İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, görevdeki ilk altı ayını değerlendirdi.
İmamoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"-Menemen'de çağdaş cumhuriyete karşı şehit edilen Kubilay asteğmenin ölüm yıl dönümü. Onu rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimiz için mücadele vereceğimizi, bu yoldan asla sapmayacağımızı duyurmak istiyorum.
-CHP'li başkanlarımıza yönelik bir saldırı söz konusu. Bu Ankara'da gelenek haline gelmiş. Bunula birlikte sindirme politikalarını ortaya koyuyorlar. CHP'li belediyelere yapılan müdahaleler güncel ve sıradan bir vakaymış gibi dile getiriliyor. Bu üzücü. Belediyesine müffettiş gelmemiş, seçimi kazandı diye geçmişe dönük inceleme için baskı üstüne baskı yapılmasını kınıyorum. Mansur Yavaş'a karşı sürdürülen iftira ve soruşturma sürecini buradan kınıyorum. Bu kampanyaların sonuçsuz kalacağına olan inancım tamdır. Mansur Yavaş'ın her zaman yanında olduğumuzu ve kendisini desteklediğimizi buradan ifade ederim. Urla'daki başkanımızın tutuklanması sürecini kaygıyla izliyorum. Kayyum atanmasını kınıyorum. Terörle ilişki varsa her ne hikmetse seçimden sonra ortaya çıkıyor. İnsanlar yargılanır ondan sonra ceza ortaya konur. Kayyum uygulamasının hukukun gereği diye tanımlanmasını kınıyorum.
-Herhangi bir makama seçimle gelen siyasetçinin hesap vermesinin mecburiyet olması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik her şeyin başı. Kamu adına iş yapanlar hesap vermeye yanaşmıyorsa işler çok yanlış gidiyordur, çürüme başlamış demektir.
16 milyon İstanbullu 23 Haziran'da dünyaya ilham olacak kanaat ortaya koymuştur. Bu iradeyi herkes doğru okumalı.
Bizler sadece gerçeklerle, güvenilir verilerle, 16 milyonun önceliklerine göre işler yapacağız. Sonuçları her defasında paylaşacağız. Biz işgal ettiğimiz makamların sahibinin halk olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunu unutmayacağız, unutturulmasına da asla izin vermeyeceğiz.
-Yönetime geldiğimizde nasıl bir tablo devraldık? Vadesi geçmiş 6 milyar lira cari borcu teslim aldık. İş başı yaptıkttan 1 hafta sonra personelin maaşı ödeyecek paramız yoktu. Bizden önceki yönetimin yaptığı bütçeye göre 7.9 milyar liralık büyük bir bütçe açığını devraldık.
6 ayda 14 milyar liralık bütçe açığını yönettik. İBB ve bağlı şirketlerinin gelirlerinde de ekonomik kriz nedeniyle ciddi kriz yaşanmışken, ay sonu kasaya grimesi gereken 1 milyar liralık payı seçimden önce önceki yönetime kullandırıldığını gödrdük. Biz bu büyük finansal açığı şikayet etmeden, gerçekleri anlatarak süreci yönettik. 6 ayın sonunda vadesi geçmiş borçlarda hiç artış olmadı. 16 milyon İstanbullunun içi rahat olsun. Artık şehir emin ellerde. Oturarak iş yapma dönemi bitti, oturanlar da gitti. Tasarruf yaptık. İsraf düzenine son verdik. Vermeye de devam ediyoruz. İhale şartnamelerindeki rekabet engelleyici hükümleri değiştirerek fiyatların düşmesini sağladık. 6 ayın sonunda 7.9 milyar liralık bütçe açığını 4.7 milyar TL'ye indirdik. 3.2 milyar lira tasarruf sağladık.
1300 kreşin inşaatına yetecek bir finansman demek. Önemli hiçbir yatırımı durdurmadık. Bizimle iş yapanlara güven geldi. Herkes biliyor ki İBB'de artık profesyonel kadrolar var. Talimata göre iş yapmıyorlar işin gereğini yerine getiriyorlar. İştiraklerimizn 23,5 milyar bütçe öngörülmüştü. 20,5 milyar lira ile kapatıyoruz yıl sonunu. Ekonomideki daralma nedeni. 23 iştirak şirketimizin çoğu zarardaydı. İştiraklerimiz kendi ihalelerine giremiyordu. İSPER personel ihalesine giremiyordu. Vergi borçları yüzünden... Bunların yerine kimler giriyordu ihalelere bunları da inceliyoruz. Borçların büyük kısmını ödedik.
İştiraklerimizin ihalaelerine girmesi sonucu 400 milyona başkasının şirketine yapılan işleri belediyemiz 200 milyona yapar oldu. İGDAŞ hariç iştiraklerimizi kara geçirdik. 900 milyon kar ile bu yılı kapattık. Adil ve hakkaniyetli bir yönetim nasıl bütçe planlayacak görecek halk. Halkın parasını kullanmadaki kriterlerimiz belli.
-İsrafa asla izin vermeyeceğiz.
-Gereksiz işlere asla birileri dedi diye kaynak harcama dönemi bitti.
-Eğitim, sağlık, çevre, afet işleri, kent yoksulluğu başta olmak üzere eldeki kaynakları 16 milyon vatandaşımızın ihtiyaçları için kullanma
-Şehrin yatırımlarını ortak akıl ve demokratik katılımla yönet.
-Üst üste yurt dışı gezileri yaptım. Durmuş metro yatırımları için kaynak bulduk. Bu aziz kentin yıllardır çözülemeyen sorunu olan ulaşım ve metroya odaklandık. Kaynağımızın olmadığı, kamu bankalarının kredi vermeye yanaşmadığı ilk 6 ayımızda girişmimizle çok güçlü sonuçlar aldık. Durdurulan 3 metro hattımız 375 milyon euro finans desteği sağladık ve çalışmaları başlattık. 37 km yeni metro hatları eklenecek İstanbul'a.
-30 Ağustos'tan itibaren hafta sonu ve resmi tatil günlerinde 24 saat kesintisiz ulaşıma başladık. 4 ayda gece seferlerinde 900 bin yolcu yararlandır. Adalar hattında 24 saat kesintisiz ulaşım başlattık.
-İstanbul kimin yönettiği, nereye gittiğ ibelli olmayan bir kente dönüştürüldü. Metropolitan Planlama Merkezi'ni hatırlar mısınız_ Kentin anayasası denen değişmeyecek kuralları İstanbulluya servis ettiler. Tepeden inme kararlarla planı işlemez hale getirdiler. İntikam alırcasına uzmanlarını dağıtıp kadük hale getirdiler. İstanbul nereye gittiği belli olmayan bir şehir halini almıştı. Biz görevi aldığımızda aadil, yaratıcı ve yeşil yönetim vizyonunu o yüzden ortaya koyduk.
Bu amaçla iş başına gelir gelmez Vizyon İstanbul Ofisini kurduk. Kentsel Strateji Merkezimiz hazır. Kentin bütün paydaşlarının katıldığı kentin geleceğine yön verecek, bilimsel kurullarla, deneyimli uzman kadrolarla süreçleri masaya yatıracağız. Turizmden tarıma, sağlıklı yaşamdan yaşam vadilerine çalışmalarına başladık. Akademik araştırmalar masada yön verici olacak. İstanbul İstatistik Ofisi'ni tamamladık. Ocak ayı içinde tanıtımını yapacağız. Kente ilişkin verileri buradan paylaşacağız.
-Kentin tüm mekanlarında ocak ayında dönüşümleri görmeye başlayacaksınız. İstanbul artık meydanlarını konuşmaya başlıyor. Kentler nasıl ki demokrasinin kurulduğu yerlerse meydanlar kentin kalbinin attığı yerlerdir.
Dünyada örneği olmayan bir demokratik katılım sürecini hayata geçireceğiz. Bütün aktörler sürecin parçası olacak. İ,stanbul Meydanlarını Konuşuyor kampanyasının tüm çalışmalarını tamamladık. 15 kent meydanına kşimlik kazandırmak adına çalışmaya başladık.
Taksim Meydanı da bunlardan birisidir ve en önemlisidir.
-İstanbul adil bir kent olacaksa işe yoksulluk ile mücadele programından işe başlamak gerekiyordu öyle yaptık. Haziran-ekim dönemnde vatandaşlarımızn indirimli yararlanmasını sağladık. 616 milyon adet yolculuk yapmasına destek vermiş olduk.
Sadece dini bayramlarımızda değil ulusal bayramlarımızda da ulaşımı ücretsiz hale getirdik.
Öğrenci abonman rakamını 85 TL'den 40 TL'ye indirdik. Toplamda 800 bin öğrenciyi sübvanse etmiş olduk.
Aralık ayında öğrencilerimize eğitim bursu vermeye başladık. Şeffaf bir süreçle değerlendirdik. Önümüzdeki senelerde de ihtiyaç sahibi daha fazla gence ulaşarak gençlerimizin ümitlerini bu şehirde kurmalarını sağlamak hedefimiz. Önceliğim çocuklarımızn eğitimi, sağlığı, aileleriyle birlikte mutluluğudur. Bulabileceğimiz, artırabileceğimiz her bütçeyi çocuklarımızın geleceğine yatıracağız.
Yuvamız İstanbul bizim için seferberlk sürecidir.
16 milyon İstanbulluya minnet duyan 100 bin çocuğumuz var. Halk Süt uygulaması... Süt her çocuğun hakkıdır dedik. Ücretsiz dağıttık ihtiyacı olan ailelere. 90 bini aşkın 3-6 yaş arası ihtiyaç sahibi çocuğumuza aylık 8 litre Halk Süt desteği vermeye başladık.
Türkiye'de kırsal alan ve köyler hızla boşalıyor. Tarımla ülkemizin bağlarının koptuğunu yaşıyoruz. Ülkemiz gıda güvenliğini yitiriyor. Buna seyirci kalmayacağız, dedik. Bazı köyleri rehabilite etmeye başladık. Bu köylerden 2020 içinde gezdiğinizde çok etkileneceksiniz. Kentsel ve kırsal yaşam arasındaki dayanışma ağı hedefimiz.
Atalık tohumlarımızla üreteceğimiz gıda zinciri kuracağız. Somut uygulamalra yurttaşlarımız kendi mahallelerinde tanık oalcaklar.
-Cinsiyet eşitliğine inanıyoruz. Nüfusumuzn yüzde 50'sinin işin içinde olmadığı toplumlar gelişmez. Kadınları desteklemek adına çalışmaya başladık. İstanbul'un kadınların daha güvenli bir kent olması için bir hizmeti gerçekleştirdik. Sığınak sonrası dayanışma evleri. İstihdam alanında kadınlara büyük borcumuz var. İşe alımlarda önceliğimizi kadınlara verdik. İSPARK'ta tek bir kadın bile çalışmıyordu.
Metroda kadın şoför sayımızı artırmaya, İSGÜVEN'de kadına kariyer önceliğimiz oldu.
İşe alımlarımızın yüzde 30'undan fazlası kadınlardan yana oldu. Yetmediğini biliyoruz. Çalışanlar arasında seçim öncesi yaratılan kaygı ortamını tamamen kaldırdık. Partizanlık, eş dost aracılığıyla işe alımlara son verdik. İşini iyi yapanın yükseldiği bir iş kültürü yaratıyoruz. Kamuya ders niteliğinde bu. Herkes biliyor ki kendini geliştiren, işini yapan herkes işinin başında olacak.
-Cemevlerinin İstanbul'un tamamında ibadethane statüsüne kavuşturulması için adım atıyoruz.
-16 milyonun hakkı söz konusu olduğunda asla geri adım atmayacağız, asla susmayacağız. İstanbul'un imarı bizim işimiz. Bakanlık karar almış.. Kusura bakmasınlar oturup izleme dönemi bitmiştir. Benim işim sana ne, dönemi bitti. Atatürk Havalimanı'nın kapatılması doğru mu tartışacağız. Kapatıldığı için kaç milyar lirası çöpe atılıyor seslendireceğiz.
Kanal İstanbul... Kanalın etrafına 70 katlı gökdelen dikmek kolay. Bu ciddi mesleenin gayri ciddi şekilde ele alınmasına 16 milyon adına karşı çıkacağız. 'Ya kanal ya İstanbul' bu kadar net.
Benim vatansever hemşerim bu şehrin asli sahibidir. Bunu kimse unutmasın. Hiçbir zaman biz mazerete sığınmayacağız, hukuki yollardan mücadelemizi vereceğiz. Biz küçük bir çıkar grubu için değil 16 milyon İstanbullu için çalışıyoruz. Bunu başarmak için hem gençliğimiz hem enerjimiz var. Başarmak için heyecanımız da yüksek. Dünyaya da model olacağız.
-(Adalar'da faytonun kaldırılması) Önümüzdeki yaz sezonundan itibaren ulaşım elektrikli ve lastikli araçlarla yapılacak. Turistik amaçlı geziler için özel üretimli 2-4 kişilik elektrikli araçlar kullanılacak. Kapıdan kapıya hizmet verecek bir ulaşım sistemi için çalışıyor. Bisiklet kullanımına düzen getireceğiz. Bu bireysel hizmet olmayacak, belediye hizmeti olarak yapılacak. 35 faytonun simgesel olarak devam etmesi konusunda Adalar'da oturanların talebi var. Gönüllü gruplar buna karşı. Bu 35 gönüllü fayton sürecine şahsen ben de karşıyım. Adalar'daki katılımcı süreç devam ediyor. Bu 35 faytonun da İBB denetiminde sürdürülmesine rağmen sıcak bakmıyorum. Faytoncu esnafını asla yok saymıyoruz. Görüşmelerimiz sürüyor. 1500 civarında at var. Bununla ilgili ilgili birimlerimizin takibiyle 5199 sayılı hayvanları koruma kanununa göre hareket edeceğiz. Faytoncular bırakmak isterlerse sahipsiz hayvan statüsüne geçecekler. O andan itibaren İBB bununla ilgilidir. Korunmalarıyla ilgili çalışacağız.
-2018'de Kanal İstanbul ile ilgili Ulaşım ve Altyapı Bakanlığı ile usule uygun olmayan şekilde imzalatılmış olan işbirliği protokolünden çekiliyoruz. Bugün başvuruyoruz. Protokol hukuksuzdur. Çarşamba günü açıklama yapacağız.
Kanal İstanbul konusunda kazmayı vuruyoruz, ihjaleyi yapıyoruz, ÇED rapırunu geçiriyoruz, otur işine bak... Bizi ikna edin. Akılla, bilimle edin diyoruz. Bahsettikleri şeyin mali raporunu bile bilmiyorlar. Sorsan 13 bin sayfalık rapor varmış, kaç bilim adı içinde varmış. Nerede yüzlerce bilim insanı. Allah akıl versin bunu savunanlara. 100 binlik plan ortada yok. Plan yokken şahıs arazilerinin devri yapılmamaışken İSKİ'nin önünde 11,5 milyarlık yatırım öngörülmüş. Bunlar belli değilken neyin ihalesini yapıyorsun? İstanbul'u bir maceraya sürükleyemezsiniz. Bu şehri bir avuç kişiye emanet etmeyenler böyle bir projeye de müsaade etmeyecektir.
Soru: Bundan birkaç ay önce İstanbul’un bazı yerlerine koyulan Çince tabelalar kaldırıldı. Bunu sebebi nedir?
“Biz, o dönem Çin Başkonsolosu ile yaptığımız görüşmelerden sonra –ki o dönem yoğun bir Çinli misafirimiz olacağı yönünde acentelerin uyarısıyla böyle bir talepleri olmuştu- biraz daha büyük ölçekte görünen tabelalar asmıştık. Ben arkadaşlarımdan turistik bölgelerde, hedeflediğiniz gruplar için –ki bunların içerisinde Çinliler de var- başta ulaşım araçları olmak üzere, İngilizce ve Avrupa dilleri dışında 4-5 dilde uyarı tabelaların hazırlanması ve kalıcı bir şekilde olması konusunda bir tasarım çalışması rica etmiştim. Bu çalışmalar hala devam ediyor. Yani tabelaları kaldırmamız diye bir şey söz konusu değil. Belli bir dönem oldukça büyük bir ebatta Çince tabelalar konmuştu. Ama şu anda hazırlığımız çok sayıda dilde uyarı tabelaların ilgili yerlere konması yönündedir.”
Soru: İstanbul’da deniz suyunun arıtılması konusunda bir proje çalışmanız var mı?
“İSKİ’nin verdiği brifingde Ar-Ge çalışmalarının yapıldığına dair bir bilgiye sahibim.Ama deniz suyunun arıtılmasının çok pahalı bir sistem olduğu ortada. İstanbul’da deniz suyunu arıtmaya ihtiyaç duyulmayacak bir yatırım yapılmış zaten. Melen Projesi var. Düşünsenize, hazine DSİ’nin talep ettiği 700 milyon TL civarındaki bir yatırımı onaylamamış durumda ekonomik sorunlardan. Bana göre bu başka taraflardan 100 milyarları aşacak Kanal İstanbul’u tartışıyoruz. İstanbul’un Melen konusu çözüldüğünde böyle bir ihtiyacı olmayacak. Uzun yıllar olmayacak. İSKİ’nin gündeminde deniz suyunu arıtmak gibi bir çalışma söz konusu değil.”
Soru: Görevi geleli 6 ay oldu. Siyasi baskı, hedef alma ya da başka türlü gizli veya açık bir çalışma yapıldığına dair bilgiye sahip misiniz? Üzerinizde bir baskı hissediyor musunuz?
“Bir takım süreçlerin işlememesi, bürokratik bazı sorunların olduğu ortada. Biz hala kanunda bize tam yetki verilen İBB iştiraklerimizle ilgili genel kurul yapamıyoruz. Niye? Tümüyle kanuna aykırı, saçma sapan bir genelgeden dolayı. Yani ‘Biz İstanbul’a hakim olalım’ duygusu. Niye bizim elimizi kolumuzu bağlıyorsunuz? Basit bir örnek. Ama ben hiçbir baskı hissetmiyorum. Hiç umurumda değil olan baskılar. Bürokratik baskı, bir takım uygulama baskısı ya da atamalar yazıyoruz. Birkaç gün bekletilen atamalarımız oluyor. İSKİ’de var, başka birimlerde var. Niye bunlar imzalanmıyor? Nedir yani? İstanbul’dan bir uygulama. İBB önerir, Bakan onaylar. Niye onaylamıyorsun mesela. Bu tür işler can sıkıcı. Canımızı sıkar, biraz üzülürüz ülkemiz adına ve o makamı işgal edenler adına. Çünkü oraları hak etmeleri gerekir. Onun dışında hiç baskı hissetmiyorum. Tüy gibi hissediyorum kendimi, 16 milyon insan arkamda çünkü."
Kaynak : www.istanbulgercegi.com
ETİKETLER : istanbul gerçeği, son dakika haberler, ulusal haberler, sondakika, haber, dikkat, flaş haber, sıcak gelişme, yeni gelişme, gerçek gündem, canlı yayın