CHP'li Karabıyık, yayımladığı basın açıklamasında 'AKP’nin 1300 TL asgari ücreti ile projenin esas sahibi olan CHP’nin 1500 TL asgari ücret vaatlerinin farkı sadece 200 TL değil.'dedi.
CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Lale Karabıyık, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamasında AKP’nin vaatlerini gerçekleştirmesinin takipçisi olduğunu ifade etmişti. Karabıyık, yayımladığı basın açıklamasında “AKP’nin 1300 TL asgari ücreti ile projenin esas sahibi olan CHP’nin 1500 TL asgari ücret vaatlerinin farkı sadece 200 TL değil. Peki nedir? CHP üreticiyi desteklerken, işvereni de zor durumda bırakmıyor, oysa AKP işvereni cezalandırıyor” dedi.
CHP’li vekil, “Önceki basın açıklamamda 7 Haziranda AKP’nin, CHP’nin Seçim Bildirgesinde yer alan projelerine yapılamaz dediğini; ancak 1 Kasım seçimleri öncesinde de oy potansiyelini arttırmak için biz de yaparız diyerek benzer vaatler verdiğini, böylece aslında AKP’nin hem CHP’nin projelerinin doğru ve yerinde çözümler olduğunu aslında CHP’nin lehine ispatladığını, bu vaatlerle de gündem oluşturarak oylarını arttırma çabasında kullandığını şimdi ise bu verdiği sözleri tutması gerektiğini söylemiştim. Zaten AKP 100 günlük icraat programında, seçim öncesi açıklanan vaatlerin gerçekleştirilmesine yer verileceği belirtiliyor. Ancak çok önemli bir konu var ki çok sayıda ücretliyi ilgilendiriyor işte bu konuda kafalar karışık.” açıklamasını yaptı.
AKP’lilerin Kafalarının Karışık Olduğunu Görebiliyoruz
Prof. Dr. Lale Karabıyık, yayımladığı basın açıklamasında projelerin hayata geçirilmesinin önemini vurgulayarak, “Hatırlanırsa CHP asgari ücreti en az 1500 TL ya getireceğini söylemiş ve işverene bir maliyeti, külfeti olmayacağını ifade etmişti. Önce yapamazlar diyen AKP ise 1 Kasımda 1300 TL yapacaklarını söyledi ve iki Bakanın sözleri birbirini tutmadan, kendi kafalarında da karışıklık olduğunu hissettiğimiz şekilde farklı açıklamalarda bulundular. Ardından 1300 TLye çıkmasını komisyona tavsiye edeceğiz şeklinde farklı bir açıklama yaptılar. Bu da yetmedi Bakan Şimşek 3 gün önce işverenleri 1 Kasım öncesindeki tavırlarından dolayı suçlayan ve ardından da madem öyle işte böyle şeklinde yorumlayabileceğimiz tavrıyla bir açıklamada bulundu” sözlerine yer verdi.
Bakan Şimşek’in “7 Haziran öncesi bütün iş alemine dedik ki; sizin kesenizden diğer bütün partiler vaatlerde bulunuyorlar çıkın bir tavır koyun. Fakat hiç oralı olmadılar. Şimdi bizde biraz daha mütevazı de olsa asgari ücreti yüzde 30 arttıran bir taahhütte bulunduk ve bunu yerine getireceğiz. Yükün büyük kısmına iş alemi katlanmak zorunda kalacak.” Sözlerini hatırlatan Karabıyık, özel sektörde 11 milyon sendikasız çalışan olduğunu ve 4,7 milyonunun asgari ücretle çalıştığını belirtti. Asgari ücret artışını özel sektör ödeyeceği için bu tabi ki sanayi sektöründe de tarımda da maliyetin önemli bir kısmını oluşturduğunun altını çizen CHP’li Vekil, “Bu nedenle asgari ücretteki ayarlama olunca diğer ücretler de değişecek. Zaten bu sektörler son dönemlerde oldukça az kar marjı ile ayakta kalmaya çalıştılar, şimdi bu maliyet hem iç hem de iç piyasada rekabet edebilirlikleri zayıflatacak” sözleriyle konuya açıklama getirdi.
Bir Tarafa Sözümüzün Arkasındayız Derken Diğer Tarafı Cezalandırmayalım
CHP’li Karabıyık, “Oysa CHP bu projeyi ortaya attığında işverene yük getirmeyeceğini gelir vergisinden feragat edileceğini, prim destekleri olacağını ifade etmişti. Ayrıca işvereni destekleyerek rekabet edebilirliğini arttıracağını da belirtmişti. Çünkü ekonomiyi bilmek, yapılacak reformların, atılacak adımların sonuçlarını da doğru tahmin edebilmek ve fayda maliyet analizini doğru yaparak, vaatleri doğru ortaya atmayı gerektirir. Çünkü kaynak denen şey zaten bütçe olanaklarıdır. Bütçe bir maliyete girdiğinde bu hamlenin sonucunda bütçe imkanlarını ileride daha da arttıracak etki yaratıyor, sosyal devleti tesis ediyor, gelir adaletinin sağlanmasına olumlu katkı yapıyor ve toplumsal refah konusunda yarar sağlıyorsa bu hamle yapılır. Yani eğer bu harcamalar sonucu ekonomi canlanırsa, vergi gelirleri de artar. Bütçenin imkanları genişler” açıklamasını yaptı.
CHP’nin ekonomistlerinden Prof. Dr. Lale Karabıyık, “Şimdi gelelim rakamlara yansımasına; AKP’nin programındaki gibi asgari ücret eğer onların yöntemiyle 1300 TL ya çıkarsa, brüt asgari ücretin 1645 TL olacak şekilde, işçi sigorta primi 230 TL, işsizlik primi 16.46 TL, gelir vergisi 209.8 TL oluyor. Asgari Geçim İndirimi ile net asgari ücret 1300 TL ya geliyor yani emekçinin eline 1300 TL geçiyor; ancak işveren sigorta primi 337.39 TL ve işverene maliyeti kısaca 2016.11 TL (puan Teşvikli İşveren maliyeti ise 1933 TL) oluyor” sözleriyle somut rakamları dile getirdi.
Karabıyık, “Yani sonuç olarak; işverenlerin vergi ve sigorta primlerinde sağlanacak destekler yapılmadan yük işverene yıkılırsa işte kaos o zaman ortaya çıkar. Bir tarafa sözümüzün arkasındayız derken diğer tarafı cezalandırmayalım. Lütfen fayda maliyet analizini doğru yapalım.” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü