loading
close
SON DAKİKALAR

HDP’den Orman Bakanı’na gensoru

HDP’den Orman Bakanı’na gensoru
Tarih: 21.04.2016 - 12:43
Kategori: Siyaset

HDP, çevreyle ilgili yapılan projelerin ekolojik yıkıma sebep olduğu gerekçesiyle Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında gensoru önergesi verdi.

HDP, başta Hidroelektrik Santraller olmak üzere Cerattepe, Yeşil Yol, Kuzey Marmara Otoyolu ve diğer büyük projelerle gerçekleştirilen ekolojik yıkım sebebiyle Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında gensoru önergesi verdi.

HDP Grup Başkanvekilleri Çağlar Demirel ve İdris Baluken imzasıyla verilen önergede, AKP döneminde ekolojik tahribat yaratıldığı bunun halk sağlığına tehditlerinin göz ardı edildiği belirtilerek, “Kısa dönemli kârların gerçekleşmesi amacıyla doğayla ilişkilerde piyasa mantığını hakim kılan yasal düzenlemeler yapıldı” ifadeleri yer aldı.

Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde yürürlüğe giren Su Kullanım Hakkı Anlaşması Yönetmeliği ve takip eden yasal düzenlemeler ile Türkiye’deki bütün akarsuların kullanım haklarının kontrolsüz biçimde özel sektöre devredildiği ifade edilen önergede, “Doğa üzerinde sermaye hakimiyetinin kurulması ve yaygınlaştırılması yasal bir zemine kavuşturulmuştur” denildi. 

DSİ Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayınlanan verilere göre, 2003 yılına kadar özel sektör tarafından inşa edilen HES sayısının 86 olduğu, 2003 yılı sonrasında ise 422 adet HES’in işletmeye alındığı belirtilerek, mevcut HES’lerin %82’sinin 13 yıllık AKP iktidarında gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. 

Tüm akarsuların her noktasında kontrolsüz ve denetimsiz şekilde inşa edilen HES’lerin ekolojik yıkıma sebep olduğu belirtilen önergede şu ifadeler yer aldı: 

“Dere yatağına yapılan müdahaleyle dere içinde ve etrafındaki canlı yaşamı büyük zarar görmekte, yüzlerce endemik tür yok olmakta, taban suyu ve yeraltı suyu seviyeleriyle oynanmakta, inşa aşamasında etraftaki ağaçlar kesilmekte, orman kalitesi düşüp erozyonun önü açılmakta, tarım ürünlerinin türü değişmekte, özetle binlerce yıllık bir süreçle oluşmuş doğal dengeye “yenilenebilir enerji” HES adı altında yapılan müdahalelerle doğa katliamları gerçekleştirilmektedir.

24 Ağustos 2015 tarihinde Hopa’da 8 yurttaşımızın hayatını kaybettiği sel felaketi, yukarıda açıkladığımız ekosistemde yaratılan bu tahribatlar ile denetimsiz ve bilimsel verilerden uzak pervasızca hazırlanmış projelerle yapılmış dere ıslahları, taşkın koruma çalışmalarının sonucu gerçekleşen bir “yapay afet”tir. Doğrudan sorumluluk alanlarından kaynaklı yaşanan bu ölümler karşısında hesap vermesi gereken Sayın Bakan “takdir-i ilahi” diyerek durumu tüm sebepleri ile geçiştirmiştir. 

Ülkenin Hidroelektrik Santrallere dair enerji politikası, Sayın Bakanın 2010 Dünya Su Günü’nde yaptığı konuşmada ''Suyumuz var, boşa akıyor. Biz su akarken bakamayız” şeklinde ifade ettiği suların boşa aktığı temeline dayandırıldığı ve yine aynı konuşmada “sudan ucuz tabiri yanlış, bunu lügatten çıkarmak gerekiyor” şeklinde kendini ifşa eden sermaye grubunun ihtiyaçları yönünde gerçekleştirilen, bilimsel verilerden ve doğayla bütüncül olmaktan uzak ranta dayalı politikalardır. Özellikle Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları süreçlerinde yaşananlar bu politikaların doğa ve toplum karşısındaki hukuksuzluğu ortaya koymaktadır. Gözle görülebilen zararlarına rağmen yatırımcının kolaylıkla ÇED raporu alabildiği ve yapımında çevreyi hunharca kullanabildiği projeler, HES kurulumuna yönelik birçok projeye ÇED olmaksızın veya muaf tutularak onay verilebilmektedir. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen inşaatına devam eden projeler de mevcuttur. ÇED raporları ve süreçlerdeki hukuksuzluklar açısından en güncel örnek Artvin İli Cerattepe ilçesinde yapılmaya çalışılan maden faaliyetidir. Binlerce ağacın yok edilme tehlikesi altında olduğu Cerattepe’de maden faaliyetleri istemeyen halkın yürüttüğü protesto eylemleri şiddetle bastırılırken Sayın Bakanın “Çok cüzi bir ormanlık sahada çalışılacak” şeklindeki açıklaması ile durum karşısında sermayeden ve ağaç kesiminden yana tutum alacağını belirtmiştir. 

1992 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan "İstanbul'a karşı cinayet" şeklinde nitelendirdiği 3.Köprüyü ve 3. Havaalanını da kapsayan Kuzey Marmara Otoyolu projesi kapsamında 3 milyona yakın ağaç kesilecek ve projenin tamamlanmasıyla birlikte kentin kuzeyinde yoğunlaşan son doğal yaşam alanları üzerinde geri döndürülemez yıkıcı sonuçlar yaratacaktır. “Yeşil Yol” turizm adı altında, her türlü yapılaşmaya yol açacak ve ormanları yok ederek,"Karadeniz Doğal Orman" zarar verecek olan bir diğer rant odaklı büyük projelerdendir. 

Su ve Ormandan sorumlu bir Bakanın yüzlerce yılda oluşmuş olan ekolojik dengeyi bozan ağaç kesimleri ve orman kıyımları karşısında yerine 3 tane dikeriz yaklaşımıyla yukarıda açıkladığımız sorunlara çözüm bulması, bulunduğu makamın gereğini ve sorumluluğunu yerine getirmediği ve getiremeyeceği ortadadır.”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları