CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu belediye başkanları toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, 'Yeni bir devlet kuruyoruz, kurucusu da Erdoğan' diyen AKP'li Ayhan Oğan'a yüklendi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu belediye başkanları toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, 'Yeni bir devlet kuruyoruz, kurucusu da Erdoğan' diyen AKP'li Ayhan Oğan'a yüklendi.
Kılıçdaroğlu, Oğan'a "Yeni devlet kuruyoruz diyen kişiye söylüyorum sen tarihini biliyor musun? Seni vatana ihanet noktasına hangi eğitim düzeyi, hangi siyasi hareket taşıdı" dedi.
CHP Lideri, "Cumhuriyetten Atatürk'ten intikam almak istiyorlar. Hala birilerinin egemenliği altında yaşamak istiyorlar" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"15 Haziran'da Adalet Yürüyüşü başlattık. 9 Temmuz'da İstanbul'da görkemli bir mitingle sonlandırdık. Bu Adalet Yürüyüşü bir CHP yürüyüşü değildir. Adalete susamış, ülkede hak hukuk arayan milyonların yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü görkemli kılan adalete susamış milyonlardı. Ben CHP için değil 80 milyonun adalet talebine cevap için yürüdüm. Yürüyüşe her görüşten insan katıldı. Kimisi yazlık ayakkabısıyla, kimisi terliğiyle, kimisi yalınayak geldi. 2 aylık çocukla 90 yaşındaki insanla yürüdük. Adalet Mitinginde 10 maddelik adalet çağrısı yaptık. Bu çağrısının hiçbir satırına itiraz gelmedi. Bu çağrıyı CHP'li belediye başkanları olarak gittiğiniz her yerde topluma duyurmalısınız. Adaletin olmadığı yerde devletin de olmadığını dile getireceğiz. Şimdi ikinci bir adım daha atıyoruz. Çanakkale'de Adalet Kurultayı toplayacağız. Adalet Yürüyüşünde sadece yürüdük, şimdi niçin yürüdüğümüzü konuşacağız. Bu memlekete huzuru, adaleti getireceğiz. Siyasi kavgalardan bu millet bıktı. Yeter artık. Çanakkale'deki Adalet Kurultayına toplumun her kesiminden insanları davet edeceğiz. Eğitimde, emekte nasıl sağlayacağız, iş güvencesi olmayan taşeronun derdi nedir, bir arada huzur içinde nasıl yaşayacağız bunu tartışacağız. Adaletli bir düzenin fikri altyapısı orada oluşacak. Bunu da dünyaya duyuracağız.
-Her kentin bir kimliği vardır. Kentler o kimlikle tanıtılır. Paris'in, Tokyo'nun bir kimliği vardır. Kimliği oluşturan sanattır, kültürdür.
"Belediyelerimiz kentleri ranta teslim etmedi ama Ankara'dan izin verildi"
20. yy'nin sonu 21. yy'nın başında kentlerin yarışı vardır. En çok turisti kim çekecek, en yaşanılabilir kenti kim sağlayacak... Belediye başkanlarının görevi budur. Kent rantiyeye hizmet ederse kent kaybeder. En acı örneğini İstanbul'da görüyoruz. İstanbul'un kimliği, tarihi kaybolmuştur. Bursa yeşil olarak bilinirdi şimdi beton Bursa olmuştur. Ankara yaşanamaz duruma gelmiştir. Bir insan bir kentte rahatlıkla yaşamak istiyorsa tercih edeceği kent CHP'li belediyelerin olduğu kentlerdir. Bütün Türkiye'yi CHP'li belediyelerin yönettiği Türkiye haline getirmek istiyoruz. Halka hizmet nasıl verilirmiş, ranta nasıl temsil edilmezmiş, kimsenin yaşam tarzıyla, inancıyla nasıl uğraşılmazmış görmek bilmek isteyenler CHP'li belediyelerin olduğu yerlere geleceklerdir. Bursa'yı, Ankara'yı biliyorsunuz. Bu ikisi arasında Eskişehir var. Çölde vaha gibi. Yemyeşil bir Eskişehir...
15 Temmuz öncesi F tipi yapılanmadan bahsederdik. Bunların hedefleri CHP'li belediyelerdir. Buralara baskınlar yapıldı, hesaplara el kondu. O baskınları yapanlar F tipi yapılardı ve arkasında bugünkü iktidar duruyordu. O aramaları yapanların tamamı hapiste şimdi. Bizim başkanlarımızın alnı açık başı dik. Yılmaz Büyükerşen ve Aziz Kocaoğlu'na karşı F tipi baskınlar sonuçsuz kalmıştır.
Kenti ranta teslim etmedi belediyelerimiz ama Ankara'dan izin verildi. İzin verenler, mafya bozuntuları belediye başkanlarımıza saldırdılar. Halk belediye başkanlarımıza sahip çıktı. Rantla içli dışlı olanların önünde böyle bir saldırı yok ama rantla mücadele edenlerin önünde bu riskler vardır. Bu risklerin önünde de CHP'li belediye başkanları vardır.
"Devlet adamlarının kin ve öfke nöbetine tutulmaması gerekir"
Kentin ortasına acımasızca gökdelenler yapacaksınız, sonra bunları kim yaptı diyeceksiniz. Sanki kendileri yönetmiyor. Mahkeme yıkacaksınız diyor, yıkmıyor sadece küstüm diyor. Huzur istiyorsak bu ülkede adaletin olması lazım.
Adalet erdem işidir. Erdemli olmak bilgili, alçakgönüllü, kişiye topluma saygılı olmak demektir. Devleti yönetenlerin erdemli olması gerekir. Hakka hukuka inanacak ki sağlıklı yönetebilsin. Devlet adamlarının hoşgörülü olması kin ve öfke nöbetine tutulmaması, devleti liyakat esasıyla yönetmesi gerekir. Devlet adamlığı budur.
Erdemli kişi konuşurken ağzından çıkanı tartan kişidir. Geçenlerde bir televizyon kanalında bir kişi çıktı. İktidar partisinin eski MKYK üyesi bir konuşma yaptı ve bunu defalarca tekrarladı. 'Yeni bir devle kuruyoruz' dedi. Kurucusu da kendi partisinin genel başkanı.
"Türkiye Cumhuriyeti devleti saraylarda, birilerinin önünde diz çökerek mi kuruldu?"
Densiz, ahlaksız, tarihine saygı duymayan bir kişi. Siz devletin nasıl kurulduğunu biliyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti devleti saraylarda, zengin sofralarında, birilerinin önünde diz çökerek mi kuruldu? Acıyla, gözyaşıyla, kanla kuruldu. Siz kalkacaksınız devlet kurduğunuzu söyleyeceksiniz. Akılla bağdaşır şey değil. Kabahat onda değil ona bunu söyletende. Partisinin genel başkanı ne diyor dedim. Benim tavrım, cumhuriyete bağlılığım belli. Benim yeni devlete ihtiyacım yok o ne düşünüyor acaba, dedim. Tık yok. Sen bu adam hakkında ne düşünüyorsun? Buna bu cesareti sen verdin. Sadece o mu? Bunun bir danışmanı var. O da 16 Nisan'da halk kendi devletini kurmak için adım atıyor, dedi. Ona da bir şey yapılmadı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyeti kurarken Samsun'dan başladığı yolculukta en büyük sorun parasızlık olmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında bazı yardımlarla savaş verilmiştir. Tekalif-i Milliye emirleri çıkarıldı. Kimisinden arpa buğday, kimisinden bez, cepken istenmiş onlarla asker beslenmiş, savaşa gidilmiştir. Alınan her malın bedeli o insanlara tekrar ödenmiştir. Cumhuriyet adalet, hak, hukuk üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşunda bir kişinin bile hakkı yenmemiştir. Tarihlerini bilmiyor bunlar. Bu ülkenin tarihini bilmemek ihanettir.
"Sevr anlaşmasına tek laf edemiyorlar ama Lozan'a dilleri uzuyor"
Cumhuriyetin kuruluşuna laf edenler Osmanlı'nın çöküşüne tek laf bile etmiyorlar. Sevr anlaşmasını imzalayanlara tek cümle söylemiyorlar. Aklı kafasında değil külahında olan adamlar inançlarını, kimliklerini satıyorlar. Beklerdik ki ülkeyi yönetenler gerekli tepki versinler.
Türkiye Cumhuriyeti'ni küçümseyip yeni devlet kuracaklarını söylüyorlar. Sorun bu zihniyettekilerin tamamının iktidar partisinin içinden çıkıyor oluşu. Ses çıkarmıyorlar, niçin? Aynı hedefi mi aynı amacı mı güdüyorsunuz? Sevr anlaşmasına tek laf edemiyorlar ama Lozan'a dilleri uzuyor. Sevr'e anlaşmasına 3 kişi imza attı. Rıza Tevfik (Sevr ile ilgili) anılarında yazar, 'teklif olunan maddeler evvelce hükümetin malumu idi. Şuray-ı Saltanatta ise anlaşmanın kabülüne karar verilmiştir. Bizlere sadece imza etme mecburiyeti düşüyordu' diyor.
"Bizim ağzımızdan bir laf çıksa fezleke hazırlıyorsunuz, adam cumhuriyeti yıkmaktan söz ediyor tık yok"
Osmanlı'nın toprağı o zamana 5,5 milyon km2, Sevr ile 470 bin km2'ye düştü. Türkiye Cumhuriyeti'ne laf edenler buna laf etmiyorlar. Sevr anlaşması o kadar acı hükümler içeriyor ki 'padişah İstanbul'da otursun ama istediklerimiz yapmazsa alırız' diyorlar. İzmir Yunanlıların olacak diyorlar. Savaş gemisi alamayacaksınız deniyor. Sevr anlaşmasını tanımayan bir kişi vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Sevr'e alkış tutacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna laf söyleyeceksiniz. Bunun adı vatana ihanet değil midir? Suskun olanlar da aynı ihanet içindedirler. Cumhuriyet savcıları neredesiniz? Bizim ağzımızdan bir laf çıksa fezleke hazırlıyorsunuz, adam cumhuriyeti yıkmaktan söz ediyor tık yok. Batsın sizin savcılığınız.
"Osmanlı eğitim sistemi bozulduğu için battı. Şimdi aynı süreci yaşıyoruz"
Osmanlı artısıyla eksisiyle bizim tarihimiz. Osmanlı niye battı. Bugün Osmanlı'nın son dönemlerini yaşıyoruz. Eğitimde; 1800'li yılların başında Osmanlı'da okuma oranı yüzde 5. Almanya, Hollanda, İsviçre'de yüzde 70. Farka bakın. Osmanlı eğitim sistemi bozulduğu için battı. Şimdi aynı süreci yaşıyoruz. Hiçbir anne baba bu eğitim sisteminden memnun değil. Türkiye Cumhuriyeti'ne, ailelerimize ve çocuklarımıza açıkça ihanet ediliyor. 1881'de Osmanlı moratoryum ilan etti. Duyun-u Umumiye kuruldu. Ekonomiyi yabancılar idare etmişlerdi. Osmanlı'yı buradan çıkaran Türkiye Cumhuriyeti'ne laf söylüyorlar. İhanet içindedirler. Mali kurumların tamamı yabancıların elindeydi. Osmanlının parasını basamıyordu. 1930,'da Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuruldu. Sen kalkıyorsun yeni devletten bahsediyorsun. Hangi yüzle bunu söylüyorsun ve o partinin içinde kalıyorsun.
Ayhan Oğan'a: Seni vatana ihanet noktasına hangi eğitim düzeyi, hangi siyasi hareket taşıdı
1921'de savaş meydanlarında çok sayıda şehidimiz var. Geride kadınlar ve çocuklar kalır. İlk yapılan iş Çocuk Esirgeme Kurumu kurulur. Sosyal devletin temelleri o zaman atılır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk savaştan çıkan yorgun bir Türkiye görür. Türkiye'nin saygın ve üreten bir devlet olması gerektiğini söyler. Yeni Türkiye cihangir bir devlet değil üreten bir devlet olacaktır, der. Üretecek ki kimseye muhtaç olmasın.
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlının borcunu son kuruşuna kadar ödemiştir. Etibanklar, Sümerbanklar yoksulluk içinde yapılmıştır. 15 ağustos 25'te Kayseri'de uçak fabrikasının temeli atılmıştır. 40'lı yıllarda Türkiye uçak ihraç eden ülkedir. Yeni devlet kuruyoruz diyen kişiye söylüyorum sen tarihini biliyor musun? Seni vatana ihanet noktasına hangi eğitim düzeyi, hangi siyasi hareket taşıdı.
"Cumhuriyetten Atatürk'ten intikam almak istiyorlar"
Toplu iğne yapamayan Osmanlı'dan uçak yapan cumhuriyete... Cumhuriyetten Atatürk'ten intikam almak istiyorlar. Hala birilerinin egemenliği altında yaşamak istiyorlar.
1938'de Toprak Mahsulleri ofisi, sonrasında Fiskobirlik kuruldu. Bunların tamamını yok ettiler, Yoketmeye çalışıyorlar. Ekinler biraz iyiyse gümrükte vergiyi kaldırıyorlar. Cumhuriyet tam tersini yapıyordu.
Biz tek adam rejimi istemiyoruz. Güçlü demokratik parlamenter sistem istiyoruz. Lider sultası istemiyoruz. Darbe hukukundan arınmış, hukuk üstünlüğünü öngören, adalet düzeni istiyoruz. Yargının bağımsız olması, üniversitelerin özerk olmasını istiyoruz. Çağdaş, laik eğitim sistemi istiyoruz.
"Emellerinize ulaşamayacaksınız"
Biz etnik kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden siyaset istemiyoruz. Yolsuzluğun olmadığı, saydam, her kuruşun hesabının verildiği devlet istiyoruz.
Bağımsız medya, Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratik yapısının güçlenmesini istiyoruz. Onlar Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmek istiyor. Aramızda derin bir fay hattı var. Demokrasiye, adalete, hakka hukuka inanan, bayrağına, vatanına bağlı tek kişi kalıncaya kadar emellerinize ulaşamayacaksınız."
Vişne Haber Ajansı