loading
close
SON DAKİKALAR

ALLI PULLU SANAYİ

Melih Aşık
Tarih: 24.10.2023
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık; Anadolu’ya yayılan diğer fabrikalarda da aynı düzen öngörülmüştü. Yabancı iktisatçılar bu fabrikalara ‘’Atatürk tipi fabrika’’ diyorlardı.

Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye’nin örnek projeleri canlanıyor gözümüzde. Bir küçük örneği Alpullu’dan Nermin Ketenci’nin araştırmasından aktaralım:

“Alpullu Şeker Fabrikası 1926’da açıldı, Türkiye’nin ilk şeker fabrikasıydı. Sosyal tesislerinde basketbol, futbol sahası, yüzme havuzu ve mini golf sahası vardı. Çalışanların barınma konusuna uzun vadeli çözüm getirmek üzere tasarlanan Alpullu Şeker Fabrikası işçi konutları, ileriki yıllarda yapılacak fabrika yerleşkelerine örnek oluşturacaktı. Bu endüstriyel kompleksler, Anadolu’ya modern kültürü ve çağdaş yaşamı taşıyan öncülerdi. İkiz bahçeli konutlar, arkalarında meyve ve sebze bahçeleri, önde çocuklar için oyun alanlarıyla, işçilerin konforlu bir hayat sürdürmelerini sağlayacak şekilde planlanmıştı. Memurlarla işçiler, Tekirdağ ve Erdek’teki yaz kamplarında 15 gün tatil yaparlardı. Kahvaltı serbest, öğlen ve akşam yemekleri tabldottu. Akşamlar şarkıcı, türkücülerle şenlenirdi. Tatilcilerden alınan cüzi ücret, altı taksitte maaşlardan kesiliyordu. Çalışanların bu insani hayatları 1995’te bitti.”

ALLI PULLU SANAYİ

***

Anadolu’ya yayılan diğer fabrikalarda da aynı düzen öngörülmüştü. Yabancı iktisatçılar bu fabrikalara ‘’Atatürk tipi fabrika’’ diyorlardı. Çünkü sadece fabrika yapılmıyor, her fabrikanın o çevre için bir uygarlık, sağlık, kültür merkezi olmasına önem veriliyordu. Fabrika ile birlikte işçi ve memur lojmanları, kreş, revir, yemekhane, lokanta - gazino, konferans - tiyatro salonu ve spor alanları yapılıyor... Eğer yakında ilkokul yoksa, okul da yapılıyor... Toplantılar, piknik, spor karşılaşmaları düzenleniyor. Filmler gösteriliyor, tiyatro grupları geliyordu. Fabrikalarla birlikte adeta yeni bir şehir kuruluyordu.

Bu fabrikaların işçileri sosyalist ülkelerin işçilerinden de mutlu idi...

Artık hepsi anılarda kaldı...

KAZALAR

Sanayici Murat Yasa, gazetelerden bir haberi kesip göndermiş:

“Gaziantep’te freni boşalan tanker bir minibüs ve 2 iş makinesine çaptı: 3 ölü ve 11 yaralı...”

Kamyon çarpınca minibüs alev almış ve üç kişi orada yaşamını yitirmiş...

Murat Yasa diyor ki:

“Gazetelerde her gün buna benzer haberler var. Çok seyahat ediyorum. Hiçbir ülkede gazete veya TV kanalında bu tür haberler görmüyorum.”

Başka ülkelerde gün aşırı ölümlü otobüs  kazaları da göremezsiniz. Bunlar sadece bizde oluyor.

Ve nedenini bilmiyor ya da araştırmıyor ya da biliyor ama önlem almıyoruz. Çünkü burada hayat ucuz. Ve giderek daha ucuzluyor.

HAVABAKAN

Sabah akşam meteorolojinin hava raporunu dinleyip de Antal Bey’i anmazsak ayıp ederiz!

Kim bu zat derseniz... Antal Rethly, Cumhuriyet Türkiye’sinde meteoroloji sistemini kuran Macar uzmandır... 1925 yılında Türkiye’ye davet edilen Antal Rethly, öncelikle Ankara Etlik’te “Rasadat - ı Cevviye”yi yani “Meteoroloji Enstitüsü”nü kurmuş, modern meteorolojinin temelini atmıştır. Aynı binada yine bir Macar uzman; Jozeph Szemian’ın başkanlığını yaptığı “Toprak bilim” (pedoloji) enstitüsü de bulunmaktadır.

ALLI PULLU SANAYİ

Halk beyaz sakalına bakarak Antal Rehthly’e:

“ Ak sakallı Havabakan Antal Bey” ünvanını yakıştırmış...

Antal Bey bu adı çok sevmiştir.

Yapı Kredi Yayınları arasında Antal Bey’in Türkiye’deki çalışmalarını anlatan “AK Sakallı Havabakan Antal Bey” adlı bir kitap vardır ki, o yılların Ankara’sını da pek güzel anlatır... Orada açıkça görülür ki...

Cumhuriyet bilgi ve bilim üzerine inşa edilmiştir.

İTİRAZ

Yani... Her söze kafa sallayanların kimseye faydası yoktur. Filozof öğrencisiyle sohbet ediyor, o ne derse öğrencisi onaylıyormuş... Filozof sonunda patlamış:

- Hiç olmazsa bir kere itiraz et, başka bir fikir söyle de iki kişi olduğumuzu anlayayım...

Yani... Her söze kafa sallayanların kimseye faydası yoktur.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları