loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek: Açık ara öndeyim

CHP'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek: Açık ara öndeyim
Tarih: 26.03.2019 - 07:02
Kategori: Gündem

Millet İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek, "25 yıllık siyasi hayatımda yurttaşlarımızı hiç kandırmadım. Onların hep yanlarında olduk. Şimdi de umudu gerçekten insanlarımızın gözlerinde görüyoruz" dedi.

Millet İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek hayli kalabalık bir konvoyla çalışmalarını sürdürüyor. Böcek, her biri diğerinden en az yarım saat uzaklıkta olan ilçelere seçim otobüsüyle gitmeye çalışsa da bunda pek başarılı olamıyor. Çünkü her ilçenin girişinde uzunca bir traktör konvoyuyla karşılanan Böcek, mahallelere de bir traktörün üzerinde girmek durumunda kalıyor.

Antalya seçimlerine dair BirGün'den Uğur Koç'a konuşan Böcek, açık ara önde olduğunu söylüyor.

Muhittin Böcek'in sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Seçim çalışmalarınızı nasıl sürdürüyorsunuz? Halktan nasıl tepki alıyorsunuz?

25 yıllık siyasi hayatımda yurttaşlarımızı hiç kandırmadım. Onların hep yanlarında olduk. Şimdi de umudu gerçekten insanlarımızın gözlerinde görüyoruz.

Ülkemizde en büyük sıkıntıyı çeken esnaflarımızın, köylülerimizin ve çiftçilerimizin durumu ortada. Antalya da herkesin bildiği gibi turizmin ve tarımın önde gelen şehirleri arasında. Tarım ile ülkemizi doyuruyoruz biz. Onun için Türkiye’yi doyuran özel bir ildir Antalya. O bakımdan gittiğimiz yerlerde yerelden kalkınacağımızı söylüyoruz.

Antalyalıya ne sunuyorsunuz?

Projelerimizin tamamı halka yönelik. Bir örnek vereceğim. Antalya’mızın su seviyesi yüksektir. 2019 seçimlerinde Manavgat’tan su getireceğini söyleyen arkadaşımız (Menderes Türel’den bahsediyor) 2014’te de bunu söylemişti. 3 dönemdir seçim bildirgelerine bu vaadi yazıyorlar. Bu su sıkıntısını çözmek ise bizim boynumuzun borcudur.

Biz, ‘halk su’ dedik. Belediyemizin Finike’deki fabrikasını faaliyete geçireceğiz. Damacana suyu Antalya’da yaygın biçimde dağıtacağız. Başkaları gibi 3-4 dönem bunun için çalışma yapmayıp seçim bildirgesine boş vaat olarak koydurmayacağız.

Yani biz halkımıza dürüst davrandık. Yapabileceğimiz projeleri seçim bildirgesi koyduk. Seçim çalışma sahasında da bu projelerimizi anlatıyoruz. Tüm halkımızı, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyarak ne söz verdimse onu hayata geçirmek amacındayım. Sloganımız da bu doğrultuda oluştu: “Ben, sen yok; biz varız.”

Antalya ekonomik krizden en çok etkilenen illerden bir tanesi. Çiftçilerin iktidara tepkili olduğu göze çarpıyor. Ekonomik krize karşı üreticileri nasıl koruyacaksınız?

Antalya’da halleri kapattılar. Komisyonculara bir sürü şey söylediler… Antalya gibi bir yerde komisyonculara ‘hadi kapatıyorum’ dersen sıkıntıya düşersin elbette. Dolayısıyla baktılar ki siyasi alanda da durum iyi değil, 31 Mart’ta kadar beklemeye aldılar kendilerini. Bu tamamen seçim telaşındandır.

Bizim bu konu ile ilgili projemiz çok nettir. Üretici ile tüketiciyi buluşturacağız. Hem bu durumdan üretici memnun olacak, hem de tüketici memnun olacak.

Eğer bir ülkede saman bile dışardan geliyorsa bunları düşünmek gerekir. Biz bunun için Antalya’da araştırma yaptırdık. Korkuteli ilçemizde örneğin hayvancılık birinci sırada çıktı. Antalya’da hayvancılığı da geliştireceğiz. Bu alanda kentimizde uygun yerlerimiz var. Bu sonuçla halk yem fabrikası kuruyoruz.

Antalya turizmin başkenti olarak adlandırılır. Bu turizm potansiyeli yeterince kullanılıyor mu; ötesine nasıl taşınabilir?

Ben aynı zamanda Batı Antalya Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Altyapı Hizmet Birliği (BATAB) Başkanı’yım. Şu andaki mevcut durumda Türkiye’nin yurt dışındaki tanıtımlarda çok geri planda kaldığını fark ediyorum. Bu durum Antalya’da da sıkıntı yaşatıyor.

Bu şehirde sadece deniz, kum, güneş yok, tarih var. Bu kıymeti biliyoruz. Biz de büyükşehir belediye başkanı olduğumuz itibariyle halkımızla beraber bu değeri daha yüksek yerlere çıkararak üreten bir Antalya olacağız.

Örneğin Balbey, Haşim İşcan ve Kaleiçi dönüşüm projeleriyle bu bölgeler yeniden canlandırılacak. Kış turizminden yeterince faydalanamıyoruz, bunu hayata geçirmek için adımlar atacağız. Antik yürüyüş yollarının bakımlarını yaparak daha cazip hale getireceğiz.

Elinizdeki anketler ne söylüyor?

Anketlere baktığımda açık ara öndeyim. Bizim projelerimiz çocuklarımızın, gençlerimizin umut ile bakabildiği, kadınlarımızın, analarımızın yüzünün güldüğü ve sevgili yurttaşlarımızın A’dan Z’ye hepsinin yüzünün güldüğü, barış, huzur içerisinde yaşadığı bir Antalya yaratmak içindir. Planlı, kurallı, kimlikli bir kent yaratmak için geliyoruz

+++

Nüfus bakımından ülkenin en büyük 5. kenti Antalya’da Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasında kıyasıya bir yarış var.

HDP’nin hem büyükşehir belediyesinde hem de ilçelerde aday çıkarmadığı kentte Cumhur İttifakı’nın AKP’den seçime giren adayı Menderes Türel’in de, Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Muhittin Böcek’in de iddialı olduğunu söylemek mümkün. Araştırmalar da her iki adayın başabaş olduğunu gösteriyor.

TÜREL VE BÖCEK

Türel, 2009 yılında CHP’li Mustafa Akaydın’a kaptırdığı koltuğunu 2014 yılında kıl payı bir oranla geri aldı. 2014’te belirleyici, kırsal kesimlerin de büyükşehir belediyesi için oy vermesi olmuş. Ne var ki 2014’te AKP’nin lehine işleyen bu durum şimdi rakiplerinin lehine. Elbette kırsaldaki seçmen tercihlerinin değişimindi başkanlık sistemiyle birlikte ortaya çıkan ittifak yapılarının da önemli bir payı var.

Böcek ise 4 dönemdir Antalya’nın merkez ilçelerinden Konyaaltı’nı yönetiyor. Anavatan Partisi (ANAP) kökenli olan Böcek, 2002 yılından beri CHP üyesi. 1999 yılında ANAP’tan seçime girip yüzde 27 oy alarak geldiği görevine 2004’te yüzde 50’nin üzerinde oy alarak bu kez CHP’den seçilmiş. Böcek’in 2009 ve 2014 seçimlerindeki oy ortalamasının ise yüzde 60 olduğunu vurgulamak gerekir.

YURTTAŞ NE DÜŞÜNÜYOR?

Antalya’daki yurttaşların Türel ve Böcek hakkındaki görüşleri çeşitli.

BirGün'den Uğur Koç'un iki adaya dair izlenimleri şöyle:

Cumhur İttifakını destekleyen yurttaşlar Türel’e desteklerini belirtikten sonra Böcek hakkındaki sorulara “O da çalışkan birisi. Konyaaltı’nı çok iyi yönetti” diye yanıt vererek CHP’nin adayının hakkını teslim ediyor.

Millet İttifakı’nı destekleyen yurttaşlar ise Türel konusunda oldukça net; mesafelerini çekinmeden belirtiyorlar.

TURİZMDE ‘YERLİ’ SORUNU

1 milyon 707 bin 819 seçmeni bulunan kentin temel gelir kaynağı iki yere yaslanıyor: Turizm ve tarım.

Antalya kent merkezinin ana geçim kaynağı olan turizm, Rusya başta olmak üzere diğer ülkelerle yaşanan dış politika krizlerinde ciddi biçimde etkilenmiş.

Kaleiçi, yerli ve yabancı turistin kent merkezindeki en uğrak yeri. Haliyle turizme etki eden politik krizlerden en çok etkilenen yer de burası. Kaleiçi esnafı, durumun normale döndüğünü söylüyor; ancak bir eksikle. Esnaf, yabancı turist bakımından eskisi gibi bir ekonomik hareketlilik olduğunu söylese de Türkiye’deki ekonomik krizden nasıl etkilendiklerini şöyle anlatıyor: “Bu kez de iç piyasa çöktü. Yerli turistteki azalma net biçimde fark ediliyor. Yerli turist gelse de alışveriş yapmaktan kaçınır halde.”

ÇİFTÇİLERDEN UZAKLAŞMA

Kentte ekonomik krizin hissedilir etkisi ise esas olarak tarımda. Tarım konusundaki planlama eksikliği ve teşviklerin yetersizliği sorunları ekonomik krizle birleşmiş vaziyette. Bunlar üzerine bir de politik atmosfer devreye girmiş.

Antalya’da çiftçiler, iktidar tarafından ekonomik krizin sorumlusu olarak gösterilmelerine hayli tepkili. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın komisyoncuları ‘terörist’ olarak nitelemesinin kentte hala tepki çeken ve konuşulan konuların başında geliyor.

Tüm bunların etkileriyle şu tablo açığa çıkıyor: Kent merkezinde turizmin kriz halinden çıkması nedeniyle AKP’ye tepki görece daha az. Fakat kent merkezinde veya dışında olsun, çiftçilerin tepkisi ise hala sıcaklığını koruyor.

2014’te Antalya Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin esas belirleyeni kent merkezi dışında olan ve temelde tarımla geçinen yurttaşlardı. Bu seçimlerde ise ekonomik krizin etkileri ve iktidarın söylemleri, bu kesimleri AKP’den uzaklaştırmış.

PROPAGANDAYA ETKİ

Antalya’da seçim çalışmalarının stratejisini belirleyen ekonomideki bu durum. Dolayısıyla bu durum seçim propaganda faaliyetlerine de yansıyor.

Kentte AKP’nin seçim çalışmasının Türkiye’nin genelinden farklı oluşu hemen göze çarpıyor. Türkiye genelinde adaylardan çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öne çıkarıldığı propaganda faaliyetinde Antalya’da durum tam tersi; kentte Menderes Türel öne çıkarılıyor. Nedeni, Erdoğan’a olan tepkinin, adaya yansımamasına dair uğraş.

SAYILAR ‘MİLLET’TEN YANA

Elbette bir de Antalya’daki oy aritmetiğine bakmak gerekiyor.

Antalya, sağ partilere yoğun oy çıkan bir kent. 2009 yerel seçimlerinden itibaren ele alırsak, AKP ve MHP oyları toplamı, Cumhur İttifakı kurulmadan önce kentte en düşük yüzde 52’lik bir oranda karşılığını bulmuş, yüzde 60,7’ye kadar çıkmış. AKP’nin bu süreçte tek başına aldığı en yüksek oy oranı ise yüzde 41,32 (1 Kasım 2015).

Ne var ki tablo, Cumhur İttifakı’nın kurulmasıyla birlikte AKP’nin aleyhine değişiyor. 2017 referandumunu da hesaba kattığımızda ittifakın aldığı en düşük oy oranı yüzde 40,9 olurken en yüksek ise yüzde 45,1 oranında gerçekleşmiş. Referandumda ‘Hayır’ oylarının yüzde 59,1 olduğunu da özellikle belirtelim.

Antalya’da muhalefet ise AKP ile MHP’nin ittifak kurması sonrasında sıçrama yakalamış. İttifak yapıları ortaya çıktıktan sonra iktidar karşısındaki partilerin toplam oy oranı yüzde 60’lara kadar dayanmış, yüzde 56’nın altına ise hiç düşmemiş.

HDP’nin de kentte yüzde 7’lik bir potansiyeli var. Hatta bu oy oranıyla 7 Haziran’da Antalya’dan milletvekili dahi çıkarmıştı. Ancak partinin oy oranı ortalama olarak yüzde 5 civarında geziniyor. Bu da yüzde 2-3 oranında bir seçmenin HDP ile CHP arasında geçişkenlik taşıdığını gösteriyor. Kentte konuştuğumuz yurttaşlar, HDP’nin oylarının çoğunlukla Millet İttifakı’nın adayı Muhittin Böcek’e gideceğini tahmin ediyor.

GAZETECİ GÖZÜYLE SEÇİMLER

Cumhuriyet gazetesi eski Antalya Temsilcisi Bülent Ecevit, büyükşehir belediyesi seçimlerinin esas belirleyenin kırsal kesimden gelecek oylar olduğunu söylüyor. Çiftçinin komisyoncudan bir şikâyeti olmadığını vurgulayan Ecevit, tarım üzerindeki tartışmanın AKP’ye karşı tepki yarattığını belirtiyor. Ecevit, AKP’nin kentte reklam ve tanıtım faaliyetlerini geçmiş dönemlere göre hayli yoğunlaştırdığını söylerken sebebini ise bu tepki haline bağlıyor.

YERELDEN ÇOK GENEL

Özetle Antalya’da yerel seçimlere bir genel seçim havasında gidildiğini söylemek mümkün. Ülkenin mevcut politik atmosferinden ekonomik kriz dolayısıyla yakından etkilenen Antalya, yerelden çok genele bakarak oy vereceğe benziyor.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları