CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Tezcan, yeni müfredatta cihatın anlatılacak olmasına 'Türkiye bu deli gömleğine sığmaz' diyerek tepki gösterdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Tezcan, yeni müfredatta cihatın anlatılacak olmasına 'Türkiye bu deli gömleğine sığmaz' diyerek tepki gösterdi.
Tezcan'ın açıklamaları şöyle:
"İstanbul büyük bir sel felaketi altında. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 23 yıldan bu yana İstanbul'u tek bir siyasi irade yönetiyor. AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan olduğu günden bu yana doğrudan doğruya İstanbul'la ilgili kararlar bilgisi ve kontrolü dahilinde yürümekte. Bu kaçıncı sel? Koskoca bir kenti imar rantına teslim eden anlayışın geldiği nokta. Bu sel felaketinde hırsızlık sel oldu milleti vurdu. Hırsızlık benim değil Mehmet Özhaseki'nin sözü. 'En büyük hırsızlık imar işlerinde, Ankara'ya ve İstanbul'a bakın' dedi kendisi.
Sokaklarda yüzen insanlar görüyoruz. Ayıptır, utanılacak bir tablodur. Bu anlayışın Türkiye'yi yönetme sorumluluğu olmadığının açık kanıtıdır.
Geçtiğimiz hafta 15 Temmuz törenlerini yapıldı. Halkın ve sarayın 15 Temmuz'u farklı dedik, haklı çıktık. İktidar halkın 15 Temmuz'unu unutturmaya çalışıyor. 1 yıl içinde ortak direniş ruhunu yok etti. Bunu yerine sarayın 15 Temmuz'unun yarattığı yalancı bir tarihi hafızalara kazımaya çalışıyor.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından korkup programı değiştirdiler. Bu Meclis tarihinde unutulmayacak bir ayıp olarak kalacaktır. Ayıbın sahibi talimatı uygulayan Meclis Başkanı ve talimatı vereN AK Parti genel başkanıdır.
Başbakan genel başkanımız Kılıçdaroğlu'nun kontrollü darbe sözünden rahatsızlığını ifade ederek özür borcu olduğunu söylüyor. Bizim millete hizmet borcundan ve gerçekleri açıklamaktan başka borcumuz yok. Onu da hakkıyla ifa ediyoruz. Genel başkanımız gerçekleri 15 Temmuz'da TBMM'de tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. FETÖ'yü devlete yerleştiren siz değil miydiniz? Darbe girişiminden sonra Allah da millet de affetsin, alnı secdeye değenleri tahmin edemedik, diyen siz değil misiniz? Millete kulak asmayıp aynı menzile birlikte yürüyorlardı. Sizin 250 şehide gazilere özür borcunuz var.
Kontrollü darbe meselesini 50 kere anlattık anlamak istemiyorsunuz. 15 Temmuz kontrollü darbe girişimidir. Bu darbe tiyatroydu demek değildir. Bu darbe girişiminin merkez örgütü Fethullahçı terör örgütüdür. Giydiği üniformalarla milletin üzerine bomba, mermi atmıştır. Bunlarda tereddüt yok. Bu FETÖ, darbe girişimini gizli kapaklı, iktidarın haberi olmadan mı yapmıştır? darbe öngörülmüştür, istihbaratı alınmış, önlememiş, sonuçlarından yararlanılmıştır.
Kurmay Albay Hanifi Yıldırım Balyoz'dan yargılanmış, cemaat-AKP ittifakıyla acılar çekmiştir. 2015'te emekli olurken, ''FETÖ'cüler terfi ediyor, dikkat edin, 46 arkadaşımız var, bunlar cumhuriyetçidir, bunları terfi ettirin darbe olmaz, bu arkadaşlarımız FETÖ'cülere engel olur' dedik. Ama yapılmadı'' dedi. 2015'te size gelen haberi ciddiye almadınız. Bunun sorumlusu CHP mi? CHP mi vardı YAŞ'ta?
Lütfü Yalman biz Başbakana gittik, darbe ihtimalini anlattık, önlem alın, dedik. Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'a gittik' diyor. Önlem alınmamış.
Gazeteci Fuat Uğur 'devletin her şeyden haberi var, teşebbüs etmenizi bekliyor' diyor nisan ayındaki yazısında. Bunlar ortada. Kontrollü darbe lafından rahatsız oluyorsunuz. Sonuçlarından yararlandınız. Adalet Yürüyüşümüz de tespitlerimiz de rahatsız ediyor. Başbakan konuşmasında bizi FETÖ VE PKK ile beraber yürümekle suçluyor. Habur'da davul zurnayla karşılayıp, terör örgütlerini çadır mahkemesinde ağırladığınız günlerden valilere talimata seyyar mahkemeye kadar 100 tane örnek çıkarırız. Terör örgütüyle ittifakınız nedeniyle suç duyurusunda bulunduk savcılık korktuğu için hesap soramadı. Hukuk hesabını soracak
Kozmik odaya uyduruk gerekçeyle silahlı bu çeteyi (FETÖ) soktular. Devletin sırlarını uluslararası istihbarat örgütlerine servis ettiler. Gazetecileri casusluktan yargılayanlar Kozmik odada casusluk faaliyeti yaptılar.
17-25 Aralık'ta Kısıklı'ya operasyon yapılmaması konusunda nasıl kararlıydınız. O kararlılığının binde birini Kozmik Odada gösterseydiniz devletin sırlarını vermezdiniz. Çünkü ittifak halindeydiniz.
Bu ittifaklar Türkiye'yi FETÖ'ye teslim etti. Bununla mücadele bahanesiyle OHAL'i bir kez daha uzattılar. OHAL olağan hal oldu. Yarın 20 Temmuz'un üzerinden 1 yıl geçiyor. Türkiye tarihinde 20 Temmuz süreci bir sivil darbedir. Bu bir yıl içinde demokrasi, adalet, hukuk devletinin kırıntısı bırakılmamış, ülke zulüm anlayışına teslim edilmiş. Adalet Yürüyüşü milyonlarda su serpintisi yarattı.
20 Temmuz darbesiyle getirilen OHAL rejimi başka iftiralarla devam ediyor. Büyükada'da 10 insan hakları savunucusu önceden duyurulan toplantıda gözaltına alınıyor, daha sorgulama yapılmadan Cumhurbaşkanı önceden 'bunlar 15 Temmuz'un devamı' diyor.
6 insan hakları savunucusu tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi ilginç. Silahlı örgüt üyesi, diyor hangi örgüt adı yok. Hakim de savcı da bilmiyor. Talimat G20 zirvesinden, saraydan geldi. Türkiye AK Parti-FETÖ çerçevesinde basılmamış kitabı yazdı diye Ahmet Şık'ı hapse atan Türkiye'den bugüne geldi. Ortaklığınız bozulsa da adaletsizliğiniz bozulmuyor.
OHAL Komisyonu çalışmalarına başladı. Komisyon, Avrupa'ya şirin gözükmek, eleştirileri karşılamak, yargı denetimini geciktirmek için oluşturuldu. Okulları kapatılan askeri öğrencilere sistemi kapattılar. Bunlar dertlerini kime anlatacak?
Türkiye bütün bu tablo içinde ideolojik dayatmayla toplumun şekillendirildiği bir sürece sokuluyor. Yeni müfredat yayınlandı. Atatürk'ün yeri yok, utanma kabilinde adını bir iki yere koymuşlar. Türk devriminin lideri Atatürk'ün milli önder olmasından rahatsız olunan müfredat yaratılmış. Atatürk'ten niye korkuyorsunuz?
Sıkışınca Atatürk'e sarılın rahatlayınca hakarete başlayın. Atatürk'e hakaret eden dergileri, kanalları siz besleyip büyütmediniz mi? Değerler eğitimi demişler... Atatürk'ün olmadığı yerde hangi ortak değeri büyüteceksiniz?
Cihatçı bir değerler eğitimi yerleştirerek körpecik yavrularımızın beyinlerinde Ortadoğuyu kan gölüne dönüştüren anlayışın tohumlarını ekme çabasındalar. IŞİD kan akıtırken hangi cihat anlayışı...
Türkiye'yi yobazca anlayışa teslim ederek nasıl bir arada yaşamayı teşvik edebilirsiniz? Bu Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı olamaz. Bu gayrimilli bakanlığın müfredatı olur. Bu kendi anlayışlarına göre palazlandırdıkları Eğitim Bir-Sen'le hazırladıkları tablodur. Türkiye bu deli gömleğine sığmaz. Bununla Türkiye'nin alacağı yol yoktur. Türkiye bu deli gömleğini reddedeceğini referandumda da Adalet Yürüyüşünde de gösterdi.
(Tutuklulara tek tip giysi) Devlet yargılama süreci içinde propaganda yapmaya fırsat vermeyecek her önlemi almalıdır. Mahkemeler yargılama yapılan yerlerdir, propaganda yapılan yerler değildir. Savunma hakkı kısıtlanmadan önlem alınmalıdır. Tek tip kıyafet gibi çağdışı kalmış yöntemleri kabul etmemiz mümkün değildir. Darbe dönemlerinde uygulanmıştır. Öç alma duygusuyla değil, akıl ve sağduyu ile hareket edilir. Öç alma çağdışı kafaların ürünüdür."
Vişne Haber Ajansı