"Biz Uludere operasyonunda 34 yurttaşımızın katledilmesini, hükümetin suçu ve siyasal cinayet olarak değerlendiriyoruz"...
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, dün
CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından, bugün genel merkezde bir basın toplantısı düzenledi. Güler, öncelikle Hatay'ın Dörtyol İlçesinde çıkan çatışma sonucu şehit olan askerlerin ailelerine dayanma gücü ve tüm ulusa başsağlığı diledi. Güler, yine Şırnak'ta
AKP İl Başkan Yardımcısı Ali Kılınç'ın kurşunlanarak öldürülmesiyle ilgili, Kılıçdaroğlu'nun Kılınç ailesine üzüntülerini iletmek üzere ulaşmaya çalıştığını belirterek,
CHP adına
AKP ailesine ve Kılınç ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
"Hükümetten açıklama bekliyoruz"Güler, Uludere'deki sınır ötesi operasyona ilişkin ise, daha Kılıçdaroğlu ve
CHP üyelerinin çok sık olarak 'istihbaratın nereden geldiği' sorusunu sorduklarını hatırlatarak, bunun yanıtını alamadıklarını kaydetti. Yanıtı, ne yazık ki dün bir Amerikan gazetesinin verdiğini ifade eden Güler, gazetenin istihbaratın
ABD tarafından verildiğini yani Türkiye'nin "okyanus ötesinden aldığı bir istihbaratla hareket ettiğini" ileri sürdüğünü kaydetti. Daha önce Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "İstihbarat milli kaynaklıdır" dediğini ifade eden Güler şunları kaydetti:
"Ortada halkımızı yanlış bilgilendiren, daha açık söyleyelim halkımıza yalan söylene bir Başbakan var. Bu yalanı özür dileyerek düzeltmesi gerektiğini kanısındayız. Ama daha da önemlisi ülkemizin en kritik konularını yabancı bir istihbarat teşkilatına teslim etmiş olan bu hükümetin sorumluluğunu artık farkına varması gerektiği kanısındayız. Aslında 'istihbarat kaynağı millidir' dendikten sonra şimdi bir Amerikan kaynağının söz konusu olduğunu duyunca doğrusu
MYK içindeki değerlendirmemiz şu oldu;
AKP iktidarı ABD'yi o kadar çok kendiden sayıyor ki bu gayri milli kaynağı, milli saymış olabilir. Biz
Uludere operasyonunda 34 yurttaşımızın, ki bunların on yedisi 17 yaşın altıda olan çocuklarımız, yabancı istihbarat kaynaklarına dayanılarak katledilmesini hükümetin suçu ve siyasal cinayet olarak değerlendiriyoruz. Burada verilen yanlış bilgiler manzumesine artık son verilemesini özür dilenmesini ve doğru bilgiyle kamuoyunun aydınlatılmasını talep ediyoruz. Bunun kaza olmadığını, kader olmadığını, ecel olmadığını en başından beri söylemiştik. İstihbaratın kaynağını en başından beri sormuştuk, şimdi gelinen nokta hala karanlıktır. Hükümetten sorumluluğunu yerine getirmesini ve açıklaması yapmasını bekliyoruz."
Tutuklu milletvekilleriGüler, tutuklu milletvekilleri konusunda muhalefetin önerisinin
AKP MYK tarafından reddedilmesini, "TBMM'yi by-pass etme girişimi" olarak değerlendirdi. Tutuklu milletvekillerinin tutukluluklarına son vermek için TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in inisiyatif üstlenerek üç muhalefet partisinin grup başkanvekillerini toplantıya çağırdığını hatırlatan Güler, ortak bir yasa değişikliği hazırlığı yapıldığını ve Çiçek'in bunu iktidar partisine iletilmesini sağladığını belirtti. Ancak
AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik'in, partisinin
MYK toplantısının ardından 'Önümüze getirilen teklifin çeşitli olumsuz tarafları olduğu kanısına vardık' şeklindeki açıklamasını hayretle karşıladıklarını ifade eden Güler, "Ama o olumsuz tarafların ne olduğuna ilişkin hiçbir şey söylemedi" dedi. Çelik'in bu açıklamayı yaptığı sırada TBMM Başkanı Çiçek'in 'ilginç bir rastlantı' olarak yurtdışına gittiğini belirten Güler, bu konunun değişik yönleri olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:
"Tutuklu milletvekilleri sorunu herkesten önce Cemil Çiçek'in sorunudur. Cemil Çiçek başlattığı süreci AKP'den gelen emirle yönetmekten uzak düşmüştür. Aslında Cemil Çiçek kaçak düşmüştür. Bu TBMM'nin başkansız kaldığı anlamına gelir. Biz bekliyoruz, Cemil Çiçek dönsün ve bu sürece ilişkin açıklama yapsın. Kendi pozisyonunu da bizim anlayabileceğimiz şekilde bize anlatsın. Tutuklu milletvekillerinin haksız tutukluluğunun devamına asla rıza göstermeyeceğiz.
AKP MYK'nın yaptığı gerekçeleri olmayan bu değerlendirmeyi asla kabul etmeyeceğiz."
SorularGüler basın mensuplarının sorularını da yanıtlarken, bundan sonra CHP'nin tutuklu milletvekilleriyle ilgili ne yapacağını konusunda, "Bize sürekli olarak söylenen şey; 'Bir öneriniz mi, varsa koyun masaya' idi. Önerimiz var masaya koyduk, önerimize ilişkin tavır çok kolaycı bir ret tavrı oldu. Burada sorulması gereken, AKP'nin samimiyet derecesi. Biz kendi tavrımızı elbette bu konuda birlikte uzlaşma içinde hareket etmekle yükümlü olduğumuz iktidar partisinin tavrına göre belirleyeceğiz ama bizim hedefimiz belli; tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalı" dedi.
Güler, bir soru üzerine, CHP'nin bu süreçte mücadelesini zaten halkla birlikte, düzenlenen etkinliklerle ve mitinglerle yürüttüğünü belirterek, "Meclis'te bir karşı atak olabilir mi, önergelerle, gensorularla?' şeklindeki soruya da "Hiç kuşkunuz olmasın tabii ki olacak" yanıtını verdi.
'Aziz Yıldırım'a Başkanlık için teklif götürüldü' iddiasıGüler, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için tutuklu bulunan,
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a teklif götürdüğü, diğer alternatifin ise Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül olduğu iddialarının sorulması üzerine, "Genel Başkanımıza sorulmuştu ve o da 'Çok erken hele durun bakalım' demişti. Bence yeterli bir cevaptır" dedi.
Başkanlık SistemiGüler, "AKP'nin başkanlık sisteminin yanı sıra yarı-başkanlık sistemine daha sıcak baktığı şeklinde, eğilim oluştuğu söyleniyor, siz AKP'deki bu değişiklik kanaatine nasıl bakıyorsunuz?" sorusuna da, "Genel olarak
AKP kendi içinde parçalanma süreci yaşayan bir partidir. Öyle blok görüntüsü, granit kaya görüntüsüdür. Her şeyi kendi içinde artık biraz tahammül düzeyi düşük olarak tartışıyorlar. Nereye gidecekleri konusunda farklı farklı fikirlerle yürüyorlar. Bunun basın-yayın organlarına o kadar çok yansımamış olması, AKP'nin basın özgürlüğü üzerine geçirdiği kara örtü nedeniyledir ama siyaseti takip eden herkes biliyor ki
AKP kaynayan bir kazandır" şeklinde yanıt verdi. Güler, bu tartışmaları "gündem kaydırma" olarak değerlendirirken, "Bu tarafta çocukları sütten zehirliyorsun, bu tarafta kalkıyorsun başkanlık sisteminden bahsediyorsun. Bu tarafta yabancı istihbarat örgütlerine dayanan, dolayısıyla onurunu kırdığın bir istihbarat sistemi var, sözde senin elinde, gelip burada
başkanlık sistemi tartışıyorsun. Bunları tartışması için Türkiye'yi iyi yönetmesi gerekir" dedi.
19 Mayıs kutlamalarıÖte yandan Güler,
19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarına ilişkin de bilgi verdi. Güler, bu bayramın kendileri için "bağımsızlık" bayramı olduğunu ifade ederken, "Devrimi hatırladığımız gündür
19 Mayıs ve bir kez daha bağımsızlığımızı sonuna kadar koruyacağımıza söz verdiğimiz gündür. Ne yazık ki
AKP Hükümeti tüm ulusal bayramlar üzerinde yürüttüğü şiddeti
19 Mayıs Bayramı için de yürüttü ve
19 Mayıs Bayramlarını kutlamayı adeta yasakladı. Bu yasağı tanımıyoruz. Biz Genel Başkanımızla beraber
19 Mayıs gününü,
19 Mayıs 1919'un başladığı Samsun'da geçireceğiz. Bütün il ve ile örgütlerimiz şimdiye kadar yapıldığı gibi partimizin çelengini alarak kasabalarımızın, kentlerimizin en güzel meydanlarına bırakacaklar, yürüyüşlerini düzenleyecekler ve biz bağımsızlığa bağlı olduğumuzu
19 Mayıs günü bir kez daha ilan edeceğiz" diye konuştu.
Cumhuriyet
ETİKETLER : CHP, Uludere, AKP, ABD, Tayyip Erdoğan, Birgül Ayman Güler, Kemal Kılıçdaroğlu, MYK, 19 Mayıs, Fenerbahçe, Aziz Yıldırım, başkanlık sistemi, istanbul gerçeği, türkiye gerçeği, istanbul haberleri, son dakika