CHP, muhalefet şerhi koydu...
AKP, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin “soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlediği” gerekçesiyle tutuklanmasını istediği El Beşir’in ülkesi
Sudan ile işbirliği anlaşmasını uygun buldu,
CHP muhalefet şerhi koydu
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu,
CHP Milletvekilleri Oktay Ekşi, Mehmet Ali Ediboğlu ve Aytuğ Atıcı’nın imzasını taşıyan muhalefet şerhi
CHP Milletvekili Osman Korutürk tarafından şöyle açıklandı;
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle
Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasinda Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Çerçeve Anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair Kanun Tasarısı’na muhalefet şerhi…
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Sudan Cumhuriyeti Hükümeti arasında askeri alanda bir eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği çerçeve anlaşması imzalanması aşağıdaki nedenlerle uygun değildir.
Anlaşmayı imzalayan halihazır
Sudan Hükümeti ve bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir, Darfur bölgesinde yakın dönemin en büyük insanlık dramlarından birinin sorumlusudurlar. 2003 yılında yaşanan kuraklığın etkisiyle su kaynaklarının kullanımı konusunda bölgede başlayan huzursuzluklar,
Sudan Hükümeti’nin bu huzursuzlukları sert ve baskıcı önlemlerle gidermeye çalışması sonucunda kabileler ile hükümet güçleri arasında kanlı çatışmalara dönüşmüştür. Darfur’da 2009 yılına kadar yaşanan olaylar sırasında
Sudan Hükümeti’nce oluşturulan milis güçleri bölge halkına karşı büyük bir katliam gerçekleştirmiş, yüzbinlerce insan hayatlarını kaybetmiş, bir o kadarı da sakat kalmıştır. Olaylarda bölge nüfusunun üçte biri, yani yaklaşık iki milyon insan zorla yerinden edilmiştir. Bu olaylar sonucu bugün toplam bir buçuk milyon kişi hâlâ çok güç şartlar altında mülteci kamplarında barınmaktadır.
Yaşanan olaylarla ilgili olarak,
Sudan Hükümeti tarafından Darfur Bölgesinde geniş çaplı bir etnik temizlik başlatıldığı iddiaları üzerine BM Güvenlik Konseyi, 18 Eylül 2004 tarihinde 1564 sayılı kararıyla BM Genel Sekreteri’nden Sudan’da bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etmiştir. Komisyon, 25 Ocak 2005’te Genel Sekreter’e sunduğu raporda sivil halkın korunması ve suçluların cezalandırılması için Konseyin harekete geçmesini tavsiye etmiştir. Bunun üzerine BM Güvenlik Konseyi 31 Mart 2005 tarihli ve 1593 sayılı kararıyla olayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıma kararı almıştır. Hukuki süreç devam ederken
Sudan Hükümeti Uluslararası baskılara ve ABD tarafından uygulanan ambargoya dayanamayarak Birleşmiş Milletler’in Darfur’da barışı sağlamaya yönelik operasyonlarını, havadan silahlı konuşlandırma dahil, kabul ettiğini açıklamıştır. Hukuki süreç sonucunda da
Uluslararası Ceza Mahkemesi 4 Mart 2009 tarihinde
Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında Darfur’da “soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten” dolayı tutuklama kararı çıkartmıştır. Bölgede hükümetin sivil halka uyguladığı baskılar hâlen devam etmekte, çatışmalar inişli çıkışlı olarak süregelmektedir.
Bu arada, Sudan’ın güneyinde uzun süreden beri devam eden ayrılıkçı mücadele, bu bölgenin Sudan’dan ayrılmasıyla sonuçlanmış, 9 Ocak 2005 tarihinde özerkliğini ilan eden Güney Sudan, 6 yıl sonra 9 Ocak 2011 tarihinde yapılan bağımsızlık referandumu sonucunda 9 Temmuz 2011 tarihi itibariyle bağımsızlığını ilan etme hakkını kazanmıştır. Güney
Sudan 2011 yılının Mayıs ayında
Sudan Hükümeti tarafından da tanınmış olup, Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi örgütlerine üye olmuştur. Güney Sudan, Türkiye tarafından da tanınmış olup iki ülke arasında diplomatik ilişki tesis edilmiştir.
Yukarıdaki kısa izahat, Sudan’da Hükümet tarafından açık ve vahim şekilde insan hakları ihlâllerinin uygulandığını, Darfur halkına yönelik katliam ve etnik temizlik yapıldığını,
Sudan hükümet yetkililerinin bu nedenle uluslararası ceza takibatı altında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ortadoğu bölgesinde ‘Komşularla Sıfır Sorun’ sloganıyla son üç yıldır yeni bir dış politika uygulamasını başlattığını iddia eden
AKP hükümeti, Türkiye’yi bugün bölgedeki bütün komşularıyla ciddi sorunlar içine düşürmüştür. Bu çerçevede, Arap Devrimi bağlamında Suriye’de başlayan halk hareketinde muhalif grupların yanında fiilen yer alan ve Suriye’nin iç ihtilafında aktif şekilde taraf olan
AKP Hükümeti, Türkiye’nin geleneksel dış politikasıyla hiçbir noktada bağdaşmayan bu tutumunu, Suriye Hükümeti’nin kendi halkına karşı uyguladığı şiddete ve insan hakları ihlallerine kayıtsız kalamayacağı savına bağlamakta, “katliama ve zulme göz yumamayacağını” ileri sürmekte ve Suriye’deki iç ihtilafta bu nedenle taraf olduğunu iddia etmektedir.
AKP Hükümeti, buna karşın, aynı zulmün yine hükümet kuvvetlerince kendi halkına karşı misliyle icra edildiği Sudan’daki duruma hiçbir tepki göstermemekte, bu ülkedeki katliama ve insan hakları ihlallerine kayıtsız kalmaktadır. Nitekim, Hükümet,
Uluslararası Ceza Mahkemesi kararıyla hakkında tutuklama emri çıkarılan ve kırmızı bültenle aranan
Sudan Cumhurbaşkanı General Ömer el Beşir’i, 9 Kasım 2009 tarihinde Ankara’da kırmızı halıyla karşılamıştır.
Bugün komisyonumuza sunulan ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri, Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği yapılmasını öngören Çerçeve Anlaşması,
AKP Hükümeti’nin Sudan’daki insanlık dışı durum ile ilgili vurdumduymaz tutumunu sürdürdüğünü göstermektedir. Böyle bir anlaşmanın akdedilmesi ve hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni de
Sudan Hükümeti’nin cürümlerine ortak edebilecektir. Bu nedenlerle söz konusu çerçeve anlaşmasının onaylanmasını uygun bulmadığımızı bu muhalefet şerhi ile beyan ediyoruz. (29 Haziran 2012)