Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konu ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Denizli Milletvekili Kazım Arslan ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da katıldı.
Tüm açıklamasına; '
Bu gün karşınızda bulunma nedenim, Birazdan yapacağım konuşma ile bir suça ortak olmaktır.Evet, yanlış duymadınız. Hepinizin gözleri önünde bir suça ortaklık edeceğim ve Savcıları buradan göreve çağıracağım.'' diyerek başladı.
Tüm konuşmasına şöyle devam etti:
''Hepinizin bildiği gibi, Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Savcılık İddianamesini açıkladı.
İstenen cezalar, Ortaçağ mahkemelerinin bile iddia edemeyeceği insan onurunu ve düşünce özgürlüğünü yok sayan anlayışın göstergesidir.
Bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir kez müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası.
Telaffuz edilmesi bile insanın onuruna dokunuyor.
Gazetecilik dışında, Bu insanlar ne yaptılar.
Her gün Sayın Erdem Gül ile bu koridorlarda beraber çalıştınız, Habere birlikte koştunuz, Bu baskı ortamında özgür gazetecilik yapmaya çalıştınız?
Ülkemizde Özgür gazeteciliğin, halka doğru bilgi vermenin ödülü bu mudur?
Bakınız iddianamede, Suç unsuru olarak Can Dündar’ın, iki tane köşe yazısı da kanıt olarak gösterilmiştir.
Bunlar; 3 Aralık 2013 tarihli “Siyasette Nasıl Geldiysen Öyle Gidersin ”diğeri ise
24 Aralık 2013 Tarihli “Piyonlar Devrildi Sıra Şahlarda” başlıklı yazısıdır.
Umarım hepiniz okumuşsunuzdur.
Şimdi Ben Bu köşe yazılarından birisini, yani Siyasette Nasıl Geldiysen Öyle gidersin başlıklı makaleyi okuyacağım.
Can DÜNDAR’ın bu yazıda bahsettiği her satıra katılıyorum.
Ben yazmışım gibi de sahip çıkıyorum.
Yani Bu Suça Ortak oluyorum.
Savcılara da kendimi ihbar ediyorum..
Buyurun hemen Soruşturma başlatın, fezleke hazırlayın, Bekliyorum.
Bakınız Can Dündar Köşe yazısında ne diyor ;…
Can Dündar
Siyasette Nasıl Geldiysen Öyle Gidersin
03 Aralık 2013 Salı
Diyelim ki bir bavul dosyanın depremiyle iktidara geldiniz.
O dosyalar olmasa, yine hükümet olmuştunuz belki, ama iktidar olamazdınız.
Bir bavul dosya, önünüzdeki en büyük engeli temizledi.
İşte öyle koltuğa oturduysanız, -bu meşhur Ankara atasözüne göre- yine bir bavul evrakla koltuktan düşersiniz.
Dün sarayınızın kapısına basamak olan “bavul”, bir bakarsınız bugün aynı kapıya barikat kurmuş.
Ankara’da her siyasetçi bilir bu atasözünü...
Mesela ihanetle geldiyseniz, gidişiniz de ihanetle olur.
Demirel partinin başına geçtiğinde,
Celal Bayar, “Tapulu arazimize gecekondu yapıyorlar” demişti.
Sonra Demirel yasaklıyken Özal, ona yaptı aynısını...
Sonra Özal Köşk’e çıkınca, sözünü dinlemeyen Mesut Yılmaz’ın ardından, “İhanet,ihanet” diye bağırmaya başladı.
Tıpkı Erbakan’ın, Erdoğan’ın ardından bağırdığı gibi...
Şimdi “Nankörler, ne istediniz de vermedik” dövünmeleri, hem ihanet fişeği, hem de gidiş alametidir.
Siyasette âdet, geldiğiniz yoldan dönmektir.
***
O meşhur Ankara atasözüne göre mağduriyet hissine sığınarak gelenler, iktidarda fazla şişip saldırganlaşınca kendi mağdurlarını yaratır.
Ve yeni mağdurlar, kendilerini ezmeye başlayan mağrurların bir zamanlar kullandığı mağduriyet silahıyla iktidara yürür.
Diyelim MGK kararlarıyla “mürteci” diye hedef gösterildiniz. Takip edildiniz. Bunu kullanarak iktidara geldiniz. Bir de bakarsınız, koltuğun pişkinliğiyle, askerlerle el ele, dünkü yol arkadaşlarınıza “mürteci” damgası vurup takibe başlamışsınız.
“Diklenmedik, dik durduk” efsanenizi yere çalmışsınız.
Geldiğiniz yoldan gitme zamanı kapıyı çalmış demektir.
Atasözünün güvenilirliğine en büyük kanıtlardan biri de Washington’ın desteğiyle iktidara gelmektir.
O rüzgârla uçmayı kabul ettiğinizde, aynı rüzgârla alabora olmayı da kabullenmişsiniz demektir.
Amerikan rüzgârı bu, belli mi olur; gün gelir esintiyi Pennsylvania’dan yana döndürür, Ankara’da ampulleri söndürür.
Şimdilerde Ankara’da çok etkili bir Batılı büyükelçinin, bir eski siyasetçiye “Türkiye’de yakında tarih değişecek, hazırlıklı olun” dediği konuşuluyor.
Atalar ne güzel söylemiş:
“Siyasette nasıl gelirsen, öyle gidersin.”
Evet Arkadaşlar, Can Dündar’ın yazısını dinlediniz.
Şimdi soruyorum bu yazıda suç unsuru olan ne var.?
Eğer bu düşünceleri söylemek, suç ise bende sizlerin tanıklığında bu suça ortak oldum.
Buradan bir kez daha bu fezlekeyi hazırlayanları göreve davet ediyorum.Ve ben Mehmet TÜM olarak kendimi İHBAR EDİYORUM.
Sözlerimi bitirirken Can Dündar’a , Erdem Gül’e ve Tutuklu bulunan Tüm Düşünce suçlularına, Gazetecilere , Aydınlara selam gönderiyorum.''