loading
close
SON DAKİKALAR

Ölülere bile oy kullandırılmasının altından nasıl kalkacaklar

Can Ataklı
Tarih: 09.04.2024
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Son ana kadar CHP adayı Lütfü Savaş önde giderken ve hatta kutlamalar yapılırken bir anda durum tersine döndü ve AKP adayının seçimi 3 bin oyla kazandığı açıklandı.

ANALİZ

Nasıl yorumlanır bilemedim

Her zamanki gibi dün sabah da gazeteleri almak üzere çalışma yerimin hemen yanındaki küçücük bakkaldayım.

Önce tüm gazetelerin manşetine bakıyorum.

Birinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel manşet olmuş.

“Makama saygıdan asla taviz yok” başlığı kullanılmış.

Aaa bir de göreyim Özgür Özel’in manşet olduğu gazete Sabah değil mi?

Yıllardır gazetecilik yerine Erdoğan’ın tetikçiliğini yapan gazete Özgür Özel’i manşete taşımış.

Gerçi Özgür Özel CHP’ye genel başkan seçildiğinden bu yana defalarca bu gazetenin manşetine çıkmıştı.

Başlıklar Özel’in terörle iş birliği yaptığı, Kandil’den emir aldığı, FETÖ’cü olduğu, dış güçlerin maşalığını yürüttüğü biçimindeydi hep.

Oysa bu kez manşet çok farklıydı.

Manşeti okuyan Özgür Özel’le ilgili olumsuz bir duyguya kapılmıyordu.

Ana başlığın devamındaki yazılarda da Özel aleyhine bir şey yoktu.

Gerçi AKP’li seçmen için bir şey fark etmezdi belki ama CHP’li seçmenler bu manşete ve yazıya biraz burulabilir.

Çünkü birinci sayfa için seçilmiş tüm yazılar Özgür Özel’in adeta Erdoğan’a selam çaktığı biçimindeydi.

Özgür Özel, Erdoğan’ın makamına saygısızlık edilmeyeceğini söylüyordu örneğin.

Yine Özgür Özel “Davete gitmem diye bir şey yok” diyordu, milletin seçtiği birine saygısızlık yapmayacağını belirtiyordu, Erdoğan ile saray yerine Çankaya Köşkü’nde görüşmeyi tercih edeceğini açıklıyordu.

Özgür Özel’in söyledikleri elbette demokratik bir ülke için çok normal hatta gerekli.

Burada dikkatimi çeken Sabah’ın seçimden sonra Özgür Özel’i biraz kendilerine yontmakla birlikte manşete çıkarması.

Sanki şu söylenmek isteniyor; “Tamam seçimi kazandın, ama Erdoğan’a saygıda kusur etme, onun cumhurbaşkanı olduğunu unutma, hatta bir şey yapmadan önce ona danış.”

Elbette Özgür Özel’in Sabah yazarı Yavuz Donat’la yaptığı konuşmada söylediği şeyler sadece bunlar değil.

Özgür Özel demokrat bir genel başkan olarak devlette saygısızlık olmayacağını söylüyor ama kendi yol haritasını, gelecek için planlarını, parti içindeki yenileşmeyi de anlatıyor.

Sabah gazetesi ise bu sözleri iç sayfalara bırakarak sanki Özgür Özel, Erdoğan’a mesaj veriyor gibi göstermek istemiş.

Sabah’ın Özgür Özel’i hiç karalamadan manşete çıkarması Erdoğan’dan habersiz olamaz.

Her akşam bütün sayfalarını önce Erdoğan’a gönderen ve onay alıp gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra yayına veren Sabah yönetiminin kendi başına Özgür Özel’i manşet yapması mümkün değildir.

Anladığım kadarıyla Erdoğan seçim yenilgisinden sonra CHP ile didişmek yerine iyi ilişkiler kurarak bir tür pazarlık hazırlıkları içinde.

Erdoğan belli ki kaçınılmaz olarak görünen iktidarı bırakma aşamasını kendine en az zarar verecek biçimde atlatmak istiyor.

AKP genel başkanı artık eskisi kadar rahat değil, karşısında sürekli suçlayabileceği bir partinin değil bir Türkiye ittifakının olduğunu görüyor.

O halde yapması gerekeni yaparak Sabah’ın manşeti üzerinden yeni bir konum kazanmaya çalışıyor.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Aşağıdaki haberi dikkatle okuyun lütfen

Başlığı böyle yazdım çünkü önce şu paragrafı okursanız ne dediğimi daha rahat anlayacaksınız;

BİRİNCİ HABER: Meral Akşener başkanlığında kurulan ve girdiği ilk seçimde yüzde 10.07 oy alarak 43 milletvekili ile meclise giren İYİ Parti olağanüstü kongre kararı aldı. Parti Başkanı Akşener, kongrede aday olmayacağını açıkladı.

Bu haber medyada 23 temmuz 2018’de yayınlanmıştı.

İKİNCİ HABER: Akşener, X hesabından da paylaştığı yazılı açıklamada, “2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum” ifadelerini kullandı.

Akşener çok değil 5 yıl önce de aynı dün yaptığı gibi bir açıklama ile “İyi Parti genel başkanlığı için aday olmayacağını” açıklamıştı.

Ama oldu.

Akşener yine aday olmayacağını söylüyor.

Geçmiş deneyime bakarak “ama olabilir” diyorum başka bir şey demiyorum.

Gerçi 2018 ile bugün arasında dağlar kadar fark var.

Akşener bu kez gerçekten aday olmazsa şaşırmam.

Ama aday olursa da şaşırmam.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Anıtkabir’in askerleri Erdoğan sloganları atanlara da “izin gerek” deme cesareti gösterebildi mi?

Seçimden sonra Anıtkabir’i ziyaret eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başına çok ilginç bir olay geldi.

İmamoğlu ve beraberindekiler Aslanlı Yol’da ilerlerken görüntüleri çekiliyordu.

Bir ara İmamoğlu durdu ve kamera ile görüntü çeken muhabirin bir sorusunu yanıtlamak istedi.

Tam o sırada Anıtkabir’in güvenliğini sağlayan askerler ortaya çıktı “Çekim yapamazsınız, konuşamazsınız, izin almış olmanız gerek” dediler.

İmamoğlu sakin kaldı “Peki” dedi ardından askerler İmamoğlu’nun yürüyüşüne izin verdiler.

Neydi askeri bu kadar telaşlandıran?

Anıtkabir’in kuralları mı?

Elbette değil.

Yürüyen seçim zaferi kazanmış bir muhalif belediye başkanı.

Maazallah İmamoğlu, Erdoğan için de bir şey söyler diye korktular herhalde.

Oysa aynı asker Anıtkabir’de yapılan her devlet töreninde slogan atan AKP’lilere bu yasağı hiç hatırlatmadığı gibi İmamoğlu’na yaptığı gibi panik halinde engel olmaya da çalışmadı.

Seçim öncesi komutanlar üniformalarına hiç aldırmadan AKP için oy istemişlerdi.

Ama en azından seçim bittikten sonra özlerine dönmeleri gerekmez mi?

ÜZÜLDÜM

Fenerbahçe olayını “fanatik taraftarlık” açısından ele almamak gerek

Fenerbahçe’nin daha maçın birinci dakikasında Süper Kupa maçını terk etmesinden sonra yaşananları üzüntü ile izledim.

Fenerbahçe aslında tüm takımları ilgilendiren bir konuda bugüne kadar görülmemiş bir protesto yöntemi uyguladı.

Burada hiçbir takıma yönelik aykırı bir söylem yoktu.

Federasyonun tutumu ve futbola siyasetin karıştırılmasıydı esas olan.

Ama ne yazık ki futbola sadece “fanatik taraftar” gözlüğü ile bakanlar bu olayı Fenerbahçe düşmanlığı ile özdeşleştirdi adeta.

Fenerbahçeli olduğumu herkes biliyor ama hiçbir zaman “fanatik” gibi bakmadım.

Bu olaya da bakmadım, bakamam.

Sadece şunu yazmak istiyorum; “Galatasaray asaletine uygun davranmalıydı, Galatasaray başkanının olacakları bildiği halde “hayret ediyormuş” gibi davranmasına ve Fenerbahçe’nin depremzedelere gidecek yardıma engel olduğunu söylemesine hiç gerek yoktu, ki zaten Ali Koç bunu öngörerek boş kalan bütün yerlerin biletlerinin kulüp tarafından satın alındığını söyledi. Galatasaraylı futbolcuların abartılı sevinçleri de hoş olmadı. Güya spor yazarlarının da seviyesiz yorumları yapıcı değil yıkıcıydı.”

Futbol başta üç büyük kulüp olmak üzere tüm takımların birbirine saygı göstermesi, rekabeti düşmanlık değil dostluk için kullanması ile güzelleşecektir.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Ölülere bile oy kullandırılmasının altından nasıl kalkacaklar

Seçimde sonucu hâlâ belirsiz olan yerlerin başında Hatay geliyor.

Son ana kadar CHP adayı Lütfü Savaş önde giderken ve hatta kutlamalar yapılırken bir anda durum tersine döndü ve AKP adayının seçimi 3 bin oyla kazandığı açıklandı.

İtirazlara rağmen yeniden sayıma gidilmedi bunun üzerine CHP konuyu Yüksek Seçim Kurulu’na taşıma kararı aldı.

Genel Başkan Özgür Özel’in önderliğinde YSK’nın önüne gidildi, polis olağanüstü güvenlik önlemleri aldı.

Heyet 5 dakikalığına içeri girdi ve elindeki belgeleri heyete sundu.

Açık söyleyeyim, CHP bu girişimde bulunurken ellerindeki belgelerin dehşet verici olduğunu bilmiyordum ve galiba kimse de bilmiyordu.

Bu dehşet veren bilgiyi sunumun ardından yapılan açıklamalardan öğrendik.

CHP adına konuşan Selin Sayek Böke “Hatay’da ölü olduğu kayıtlara geçen 3 bin 389 kişiye oy kullandırıldığını” söyledi.

Bu nasıl iştir böyle?

2012’deki referandumda Fethullah Gülen’in “Keşke ölüleri de kaldırıp oy kullandırsak” dediğini biliyorduk ama bunun gerçeğe dönmüş olması gerçekten korkunçtur.

CHP “belgeler sunduk” dediğine göre ellerinde gerçekten öldüğü bilinen ama oy kullandığı saptanan kişiler var.

Üstelik Hatay’da 35 bin oyun geçersiz olduğu biliniyor ve bu oyların neden geçersiz kılındığına dair açıklama da yok.

Hatay konusunun bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekir.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları