CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: Hedef İstanbul'daki büyük buluşma. Büyük buluşmanın sonunda gerçekten adaletli, demokratik, özgür bir Türkiye kuracağız.
CHP, grup toplantısının ardından MYK toplantısını da Adalet Yürüyüşü sırasında yaptı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, 'Hedef İstanbul'daki büyük buluşma. Büyük buluşmanın sonunda gerçekten adaletli, demokratik, özgür bir Türkiye kuracağız' dedi.
Danişmentler Mevkiindeki toplantı sonrasında açıklama yapan Tezcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargıya müdahalede bulunduğunu belirterek, "Kendisinin yargıya müdahalelerini yazsak ansiklopedi serisi olur" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın 'Bir gün seni de aynı savcılar çağırabilir' açıklamasının yargıya talimat olduğunu söyleyen Tezcan, 'Bırakın çağırmayı genel başkanımıza dönük atılacak bir adımda gökkubbeyi dar ederiz. O kadar kolay değil" şeklinde konuştu.
Tezcan'ın açıklamaları şöyle:
"Bugün Adalet Yürüyüşü'nün 7. günündeyiz. Tarihin döndüğü zamanları yaşıyoruz. Şu anda bu yürüyüşe katılanlar, destek verenler, izleyen basın mensupları tarihin önemli bir dönüm noktasının tanığısınız.
Dün grup toplantımızı bugün MYK toplantımızı yaptık. CHP grup toplantısını 2 kez açık havada yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı eğitimi 4+4+4 'le katletmek üzereyken meydanlara indik. Tandoğan Meydanı'nda grup toplantımızı yaptık. Bugün eğitimin geldiği noktadan öğrenci, öğretmen, veliler hiç kimse memnun değil. Türkiye'nin dünya liginde sonlara sürüklendiği bir eğitim sistemi yerleştirdiler. Çağdaş bilimsel eğitimi tahrip ettiler. Aynı yaklaşımla adaleti tahrip ediyorlar. Bunun için yürüyoruz. Bunun için grup toplantısını artık alanlarda yapmak zorunda kalıyoruz. Türkiye 15 Temmuz darbesinden sonra 20 Temmuz darbesi yaşadı. Düşünce, ifade, örgütlenme sendika, grev, özgürlüğü yok. Temel hak ve özgürlükler iktidar sahiplerinin iki dudağından çıkacak KHK'ye kalmış durumda. Darbeler adalete düşmandır. 20 Temmuz darbesinin Türkiye'de adaleti yok ettiği bir dönemde genel başkanımız bir kutlu yürüyüş başlattı. Siyasi görüşü ne olursa olsun yürüyüşe destek veren herkese teşekkür ediyoruz. 80 milyonun sesi olacağız. Rahatsız oldular. Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı Erdoğan rahatsız oldu. Her gün tv'lerde bir iftar sofrasında önce 'orucumu açtım' diyor sonra hakaret ve küfrün torbasını açıyor. Orucunu açıp arkasından hakaret ve küfrün torbasını açan başka müslüman var mı bilmem ama bir parti genel başkanı var. Bu yürüyüşten rahatsızlar. Herkesi toplayıp bu yürüyüşün duyulmasını nasıl engellerim çabasında.
Akıl vermeye kalkmış.138. madde var yargıya müdahale etmeyin, diyor. Kendisinin yargıya müdahalelerini yazsak ansiklopedi serisi olur. Uç uca eklesek İstanbul'a yürüdüğümüz yolun 3 katı eder. Dün mahkemelere talimat veren kendisi değil miydi? Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymuyorum saygı da duymuyorum diye Erdem Gül'le ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı makamında değil miydi? Hakimlere dönüp de siz de bu karara uymak zorunda değilsiniz, demedi mi? Nerede arıyorsun 138. maddenin ihlalini? Adalet sokakta aranmaz, diyor. Devlette, mahkemede, Meclis'te adalet bırakmazsanız bir yiğit adam da çıkar mazlumların sesi olur, millet de onun arkasına gelir.
MİT TIR'ları davasında 'hesabını verecekler, arkasını bırakmayacağım' diyen kendisi değil mi? Yargıya müdahale değil mi?
Genel başkanımızı tehdit etmeye başladı. Savcılara da talimat veriyor. Bir gün seni de aynı savcılar çağırabilir, diyor. Biz tehdidine pabuç bırakmayacağız. Savcılara sesleniyor, çağırın Kemal Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşünü sonlandırın, diyor. Çağırmayı bırakın genel başkanımıza dönük atılacak bir adımda gökkubbeyi dar ederiz. O kadar kolay değil. Hukuka uygun yürüyüş yapıyoruz. Demokratik direniş hakkımızı kullanıyoruz. Gayri yasal hiçbir şeyimiz yok. Sizin iktidarınız tepeden tırnağa gayrimeşru, uygulamalarınız gayrı yasal. Yasa dışı bir güç üzerinde oturacaksınız, yasal direniş gösterenleri korkutmaya çalışacaksınız. Yok öyle yağma.
Ne çabuk unutuyorlar. Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği gizli ibareli yazıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına talimat göndermedi mi? Gerçekgündem.com haber sitesi için 'kaçak saray haberleri nedeniyle kanuni işlem başlatın sonucundan haberdar edin' demedi mi?
Hiçbir devlet makamı mahkeme ve savcılıklara talimat veremez, diyor senin hatırlattığın madde. Makamından resmi yazıdaki bu ifade talimat değil mi?
Kalkacaksınız yargıyı tahakküm altına alacaksınız, döneceksiniz Kemal Kılıçdaroğlu'na 'yürüme' diyeceksiniz. Yürütmeye alışanlar yürümekten korkarlar. Siyasi hayatları boyunca yürütmeyi prensip edinmiş olanlar mazlumların sesi için yürüyenlerden hep korkmuşlardır.
Sayın Erdoğan Diyarbakır Mahkemesi tarafından hapis cezası alıp Pınarhisar Cezaevi'ne lüks araçlarla giderken İstanbul'da insanlar sokakta gösteri yaptığında adalete müdahale olmuyor da bu kadar adaleti katlettiğiniz yerde mazlumların sesi olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun büyük yürüyüşü yargıya müdahale oluyor öyle m?
Her dönem darbeciler iktidarın merkezine kendisini koyup hukukun merkezinde kendilerini görmüşlerdir. Adalet mazlumların güvencesi zalimlerin prangasıdır. Bunun için yürüyoruz.
Adalet sözünden korkuyorlar. Adalet sözcüğünden diktatörler, darbeciler korkar. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde Türkiye'de adaletsizlik kurumsallaşmıştır. Adaleti tesis etmek için yürüyoruz. Mahkemede, seçimde, geçimde, askerlikte, vergide adalet... Bu alanların hiçbirinde adalet kalmadı. Devlette adalet kalmadı hakimler karar vermeye korkuyor. Devlette liyakat sistemini çökerttiler, devleti cemaatlerle bir iktidar bloğu halinde yönetme anlayışıyla devletin bütün geleneğini çökerttiler. TSK'nin geleneklerini, savunmasını, güç refleksini çökerttiler. Kumpas davalarıyla geleneklerini yok ettiler. Tahribatı gideriyoruz yalanı altında yeni bir tahribat yaratıyorlar.
FETÖ ile mücadele ediyoruz, yalanı altında yeni cemaat ve tarikat ittifaklarıyla devleti bir başka çöküşün eşiğine taşıyorlar.
FETÖ terörüne, bölücü teröre karşı çıktık. Bunlara karşı çıkarken bunlar bahane gösterilerek iktidar zulmü yaratılmasına ve iktidar despotizmine de karşı çıkıyoruz. Bunların tamamının karşısında tek bir inanç var: Adalet inancı.
Mühürsüz seçimle milletin sandıktaki iradesini çaldılar, hileli seçimle evet çıkardılar. Geçimde adaleti kaldırdılar. Saray sofralarındaki maliyet yoksul bir ailenin bir yıllık gideri. Taşeron işçilikte yoksulluğu, köleliği sistem haline getirdiler. Eğitimde adaleti kaldırdılar. 4+4+4 sistemiyle eğitimi çökerttiler. Bu ülkenin evlatlarının gelecekte yarışma imkanını ortadan kaldırdılar. Yolumuz uzun söz söyleme zamanı değil eylem zamanı. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bütün tehditlere karşı 80 milyonun sesi oldu. Bu yürüyüşü dünyanın dikkatle izlediğini biliyoruz. Korkan AYM'ye, sendikacılara, devlet görevlilerine, hakimlere sesleniyorum; korkmayın. Kılıçdaroğlu 80 milyonun sesi oldu, düşün arkasına... Hedef İstanbul'daki büyük buluşma. Büyük buluşmanın sonunda gerçekten adaletli, demokratik, özgür bir Türkiye kuracağız.
Binali Yıldırım'ın bir dediği diğerini tutmuyor. OHAL'de referanduma gitmeyiz, demişti. Gitmekte sakınca görmedi. Şu anda mizah karikatür zamanı değil. Başbakanın karikatür verme konusunda yetenekleri var ama dediği bir şey doğru Kemal Kılıçdaroğlu kendilerine de lazım. Adaletsizlikler içinde kendileri de boğulacaklar onlar için de lazım olduğu kesin."
Vişne Haber Ajansı