CHP'li Vekil Tur Yıldız Biçer, Erdoğan ve Trump'ın ortak basın toplantısındaki çevirinin yanlış olduğu, iç kamuoyuna başka ABD'ye başka mesajların verilmesinin bilerek yapıldığı yönünde basına yansıyan haberleri Başbakan Yıldırım’a sordu.
CHP’li Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump tarafından yapılan ortak basın açıklamasının çevirisini kim gerçekleştirdi ve ortak basın açıklaması tercüme edilirken Türk yetkililer kimine göre yanlış kimine göre şark kurnazlığı fikriyle yapılan çevirilere neden müsaade ettiği, neden bu yola tevessül edildiği açıklanmalı' dedi.
Biçer; basın toplantısında Erdoğan’ın “YPG ve PYD terör örgütlerinin hangi ülke olursa olsun muhatap alınması bu konuda küresel düzeyde olan mutabakata kesinlikle uygun değildir” sözleri, ‘terör örgütleri’ denmeden, ‘YPG ve PYD’nin bölgede dikkate alınması’ biçiminde çevriliyor fakat Türkiye’de bambaşka bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Resmen Dış politika tarihinin üçkağıtçılığına şahit oluyoruz.” şeklinde konuştu.
Biçer yaptığı açıklamada: “Erdoğan’ın Türkçe olarak ifade ettiği, “Terör örgütleriyle ilkeli ve kararlı mücadele konusunda geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımların devamının geleceğini umut ediyoruz” cümlesinin “Biliyoruz ki dünyanın her yerinde terör örgütlerine karşı ilkeli ve adanmış mücadeleyi sürdürme açısından, geçmişte yaşanan hataları tekrar etmeyeceğiz ve bu yolda beraber çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde çevrilmesi bir hata mı yoksa bilinçli olarak yapılmış bir algı oyunu mu? ABD medyasına oldukça farklı yansıyan ve Türkiye’nin itibarını zedeleyen bu konu ile ilgili yetkililer derhal açıklama yapmalı ve tercüme eden kişiye de yaptırım uygulamalılar.
Eğer hata da değil ise, Türk kamuoyuna başka ABD'ye başka şekilde seslenmekle amaçlanan şey nedir onu açıklamalılar.” İfadelerini kullandı.
TERCÜME SKANDALI HATADAN ÇOK BİLİNÇLİ BİR TERCİH GİBİ
Biçer yaptığı açıklamada bu tercüme skandalının arkasında hatadan çok ABD'ye karşı tutumla iç politikaya dönük kaygı arasında bilinçli bir tercih, manevra alanı oluşturma fikri var.
Belki de 20 dakikada içerde zevahiri kurtarma babında bir konuşma, anlaşma bile yapılmış olabilir. Tercüman simültane çeviriden çok bir metni okuyor izlenimi veriyor, diyerek açıklamasının devamında şunları konuştu.
"Bana öyle geliyor ki dün ülkesinde efelenip "Müslüman düşmanı Trump Trump Tower tabelasını değiştirin diyen Erdoğan'ın "Sevgili Dostum Trump'a" gelişin fikri alt yapısı var bu tercüme skandalında.
Erdoğan'ın alamet-i fabrikasıdır yıllardır içeride başka, dışarıda başka konuşmak.
Bu zihniyetle Esad, Putin, Merkel, Obama ve daha birçok isimle benzer pozisyonlar yaşattı Erdoğan Türk dış politikasına.
Monşerler deyip aşağıladığı saygın hariciye geleneğimizin kıymetli insanlarını küfürbazlara, ikiyüzlü sözcülere tercih etti.
Ve sonunda bu tercüme skandala ile dünyaya ikiyüzlü AKP -Türk demiyorum bakın- dış politikasını tescilletmiş oldu."
Vişne Haber Ajansı