loading
close
SON DAKİKALAR

Çorlu Tren Katliamı Davası 21 Nisan 2020'ye ertelendi

Çorlu Tren Katliamı Davası 21 Nisan 2020'ye ertelendi
Tarih: 10.12.2019 - 07:25
Kategori: Gündem

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 7'si çocuk 25 kişinin hayatını kaybetti, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili açılan davanın dördüncü celsesi bugün görüldü. Sanıkların adli kontrollerinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 21 Nisan 2020'ye erteledi.

8 Temmuz 2018'de meydana gelen ve 25 kişinin yaşamını yitirdiği Çorlu Tren Katliamı Davası Çorlu Halk Eğitim Merkezi'nde görüldü.

Çorlu tren katliamı aileleri, duruşma öncesi "Hak, hukuk, adalet kaza değil cinayet" sloganı ve "Adalet arıyoruz" pankartıyla duruşmanın yapılacağı halk eğitim merkezine yürüyüş gerçekleştirdi.

Çorlu Tren Katliamı Davasında aileler: "İhmaller zincirinde bakanın, genel müdürün suçu varsa onların da ceza almasını istiyoruz" ded,.

Aileler, duruşma öncesi yaptıkları açıklamada tüm sorumluların yargılanması taleplerini yinelediler. Tren faciasında kızı, 2 kardeşi ve yeğenini yitiren Zehra Bilgin yaptığı açıklamada, "Sorumluluğu olan kimse korunmasın, hepsi yargılansın. Bir bakan da sorumluysa bakan da yargılansın, müdür de yargılansın, en alt düzeydeki eleman da yargılansın. Tek istediğimiz adalet" dedi.

Duruşmadan notları @sosyalhukuk hesabından aktarıyoruz...

-Duruşmada ilk olarak kimlik tespiti yapıldı.

-Mahkeme, gazetecilerin haber yapmak için ihtiyaç duydukları bilgisayarlarının duruşma salonuna alınmayacağına karar verdi. Duruşmanın açık yapılması nedeniyle bu kararın hukuka aykırı olduğuna dair itiraz da mahkeme tarafından reddedildi.

Avukat Can Atalay: İTÜ, ulaştırma alanında bilirkişi olarak görevlendirecek kimsenin olmadığı yönünde yanıt vermiştir, gerçek dışı beyanatta bulunmuştur. İTÜ ulaştırma çalışma grubu 23 kişiden oluşuyor ama sadece iki kişi cevap vermiş. Bu şekilde kamu görevinden kaçınılması kabul edilemez. Yıldız Teknik ise, müzekkereye yanıt dahi vermemiştir.  İTÜ ve YTÜ tam listeyi mahkemeye vermelidir.

Müşteki Ceyhan Kahveci: Olay günü trene Halkalı’dan bindim. 4. Vagona binmiştim, Muratlıda 6, vagona geçtim. Kaburgalarım ezildi burnum kırıldı. Yoğun bir yağmur yoktu. Hafif çiseliyordu. Kaza anında basketbol topunun sektiği gibi tavana çarptığımı hatırlıyorum. Şikayetçiyim.

Müşteki Coşkun Yıldız: Tren önce zıplamaya başladı. Zıplama sırasında vagonlar yatmaya başladı, bu esnada insanlar havada uçuşuyordu. Vagonların içinde sürüklendik. Ben vagonu altına sıkıştım. Yanımda ölen üç kişi vardı. Bu sırada trene giren bir kadın ölen insanların eşyalarını çaldı. Kaza 16:00'da oldu, ben 21:00'da kurtarıldım. 140 yıllık bir yapıdan söz ediyoruz. Ben tecrübeli bir makinistim, o menfez bir doğal afet nedeniyle bu hale gelmiş olamaz. 

Müşteki Ersan Ceylan: Kaza olduğunda ayakta kalan kadınlara yer vermek için ayağa kalkmıştım. Kaza anında koridora doğru yuvarlandım. Kaza öncesinde yoğun yağmur yoktu.

Nihan Akçakan: İlk bindiğim vagonda klimalar çalışmıyordu. Başka vagonda geçtim. Kazada çarpma etkisiyle bayıldım. Kendime geldiğimde bacağımda kanama vardı, vagonun içindeydim. Ambulanslar yaklaşık 1,5-2 saat sonra geldi. Dışarı çıktığımda yarısı vagonun altında kalmış insanları gördüm. Kimisinin üst vücudu, kimisinin alt vücudu vagonların altındaydı. Kazada tendonlarım koptu. Bütün kişi ve kurumlardan şikayetçiyim.

Remzi Güvenç: Sayın hakim ben dört evladımı kaybettim. İki kızımı, iki torunumu. Dört tane... Ne anlatayım ben... Dört tane... Yandık işte biz de. Kavrulduk gittik... Hepsini toprağın altına bıraktık geldik. Şikayetçiyim.

Sevin Doğrul: Trene binerken yağmur yoktu. Çocuğum eşim ve yeğenim Sude ile birlikteydik. Bahattin Doğrul (eşim) ayakta kalanlara yer verdi, yanımda ayakta duruyordu. O anda trende havaya hopladık. Trenin içi zindan karanlıktı, duman kaplıydı. Ailemi bulamıyordum. Çocuğumu koltukların arasında kafası patlamış şekilde buldum. Eşimi ayakkabılarından tanıdım. Herkes ya koltukların altına sıkışmış ya camlardan fırlamışlardı. Bizi kurtarmaya gelen kimse yoktu.Eşimi kurtarmaya çalıştım. Eşim sakat kaldı. 

Müşteki Suat Çiçekli: Trene Uzunköprüden bindim. Kaza anında 3. Vagondaydım. Tren bir anda şiddetle zıpladı. Bir müddet sürüklendik. Normalde sağ kısımda oturuyordum. Kendime geldiğimde valizlerin olduğu yerde sıkışıktım. Etrafımda ölenler yaralananlar vardı. Şikayetçiyim.

Müşteki Süleyman Doğrul: Sarılar mevkiine geldiğimizde yağmur yoktu ama yerler ıslaktı. Bomba gibi bir ses duyduk. Tren iki sefer zıpladı. Kendimi valizlerin orada buldum. Kolumda sinir yaralanması yırtıklar ve omuz çıkığı oldu. Kimseye yardım edemedim. 15 ay tedavi gördüm.

Müşteki Yasin Kızıltepe: Muratlı civarında trene çok yolcu bindi. 4. Vagondaydım. Ayakta da yolcular vardı. Sarıları geçerken tren zıplamaya başladı ve devrildi. 5-10 metre uçmuşum. Omurgam kırıldı, acıyla bayılmışım. Kendime geldiğimde kolu bacağı kopanlar ölenler vardı. Ortalık savaş alanı gibiydi. Ambulans geç geldi. Ambulanstan önce Sarılardan traktörlerle köylüler yardıma geldi. Doktorun söylediğine göre hayatım boyunca 1-2 kgdan fazla ağırlık kaldıramayacağım.Felç geçirme riskim varmış. Şikayetçiyim.

Müşteki Salim Yanılmaz: Eşim ve oğlum trendeydi, ben evde bekliyordum. Haber geldikten sonra çıktım. Ambulanslar bile olayın tam yerini bilmiyordu. Eşime ve oğluma saat 9 civarı hastanede ulaşabildim. Şikayetçiyim.

Müşteki Turan Ordu: Olaydan sonra traktörlerle Sarılar köyünden yardıma geldiler. Oğlum iki ay tedavi gördü. Benim kaburgam kırıldı. Şikayetçiyim.

Müşteki İsmail Demirelli: Tren çok kalabalıktı. Sarılardan sonra trende bir acayiplik oldu. Olaydan sonra kendimi koltukların altında buldum. Belim kırılmış. Şikayetçiyim en ağır şekilde cezalandırılsınlar.

Müşteki Remziye Sel: Acımız çok büyük hakim bey. İki cenazemiz var. Kabullenemiyorum. Bakanından müteahhitine hepsinden şikayetçiyim. Böyle dört kişiyle (sanık) bu iş olmaz. Asıl suçlular da gelsin. Bunun hesabını siz sorun hakim bey.

Müşteki Ercan Cesur: Kardeşim trendeydi, saat 5 civarıydı kardeşimin eşinden telefon aldım. İki oğlumla beraber olay yerine gittim. Belden aşağısı olmayanlar, kolu bacağı kopmuş olanlar vardı. Kardeşimi aramaya başladık. Daha sonra 4. vagonun altından çıkardık.

Hatice Karatay: Kazada babamı kaybettim. Babam işini çok iyi yapan bir insandı ve bir ihmaller zincirine kurban gitti. Bu olayın sebebi yağmur değil, bunu hiçbirimiz kabul etmiyoruz.

Gölgen Gürsün Erbil (babasını kaybetti): Babam beni köye bıraktı. Dönerken işe gidecekti. Beni de götür dedim, götürmedi. Yolda kaza olmuş. Benim bir sorum var: 25 insanı kim öldürdü? Sizin bu yaşta babanız öldü mü? Ölmedi. Benim babamı kim öldürdü?

Zeliha Bilgin: Bizim ailemizden dört kaybımız var. Biz bu mikrofonu elimize aldığımızda acıdan konuşamıyoruz. Biz bu ülkede adalete güvenmek istiyoruz. Bu ihmaller zincirinde Bakan'ın, genel müdürün de suçu varsa onların da ceza almasını istiyoruz. Yüce adaletinize güveniyorum.

Ekrem Tuna: Ben eşimle beraber trenin içindeydim. Bunca insan öldükten sonra kaza olan yolda  menfezler yenileniyor. Neden bu zamana kadar beklendi?

Aysun Köse: Kazada kızımı ve iki yeğenimi kaybettim. Yasalar, teferruatlar beni ilgilendirmiyor. Ben kaybettiklerimin derdindeyim. Bakanların ifade vermesi gerekiyor. Sizin mahkeme makamınız buna yetiyor mu? Önceki gün ablam aynı trenle aynı yolu gidiyor ve o menfezden tren yavaşlayarak geçiyor. Kaza günüyse hiç yavaşlamadan geçiyor. Makinistler, görevliler, bakan kim varsa buraya gelsin.

Duruşma avukatların beyanlarıyla devam ediyor...

Av. Gökmen Yeşil: "Tanıkların talimatla dinlenmesi için ara karar oluşturulmuştu. İki tane makinist ve tren şefi. Daha önce verdikleri ifade birer paragraftan ibaret. Dosyayı aydınlatıcı nitelikte değil. Tanıkların talimatla dinlenmesi soru sorma hakkımızı da elimizden alıyor.

Talimat mahkemesine giden arkadaşlarımız akşama kadar orada bekletildiler. Saat 17 gibi arkadaşlarımız tanıklardan birinin gizli bir şekilde mahkeme kaleminde hakim yokluğunda beyanının alındığını tespit etti. Bunun üzerine talimat mahkemesi sanki ifade alınmamış gibi tutanak tutmuş ve duruşmayı 6 Aralık’a bırakmıştı. Bu duruşmada da tanığın soruları önceden bilerek geldiğini ve cevapları okuduğunu tespit ettik. Duruşmayı izleyen stajer avukat arkadaşımızı tanık olarak dinletmek istiyoruz."

-Savcı, talebin kabulüne karar verilmesi yönünde mütalaada bulundu.-

Bahsi geçen stajer avukatın tanık olarak dinlenmesi talebinin reddine karar verildi.

Av. Gökmen Yeşil: Dosyamız 25 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce yaralının olduğu bir dosya. Tanıkların sorulara hazırlanıp gelmesinin sağlanması ‘özensizliği’ aşan bir tutum olduğunu gösteriyor. Tüm tanıkların beyanlarının huzurunuzda buraya getirilerek alınması gerekir. 

Sanık müdafi Av. Mehmet Ektaş: “Biz demiryolu kazalarında en alt düzeydekileri yargılarken gerçek sorumlular yargılanmıyor. Aynı sorumsuzlukla görevlerine devam ediyorlar.”

Sanık müdafileri, onlarca tren kazasına rağmen üst düzey yöneticilerin hiç yargılanmadıklarına ve bu güvenceyle sorumsuzca hareket ettiklerine ilişkin beyanda bulundular.

Duruşma, verilen aradan sonra devam ediyor, mahkeme heyeti ara kararları açıkladı.

“Duruşmaya gelmeyen müştekilerin dinlenilmesinden vazgeçilmesine, kendileri gelmeleri halinde dinlenmesine,

Tanık Tevfik Baran Önder’in ifadesi için İstanbul Anadolu’ya yazılan talimatın iadesine,

Diğer tanıkların huzurda dinlenilmesine ilişkin talebin reddine,

Tutuklama taleplerinin reddine,

AFAD İl Müdürlüğüne ve il sağlık müdürlüğüne yazı yazılarak olayın bildirildiği ana ve yapılan işlemlere dair bilgi istenilmesine,

TCDD Genel Müd’ne hattın daha önce kapatılıp kapatılmadığı ve nedenleri hususunun sorulmasına,

Yol kontrol bekçiliğine alım yapılmasına ilişkin hususların bildirilmesinin istenmesine,

Tefrik edilen soruşturma dosyasının geldiği aşamanın sorulmasına,

Yağış verilerinin fiziki ve dijital verilerinin temin edilmesine,

İTÜ ve YTÜ ye yazılan müzekkere akıbetlerinin sorulmasına,

Keşif hususunun bilirkişi işlemleri tamamlandıktan sonra değerlendirilmesine,

Baroların katılma taleplerinin reddine,

Sanıklar hakkında verilen adli kontrol kararlarının devamına,

Duruşmanın 21.04.2019 tarihine bırakılmasına karar verildi.”

Davada sanıkların adli kontrollerinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 21 Nisan 2020'ye erteledi.

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları