4000 yıl önce yazılan Hammurabi kanunlarında bile bir suçlamaya iki yargı yoktu. CHP’de 2015 yılında bir kişiye aynı anda ve konuda iki suçlama yöneltiliyor!
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler'e; 4000 yıl önce yazılan Hammurabi kanunlarında bile bir suçlamaya iki yargı yoktu. CHP’de 2015 yılında bir kişiye aynı anda ve konuda iki suçlama yöneltiliyor!
YURTSEVERLERİ SİYASET DIŞINA ATMAYIN
DİSİPLİNSİZ “DİSİPLİN” ZORLAMALARINIZI DURDURUN CHP Parti Meclisi, Merkez Yönetim Kurulu’nun isteği üzerine, Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’i, kınama cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etti. Sayın Güler disipline verildiğini medyadan öğrendi; Böylece Prof. Dr. Süheyl Batum’a ve Hüseyin Aygün’e uygulanan hukuksuzluğun üstüne tüy dikildi. Sayın Batum haksızlığı mahkemede düzelteceği için öncelikle Sayın Güler’e yapılan manevi işkencenin durmasını istiyoruz; Sayın Güler’e 24 Aralık 2014 günlü, Gürsel Tekin - Bülent Tezcan imzalı yazı gönderildi; "Kınama" için Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği bildirildi. Sonra Disiplin Kurulu adına, Sebahattin Balta imzalı, 29 Aralık 2014 tarihli yazı geldi. İçinde suçlama nedeni hala belli olmayan bu yazıyı imzalayan Balta “yargı makamı” olmasına karşın savunma ve toplantı olmadan basına "seçimde aday olamayacak" hükmünü de ilan etti. Bu beyan hem ahlak dışı hem de yanlıştı. Sayın Güler “kınama bu sonucu vermez” diye açıklama yaptı, öyle olduğu da anlaşıldı. Böylece tarafsız olması gereken makamı temsil eden kişinin yargısız infaz yaptığı ortaya çıktı. Bu yazılarda "atılan suç" bile yoktu. Birgül Ayman Güler 6 Ocak 2015 günü "iddianame olmadan savunma olmaz" diyerek atılan suçu bildirmelerini istedi. Partinin iddianamesi beklenirken, “ikinci disiplin” geldi. CHP Grup yönetiminden “bir yıl süreyle geçici çıkarma" talepli, 8 Ocak 2015 tarihli yazıda nihayet bir “suçlama” vardı; “Kastamonu konuşması ve bir TV programına izinsiz çıkmış olmak.” Kastamonu konuşması zaten parti disiplinindeydi; aynı suça iki ceza istendi. Öteki ise milletvekillerinin “parti vekili” yapıldığına kanıt oldu. Bir TV programına izinsiz gidenin bile milletvekilliğinin askıya alınacağı tehdidi ortaya çıktı. Grup yazısı bir de tedbir getirdi; Güler’in milletvekilliği görevleri kısıtlandı, gruba girmesi yasaklandı. Ceza verilmesi durumunda Haziran'da CHP'den Milletvekili adayı olması bile engellenecek. Böylece merkezin tüzük dışı "kınaması" ile gerçekleştirilemeyen amaca varılacaktır. Merkezin kınamasının iddianamesinin olmadığının ortaya çıkmasıyla, bunu yapanlar komik duruma düşünce ‘islim’ arkadan geldi; Gürsel Tekin - Bülent Tezcan imzalı, 9 Ocak 2015 günü gelen Kastamonu Konuşması! "CHP-Cemaat İttifakı" sözlerine dayanan suçlama “minareye kılıf “ oldu; Yüksek Disiplin Kurulu son olarak Birgül Hoca’yı 14 Ocak 2015 günü saat 11.00'de savunma vermeye çağırdı, Grup, tedbirli kaydını koyarak peşinen uyguladığı cezalandırma ile ilgili henüz savunma çağrısı için gün-saat bile vermedi. Duruşmanın ne zaman olacağı belli değil ancak ‘Ceza’ çoktan uygulandı! İŞTE BÖYLE BİR ÖYKÜYEİMZAMIZLA HAYIR DİYORUZ Prof. Dr. Güler‘in, Genel Başkan Yardımcılığı yaptığı CHP’de, hiç bir usul ve esasa uymayan iki yargıcı var. Hukukun ve uygarlığın ilk adımı; iddia makamı ve hakimin tek ve adil olmasıdır. 4000 yıl önce yazılan Hammurabi kanunlarında bile bir suçlamaya iki yargı yoktu. CHP’de 2015 yılında bir kişiye aynı anda ve konuda iki suçlama yöneltiliyor! Milletvekillerinin halka ulaşma yollarını izne bağlayan ve buna uymayanı ağır cezaya çarptıran zihniyet hangi çağındır! Genelgeler ne zamandan beri ağır ceza metinleridir? Bu tehditlerin grupta ve ‘merkezi umumi’ deki haksızlıkların da usul ve esastan herkes için acilen düzeltilmesini, tüm dışlamaların derhal durdurulmasını talep ediyoruz.
İMZA MUHATABI;
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ
İMZA BAŞLIĞI:
YURTSEVERLERİ SİYASET DIŞINA ATMAYIN
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli