Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bir kez daha laikliği hedef alarak, Diyanet tarafından verilen fetvalara yönelik yurttaşların tepkileri için 'Fetvalara dönük tepkiler din-devlet ikileminden kaynaklanıyor' dedi.
‘Milli Piyango haramdır’ fetvası ile gündeme gelen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, fetvaya ilişkin açıklamalarda bulundu. İstanbul Halkalı’da düzenlenen 2. Avrasya İslam Şurası Fetva Meclisi Toplantısı’nın açılışına katılan Erbaş, laikliği hedef alarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilen fetvalara dönük sosyal medyadaki tepkileri değerlendirdi.
Tepkilerin sebebinin din-devlet ilişkilerinde yaşanan ikilemden kaynaklandığını savunan Erbaş, “Örneğin, devletin yürürlükte olan sistemi içerisinde yasal olan bir uygulama dini açıdan caiz olmayabiliyor. Yani haram olabilir. Bir örnek vereyim; faiz meselesi. Yasaldır ama haramdır. Ya da içki, kumar, şans oyunları... Ayetler açık açıktır. Bu konuda sorulan bir soruya ‘caiz değildir’ ya da ‘haramdır’ fetvası verildiğinde kimi kesimler biraz da spekülasyon katarak bu fetvaya karşı çıkıyor. Burada yasal olan bir şeyin bazen caiz olmadığı haram olduğu ortaya çıkmakta, vatandaşlarımız kurulumuzun vermiş olduğu fetvaları gördüğünde buna dikkat etmelerini özellikle istirham ediyorum” diye konuştu.
‘Bazı kesimler bir takım eleştiriler getiriyor’
“Özelikle bazı kesimler, ‘devletin yasal olarak yaptığı bir faaliyete nasıl haram dersin’ diyerek bir takım eleştiriler getiriyor” diyen Erbaş, şöyle devam etti: “Burada kurulumuz ya da fetva verme görevini ifa edenlerin dayanakları Kur’an, sünnet, icma ve kıyastır. Ayrıca mezheplerin görüşleridir.”
***
Diyanet’in tepki çeken fetvaları
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinde yer alan fetva bölümü, birçok kez yurttaşların tepkilerine neden olmuştu. Din İşleri Yüksek Kurulu Dini Bilgilendirme Platformu, 2016’da yöneltilen “Nişanlıların rahat görüşebilmek için nikâh kıymaları uygun mudur?” sorusuna “Nişanlıların flört etmeleri, dost hayatı yaşamaları, dedikoduya mahal verecek şekilde baş başa kalmaları, el ele tutuşmaları ve benzeri İslam’ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir” yanıtını vermişti. Yine Diyanet, kendisine yöneltilen “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” sorusuna ise şu şekilde yanıt vermişti: “Babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur. Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duyması, bu tür bir haramlık oluşturmaz.”
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir diğer fetva skandalı ise boşanma konusuna ilişkindi. ‘Boşarım demekle boşanma meydana gelir mi?’ sorusuna, “Boşama, kişinin eşine söylediği, ‘Boşsun’ gibi boşama iradesini ortaya koyan ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir” yanıtını vermiş ve medeni hukukla şer’i hukuku bir tutmuştu.
BirGün