loading
close
SON DAKİKALAR

Kralın gözyaşları

Melih Aşık
Tarih: 07.03.2013

Melih Aşık, ''Acaba neye ağlıyor? Atatürk Türkiye’sinin bugün düştüğü duruma mı?''

Ürdün Kralı 2. Abdullah Anıtkabir’i ziyareti sırasında gözyaşlarını tutamıyor, ağlıyor. Acaba neye ağlıyor? Atatürk Türkiye’sinin bugün düştüğü duruma mı? Yoksa büyük bir liderin huzurunda olmanın verdiği heyecan mıdır onu ağlatan?

TİME dergisi birkaç gün önce 90 yılın liderlerini sıralarken Atatürk’ü ilk sıraya aldı. 24 Mart 1923 tarihli baskısında O’nu şöyle anlattı:

“Yabancı güçlerin boyunduruğundaki halkını bu bataktan kurtardı. Bağımsızlık düşüncesi aşıladı.”

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Anıtkabir defterine alışılmış övgü ve iltifat ölçülerini çok aşan cümleler yazdı birkaç gün önce...

Atatürk’ü unutturmak, diktatör diye karalamak, söylediği bir cümleyi alıp önünü arkasını yansıtmadan linç etmeye çalışmak günümüzün modasıdır. Ne var ki Türk halkının sevgi ve saygısını tersine çeviremiyorlar. Atatürk bunu da görmüş zamanında, bakın 1937’de ne diyor:

“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıkların arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur.”

Yaz kızım Anayasa...

Radikal’de Rıfat Başaran yazdı... Öcalan, Kandil, Ankara ve Brüksel’e gönderdiği mektuplarda vatandaşlık tanımını şöyle yapıyor:

“Özgür iradesiyle kendisini ülkeye bağlı hisseden herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.”

Öcalan’ın İmralı’da Sırrı Süreyya Önder’e yazdırdığı tanım da hemen hemen aynı...

Anayasa Hocası Emrah Kırıt, Öcalan’ın buluşu hakkında diyor ki:

- Bu durumda sınırımıza gelen pasaportu, vizesi olmayan her berduş “Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığımı ifade ediyorum” diyerek o anda vatandaş olur ve kapıdan içeri girer... Ayrıca ‘özgür irade’ yani insanın kendi başına karar verebilme yetisi belli bir yaşta oluşur. Bu yaş 15 olabilir, 18 olabilir. Oysa bir bebeğin vatandaşlığı nüfus kağıdına doğumundan hemen sonra işlenir. Şimdi çocuklar vatandaşlığı kazanmak için 15 yaşını mı bekleyecek?

* * *

AKP’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na verdiği öneride “Türkiye” sözü hiç geçmiyor. Öcalan lütfetmiş “Türkiye” diyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün en ileri öneriyi yapması gözden kaçmışsa bir daha yineleyelim... Gül 1924 Anayasası’ndaki tanımı öneriyor. En uygun öneri:

“Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk ıtlak olunur (denir)”...


BDP Milletvekili Gültan Kışanak Meclis’te yaptığı konuşmada
“Kapınızı bize açın, yoksa şehit haberlerine açarsınız” diyor.
Barış dili buysa savaş dili nasıl olur acep...
Fahrettin Fidan



Numune

Ankara Numune Hastanesi, Türkiye’nin en köklü ve büyük hastanelerinden biri... Bu hastanemizde uzunca bir süredir endovasküler yani damar içi cerrahi müdahaleler yapılamıyor. Nedeni, bu müdahaleler için gereken malzemelerin tükenmiş olması, birtakım nedenlerle yerine yenilerinin alınamaması... 20’den fazla hasta bu nedenle mağdur olup, müdahale yapılabilmesi için söz konusu malzemelerin alınmasını bekliyor.

CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, kendisine gelen şikayetler üzerine olayı Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na sordu. Yanıtını bekliyor...


Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik “Asgari ücretle geçinilir, 800 TL de büyük bir paradır” diyor.
İnsaf yahu! 4 hanımı ve 16 çocuğu asgari ücretle çalışan bir adamın evine bir milletvekili maaşı girmiyor...
Akif Kökçe



Panga

Tüketici Hakları Derneği 13-14 Mart günlerini bankacılık günü ilan etmiş. Şu çağrıyı yapıyor:

“O iki günde bankalara gitmiyoruz, Kredi kartı kullanmıyoruz, herhangi bir bankacılık işlemi yaptırmıyoruz.”

Dernek bankaların haksız tahsil ettiği paraların yılda 17 milyar lirayı bulduğunu öne sürüyor. Şöyle diyor:

“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin kararlarına göre, bankalarca alınan yıllık kredi kartı aidatı, dosya masrafı, yeniden yapılandırma ücreti gibi ücretlerin haksız olduğu ve tüketiciye iade edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak, bankalar yargı kararlarına uymamakta, deli dumrul ücretlerini almaya devam etmektedirler.”

Melih Aşık - Milliyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları