Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan AKP grup toplantısında konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"-31 Mart Mahalli Seçimleri öncesinde TBMM'yi büyük bir gündem bekliyor. Milletimizin beklediği kanunların çıkarılmasında size çok büyük görev düşüyor. Milletimizin beklentilerini karşılayacak bir Meclis, milli iradenin temsilcisi olacaktır. Her yerde olduğu gibi Meclis'te de saflar netleşmiştir. Birileri Meclis’i çalıştırmamak için tüm güçleriyle çalışacaktır. Sizlere düşen onlara meydanın boş olmadığını göstermektir. Oy alamadığımız seçmenleri kendilerine ulaşamadığımız vatandaşlarımız olarak görüyoruz.
-Bu hafta sonu cumadan itibaren Trabzon, Kocaeli ve Sakarya bu şehirlere giderek milletimizin huzuruna adaylarımızı çıkartacağız. Yapmış olduğumuz bu ittifak konusunda her şeyden önce tüm teşkilat mensuplarımızın partimizin, MYK'nın aldığı kararlara ve yapmış olduğumuz istişareler neticesinde verdiğimiz kararlara saygı duymasını özellikle rica ediyorum. Sizler belki işin bir yanından olaylara bakabilirsiniz. Bizler ise olayları enine boyuna istişarelerini yapıyor kararları ona göre veriyoruz.
-Bizler bu yürüyüş sonrasında kaybetmeyi değil Cumhur İttifakı olarak kazanmaya karar vermiş bir davayız. Aramızdaki bu bağları kimse zayıflatma yoluna gitmesin. Kimse kalkıp ben diye hareket etmesin. Burada ben yok burada biz var herkes buna uysun.
-Açıklamadığımız 6 il kaldı. Büyükşehirlerin bir kısmını bizzat biz açıklayacağız. 31 Mart seçimleri sürecinde milletimizin her bir ferdine ulaşıp kendimizi ifade etmeliyiz. İttifak konusunda teşkilat mensuplarımızın almış olduğumuz kararlara saygı duymasını rica ediyorum. Kimse kalkıp 'ben' diye hareket etmesin. Burada 'biz' var. Herkes buna uysun. Aday tanıtım toplantılarımızda ittifakta destekleyeceğimiz MHP’li adaylara kendi adaylarımızla birlikte sahneye yer veriyoruz. Cumhur ittifakı 31 Mart akşamı inşallah zaferle bu yoldan çıkacaktır.
-Bugün Türk siyasetinin en önemli sorunu ana muhalefettir. Daha doğrusu ana muhalefetin iktidara talip bir parti gibi değil, marjinal bir örgüt gibi davranıyor olmasıdır. Bugün CHP yönetimi cumhuriyetçilik de halkçılık da kültürümüzle de uzaktan yakından ilgisi olmayan bir zihniyetin eline geçmiştir. Bu zat sorsanız demokratlığı kimseye bırakmaz. Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğunda oturduğu 9 yılda 9 seçim kaybetmesine rağmen oraya çivilenmiş gibi yerinden kıpırdamaz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmaya cesaret edemedi, edemez. Buna karşılık hakarete, yalana gelince aslan kesilir.
Kendisine karşı açtığımız davaların, kazandığımız tazminatların haddi hesabı yok. Onaylanıp daha gelecek olanlar da var.
CHP’nin başındaki zatın öve öve bitiremediği Gezi olaylarında duvarlara ne yazıldığını hatırlıyorsunuz dimi. Zulüm 1453’te başladı sloganı yazılmıştı. Geçen hafta Edirne Belediye Başkanı’nın astığı afişler konuşuldu. Bu heykeldeki Kıbrıs türkü temsilcisinin yüzünün tahrip edilmiş olması da ayrı bir garabet örneğidir. Biz yurtta sulhü öyle sloganla değil demokrasimizi güçlendirerek, sınırlarımızın güvenliğini sağlayarak tahkim edeceğimizi biliyoruz. Uzunca bir süredir ülkenin hayrına yapılan ne kadar çok iş varsa CHP hepsinin karşısında durmuştur. Osmanlı döneminde başlayan demiryolu hamlesini Gazi’nin ölümünden sonra durduran CHP yönetimi olmuştur. Boğaz’daki her 3 köprünün inşasına en büyük muhalefeti bunlar yaptı. Varlık sebebini medeniyetimize ait ne varsa hepsini yok etmek, yeni atılan adımları engellemeye çalışmak olarak belirlemiş bir partiyle karşı karşıyayız Bu ülkenin meşrebi belli olan cumhurbaşkanını bira içmeye Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alakasıdır
-(Deniz Çakır'a tepki) Bu ülkenin başı örtülü genç kızlarına Suudi Arabistan'a gidin demek faşistliğin dik alasıdır. Neymiş adı da sanatçıymış... İnsanların yaşam biçimi ile uğraşan CHP zihniyetidir. AK Parti yaşam çeşitlerini garanti altına alan bir siyasi zihniyettir.
-Bir müjdeyi daha milletimizle paylaşıyorum. Düzenli sosyal yardım alan vatandaşlarımızın aylık 150 kw elektrik tüketimini devlet üsleniyoruz. Kredi kartı ödeme borcunu ödemekte güçlük çeken vatandaşlarımız mevcut borçlarını ödeyebilmekte kolaylık sağlıyoruz. Ziraat Bankası kredi kartı borçları tek çatı altında borcunu kapatacak."
16 yıllık AK Parti iktidarlarının en büyük özelliği sosyal devlet olmanın tüm gereklerini yerine getirmesidir. Bugün de çok önemli bir sosyal devlet adımı atıyoruz. Düzenli sosyal yardım alan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın aylık 150 kilowatt saate kadar elektrik tüketimlerini devlet olarak biz üstleniyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 2,5 milyonun üzerindeki hanede her ay ortalama 80 liralık elektrik faturasını devlet karşılamış olacak.
-Yeni anayasa ve özgür seçimler konusunda en başından beri aynı tavrı sergiliyoruz. Bu krizin en büyük insani yükünü biz üstlendik. Suriye’deki terör örgütlerine göre en etkili mücadele eden Türkiye’dir. Fırat Kalkanı Harekatı’yla 3 bin DEAŞ’lı terörist etkisiz hale getirildi. Ancak Bolton’ın İsrail’den mesajı kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değildir. Bunlar bu ülkede benim Kürt vatandaşım kimdir, YPG PKK kimdir tanımıyorlar. Hiçbir zaman PKK terör örgütü PYD terör örgütü benim Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz. Bolton çok ciddi yanlış yapmıştır, taviz vermeyiz.”
Çok yakında Suriye topraklarındaki terör örgütlerini etkisiz hale getirmek için harekete geçeceğiz.Bu müdahalemize engel olmaya çalışan başka teröristler de olursa elbette onların da hakkından gelmek boynumuzun borcudur. Suriye’de, Türkiye’nin Kürtleri hedef aldığı yalanı en alçak, onursuz, en çirkin, en bayağı iftiradır.
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, son dakika haberler, ulusal haberler, sondakika, haber, ilk haber, flaş haber, sıcak gelişme, dikkat, acil, canlı yayın, Erdoğan: Her yerde olduğu gibi Meclis'te de saflar netleşmiştir