışla tüm vatandaşlarımızın, 86 milyonun güvenliğini sağladığımız bir ortamda hem demokrasimizi hem kalkınmamızı daha
ileriye taşımaya devam edeceğiz. Çelik Kubbe gibi, KAAN gibi, KIZILELMA gibi sembol projeler başta olmak üzere savunma
sanayimizdeki çıtayı daha yükseklere taşımaya devam edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, asrın felaketi olan depremle ilgili de birkaç söz söylemek istiyorum çünkü biz şuna inanıyoruz: Krizleri
yönetmek istemiyorsanız riskleri yönetmeniz lazım, riskleri azaltmanız lazım. Dolayısıyla bir taraftan depremin yaralarını sarıyoruz,
inşa ve ihya çalışmaları yapıyoruz. Son iki buçuk yılda, dile kolay, 90 milyar dolar ekstra bir harcama yaptık, buna rağmen bütçe
disiplinini koruduk. İşte, borçlanmamızın, faizlerdeki bir miktar artışın en temel gerekçesi de budur ama bu, geçici bir durum; bu, artık,
önümüzdeki yıllarda gündemimizden büyük oranda kalkacak bir durum, buna rağmen yolumuza devam ediyoruz.
Bu noktada şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bu ayın sonunda 450 binden fazla hak sahibine anahtarları teslim
edilecek. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bakın, ben iyi hatırlıyorum, ilk o yıkımı gördüğünüz zaman -muhalefet, belki de haklı olarak
çünkü dünyanın hangi ülkesinde olsa öyle söylersiniz- "On yılda bu toparlanmaz." dediniz, "Yirmi yılda toparlanmaz buralar." dediniz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Siz de "Bir yılda yaparız hepsini." dediniz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - İki buçuk yılda toparlandı ve şu anda oralar, o şehirlerimiz
çok daha farklı bir noktaya gelmiş durumda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Gel Hatay'a götüreyim seni, gel.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Sadece konutlar değil bakın, konut diye görmeyin; yolları
yeniledik, tünelleri yeniledik, köprüleri yeniledik, okulları yeniledik, hastaneleri yeniledik, organize sanayi bölgelerini yeniledik. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar) Topyekûn bir bölgeyi yeniden inşa ettik ve bunu Türkiye başardı. Bununla da iftihar ediyoruz, gurur
duyuyor.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Kaybedilen canlar ne olacak? Orada sorumluluğunuz yok mu?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dünyaya örnek olacak bir çalışma yaptık, dünyadan da
gelenler muhalefetten farklı söylemiyorlar.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Kaybedilen canlar ne olacak?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - "Nasıl başardınız?" diyorlar, "Böyle bir şeyi nasıl
yapabildiğiniz?" diye soruyorlar hakikaten.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Kaybedilen canlarla ilgili sorumluluğunuz ne olacak? Kaybedilen canları geri
getirebilir misiniz?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, bir taraftan depremin
yaralarını sararken bir taraftan da yeni afetlere, risklere karşı bünyemizi, direncimizi güçlendiriyoruz.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Bu tedbiri daha önce alsaydınız ya! Yirmi yıldır iktidardasınız.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Bu çerçevede, hem antienflasyonist politikalar
kapsamında arz yönlü bir müdahale aracı olarak hem de afetlere karşı direncimizi artıracak bir program olarak Sosyal Konut
Programı'mızı ilan ettik; 500 bin sosyal konut ama yeni demografimize uygun, maliyet etkin, enerjiyi iyi kullanan, afetlere dayanıklı
konutlar. Bu konutların ilk kuraları da bu ay sonuna doğru çekilmiş olacak. Yüzde 10 peşinat, iki yüz kırk ay vadeyle insanımızın ev
sahibi olmasını sağlayacağız. Diğer çalışmalarımızla birlikte, konut sahipliğini daha bir yükselteceğiz. Bugün ülkemizde yüzde 28'i
toplumun kiracı konumda, yüzde 72'si ya kendi evinde oturuyor veya kira ödemeden, işte bir yakını olabilir, başka bir sebep olabilir,
kira ödemeden oturuyor, toplumun yüzde 28'i kiracı konumda. Özellikle metropollerde bunun ne kadar önemli bir sorun olduğunun
farkındayız, dolayısıyla en büyük önceliği de İstanbul'a verdik; 100 bin konut yapacağız İstanbul'da, 15 bin de daha düşük kiralanabilir
konut inşa edeceğiz. Şimdiden İstanbul'umuza ve tüm Türkiye'ye hayırlı olsun diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, yatırımları hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Sermaye giderleri için 2026 yılı bütçemize 1 trilyon 312 milyar
lira kaynak ayırdık. Ayrıca, 345 milyar lirası afet konutlarının yapımı ve altyapı giderlerinde kullanılmak üzere sermaye transferleri
için 525 milyar lira, yatırımları hızlandırma ödeneği için 169 milyar lirayı da dâhil ettiğimizde 2 trilyon 7 milyar lira yatırım ödeneği
öngörüyoruz. Bununla sulamalardan demir yollarına, havalimanlarından deniz yolu yatırımlarına birçok alanda yatırımlarımızı
sürdüreceğiz.
Diğer yandan, ekolojiden bahsedildi, çevreden bahsedildi, gerçekten çok önemli. İnşallah gelecek yıl kasım ayında COP31
toplantısı Türkiye'de olacak; muhtemelen 100 binden fazla insan katılacak Antalya'da, kasım ayında ve dünyanın ekoloji politikaları
Türkiye'de tartışılacak; bu çok önemli gerçekten. Oraya iktidarıyla, muhalefetiyle tüm partilerin katkı sunmasını temenni ediyoruz.
Bizim de 12'nci Kalkınma Planı'mızın omurgasını yeşil ve dijital dönüşüm oluşturuyor. Yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı olacaksak
bunu başarmak zorundayız, yeşil ve dijital dönüşümü bütün alanlarda başarmak durumundayız. Bu kapsamda, 2026 bütçemizde su
kaynaklarını korumak için 159,2 milyar lira, demir yolu altyapı faaliyetleri için 108,1 milyar lira, iklim değişikliğine uyum kapsamında
taşkın kontrolü faaliyetleri için 36,5 milyar lira, kent içi raylı ulaşım sistemleri için 25 milyar lira; orman bakımı, ağaçlandırma için 207
milyar lira... Burada da bir parantez açayım: Dünyada, geçtiğimiz çeyrek asırda orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri Türkiye
Cumhuriyeti'dir, bunu da bu dönemde başardık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Gezideki o söylemlere rağmen, birçok aksine algı
oluşturma çalışmalarına rağmen bunu Türkiye başardı, orman varlığını artıran bir ülke.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Yüzde 98'ini maden sahası ilan ettiniz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Yangınlarla mücadele için 20,5 milyar lira, atık su arıtma
gibi faaliyetlere 18,9; binalarda enerji verimliliği için 10,5 milyar; çölleşme, erozyonla mücadele için 10 milyar gibi birçok kaynağı
ayırdık.
Mahallî idareleri de ihmal etmiyoruz elbette. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ayrılan toplam
kaynak 1 trilyon 657 milyar liradır. 2026 bütçemizde 1 trilyon 657 milyarı mahallî idarelere ayırıyoruz. Biz geldiğimizde mahallî
idarelerin bütçedeki payı sadece yüzde 4'tü, bugün bu pay yüzde 8,7'ye ulaşmış durumda. İşte, biz mahallî idarelere böyle destek
oluyoruz, hiçbir şekilde mahallî idarelerin önünü kapatan, engel olan bir anlayışla hareket etmedik, etmiyoruz. Kimse böyle
bahanelere sığınmasın, rakamlar ortada.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Başkan, siz geldiğinizde çay kaç paraydı? Şimdi çay 50 lira oldu, 50 lira!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Dolayısıyla, buradan bir kez daha belediye başkanlarına
seslenmek istiyorum.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Yani dolar 50 lirayı buldu; geldiğinizde dolar 1 liraydı, şimdi 50 lira oldu.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Ne derseniz deyin, hangi polemiği yaparsanız yapın;
belediyeler öncelikle bu kaynakları asli işlerine harcamalıdır, önceliklerini belirlemelidir. Temiz, sağlıklı, yeterli içme suyu sunmadan,
başka şeylerin peşinde koşuyorsa bir belediye doğru yapmıyor demektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Halkının peşinde koşuyor, halkın! Halk aç, bir çorbaya muhtaç hâle getirdiniz!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Trafik çilesini azaltmak yerine, çözüm getirmek yerine,
başka işlerin peşinde koşuyorsa sorgulanması gerekir, tartışılması gerekir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
CAVİT ARI (Antalya) - AKP'li belediyelerin borçlarını CHP'li belediyelerden kestiniz Sayın Başkan.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir bardak çaya muhtaç hâle getirdiniz halkı!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Yine, afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak yerine,
başka işlerle uğraşıyorsa tartışılması gerekir.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Emekliye para vermiyorsanız konuşmaya gerek yok!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Buradan da şunu tekrar ifade etmek istiyorum.
Belediyeler önemli, biz de onlara kaynakları veriyoruz ama onlardan da -hangi partiden olursa olsun- kaynakları verimli kullanmalarını,
etkili kullanmalarını, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözetmelerini bekliyoruz.
CAVİT ARI (Antalya) - AK PARTİ'li belediyelere söyleyin! Bütün borçları onlardan devralıyoruz.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Maalesef, bugün yine bir arkadaşımızdan şöyle bir ifade
duydum, daha önce bir belediye başkanımız kullanmıştı: "Yol yaparsak trafik artar." demişti bir belediye başkanımız. Bugün de bir
arkadaşımız "Hastane yaparsak hastaların sayısı artar." gibi bir ifade kullandı, yanlış anlamadıysam.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, sen öyle anlamışsın, sen öyle anlamışsın da, ne taraftan anlıyorsun ya!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Hemen ardından da bölgesine hastane talep etti yani bu
da bir garip oldu tabii.
CAVİT ARI (Antalya) - Siz AK PARTİ'li belediyelere...
SERKAN SARI (Balıkesir) - Vatandaşı açlığa mahkûm ediyorsunuz! Enflasyonla mücadeleyi de açlıkla terbiye ederek
yapıyorsunuz!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Fakat şunu söyleyelim: Ankara'yı görüyorsunuz,
Ankara'da yol yapılmayınca trafik azalmadı, arttı, bunu gündelik hayatımızda yaşıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Böyle laflarla
bu işler olmaz; yatırım yapacaksınız.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Siz de vatandaşa para verin. "Emekliye, asgari ücretliye, memura yoksulluk sınırının altında
maaş vermeyin." diyoruz artık.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Belediyelerin toplam harcamalarında yatırımların payı
düşüyor. Lütfen, belediye bütçeleriyle daha çok yatırım yapın, insanımızın çilesine çare bulun, bunu söylüyoruz, yanlışsa yanlış
deyin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
CAVİT ARI (Antalya) - AKP'li belediyeye söyleyin, AKP'li!
SERKAN SARI (Balıkesir) - Atanamayan öğretmenlerimizin, sağlık çalışanlarımızın atamalarını yapın, çocukları meslek
sahibi yapın artık!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Belediyelere aktardığımız kaynak dışında aydınlatma
giderleri için 21 milyar, KÖYDES için 10 milyar, SUKAP için 6 milyar kaynak ayırmış bulunuyoruz.
HASAN TURAN (İstanbul) - Konser var, konser; konser yapıyorlar!
SERKAN SARI (Balıkesir) - Yazıktır! Şu kaynaklarınızı kullanın çocuklar için!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Özellikle su meselesiyle ilgili yeni eylem planımızı
yaptıktan sonra finansal gücü yetersiz olan belediyelerimizle ilgili nasıl bir destekleme sistemi oluştururuz, bunun üzerinde de
çalışıyoruz.
SERKAN SARI (Balıkesir) - Sayın Başkan, sokaklar üniversite mezunu motokuryelerle dolu!
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmet olarak
ülkemizi her alanda ileri taşımaya devam edeceğiz. Ülkemizi insanımızın hak ettiği standartlara kavuşturmak için gece gündüz
durmadan planlı ve programlı şekilde çalışacağız, bize düşen budur.
Bu anlayışla Gazi Meclisimizin takdirine sunduğumuz 2026 yılı bütçesi mali disiplini esas alan, istikrarı koruyan ve refahı
güçlendirmeyi hedefleyen bir istikrar ve refah bütçesidir. Rahmet ve mağfiret mevsimi olan mübarek üç aylara eriştiğimiz bugünlerde
üç aylarınızı ve önümüzdeki Regaip Kandili'ni tebrik ediyorum. Milletimiz, ülkemiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını
Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Ramazan ayına da sağlık ve huzur içerisinde erişmeyi nasip etmesini Yüce Rabb'imizden niyaz
ediyorum.
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Ramazan ayında sahuru, iftarı nasıl yapacak emekli?
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - Kısa bir süre sonra gireceğimiz 2026 yılınızı da şimdiden
kutluyorum. Hem sizin hem milletimizin yeni yılını kutluyorum. Milletimiz için, tüm insanlık için yeni yılın esenlikler getirmesini
diliyorum. Bu duygularla AK PARTİ'nin 24'üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet sisteminin 8'inci, Türkiye Yüzyılı'nın 3'üncü bütçesinin
hayırlı uğurlu, bereketli olmasını diliyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Bu tekliflerin hazırlanmasında gösterdiği stratejik
vizyon ve güçlü liderlik için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a en derin şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca, bütçe
görüşmelerine Cumhur İttifakı çatısı altında destek veren milletvekillerine ve özellikle Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel
Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkürlerimi sunuyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Harcanan yoğun mesai ve katkılar
için saygıdeğer Meclis Başkanı ve Başkan Vekillerine, tüm milletvekillerine, tüm gruplara, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun Değerli
Başkan ve üyelerine ve Bakanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Cumhurbaşkanlığı Strateji
ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere bütçe ve kesin hesap kanunu tekliflerinin hazırlanmasında
emeği geçen tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, görüşmeler boyunca büyük özveriyle çalışan yasama uzmanlarına, stenograflara...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Haklarını ver, haklarını; para ver, para.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (Devamla) - ...idari ve destek personeline, Meclis çalışanlarına ve
bizleri sürekli takip eden basın mensuplarına, unuttuğumuz kim varsa işte Emniyet güçlerimizden, başka konularda hizmet veren
arkadaşlarımıza varıncaya kadar hepsine teşekkür ediyorum.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












