TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, Cuma günü yaptığı toplantının ardından, mini paket görüşmeleri için yarın yeniden bir araya gelecek.
e anlattı.
Emir, özellikle Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısıyla ilgili bir düzenleme gerektiğini ifade etti. Yargı bağımsızlığının öneminin son süreçte özellikle arttığına dikkat çeken Emir, "2010 referandumu ile hâkim ve savcıların HSYK üyelerini kendi aralarındaki seçimle belirlemelerinin sakıncaları şu anda tüm partiler tarafından kabul ediliyor" dedi.
Demokratik, yargı bağımsızlığını teminat altına alan ve bir siyasi düşüncenin HSYK'nin yapısını belirleyemediği bir sistem için çalışmaların yürütülmesi gerektiğini kaydeden Emir, "HSYK'de toplumun tüm kesimleri temsil edilmeli. Mini pakette şu haliyle yargı bağımsızlığı sorunu üzerine çalışmalar yürütülüyor. Paket elbette ilerleyen dönemde genişleyecek ama şu an öncelikli konu bu" ifadelerini kullandı.
AKP'nin yargıyı baştan sonra dizayn etme çabasına dikkati çeken CHP’li vekil, kırmızı çizgilerini ve yapılması gerekenleri şöyle anlattı:
"AKP, kendisine yakın gruplarla cemaatleri yanında taşıyor. Yargı içerisinde kendisine dönük bir yapı oluşturmak ve gerektiğinde yargıyı bir sopa olarak kullanmak istiyor; yargıyı dizayn çabasının ana hatlarını da bunlar oluşturuyor. Bu nedenle bizim kırmızı çizgimiz, AKP hükümetinin yargının üzerinden elini çekmesini sağlamak olacaktır. Bunun da şu an en akılcı iki yolu vardır. İlki HSYK adaylarının nasıl belirleneceği. Yüksek yargı organları, kendi içerisinden adaylar belirleyebilir ama son noktada bu kişilerin Meclis tarafından seçilmesi çok önemli. İkincisi, Meclis'in nasıl seçeceği. Burada da kritik bir mesele bulunuyor. O da seçimin hangi yolla yapılacağı. Yani nitelikli çoğunluk mu, salt çoğunluk mu aranacak buna bakılması gerekiyor."
HSYK üyelerinin seçiminde AKP ile anlaşamadıkları noktanın bu ayrım olduğunu ifade eden Murat Emir, "Bizce kesinlikle nitelikli çoğunluğa bakmak gerekiyor çünkü uzlaşı böyle ortaya çıkacaktır. Nitelikli çoğunlukla HSYK üyeleri belirlenirse liyakat sağlanır ve yargıyı siyasallaştırmanın önüne geçilir. Aksi halde salt çoğunlukla iktidar partisi kendi ideolojisini baskın kılan bir seçime yeniden gidebilir. Salt çoğunlukla yapılan seçimden yargı bağımsızlığının çıkmayacağı açık" diye konuştu.
Yeni cemaatlerle dolduruluyor
2010 Referandumu ile yargıda yapılan değişiklikle Cemaat’in kendisini devletin tek fiili hâkimi olarak gördüğünün Paralel Devlet Yapılanması'nın (PDY) ana iddianamesinde yer aldığını hatırlatan Emir, şöyle devam etti; "Olası bir salt çoğunluklu seçim, başka güçlerin de kendisini devletin tek fiili hâkimi olarak görmesine neden olabilir. Zaten AKP, bizi çok rahatsız edecek şekilde diğer cemaatlere ‘rahat olun’ diyor. Şimdi Cemaat yargıdan, askeriyeden, bakanlık ve bürokrasiden ayıklanıyor belki ama oralar tekrar yeni cemaatlerle dolduruluyor. Bunun örneklerini de görüyoruz. Burada yapılması gereken, AKP'nin bir kafa değişikliğine gitmesidir. Özellikle başta yüksek yargı olmak üzere, yargıdan elini çekmelidir. Yargının siyasallaşmasının kimseye yararı olmadığını görmeli ve buna dönük bir çalışma yapmalı."
Mevcut yapıdan rahatsızız
CHP'nin komisyonda var olma sebebinin yargı bağımsızlığını sağlama isteği olduğunu kaydeden Murat Emir, "Yargının ve HSYK'nin bugünkü yapısından son derece rahatsızız. Bunu yapıcı bir biçimde fırsata çevirmek ve bu noktada yeni Anayasa paketinin çıkmasına katkı vermek zorundayız. Daha önce 62 madde üzerinde de uzlaşılmıştı. HSYK'nin yapısıyla ilgili partilerin görüşü ise farklı. AKP'nin HSYK üyelerinin belirlenmesine yönelik isteği, ilk iki turda seçilemezse salt çoğunlukla üyelerin belirlenmesi. Buna karşı mücadelemiz sürecek" dedi.
CHP ve akademik kadrolar çalışıyor
Uzlaşma Komisyonu'nun ardından Anayasa Komisyonu'nun da göreve başlayacağına dikkati çeken Emir, şu ifadeleri kullandı; "Askeri yargının büyük oranda kaldırılması, yargının tekleştirilmesi bunun ötesinde HSYK'nin hâkimler ve savcılar olarak ikiye ayrılması zaten her partinin hemen hemen kabul ettiği, evrensel hukukun da arzu ettiği noktalar. Prosedürün işlemesi ile Anayasa Komisyonu da çalışmalarına başlayacak. Ancak şu anda Uzlaşı Komisyonu'nda çalışmalar sürüyor. Genel Başkan Yardımcımız Bülent Tezcan tecrübeli ekibiyle çalışmalarını devam ettiriyor. Her türlü müdahaleye de hazırlıklıyız. CHP ve akademik kadrolar çalışmalarını sürdürüyor."
***
HDP’nin olmaması bölücülük
CHP Anayasa Komisyonu üyesi Murat Emir, Uzlaşma Komisyonu’nun üç parti ile çalışmalarını sürdürmesini ve HDP’nin süreç dışında bırakılmasını eleştirdi. Emir, “Bu süreç içerisinde HDP’nin mini paket üzerindeki çalışmaların dışında tutulması, yapılacaksa Anayasa değişikliğinin özlenen oranda halk desteği almayacağı anlamına gelecek. Bu nedenle HDP’nin mutlaka bu sürecin içerisine katılması gerekiyor. Darbeye karşı koyarken dört parti vardı, daha önce 62 madde üzerinde uzlaşılırken dört parti vardı. HDP’nin Anayasa yapım sürecinin dışında tutulması bölücülüktür. Parlamenter demokrasi ve ülkenin bütünlüğü gibi üst maddeler konuşulurken HDP’nin olmaması kabul edilemez” dedi.