loading
close
SON DAKİKALAR

Eminağaolu'nun CHP'den Kesin İhracı istenmesi üzerine açıklama geldi

Eminağaolu'nun CHP'den Kesin İhracı istenmesi üzerine açıklama geldi
Tarih: 06.04.2016 - 14:19
Kategori: Siyaset

CHP üyesi ve eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu CHP'den Tedbirli olarak kesin ihraç istemi hakkında açıklama yaptı...

CHP üyesi ve eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu CHP'den Tedbirli olarak kesin ihraç istemi hakkında açıklama yaptı... 

Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Disiplin Kurulu Başkanlığı CHP üyesi Ömer Faruk Eminağaoğlu'na 25 Mart 2016 tarihinde CHP'den Tedbirli olarak kesin ihraç istemi nedeniyle savunma yapmaya davet etmişti...

Sayın,
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanlığı'nın 25.03.2016 tarih ve 88 sayı numaralı kararına istinaden parti tüzüğümüzün 70-A-b maddesi uyarınca "Kesin Çıkarma" cezası verilmesi istemiyle tedbirli olarak İl Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş bulunmaktasınız.
Ekte de sunmuş olduğumuz bir kısım sosyal medya paylaşımları, YSK' ya 03.11.2015 tarihinde yapmış olduğunuz başvuru, 06.11.2015 tarihli Genel Başkanımız ve Parti Yönetimine Kayyum atanması talepli dava dilekçeniz, Genel Merkezimize MYK ve Genel Başkanımız ile ilgili yapmış olduğunuz laikliğe aykırı hareket etmek suç konulu başvurularınız ve benzeri eylemleriniz nedeni ile ilgili olarak 7 gün içerisinde yazılı savunmanızı kurulumuza teslim etmeniz ya da sözlü savunmanızı yapmak ve diğer tüm delillerinizi sunmak üzere 04.04.2016 saat 14.00'da Ankara İl Disiplin Kurulu Başkanlığının Sehit Adem Yavuz Sokak 5/12 Kızılay, Ankara adresinde bulunmanızı, aksi taktirde dosya içerisindeki bilgi ve belgeler göz önüne alınarak karar verileceğini bildirir, Gereğini yapmanızı rica ederiz.

CHP'li Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun CHP Ankara İl Başkanlığına verdiği savunmada;

CUMHURİYET HALK PARTİSİ ANKARA İL BAŞKANLIĞINA

1. 26 Mart 2016 tarihinde, Ankara il Başkanlığının 25 Mart 2016 tarih ve 89 sayılı, Ankara İl Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 25 Mart 2016 tarih ve 29 sayılı yazılarını, ayrıca bu yazılara ekli onaysız ve yazıların büyük bir bölümü de okunaksız veya sayfaların tümü okunaklı olmayan, dökümü de yapılmamış 20 sayfadan ibaret, sosyal medya fotokopileri tebliğ almış bulunmaktayım.

2. Söz konusu yazılarda, İl Yönetim Kurulu’nun 22 Mart 2016 tarih ve 320 sayılı toplantısında, Parti Tüzüğü’nün 70/A-b maddesi uyarınca tedbirli olarak kesin çıkarma cezası verilmesi istemiyle İl Disiplin Kurulu’na sevk edilme kararı verildiği, İl Başkanlığı’nın 25 Mart 2016 tarih ve 88 sayılı yazısı ile de İl Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş olduğum, 04 Nisan 2016 tarihinde savunma vermek gerektiği ifade edilmektedir.

3. Savunma hakkımı kısıtlanmadan kullanabilmem için bu konudaki eksik olan, ayrıca okunaksız olan evrakın tam ve okunaklı ve de isnadın açıkça ortaya konulabilmesi için dökümü yapılmış bir biçimde, ayrıca savunma hakkını ilgilendiren diğer bilgi ve belgelerin de tarafıma iletilmesini, bu bilgi ve belgeler tarafıma iletilene kadar savunma hakkını etkin bir biçimde kullanabilmemin söz konusu olmadığını, bu nedenle anılan isteklerimin yerine getirilmesine kadar savunma hakkımı kullanamayacağımı, savunma hakkımın kısıtlanmaması ve bu hakkımı da etkin kullanabilmem için, CHP Tüzüğünün 73/b, CHP Disiplin Yönetmeliği’nin 15/7 maddeleri uyarınca, anılan bilgi ve belgenin tarafıma tebliği ile, bu tebliğden itibaren savunma süresi arasında en az yedi günlük bir süre öngörülmesi durumunda, bildirilecek tarihte savunma yapılacaktır.

4. Bu nedenle;

5. Disiplin soruşturmasının, herhangi bir yazışma veya ihbara mı dayalı olarak mı ya da Parti’nin bir başka organının bildirimi ile mi yoksa resen mi başlatıldığının belirtilmesi, bir ihbar ve yazışma söz konusu ise, onaylı örneklerin ve varsa bu konudaki diğer bilgi ve belgelerin iletilmesini,

6. Ankara İl Yönetim Kurulu’nun 22 Mart 2016 tarih ve 320 sayılı toplantısında hakkımda alınan ve yüklenilen eylemleri de herhangi bir tartışmaya neden olmayacak biçimde açık açık gösteren karar metninin onaylı örneğinin tarafıma iletilmesini, söz konusu toplantının olağan mı olağanüstü olarak mı gerçekleştirildiği ve hakkımdaki dosyanın ilgili toplantı gündemine ne zaman ve ne şekilde eklendiği konusundaki bilginin de tarafıma iletilmesini,

7. Ankara İl Başkanlığı’nın 25 Mart 2016 tarih ve 88 sayılı sevk yazısının onaylı örneğinin tarafıma iletilmesini,

8. Ankara İl Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 25 Mart 2016 tarih ve 29 sayılı yazısında, o yazı ekinde sunulan sosyal medya paylaşımlarının, YSK’ya yaptığımın söylendiği 03 Kasım 2015 tarihli başvurunun, 06 Kasım 2015 tarihli kayyım atanma konulu olduğu söylenen dava dilekçemin, Genel Merkez’e MYK ve Genel Başkan’ın laikliğe aykırı hareket ettiği yolundaki başvurularımın ve benzeri eylemlerim nedeniyle kesin ihraç nedeniyle savunmamın istenilmesi karşısında da, bu konularda isnadın ve eylemin belirliliği esası ve savunma yapabilmem için de, benimle ilgili olan;

9. Eklenen onaysız, sayfaları okunaksız veya metinleri bütünlüklü olarak okunaklı olmayan 20 sayfadan ibaret sosyal medya fotokopilerinin onaylı ve okunaklı örneklerinin gönderilmesini,

10. YSK’ya yapılan 03 Kasım 2015 tarihli başvuru metni ile neyin kastedildiği, bu konudaki başvuru metni ve akibetine ilişkin kararın, bu konu ile ilgili diğer başvurular ve akıbetinin, bu konunun tarafınıza ne şekilde intikal ettiğine ilişkin bilgi ile birlikte iletilmesini,

11. 06 Kasım 2015 tarihli kayyım atanma konulu başvuru metni ve akibetinin, bunların tarafınıza ne şekilde intikal ettiğine ilişkin bilgi ile birlikte iletilmesini,

12. Genel Merkez’e, laikliğe aykırı hareket etmek suç konulu başvuruların neler olduğu, bu başvuru metinleri, akıbetleri ve bunların tarafınıza ne şekilde intikal ettiğine ilişkin bilgi ile birlikte iletilmesini,

13. Benzeri eylemler ifadesi ile neyin amaçlandığı, bunların nelerden ibaret olduğunun da bildirilmesini talep etmekteyim.

14. Savunma yapılabilmesi için belirtilen hususların yerine getirilmesi veya yerine getirilememe durumu söz konusu ise, bunların da yanıtlanması gerekmektedir.

15. Saygılarımla. 28 Mart 2016

Ömer Faruk Eminağaoğlu

Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu CHP'den Tedbirli olarak kesin ihracımın istenmesi, yüklenen eylemleri açıkladı;

Çözüm süreci mevzuatı aleyhine hukuksal yolları kullanmayan CHP yönetimi için DÜŞÜNCE açıklamak, (sürecin içinde olunduğunu beyan etmek)

AÇIKLAMA: (Çözüm TBMM de ve açık yürütülmeli diyen CHP yönetimi, çözümün TBMM dışında, bütünüyle hükümetin inisiyatifinde ve gizli olarak yürütülmesini içeren(6551/md 3), yine çözüm yolunda (vatan hainliğine varan eylemde bulunmak dahil) her şey mübah anlayışı yansıtan(6551/md 4) gibi düzenlemelere sessiz kalıp, Anayasa'ya aykırı bu düzenlemelere karşı, AYM ne ve diğer hukuksal yolların hiç birine başvurmamak, süreci dışardan izlemek. Bu şekilde anılan düzenlemelere karşı koymamak. Ancak söylem olarak ise bu düzenlemelerin aksini ifade etmek. Öcalan hakkında yapılan suç duyurusunu BİLE sahiplenmemek. Öcalan'ın İmralı Notları (sy 323) ortaya çıktığı üzere, Öcalan'ın İSTEDİĞİ bu çözüm mevzuatını kastederek, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilgilendirilmesini söylemesi ve bu bilgilendirmenin yapılması. Sonuçta taslak olarak İmralı'ya sunulduğu ortaya çıkan bu mevzuata karşı hukuksal yollara başvuruda sessiz kalınması. Bu şekilde CHP yönetiminin çözüm sürecinin, söylemlerinin aksine içinde bulunmasını ifade etmek)

Kurultayın süresinde toplanmaması karşısında HUKUKSAL YOLLARA başvurmak,

AÇIKLAMA: 18.7.2015 tarihinde (üç yıllık) kurultay süresinin dolmasına, genel başkanın, SPY md 15 uyarınca EN ÇOK üç yıl için seçilmesine, görevinin yeni genel başkan seçilinceye kadar sürmemesine, (yenisi seçilinceye kadar sürme söz konusu olan konularda, bu durumun mevzuatta açık açık ifade edilmesine, bu konuda en çok üç yıl denilerek, sürenin uzamayacağının belirtilmesine), böylece diğer organların aksine EN ÇOK ifadesinin kullanılmasına, bu nedenle 1 Kasım 2015 seçimleri öncesi genel başkanın da boşluk yaşanmadan seçimi Kurultay yapılmasının gerekmesine, Kurultay yapılmadığı için 1 Kasım 2015 seçimleri birleşik oy pusulasına, Genel başkan olarak sayın Kılıçdaroğlu'nun adının yazılmasının tam kanunsuzluk olup, bu durumun 1 kasım seçim sonuçlarının ve dolayısıyla seçimlerinin iptali ile seçimlerin yenilenmesi gerekçesiyle 3.11.2015 tarihinde YSK'na başvuru yapmak.

Ayrıca, Genel Başkan'ın süresi dolduğu için, onun başkanlığında toplanan PM tarafından alınan Kurultay kararının, onun tarafından açılan Kurultay'ın, bu şekilde yapılan Kurultay'da alınan kararların iptali için açtığım dava da mahkeme, davayı reddetmeyip, 22.3.2016 tarihinde iddianın araştırmasında yolunda ara kararları alınca, hakkımda da bir tesadüf müdür 22.3.2016 tarihinde İl Disiplin Kurulu tarafından bu sevk karar alınmış. SPY'nın 20/2 nci maddesinde, kongrelerde delege konusunda son seçim sonuçlarının esas alınması gerektiği belirtilmektedir. Ocak 2016 tarihinde yapılan kurultay için, son genel seçim ne demektir. Bu kurultay için 16 ilde 7 Haziran, 65 ilde 1 Kasım sonuçları esas alınıp delegelerin belirlenmesi yoluna gidilmiş. 65 il de ayrıca, her iki seçimin karıştırılarak esas alındığı yerler olmuş. Bunu da iptal nedeni olarak gösterdim.

Cuma namaz saatlerinde izinli sayılma konusundaki genelgesine sessiz kalan CHP yönetimi karşısında BAŞVURU YOLLARINI kullanmak,

AÇIKLAMA: Cuma namazı izinli sayılma konusundaki genelgenin ilk kez 1975 yılında çıktığı ve laiklik gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edildiği, bu nedenle 8.1.2016 tarihinde aynı doğrultuda çıkartılan anılan genelgenin iptali için dava açtığım, (ayrıca iftar saatleri için aynı biçimdeki genelgenin de laikliğe aykırılık yönüyle 1997 de iptal edildiği ve o genelgenin AYM tarafından RP hakkında kapatma eylemi sayıldığı, bunun İHAM tarafından da uygun bulunduğu), bu durumu aynı gün sayın Kılıçdaroğlu'na aktararak, parti olarak bir şeylerin yapılması, sessiz kalınmamasını belirterek, ilgili dökümanı da sunmak sonrası, genel başkan yardımcısı Veli Ağbaba tarafından, her kim ne durumda olursa olsun Cuma'ya gitmeli şeklinde açıklama yapılması, konunun tarafımca genel başkanla görüşme sonrasındaki ilk MYK toplantısı gündemine getirilmemesi, bunun üzerine laikliği savunmayan ve aksine işlem yapan parti yöneticilerinin görevlerini bırakmaları gerektiğini açıklayarak, laiklik konulu olarak genel başkan, genel sekreter, Veli Ağbaba ve diğer üç kişi hakkında CHP disiplin kuruluna başvuruda bulunmak)

Cuma genelgesi için dava açmayan CHP'nin, benim açtığım davaya müdahil olarak katılması için de CHP'ye başvuruda bulundum. CHP yönetimi ise bu konuda susmaktadır. Hukuka, değişmez ve vazgeçilmez değerlere sahip çıkmamakta, toplumsal duyarlılık yaratmaktan uzak durmaktadır. Bir Cerattepe'de yaşananlar halkın yarattığı duyarlılığın sonucu olmuştur. Bu dava kaybedilirse, CHP yönetimi toplumsal duyarlılığı yaratmamayı ve müdahil olmamayı nasıl açıklayacaktır. Bu dava kazanılırsa, o zaman neden laikliğe aykırı bir konuda dava açmadığını, görüş beyan etmediğini ve müdahil olmadığını, nasıl açıklayabilecektir. Konu son derece vahimdir. Bu açmaz karşısında ise, CHP de benim ihracım gündeme getirilmiştir.

Önseçimi, yönetmelikle kaldıran CHP yönetimi karşısında HUKUKSAL YOLLARI kullanmak,

AÇIKLAMA: Tüzükte önseçimle ilgili hükümler dururken, 1 kasım seçimleri öncesinde, önseçimin yönetmelikle kaldırılması. Hem tüzük, hem de yönetmelik hükümleri dururken, yönetmelik hükümlerini uygulayarak, ülke beş ayda iki seçime gitmesine de rağmen, seçim başarısı ortada da olan bir listeyle yönetmeliğe dayalı olarak, önseçim yapmadan seçime gitmek karşısında, söz konusu Yönetmeliğin tüzük ve yasaya aykırılığı (Ayrıca bu konuda geçmiş bir AYM kararına da aykırılığı) nedeniyle Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Ağustos 2015 tarihinde sadece (seçimler yönüyle) tedbir istekli, tedbir reddedilince 06. 11.2015 tarihinde sadece yönetmeliğin iptali istemiyle dava açmak
(KİŞİSEL BEKLENTİ İÇİNDE OLMADIM. DOĞRU BİLDİĞİMİ YAPTIM. 2004 TE CHP KURULTAY TOPLAMADIĞINDA, GÖREVLİ YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI OLARAK, KURULTAY TOPLANMALI DİYE YAZI YAZDIĞIMDA, KAMUOYU ÖNÜNDE ADETA İNFAZ EDİLDİM! ANCAK KONU İLE İLGİLİ AYM YE BAŞVURDUĞUMUZDA, BAŞVURUMUZ GİBİ KARAR ÇIKTI VE CHP TÜZÜK KURULTAYI YAPTI. 2007 SEÇİMLERİNDE MİLLETVEKİLLİĞİ TEKLİFİ ALDIM ANCAK, YARSAV DA DAHA ÖNEMLİ İŞLER VE UĞRAŞILAN SORUNLAR NEDENİYLE MUTLULUK DUYDUĞUM TEKLİFE TEŞEKKÜR ETTİM. (Osman Can gibi, bakılan davada parti lehine hareketle, mesleki ve siyasi gelecek yaratmadım. Hukuk ne ise onu yaptım). 2015 SEÇİMLERİ İÇİN, KARŞILIKLI GÖRÜŞMEMİZDE, SAYIN KILIÇDAROĞLU ÖNSEÇİM DEDİĞİNDE, BUNA HAYIR DEMEYİP ARTVİN'DE ÖNSEÇİME EVET DEDİĞİMDE, BUNUN DIŞINDAKİ YERLER İÇİN İSE MADDİ OLANAKLARIMIN ELVERMEDİĞİ, HAKKIMDA DİĞER YÖNTEMLERİN DÜŞÜNÜLMESİNİ İFADE ETTİĞİMDE, SAYIN KILIÇDAROĞLU "HAYIRLI OLSUN" DİYEREK AYRILMAMIZ SONRASI, BU GÖRÜŞME SIRASINDA ARTVİN'DE ÖNSEÇİM OLAN SEÇİM YÖNTEM KARAR TASLAĞI, 10.2.2015 İSTİFA TARİHİM SONRASINDAKİ, 15.2.2015 TARİHLİ PM TOPLANTISINDA, ÖNSEÇİMDEN, MERKEZ YOKLAMASINA ÇEVRİLMİŞ, DİĞER YERLERDE DE HAKKIMDA BİR İŞLEM YAPILMAMIŞ, MESLEĞE GERİ DÖNEMEME DURUMUMUN BİLİNMESİNE RAĞMEN, AKP NİN YAPAMADIĞI MESLEKTEN İHRAÇ, ADETA BU ŞEKİLDE GERÇEKLEŞMİŞTİR.
ARTVİN'DE SEÇİM YÖNTEMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ, BENİMDE ADAYLIĞIMIN ÖNÜNÜ KAPATMIŞTIR. SONUÇTAN PİŞMANLIĞIM BULUNMAMAKTADIR. SAVUNDUĞUM BİR MÜCADELENİN İÇİNDEYİM. ANCAK AÇIK HAREKET ETMEMELERİNİ EN BÜYÜK SORUN OLARAK GÖRMEKTEYİM. Mücadelem, partide demokrasi mücadelesidir. İlke ve değerlerin mücadelesidir. Çünkü CHP'nin ayağa kalkması, ülkenin sorunlarından kurtulması için ön koşuldur.

Bu dava sırasında, partiyi temsil eden genel başkan EN ÇOK üç yıllık süresini doldurup, o süreçte yeni bir genel başkan seçimi yapılmadığı için, partinin davada sıfat yönünden kayyım tarafından temsili talebinde bulundum (TMY md 426,427). Bu durum da sevk için gerekçe yapılmış!

1 Kasım seçimlerine yönelik olarak önseçimin, yönetmelikle kaldırılamayacağı yolundaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazısının, CHP Yönetimince, milletvekili adaylarının ve Kurultay delegelerinin bilgisine sunulmadığını, böylece milletvekili adaylarının yasa ve tüzüğe aykırı olarak belirlendiğini (bu durumdan adayların da, milletvekillerinin de bilgilendirilmediğini) açıklamak,

AÇIKLAMA: Önseçimin, yönetmelikle kaldırılamayacağı, bunun tüzük ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığı, 1 kasım öncesinde CHP'ye yazarak, yönetmeliğin önceki haline getirilmesini istemiş. Bu yazıyı başvurularımla elde ettim. Açtığım davalara da sundum. Ancak CHP yönetimi bu yazıyı, tüm adaylardan, tüm milletvekillerinden ve Kurultay'ın bilgisinden uzak tuttu. Böylece, önseçim yapılmadan, milletvekili adaylarının, tüzük ve yasaya aykırı biçimde belirlenmesine neden oldu. Bu yazıyı Kurultay'da açıklamayıp, Kurultay gündemine tüzük değişikliği konusunu alarak, aykırı yönetmelik hükmünü tüzüğe taşıyarak, bu yönetmeliği tüzüğe uygun hale getireceği yerde, aykırılığı bir üste taşıyıp, tüzüğü yönetmeliğe uygun hale getirdi. Bu durumu, söz konusu yazıyı orijinal haliyle kamuoyuna açıklayıp ve gösterip, makale konusu etmek ve açıklamak, suçlanmama neden oldu.

Bunları sosyal medyada paylaşmak, (eleştirileri de ortaya koyarak)

Ve benzeri eylemler (ne olduğu açıklanmayan)

***

BUNLAR; HER CHP’LİNİN SAVUNDUĞU, BENİM DE SAVUNDUĞUM, YAPTIĞIM VE BANA DA YÜKLENEN EYLEMLERİM.

BU DURUMDA; CHP’DEN İHRACI İSTENEN, BEN DEĞİL, CHP’NİN İLKE VE DEĞERLERİ.

Yukarıda belirtilen konular, CHP ilke ve değerleri için, parti içi demokrasi için atılan adımlardır.
CHP ilke ve değerlerinin yaşatılması için atılan adımlardır.
Ancak tüm bunlar kesin ihraç sevk nedeni yapılmıştır.
Hukuksal başvurularım gözetilince anlaşılan, bu konuların (muhatapları esas alındığında) genel merkez tarafından İl'e aktarıldığıdır.
Tedbir, tedbir süresince, parti içinde seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırmaktadır. Parti içi bir görev nedeniyle gündeme gelmektedir. Parti içinde HİÇ BİR görevim olmamasına rağmen, hakkımda tedbir kararı da verilerek sevk işlemi gerçekleştirilmiştir.
Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunlardan kurtulması için, CHP'nın ayağa kalkması, CHP'nin sorunlarından kurtulması CHP'nin kendi ilke ve değerlerine sahip çıkması gerekmektedir. Mücadele bunun için yapılmaktadır. Ancak CHP yönetimi, CHP kendi ilke ve değerleri için yapılan çaba, emek, katkı ve mücadeleyi dışlamakta, bunu ihraç nedeni olarak görmektedir.
Bun rağmen, Türkiye için CHP, CHP için de ilke ve değerleri ile yaşayacak bir CHP diyerek, bu mücadele her durumda sürdürülecektir.

Saygılarımla
Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu

Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli

Eminağaolu'nun CHP'den Kesin İhracı istenmesi üzerine açıklama geldi

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları