loading
close
SON DAKİKALAR

Donmuş limon pek beğenilmiş

Can Ataklı
Tarih: 02.12.2012
Köşe: Günlük Yazılar

Can Ataklı yazıyor; ''Geçen hafta bu köşede ''Sen neymişsin be limon'' başlıklı yazım çok ses getirdi''...

Geçen hafta bu köşede “Sen neymişsin be limon” başlıklı yazım çok ses getirdi.

Pekçok kişi denemiş. İşin hoş tarafı “olmadı” diyen bir kişi bile yok. Bana yazan herkes “ne iyi ettiniz de yazdınız, sayenizde harika bir limon kullanma formülümüz oldu” diyorlar.

Geçen haftayı okumayanlar için formülü bir daha yazayım. Limonu yıkayıp bütün halinde buzdolabınızın derin dondurucusuna koyun. İyice donduktan sonra en incesinden geçirerek rendeleyin.

Bunu ister salatanızda, ister yemeklerinizde, ister içkinizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Limon kabuğuyla birlikte olduğu için hem ekşisi daha güzel hem vitamin değeri daha yüksek.

Limonu dondurup rendelemeyi deneyen bir okurum “Sözünü ettiğiniz donmuş limon rendesinin yeşil salatada uygulaması çok güzel oldu. Kabuğundan dolayı buruk hoş bir tat bıraktı. Ayrıca salataya serinlik verdi ve de ekşi her tarafa eşit dağılım yaptı. Kasenin tabanına limon suyu birikimi olmadı” diyor.

Bir başka okurumun mesajı ise şöyle: “Limon tarifinizi aynen yaptık. Çok teşekkürler. İsraf yok, üstelik muazzam aroma veriyor. Bundan sonra her yemekte sizi anacağız.”

Bir okurum da bir başka bilginin ayrıtısını veriyor. Diyor ki: “Evet limon gerçekten faydalı. İçerdiği vitaminler ve enzimler dışında aynı zamanda bir anda vücudumuzu alkali hale getiriyor. Sağlığını korumak isteyen her insana mutlaka www.alkalidiyet.com’u baştan sona okumalarını tavsiye ediyorum. Limonu buzlukta dondurup kullanmayı ise uzun zamandır yapıyorum. Hatta alkali kek diye adlandırdığım keke de kullanıyorum. Unlu ve şekerli gıdaların da vücudumuzda yarattığı asidik ortamı nötürlüyor.”

Sayısız okurum da donmuş limonun aromasının ve tadının çok güzel olduğunu kullandıkları salata ve yemeklerle anlatmışlar.

En ayrıntılı mesajı ise gazeteci dostum, yemek yeme ve yapma üstadı Meriç Köyatası’ndan aldım. Meriç, “Bunu bilmiyordum. Hemen denedim. Sonuç mükemmel. Sana ve bu mesajı gönderen okuruna çok teşekkür ederim” diyor.

Sevgili dostum bu yeni limon tarifini üç ayrı şekilde kullanmış. İkisini burada yazıyorum, üçüncüsü ise sanıyorum pek çoğunuzun hoşuna gidecek bir yemek tarifi. Onu da diğer yazımda anlatıyorum.

Şöyle diyor Meriç Köyatası: 1- Salatada sosu hazırlarken zeytinyağı ile limon suyunu karıştırıyordum. Bu kez, zeytinyağı ile rendelenmiş limonu karıştırdım. Burada her zaman koyduğumuz limondan daha az kullanıyoruz. Çünkü ayrıca limonun içi yerine limon kabuğu da olduğu için hem ekşisi iyi idi, hem de harika bir aroma oluştu...

2- Gelelim kokteyllere... Burada sanırım sınırsız bir hareket özgürlüğü olacak. Derin dondurucuda bekleyen bir votkaya, ya da Balkanlar’da yapılan meyve rakısına (şnaps) bunu uyguladığında votka ya da şnaps boyut değiştiriyor. Bu karışıma ikinci denemede yarım Türk kahvesi fincanı kadar nar suyu da koydum. Çok şahane oldu.

*****


Pazarın fıkraları

Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralarla keyifli pazarlar dilerim...

Destek

Gece kulübüne girer girmez barda oturan fıstığın yanına gidip “Çok sıkıcı bir aşk hayatınızın olduğu yüzünüzden belli oluyor. Benim görevim sizi alıp evime götürmek ve hayatta tatmadığınız güzelliklerle sizi tanıştırmak olacak” dedim. “Erkek arkadaşım arkanızda” dedi. “Güzel” diye cevap verdim, “Onun da desteğinin olması çok hoş tabii!”

Sarhoşsunuz

Kırmızı ışıkta durdum, polis koşarak yanıma geldi ve “Lütfen aşağı inin” dedi. “Bir problem mi var?” diye sordum. “Sarhoşsunuz. Lütfen inin” dedi. “Sarhoş? Ben?” diye güldüm, “Ben, evine gitmeye çalışan, vergisini veren dürüst bir insanım” karşılığını verdim. “Tamam da efendim” dedi, “Bu trafikte bir varilin üzerine çıkıp yuvarlayarak daha nereye kadar gidebilirsiniz ki?”

Kazara

Adamın karısı yerde ölmüş yatıyor, silah da tam yanında, dedektif kocasına “Bana tam olarak ne oldu anlatır mısınız?” diye sormuş. “Silahı temizlerken birden oldu anlayamadım” diye cevap vermiş adam. “Tabii ya” demiş dedektif, “Ok ve yayı nasıl temizlediyseniz.”

Çırılçıplak

Zengin iş adamı ressamlık yapan sarışına “Çırılçıplak bir tablosunu yapmasını” teklif etmiş. “Asla” demiş sarışın, “Öyle bir şeyi kabul edemem.” Adam “Alacağınız ücretin 3 katını teklif ediyorum” demiş. “Yo..Yo kesinlikle olmaz” diye cevap vermiş sarışın. “Beş katını önersem?” Sarışın biraz tereddüt edip “Şeyy..” demiş “O zaman kabul ama bir şartla. Çoraplarımı çıkartmam, zira fırçaları koyacak bir yerim olmalı.”

Muhabbet kuşu

Salona duvardan duvara halı kaplayan usta bir “sigara molası” vermiş, adam sigara paketini arayıp bulamazken birden salonun tam ortasında, halının altında bir kabarıklık fark etmiş, “1 paket sigara için tüm yapıştırdığım yerleri sökmeyeyim” demiş, çekici alıp oraya vura vura bir güzel o ‘bombe’yi düzleştirmiş. Tam o sırada evin hanımı elinde bir paket sigara “Usta, sigaranı antrede bırakmışsın” diye içeri girmiş gülümseyerek, “Bak, karşılığında sen de benim bir saattir kayıp muhabbet kuşumu bul ödeşelim. Tamam mı?”

*****


Yeni bir balık buğulama tarifi

Meriç Köyatası’nın donmuş limon rendesi kullanarak yaptığı balık buğulama tarifini sizlerle paylaşıyorum:

Balık buğulama ve/veya çorba: Daha önce, yaptığım balık buğulama ya da çorbalarda, limonu dilimler, acılık vermesin diye kabuğunu soyar bir kaç dilim limonu öyle buğulamaya atardım. Bu kez kabuğu soyulmuş dilimlenmiş limon yerine, senin yazında belirttiğin gibi dondurulmuş ve kabuğu ile ince rendelenmiş yarım limon kullandım (iki kişilik bir porsiyon için). Harika olmuştu.

Gelelim buğulama tarifine: Çoğu yerde buğulama savsaklanarak yapılıyor. Sebzeli balık suyu elde edilmeden kafadan buğulamaya girişiliyor. Oysa işin esası, önce sebzeli balık suyu elde etmek, sonra buğulamayı yapmaktır.

İri bir balık, levrek, sinarit, laos gibi, tam fileto edilir. Filetolar ayrı bir yere alınır. Balığın kafası ve kılçığı, soğan, havuç, kereviz yaprağı, kaya tuzu, tane karabiber, iki adet yeşil biber, yarım demet maydanozla birlikte en az bir saat kaynatılır. Elde ettiğimiz sebzeli balık suyu süzülür. Başka bir tencerede, çok az un, zeytinyağı ile kavrulur. Kavrulan bu una elde ettiğimiz balık suyundan iki bardak eklenir. 

Bunun üzerine de senin yazında belirttiğin gibi dondurulmuş bir limonun yarısı en ince şekilde rendelenir. Bu karışım kısık ateşe getirilir. Tuzu ve karabiberi kontrol edilir. Fileto edilmiş balıklar yerleştirilir. Üzerine, domates ve biber dilimleri ile yarım demet dereotu konur. Dörtte bir çay bardağı zeytinyağı eklenir. Tencerenin ağzı kapatılır. Kısık ateşte levrek için 12 dakika, lahos için 20 dakika, sinarit için de 40 dakika kadar pişirilir. Sinarit ise zeytinyağı biraz daha fazla konur. Her zaman uyguladığım bu tarifte bu kez dondurulmuş ve rendelenmiş limon farkı ortaya çıktı ve çok da güzel oldu.

Vatan

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları