CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, yabancı ilaç şirketlerinin Türk vatandaşlarını klinik araştırmaları için nasıl kobay olarak kullandığını Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, yabancı ilaç şirketlerinin Türk vatandaşlarını klinik araştırmaları için nasıl kobay olarak kullandığını Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Konuyla ilgili 'Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmelik'te yer almamasına karşın İstabul'daki Halkalı Mehmet Akif Ersoy Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'nin ayda 1000 lira ve sigorta vaat ederek denek topladığını kaydeden CHP'li Emir, "Türkiye, bir göçmen, mülteci ülkesi yapılmasının yanı sıra bir denek ülkesi haline de dönüştürülmek istenmektedir. ‘3 milyar Euro mu, 6 mı Euro mu olsun’ diye adeta at pazarlığı yapanların, Ülkemizi denek cenneti haline getirmek için kimlerden kaç milyar Euro sözü aldıklarını ortaya çıkarmakta bizim sorumluluğumuzdur" dedi.
Emir'in Meclis'te yaptığı basın açıklaması şöyle:
"Ülkemizde her gün ama her gün hukuksuz bir karar ve uygulamayla karşılaşmamız adeta rutinimiz oldu. Yaşam hakkımızdan en temel demokratik haklarımıza kadar yaşadıklarımızın adı “hukuksuzluğun hukuk” haline dönüştürülmesidir.
Sizlerle bugün, sağlık alanında ‘hukuksuzluğun nasıl hukuk’ haline getirildiğini ilişkin bir örnek paylaşacağım. Ülkemizde ilaçların insanlar üzerinde test edilmesine ilişkin hukuki düzenleme 23 Aralık 2008 yılında çıkartılan Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmelik’ti. Bu yönetmelik Türk Tabipler Birliği’nce (TTB) dava konusu yapılmış ve Danıştay 10. Dairesi 13 Kasım 2009 tarihinde, yönetmeliğin, ‘Gönüllerin korunmasıyla ilgili esaslar’ başlıklı 5’nci maddesindeki, iki kritik hükmünün yürütmesini durdurdu. Yürütmesi durdurulan hükümlerden 5’nci maddenin (ç) bendinde, denek olacak gönüllü kişilerin bilgilendirilmesinde araştırmayı yapacak kişilerin görev alması; aynı maddenin (ğ) bendinde de farmakokinetik ve biyoeşdeğerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesine ilişkin hükümler yer alıyordu. Danıştay 10. Daire’nin aldığı kararla, araştırmayı yapacak kişilerin tarafsız olamayacağı için denekleri bilgilendirmemesi gerektiğine; gönüllere ücret ödenmesinin yürütmesini durdurdu. Danıştay 10. Daire’nin aldığı kararın ardından da konu Danıştay İdari Davalar Dairesi Kurulu’na taşınmış. Kurul, yönetmeliğin tamamının yürütmesini, yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle durdurdu.
Yaşanan yargısal sürecin ardından Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na ek bir madde ekleyip, Resmi Gazete’de 23 Nisan 2013 tarihinde ‘Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmelik’ adıyla bir yönetmelik çıkarttı. Bu yönetmelikte, Danıştay 10. Daire’nin “gönüllere ücret ödenemeyeceği” yönündeki yürütmeyi durdurma kararına uyularak yer verilmezken, Daire’nin kararına karşın gönüllerin, araştırmayı yapan ekip tarafından bilgilendirilebileceğine ise çıkarılan son yönetmelikte yer vermiştir.
İlaçların klinik ortamlarda insanlar üzerinde test edilmesine ilişkin yasal süreç yukarıda ifade ettiğim şekilde gelişmiştir. Peki uygulamada ne olmaktadır? İşte hukuksuzluk tam da bu noktada yaşanmaktadır! Sağlık Bakanlığın, klinik araştırmalar kapsamsında ilaçların insanlar üzerinde test edilmesine ilişkin gönüllere teşvik amaçlı ücret verilemeyeceğini yönetmelikle düzenlemesine karşın uygulamada gönüllü olacaklara ücret verilmektedir. Bu öyle kaçak-göçek sağlık yapılarında değil bizzat devletin bir sağlık kurumunda uygulanmaktadır. Ulusal basına da yansıdığı üzere İstanbul’da bulunan Halkalı Mehmet Akif Ersoy Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi, denek bulmak için 1000 lira ücret ve sigorta vaat etmektedir. Yanlış duymadınız, yasalara aykırı olmasına karşın devletin bir kurumu yasadışı şekilde ilaçlarda denek olarak kullanmak için vatandaşlarımıza para teklif etmektedir.
Konuyla ilgili İstanbul Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri ve Kalp Cerrahı Prof. Dr. İhsan Bakır’ın ne dediğini bilmek ister misiniz? İhsan Bakır, “18-55 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri alıp biyokimya, kan değerleri, EKG, kalp check-up’ından sonra ilaç denemelerine başlıyoruz. Şu an yurtdışından iki büyük ilaç firması, yeni ürettikleri ilaç moleküllerini denetmek için bize başvurdular. Kısa sürede 15 bin gönüllü deneğe ulaşmayı hedefliyoruz. Herkes gönüllü olabilir; gönüllü bireyler üzerinde denemesi sırasında kompikasyonlar da gelişebilir. Hemşireler en ufak bir sorunda hastaya müdahale acile sevk edilecek konumdalar” demiş.
Herşey açık seçik ortada. Türkiye, bir göçmen, mülteci ülkesi yapılmasının yanı sıra bir denek ülkesi haline de dönüştürülmek istenmektedir. ‘3 milyar Euro mu, 6 mı Euro mu olsun’ diye adeta at pazarlığı yapanların, Ülkemizi denek cenneti haline getirmek için kimlerden kaç milyar Euro sözü aldıklarını ortaya çıkarmakta bizim sorumluluğumuzdur."
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü