"Sağlık hizmetinin sayısal bir değere indirgendiği, verilen ilaç, yazılan reçete ile başarının ölçüldüğü bir sistemde nitelikli ve kaliteli bir sağlık hizmetinden bahsedebilmek mümkün değildir" diyen vekiller tespitlerini şu şekilde sıraladı:
• Birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sisteminin bozuldu, doktora gitmek insanlarda bir alışkanlık haline geldi.
• Sevk sisteminin yeterince oturtulamaması nedeniyle hastanelerde yığılmalar oluşuyor. Ayrıca performans sistemi nedeniyle acile başvurular ve polikliniklerdeki muayene sayısı arttı.
• AKP Hükümetlerinin sağlık sisteminde devrim yaptık diyerek övündüğü doktora erişimin kolaylığı, uygulamada hasta için uzun tedavi süreçleri nedeniyle hastaların hastanelerden ayrılamaz hale getirildiğinin kanıtıdır. Performans sisteminin bu sıkıntılı sürece katkısı azımsanamayacak kadar fazladır.
• Özellikle yoksul vatandaşların ve Suriyeli mültecilerin Eğitim ve Araştırma Hastanelerine yığıldığı dikkat çekmektedir. Kamu hastanelerine başvuru sayısının artmasına paralel olarak, sağlıktaki özelleştirmenin bir sonucu olarak özel hastanelere de başvuru sayısı 12 senede 13 kat artmıştır.
• Özel sektörün payının artması, kamu hastanelerine göre özel hastanelerin devletten aldığı payın artması sağlık hizmetlerinin ticarileştirildiğini açık bir şekilde ortaya çıkarmaktadır.
• Hastadan alınan katkı paylarının ise vatandaşlarımız için ödenemez boyuta vardığı açıkça görülmüştür.
• Sağlık çalışanlarına şiddetin her geçen gün arttığı bir ortamda özellikle büyük hastanelerde bir avukat istihdam edilmesinin sorunun çözümü için önemli bir adım olacaktır.
• Bir kişi bir doktora gittiğinde 14 farklı kalemden katkı payı alınmasının yanında randevu almak için 182 Randevu Hattını arayan vatandaşlar randevu alamasalar da en az 5 lira ödemek zorunda bırakılmaktadır.
Vişne Haber Ajansı