loading
close
SON DAKİKALAR

İmamoğlu sanki görevden alınmaya hazır gibi

Can Ataklı
Tarih: 05.01.2023
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Soylu’nun iki konudaki derin sessizliği ne kadar da manidar.

Bİ SORALIM BAKALIM

Soylu’nun iki konudaki derin sessizliği ne kadar da manidar

Salı sayfası için yazmayı düşünmüştüm ama kendi kendime “Şimdi yazarım, gazete basılırken bir açıklama gelir ben de zora düşerim” diye düşünerek “Bir gün daha bekleyeyim” dedim.

Konu Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamaları.

Ümit Özdağ, Soylu’yu hedef alarak inanılmaz iddialarda bulundu.

Demokrasi ve hukukun geçerli, medyanın da bağımsız olduğu ülkelerde aslında kıyamet kopması gerek.

Çünkü Ümit Özdağ, içişleri bakanını çok ciddi biçimde muhalefete, başta Erdoğan olmak üzere devletin pek çok kurumuna ve buradaki kişilere karşı tezgah hazırlamakla suçluyor.

Bakın Zafer Partisi lideri ne demiş;

“Bakan Süleyman Soylu, Emniyet ve Jandarma istihbarat içinde özel yapılandırma oluşturdu. Sadece muhalefeti değil iktidar milletvekillerini ve bakanları da izliyor. Vatansever bürokratlar bana bu sistemi anlattılar. Kişinin nasıl takip edildiği, görüntüsünün çekildiği, mobeseler, otel kayıtları, banka hesapları, WhatsApp görüşmelerinin nasıl izlendiğini anlattılar. Bu arşiv Erdoğan’ı korkutuyor. Soylu’ya karşı etkili bir dışlama gerçekleşmedi. Bu Soylu’nun arşivinden kaynaklanıyor. AKP milletvekilleri de korkuyor.”

İnanılır gibi değil.

Normal koşullarda Soylu’nun ayağa kalkması gerekmez mi?

Ama hayır, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.

Sedet Peker ve Cevheri Güven’in inanılmaz iddialarına karşı “Suçluların lafına göre mi hareket edeceğiz” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı Süleyman Soylu hep.

Ama Ümit Özdağ ne suçlu ne yurtdışında ne de ciddiye alınmayacak biri.

Bir parlamenter üstelik iddialı bir siyasi partinin genel başkanı.

Süleyman Soylu’nun Ülkü Ocakları eski başkanının uğradığı suikast konusunda da derin bir sessizlik içinde.

Artık bu cinayetin ayrıntıları belirmeye başladı.

Durum adeta herkesin bildiği sır niteliğinde.

MHP genel başkanının sessiz kalmasıyla bu olayı çözmek ve olayın arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmak zorundaki bir içişleri bakanının suskunluğu aynı şey değildir.

Soylu’nun sessizliği Bahçeli’ye oranla çok daha manidardır.

Diyeceksiniz, “Soylu dün bu konuda açıklama yaptı” belki.

açıklama değil, yakalananlarla ilgili teknik bir açıklama. Soylu bu suikasta dair hiç konuşmadı.

Yine bu konu ile Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın da suskunluğu zihinlerde hayli derin kuşkular uyandırıyor.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

İmamoğlu sanki görevden alınmaya hazır gibi

İktidar çok zorda.

Zorlama müjdelerle durumunu kurtarmaya çalışıyor ama belli ki nafile, kimse yemiyor artık bunları.

Sarayın akıldaneleri anladığım kadarıyla “şok eylemler” ve “kabadayılık” telkininde bulunuyor Erdoğan’a ve emrindeki memurlarına.

Öncelikle İstanbul’u mutlaka almak istiyor iktidar kanadı.

Nedenlerini bin kere anlattık.

Bunu yapabilmek için de hukuk, demokrasi, anayasa, yasa ne varsa çiğnemekten çekinmeyeceğini açıkça belli ediyor.

İBB Başkanı İmamoğlu ile ilgili “ahmak davasının” sonucunun kısa sürede alınmasını zor görüyor olmalılar ki Soylu devreye girdi ve bir “terör davası” hazırlığı yaptı.

Savcılığa gönderilen 500 sayfalık rapor bir soruşturma dosyasına dönüşürse Soylu’ya gün doğacak ve İmamoğlu’nu o an görevden alacak.

Sanıyorum İmamoğlu da bu iktidarın her şeyi yapabileceğine inanmış olmalı ki dün yaptığı özel basın toplantısında meydan okudu.

Ama İmamoğlu da biliyor ki, meydan okumayla iktidarın bu gözü kara eylemini durdurması pek mümkün olmayabilir.

Bana göre İmamoğlu dün müthiş bir konuşma yaptı.

Tam bir baş kaldırış mesajıydı.

Buna karşı İmamoğlu’nun “görevden alınmaya” da hazırlıklı olduğunu hissettim.

İşin tuhafı gazeteciler “13 Ocak’ta görevden alınacak mısınız?” diye bile sordular.

Demek bu konu çok dallanıp budaklanmış.

Bu arada son not; Soylu, İmamoğlu’nun basın toplantısından hemen sonra açıklama yaparak “O kişileri yoldan geçerken mi aldın, niye yalan söylüyorsun bana 40 defa telefon ettin, kayıtlarda var” açıklaması yaptı. Bu cevvaliyet bile İmamoğlu’nun görevden alınacağının habercisi gibi değil mi?

BUNU YAZMAK GEREK

Bu kadın çok enteresan

Son günlerde adı özellikle sosyal medyada geçen bir isim var.

Aslı Baykal, CHP’ye yönelik sert çıkışlarıyla gündem olmuştu.

Adının tekrar anılmasına Kılıçdaroğlu’nun Deniz Baykal’a yaptığı nezaket ziyareti neden oldu.

Bu ziyaretle ilgili bir kulis bilgisi yazan Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı “Baykal’ın kızının CHP’den milletvekili yapılmasını istediğini” ileri sürdü.

Konu birçok gazetede ve tabii ki sosyal medyada yer aldı.

Aslı Baykal başta bu iddiayı ortaya atan Orhan Bursalı olmak üzere iddiayı haber yapan herkesi es geçti ve iki AKP’liye açıklama yaptı.

Önce Mahmut Övür’le konuştu.

Dün de Ahmet Hakan yazı günü olmadığı halde Aslı Baykal’dan gelen açıklamayı yayınladı.

Hakan’ın yazısı şöyleydi; “Bir dedikodu dolaşıyor ortalıkta. Kemal Kılıçdaroğlu / Deniz Baykal görüşmesinde Deniz Baykal’ın ‘Kızım Aslı’yı milletvekili yapın’ dediği söyleniyor. Bu doğru olabilir mi acaba? Soruya yanıt, dün sabah Aslı Baykal’dan geldi. Kısacık bir mesaj göndermiş Aslı Baykal.

Mesaj şu: Günaydın Ahmet Bey. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Deniz Baykal’ı ziyareti sırasında hiçbir şekilde adım gündeme gelmemiştir. Aslı Baykal.”

Aslı Baykal haberi yalanlıyor ama tarafını da belli ediyor.

Burada şu saptamayı yapmak istiyorum.

Çok enteresan bir kadın bu Aslı Baykal.

Elbette bir birey olarak görüş ve düşüncelerini özgürce açıklayabilir.

Kimse ailesinden sorumlu tutulamaz ya da görüşleri nedeniyle ailesi üzerinden eleştirilemez.

Ancak bir de şu gerçek var.

Aslı Baykal CHP’ye yıllarca genel başkanlık yapmış Deniz Baykal’ın kızıdır.

CHP için yapacağı ağır eleştirilerin kamuoyunda özellikle CHP’liler arasında derin bir üzüntü ve öfke yaratacağını bilecek kadar iyi eğitimli, bilgili ve zekidir.

Bunu bildiği halde CHP’ye fitne sokacak açıklamalar yapması en azından babasına karşı siyasi nezaket açısından yanlıştır.

Aslı Baykal’ı sanıyorum seçime doğru da ibretle izleyecektir CHP’liler.

Bİ SORALIM BAKALIM

İHA-SİHA yapımını 4-5 yıl engelleyenler kim?

Teknoloji konusunda çok iyi bir mühendis olduğunu bildiğimiz Selçuk Bayraktar geçen akşam bir televizyon programında tüm icraatlarını anlattı.

İHA-SİHA-insansız jet savaş uçağı üretiminde hayli başarılı işlere imza atan Selçuk Bayraktar’ı ben de ilgiyle izledim.

Ancak konuşmanın bir bölümünde inanılmaz şeyler söyledi Selçuk Bayraktar.

Buraya da aynen alıyorum bu cümleleri;

“Üretim ve test uçuşları sırası boyunca çeşitli zorluklar yaşadık. Bu teknolojiler askerle birlikte geliştirildi. Bayraktar TB-1’i geliştirdik o 4-5 yıl oyalandı, pist bulamadık engellemeye çalıştılar. Uçak uçacakken uçağın pervanesine taş çarpıyor dendi. Uçak uçtu demosunda abimi tutuklamaya çalıştılar. Bu zamanlar yıl 2009. Daha sonra 3-4 yıl sürüncemede kaldı. Proje akamete uğradı. 2012’de tekrar canlanınca 2014’e kadar TB-2’yi yaptık. O dönem de terörle mücadelenin arttığı zamanlar. Hendek harekâtı döneminde kullanılmaya başlandı ilk olarak”

Ne ilginç değil mi?

AKP genel bakanının en övündüğü isimlerin başında gelen Selçuk Bayraktar AKP iktidarı döneminde engellenmiş.

Hatta öyle ki abisi tutuklanmaya bile çalışılmış.

İyi de bu engellemeleri yapanlar, bu kadar başarılı projelerin başındaki isimlerden birini tutuklamaya bile kalkanlar kimler acaba?

DÜZELTME

Poşetlere yapılan zam bile yansımıyor

Yılbaşından önce yazdığım bir yazıda “2019’dan beri zamlanmayan tek mala nihayet zam yaptılar” diye yazmışım.

Hiç zamlanmayan bu ürün marketlerin verdiği poşetlerdi.

2019’dan bu yana market alışverişlerinde kullandığımız poşetlere 25 kuruş ödüyorduk.

Bu yılbaşından itibaren poşetler 38.5 kuruş oldu.

Ben de bunu biraz komik biçimde yazmaya çalıştım.

Ancak küçük bir detayı bilmiyormuşum.

Biz vatandaş olarak bu poşetlere yine 25 kuruş ödemeye devam ediyoruz.

Ama marketler devlete poşet başına artık 25 kuruş değil 38.5 kuruş ödeyecek.

Yani poşet zammı vatandaşa değil marketlere yansıtıldı.

Bu hata benim tabii ki uyaran okurlarıma teşekkür ederken sizlerden de özür diliyorum.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları