loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Tezcan: Afrin siyasi parti harekatı değildir, parti kongrelerinde açıklanması kabul edilemez

CHP Sözcüsü Tezcan: Afrin siyasi parti harekatı değildir, parti kongrelerinde açıklanması kabul edilemez
Tarih: 24.01.2018 - 11:09
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Tezcan'ın açıklamaları şöyle:

"-Bugün 2 acı kaybın yıl dönümü. Büyük gazeteci Uğur Mumcu'nun katledilişinin 25. yıl dönümü. Yine Diyarbakır emniyet müdür Ali Gaffar Okkan'ın katledilişinin üzerinden 17 yıl geçti. Acımız büyük. Her iki terör kurbanımız da hizmetler yapmış insanlardır. Uğur Mumcu yazdığı yazılarla, kitaplarla o günden bugünü işaret etmiş öngörülü bir aydınımızdı. Siyasal islamın bölgeyi nasıl etikleyeceğini o günlerden yazmıştı. 

Uzun zaman terörle mücadele etmiş, terörün acısını çekmiş bir milletiz. Terör artık uluslararası boyutuyla tüm insanlığı tehdit eden bir boyuta geldi. Türkiye'nin esaslı bir sınır güvenliği sorunu var. Teröre bizim iç sorumuz haline gelmiş durumda. Bu Zeytin Dalı harekatı çerçevesinde verdiğimiz şehitlerimize rahmet diliyorum. Bir an önce harekatın en az kayıpla hedefe ulaşmasını bekliyoruz. Bölgede esaslı emperyalist projeler hayata geçirilmeye çalışılıyor. Halkların kardeşliğini baltalayan bir koridor hayata geçirilmeye çalışıyor. Bölge içinde Suriye, Irak ve Orta Doğu'yu inanç, etnik ayrımlar üzerinden dizayn etmeye çalışan projeler var. Bunlara karşı çıktık. Zaman zaman buna BOP denmiş. Zaman zaman Genişletilmiş Orta Doğu projesi, zaman zaman Suriye, Irak olarak ortaya çıkmıştır. Hedef Orta Doğu'yu çatışma haline sokup güvensiz bölge yaratıp, kontrol etme planıdır. Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden bir plandır. 

Afrin harekatında hedef Suriye'nin toprak bütünüğünü sağlayacak bir çözümün ağırlıklı olarak gündeme oturması olmalıdır. Siyasi çözüme odaklanmak zorunludur. Suriye'nin egemenliğinin tahrip edilmesinin sancılarını yaşıyoruz. AK Parti'nin Suriye ve Orta Doğu politikası geldiğimiz tabloda açık biçimde çökmüştür. Emevi Camii'nde namaz kılma sevdasında vazgeçerek egemen devletler üzerinden bölge tarifi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Suriye'nin egemenliği önemlidir. Kesin kalıcı çözüm siyasi odaklı olmalıdır. Etnik ve mezhepsel dil bölgeyi parçalar. Afrin harekatı sürecinde bir şeye hassasiyetle dikkat edilmeli. Bu terörle mücadele eksenidir, bununla sınırlı kalmalıdır. Irkçı bir dile fırsat vermemek zorundayız. Bu bizi yeni çatışmaların eşiğine sürükleyebilir.

Türkiye'de bir pararlel devlet sıkıntısı yaşamıştık. 15 Temmuz sürecine nasıl geldiğimizi de hep beraber yaşadık. Paralel devlet uygulamasının benzerini şimdi paralel hükümet olarak görüyoruz. Zeyin Dalı harekatı gerçekleştirliyor, sanki iki hükümet var. Açıklamalara bakıyorsunuz dışişlerinin açıklamalarından çok saray sözcüsünün açıklamalarıyla süreç yönetiliyor. Yandaş medyaya bakıyorsunuz dışişleri açıklamaları küçük, saklanmış şekilde veriliyor, enerji bakanının açıklamaları manşetten haber. Bir fotoğraf servis edilmiş. İHA kontrol merkezinde Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan fotoğrafta. Harekat merkezine girmiş. Hükmetten hiçbir açıklama yok. Bilal Erdoğan'ın orada işi ne? Hangi görevle oraya gitmiştir, mesajı nedir? Kimin oğlu olursanız olun böyle önemili bir günde böylesi mesaj veren fotoğrafları paylaşma hakkını nerden alıyorsunuz? Özür bekliyoruz. Bilal Erdoğan gidiyor valiyle toplantılar yapıyor, hangi sıfatla. Cumhurbaşkanının oğlu olmak bürokrasiye talimat verme hakkı vermez. 

Paralel devlet-AKP icadı projeler devam ediyor. Bir de proje davalar var. Enis Berberoğlu davası proje davadır. İktidar tarafından yönlendirilmektedir. Sözcü, Cumhuriyet davaaları da böyledir. Dün Sözcü'nün duruşması vardı. Eski FETÖ sevdalılarının bugün tanık olarak verdiği ifadeler ibret vericidir. Hala davalar niye tamamlanmıyor?

AYM tahliye karar verdi. Yerel mahkeme hala uymuyor. Gerekçeli karar Resmi Gazete'de yayınlansın dedi, şimdi de hukuka uygun değil uymuyorum, dedi. Aşağıdaki mahkeme ben senin üzerindeyim, diyor. Daha önce AYM kararında Erdoğan, 'Karara uymuyorum saygı da duymuyorum. Mahkeme de uymasın" demişti. Şimdi o sözden cesaret alıyorlar. Bu darbe hukuku tablosudur.

OHAL bağımlısı iktidar bir kere daha OHAL'i uzattı. 18 ay geçti FETÖ ile mücadele ettik, dediler. Hala örgütle mücadeleyi nasıl bitiremediniz? OHAL yetkilerine hala niye ihtiyaç duyuyorsunuz? Millet bu yalanlara artık inanmıyor. Son yapılan araştırmada, halkın 50.8'i FETÖ ile mücadele için OHAL'e gerek yok, diyor. İktidar kontrol edilemez, sınırsız yetkilere hala ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki süreçte Türkiye esaslı, demokratik çıkışla kurtulacak. OHAL'in olmadığı, hukukun üstünlüğünün sağlandığ Türkiye'yi hep beraber kuracağız.

(Afrin operasyonunun AKP kongresinde açıklanması) Afrin siyasi parti harekatı değildir. Parti kongrelerinde açıklamak kabul edilebilir değildir. TBMM'yi toplantıya çağırıp orada bilgi vermektir yapılması gereken. 30 Ocak'ta TBMM'de bilgi vereceklermiş. Niye 30 Ocak'ı bekliyorsunuz?"

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları