loading
close
SON DAKİKALAR

Bunlara milli demek, milli duygularımıza hakaret…

Yılmaz Özdil
Tarih: 17.10.2019
Kaynak: Yılmaz Özdil-Sözcü

Yılmaz Özdil: Piyade yazılana 15 lira, süvari yazılana 30 lira, teğmen yazılana 60 lira, alay komutanı yazılana 150 lira aylık maaş ödüyorlardı.

Para karşılığında, kendi milletine, kendi ordusuna, kendi topraklarına karşı silah çeken, ne idüğü belirsiz başıbozuk tiplere Suriye “milli” ordusu demek… Türk milli mücadelesine hakarettir.

Anzavur Ahmet.

Osmanlı ordusunda jandarmaydı.

Alaylı subaydı.

Okuma yazması bile yoktu.

Güya dindardı.

Ama, paraya tapıyordu.

Yolsuzluktan Konya'ya sürüldü.

Emekli edildi.

Anzavur, lakabıydı.

Kinci, gaddar manasına geliyordu.

Çevresinde korkulan biriydi.

Süzme vatan hainiydi.

Topraklarımızı işgal eden İngilizler tarafından tiko para kiralandı.

Vahdettin tarafından “paşa” yapıldı.

Kuvayi Milliye'nin üstüne salındı.

Emperyalizmde para boldu, Türk'ü Türk'e kırdırmak için, milli mücadelenin önünü kesmek için, kesenin ağzını açtılar.

Top verdiler.

Tabanca verdiler.

Makineli tüfek verdiler.

Cephane verdiler.

At verdiler.

Piyade yazılana 15 lira, süvari yazılana 30 lira, teğmen yazılana 60 lira, alay komutanı yazılana 150 lira aylık maaş ödüyorlardı.

Vatana ihanet tarifesi buydu!

İki yıl boyunca 1 milyon 250 bin liradan fazla para ödediler.

Anzavur paranın hakkını verdi!

Kuvayi Milliye'ye saldırdı, çatışmalarda yaralanarak esir düşen kuvvacıları idam ediyor, cenazeleri ayaklarından atların arkasına bağlatarak, sokaklarda gezdirtiyor, parçalatıyordu.

Britanya'nın tetikçisi, din iman edebiyatı yapıyordu, “göğsümde iman, başımda Kuran, Kuvayi Milliyecilerin hepsini keseceğim, bunları öldürmek farz ve vaciptir” diyordu.

İngilizlerin ödediği parayla cebini doldururken, “Kuvayi Milliye sırf kendi keselerini doldurmak için yapılan eşkıya hareketidir” diyordu.

Yunan ordusuyla ortak operasyon düzenliyordu, öylesine haysiyetsizdi ki, her girdiği köyde işgalci propagandası yapıyor, “Yunanlılar bizim dostumuzdur, onlara silah çekmek küfürdür, isyandır” diyordu.

Sıkıştığında, ya Yunan bölgesine, ya İngiliz bölgesine kaçıyordu.

İngilizler pek memnundu.

Anzavur'un paralı ordusu büyüdükçe büyüyor, Anzavur'un saldırıları sayesinde Ankara'nın düzenli orduya geçmesi yavaşlatılıyordu.

Ta ki 1921'e kadar.

Yunan işgal bölgesindeyken, hiç ummadığı anda, Mehmet efe tarafından kafasına sıkıldı.

İşte bu nedenle… “Milli” denilen Suriyeli başıbozuklar, benzese benzese Anzavur çetesine benzer.

Para karşılığında, kendi topraklarında, kendi milletine, kendi ordusuna silah çekenlere “milli” denemez.

Bakın, geçen sene, Reuters haber ajansı bu “milli” denilen Suriyelilerle röportajlar yaptı, tüm dünyaya duyurdu…

“Türk Lirası çok değer kaybediyor, maaşlarımız Türk Lirası olarak değil, Suriye Poundu olarak ödensin” diyorlardı!

Doların yükselişi yüzünden mağdur oluyorlardı!

İşin ekstra hazin tarafı, yıllardır içsavaş yaşayan Suriye'nin parası bile bizim paramız karşısında değer kazanıyordu.

Utanmasalar maaşlarını dolar olarak ödememizi isteyeceklerdi.

“Maaşlarımızı Türk lirası olarak aldığımız için dolar bazında büyük kaybımız oluyor, üstelik maaşımızı Suriye'de harcadığımız için Suriye pounduna ihtiyacımız var” diye şikayet ediyorlardı.

“Maaşım eskiden 525 dolara tekabül ediyordu, şimdi 100 dolar azaldı, bu kaybımı kim tazmin edecek, fiyatları yükselten tüccarlar mı, yoksa bana maaş verenler mi?” diye soran yüzsüz bile vardı.

“Milli” denilenler, işte budur.

Mesele Esad Mesad meselesi değildir.

Vatan toprağı kutsaldır.

Savunan yurtseverdir.

Elalemin parasıyla kendi milletine silah çeken, haindir.

Bunlara “milli” demek…

Kuvayi Milliye'ye, Türk ordusuna, Türk milli mücadelesine hakarettir.

Ve üstelik, terörle haklı mücadelemize gölge düşürmekle kalmaz…

Şam yönetimi bunlara iki misli Suriye poundu öderse, ne olacak?

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları