CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 31 Mart'ta açıklanan büyüme tahminlerini 'masal' olarak nitelendirdi.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 31 Mart'ta açıklanan büyüme tahminlerini “masal” olarak niteledi.Sarıbal, “TÜİK’e göre Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri 2015 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4 arttı. Bu büyüme masalı kamu kaynaklarıyla şişirilmiş tüketim talebine dayalı; sanayisiz, yatırımsız, istidam yaratmayan ve işsizlik sorununu ağırlaştıran bir büyümedir” dedi.
TÜİK tarafından 31 Martta açıklanan büyüme tahminleri ile ilgili bir basın açıklaması yapan Sarıbal, “Açıklanan büyüme tahminlerine göre; Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri 2015 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4 arttı” dedi. Açıklanan rakamları halka anlatılan bir masala benzeten Sarıbal, “Bu masalın kamu kaynaklarıyla şişirilmiş tüketim talebine dayalı; sanayisiz, yatırımsız, istidam yaratmayan ve işsizlik sorununu ağırlaştıran bir büyüme olduğunu belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.
‘Vatandaşımız yoksullaştı’
TÜİK verilerine göre kişi başına düşen GSYH değerinin 2014’te 10 bin 395 dolar olduğunu hatırlatan Sarıbal, söz konusu değerin 2015’te 9 bin 261 dolar olmasının vatandaşların 2015’te 1.134 dolar yoksullaşması anlamına geldiğini vurguladı.
‘Tarımın istihdamdaki payı düşüyor’
Tarım sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değer içindeki yerinin kötü olduğunu kaydeden Sarıbal, “Özellikle 2000 yılı başından itibaren siyasi iktidarlar tarafından kararlı bir şekilde uygulanan IMF/Dünya Bankası patentli Neoliberal politikalar, tarım sektöründe istikrarsızlığa yol açmış; tarımdaki büyüme hızı GSYH’daki büyüme hızının çok altında olmuştur” ifadelerini kullandı. “13 yıllık AKP döneminde GSYH yıllık ortalama yüzde 4,7 oranında artmış; buna karşılık tarım sektöründeki büyüme hızı yüzde 2,3’te kalmıştır” diyen Sarıbal, açıklamasında özetle şu ifadelere yer verdi:
“Tarımsal katma değere ilişkin vurgulanması gereken önemli konulardan biri de tarım sektörünün GSYH içindeki payının 2002 yılında yüzde 12,2 iken, 2015 yılında yüzde 9,1’e düşmesidir. Aynı şekilde tarımın toplam istihdam içindeki payı da son 10 yıllık dönemde yüzde 25,5’den yüzde 20,6’ya düşmüştür.”
‘Dünya’da 10. Sıradayız’
“AKP yetkilileri sürekli olarak “Türkiye’yi Avrupa'nın birinci, dünyanın yedinci büyük tarım ekonomisi haline getirdiklerini” iddia etmişlerdirler. Oysa 2001-2002 kriz yılları dışında AKP öncesinde de, AKP’li yıllarda da Türkiye’nin tarımsal katma değer bakımından dünya sıralamasındaki yeri değişmemiştir. Üstelik son 4 yıldan beri tarımsal GSYH dolar bazında gerilemektedir. Tarımsal katma değer 2012 yılında 62 milyar dolar iken; 2013’te 61, 2014’te 57, 2015’te ise 55 milyar dolara düşmüştür. Dünya Bankası tarafından yayımlanan son verilere göre, Türkiye tarımsal katma değer bakımından Pakistan’ın ardından dünyada 10. sırada yer almaktadır”
‘Büyüme masalı gerçeklerle örtüşmüyor’
AKP’nin 13 yılı aşan iktidar döneminde mısır, çeltik ve ayçiçeği dışındaki tüm tarla bitkilerinin üretiminin gerilediğini hatırlatan Sarıbal, “AKP’li yıllarda tarım ve gıda ürünleri ithalatı toplam 155 milyar dolar olup; bu rakam tarıma verilen toplam desteğin yaklaşık 4,5 katını aşmaktadır” diye konuştu.
‘Gıda da durum vahim’
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayımlanan Kırmızı Et Stratejisi’nde; et ve besilik hayvan ithalatının sorunu çözmekten uzak olduğu belirtilmesine rağmen; 2015 yılı içerisinde toplam 206 bin baş canlı hayvan ve 18 bin ton karkas et ithalatı yapıldığı hatırlatmasında bulunan Sarıbal, “2010- 2015 döneminde canlı hayvan ve et ithalatı için 3,8 milyar dolar ödenmiştir; ancak sorun hayvan varlığının yetersizliğinden kaynaklandığı için halen devam etmektedir” dedi.
2015 yılında gıda enflasyonunun neredeyse yüzde 12’ye ulaştığını kaydeden Sarıbal, “TÜİK tarafından 4 Nisanda açıklanan Tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre; fiyatlar Mart ayında bir önceki aya göre on binde 4 oranında düşmüştür” dedi. Bu yanıltıcı tablonun nedeninin tüketici talebindeki daralma olduğunu belirten Sarıbal, şöyle devam etti:
“Bunun başlıca nedenleri tüketici talebinin daralması nedeniyle toptancı ve perakendecinin fiyatları artıramaması; öte yandan Rusya, Irak, Suriye pazarlarının kapanması nedeniyle ihracata yönelik ürünlerin büyük bölümünün iç piyasada eritilmeye çalışılması olarak değerlendirilebilir. Gıda fiyatlarında Mart ayındaki yüzde 1,53 gerilemeye karşılık, 12 aylık ortalama fiyat artışının yüzde 10 düzeyinde olduğunu da hatırlatmak isterim.”
‘Çare emek ve üretim odaklı program’
Ülkenin tarım sektöründeki bu sarmaldan kurtulması için çözümün emek ve üretim odaklı bir tarım ve hayvancılık politikası olduğunun altını çizen Sarıbal, “Ülkemiz tarımının bu sarmaldan kurtulabilmesi; kendi insanlarımızın ihtiyaçlarına ve ülkemizin özgün toprak, iklim vb. şartlarına uygun olarak planlanmış bir programın uygulanmasına bağlıdır” dedi.
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü