TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik ilkesinin yeni Anayasa’da yer almaması gerektiğine ilişkin açıklamaları ve yeni Anayasa’da İslam vurgusunun yer alacağına dair haberlere CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan tepki gösterdi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik ilkesinin yeni Anayasa’da yer almaması gerektiğine ilişkin açıklamaları ve yeni Anayasa’da İslam vurgusunun yer alacağına dair haberlere CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan sert tepki göstererek “Laikliğin olmadığı yerde eşit yurttaşlık da olmaz” dedi.
Doğan yaptığı yazılı açıklamada Kahraman’ın sözlerinin Türkiye’de yeni bir gerginliğe ve endişeye neden olduğunu belirterek “Laiklik, dini inançlarının siyasete alet edilmesini istemeyen Müslümanlarla birlikte Sünni İslam inancı dışında yer alan diğer inanç grupları için de vazgeçilmez önemdedir” dedi.
Hürriyet gazetesinde Abdülkadir Selvi’nin köşe yazısında laikliğin yeni Anayasa’da kalacağı ancak İslam vurgusunun yer alacağına ilişkin yazısını anımsatan Doğan, Kahraman’ın açıklamalarının Selvi’nin yazısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bugünkü köşe yazısında AKP kulislerinden aldığı bilgileri aktaran Selvi, yeni Anayasa’da İslam ve Allah inancına vurgusunun yer alacağını, farklılıkların zenginlik olarak belirtileceğini yazmıştı.
Doğan, Meclis’te AKP ile temsil edilen iktidar bloğunun böyle bir girişimde bulunacağını ve bu tür tartışmalarla kamuoyunu buna hazırladığını belirtti.
Anayasa’da ‘etnik kimlik’ vurgusunun bile tartışıldığı, kimlik kartlarından din hanesinin çıkarılmasının zorunluluk haline geldiği bir dönemde ‘din vurgusunun’ yapılmasının Türkiye’nin küresel dünyadan kopuşu olacağı tespitinde bulunan Doğan açıklamasında şöyle dedi:
EŞİT VATANDAŞLIK
“Farklılıkların zenginlik sayılması evrensel değerlerdir. Ancak laikliğin ve eşitliğin garanti altına alındığı bir Anayasada bu hususun belirtilmesi dahi gerekmez. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılması konusunda kanun önünde herkes eşittir. Hatta zenginlik olarak görülen farklılıklar için eşitlikten de öte pozitif düzenlemeler yapılması gerekmektedir.
Vatandaşları dini inançları bakımından devlet karşısında eşitleyen laiklik aynı zamanda eşit vatandaşlık hakkının da garantisidir. Laikliğin olmadığı yer yerde eşit yurttaşlık da olmaz.
Bu, Kahraman’ın siyasi geçmişine bakıldığında rahatlıkla görülebilen zihniyete göre şekillendirilmiş bir rejim değişikliği demektir.
Bu değişiklikle, Türkiye, dini referanslarla yönetilen bir ülke olacaktır. Köşe yazısında belirtildiği gibi ‘yüzde 99’u Müslüman ülke’ gerekçesine dayandırılan bu düzenleme ile geri kalanlar yüzde 1, yüzde 99 izin verdiği için yaşayabilecektir. Devlet önünde bireylerin eşitliği kalmayacaktır. Bireyler, devlet karşısında dini inancına göre konumlanacaktır.”
TÜRKİYE İÇİN FELAKET
Doğan, bu değişikliklerin Türkiye için bir felaket olacağı kaygısını da dile getirerek “Kahraman’ın sözleri bulunduğu konum göz önüne alındığında ‘şahsi görüşü’ diyerek geçiştirilemez. Kahraman bu cesareti nereden almaktadır? Eksik de olsa var olan laikliği hazmedemeyen siyasi iktidar bir an önce kendine gelmelidir ve gizli defterlerini kapatarak toplumu rahatlatacak açıklamalar yapmalıdır. Laiklik toplumun tüm kesimleri için vazgeçilmezdir” ifadelerini kullandı.
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü