İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Belediye başkanlığının ilk gününde FOX TV'de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programının canlı yayınına konuk oldu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu,17 Nisan 2019 Çarşamba günü mazbatasını Çağlayan adliyesinden İl seçim kurulundan aldı. İmamoğlu, Kadir Topbaş'ın görevinden alınmasından sonra başkanlığa vekalet eden Mevlüt Uysal'dan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını devraldı.
İmamoğlu, "İlk işlerimizden birisi öğrencilerin aylık akbilini 50 liraya düşürmek olacak demiştiniz sözünüzü tutacak mısnız?" sorusuna "Derhal, hemen" diye yanıt verdi.
"-Allah korudu biraz sıkışma, çekişme ile mazbatamızı aldık. Günün sonunda tabii orada büyük bir kitle toplandı. Her kesimden insan vardı. Otobüsten aşağı baktığımda sevgilerini, coşkularını, beklentilerini hissedebiliyorsunuz. Efes Pilsen'in maçına söz vermiştim önceden. Efes Pilsen'e hayranlığım bir başkadır. Altyapıları, tarzı... Gittik çok güzel bir maç oldu.
Sonra eve geçtik. Annem, babam geldi. Tabii kızım sitem yaptı. 'Bir oğlum burada, iki çocuğum evde. Çocuklarıma söz veriyorum' demiştim. Eve girdim, ortanca oğlum hemen sarıldı, esprili bir çocuktur. 7 yaşındaki kızım tabii, 'Bir oğlunuz yanınızda, iki çocuğunuz evde öyle mi?' dedi. Sırtını döndü. Çok dayanamadı tabii sarıldı sonra.
-Hukuk üstündür, insanlığın nefesidir. Adaletin bittiği yerde, insan nefes alamaz.Sokaktaki sokak hayvanından tutun da doğaya karşı insanların birbirine karşı diyaloglarına karşı… Hukuk çok derin bir mesele. İlla yazılı olan hukuktan bahsetmiyorum.
-Benim önümde Cumhurbaşkanıyla görüşmek için herhangi bir engel yok. Biz Erdoğan’la akraba değiliz. Bir insan göreve geldiğinden itibaren elini sıkmayacağım insan yoktur. Ben mazbatamı aldım artık kişisel işlerin adamı değil. Benim hiçbir engelim yok.
-Ben bir kelimenin bu ülkenin gündeminden kalkmasını istiyorum: Azınlık. Böyle bir tarif olabilir mi? Hepimiz 16 milyonun bir parçasıyız.Seçimle ilgili teminat verenlerin, seçimden sonra neler söylediğini de duyuyoruz. Hep söyledim, “Hakkımı yedirtmem, kimsenin de hakkını yemem.”Katılımcılık benim işimi kolaylaştıracak. Mutlak katılımcılık, mutlak şeffaflık.
-Belli bir zümre kaybetmenin de seçimin bir parçası olduğunu unuttu. Tabi ki Kürt vatandaşımın oyunu alacağım, ayrı bir yere koymak yerine bir bütünün parçası olmak gerektiğini düşünüyorum.
-Siz başarılı olmak istiyorsanız yukarıları hedefleyin diyerek süreci başlattığı için devrim yapmıştır sayın Kılıçdaroğlu. Bazı diyaloglarımız samimiyetle söylüyorum babamla konuşuyormuş gibi çok içten diyaoglarla süreci yönettik. Çok razıyım.
-İYİ Parti Genel Başkanı sayın Meral Akşener ilk günden itibaren kazanacağımıza inanıcını benimle paylaştı. Bir abla gibi.
İlk siyasete başladığımda partideki davranışları yakalamaya çalışıyordum. Dedim ki bana samimiyet, çalışmak, iyi niyet lazım. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'le diyalogumuz çok samimi.
-Türkiye demokrasisi adına ve özgür ekran bakımından tarihi vazife yürütüyorsunuz, keşke sayınız çok olsa.
-Biz bilimi konuşmalıyız.
-Bu şehrin birçok konuda seferberliğe ihtiyacı var. Çağdaş olmalıyız. Şehrin eşitlenmesi lazım. Bağcılar'ın bir sokağında gidip üzüntü duymamalıyım.
-Bu şehrin insanları yol arkadaşımdır. Türkiye'nin ve İstanbul tarihinin en değerli başkanı olma sürecini yaşatan bir başkan olmak istiyorum. Gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmayı hedef koyuyorum.
-Bu ülkenin terör, çatışma kaderi olamaz. Ülke insanlarının gündemi sadece siyaset olamazç. Dünya bambaşka bir yere giderken biz başka şeyler konuşuyoruz. Oğlum üniversiteye gidiyor. Oğlum için bu ülkenin gençlerine söz veriyorum. Eşimin huzurunda kadınlara söz veriyorum.
-Siyaset bir meslek değil bir görev. Kariyeriniz, yol haritanızı kendiniz belirlemeye başladığınızda kaybetmeye başlarsınız. İyi hizmet yaparsanız sizi farklı bir yere götürür. İyi iz bırakmak çok değerli.
-Spordan gelen bir insanım Trabzonspor'da 5 yıl yöneticilik yaptım. Çocuklarıma ısrarla spor yaptırıyorum. Spor insanı dinç tuta. Satranç, yüzme, basketbol..
Bir belediye başkanın işi spor kulübü yaratmak değildir. 3 büyük kulübümüz var. Öyle güzel işbirlikleri yaparız ki, İstanbul'u dünyada tanıtmak için odak noktası olur.
-Sayın (Ali İhsan Yavuz) Yavuz'un sözlerini artık takip etmiyorum. Dayanaksız şeyler...
-YSK'nın dışarıdan bir talimat ve uyarı almasına gerek yok. YSK hepimizin nefesini sağlayan bir kurumdur. 4,5 yıl artık seçim yok. Bu ülke için üretelim.
-Seçim sonucu aleyhimize de olsa çıkıp açıklayacaktık, elimizden geleni yaptık, diyecektik. (Ali İhsan Yavuz'un açıklamaları) Bu nedir ne dediğinden bir şey anlaşılmıyor. Aynı seçim kurulu büyükşehirde bir sürü hata var ama 25 ilçeyi kazanırken hiçbir problem yok tespit edemedik. Bunu nasıl ayrıştırdılar? İsmini anmak istemiyorum Allah'a ve kendi parti kurullarına havale ediyorum. Parti olarak revizyona ihtiyaçları var. Kaybettiklere bahane bulmak için şehri, seçimi zan altında bırakmışlardır.
-Toprağın üstündeki zenginlikten daha fazla zenginlik toprağın altında var. Burada medeniyetler geçmiş.
-Sivas'a gittim. Atatürk Sivas'ta 108 gün kalmış. Baktım kaynak yok. 1 yıla yakın çalışması sürdü.
-Halkımızla buluşmamızı bu haftasonu planlayacağız. İçince siyasi söylem değil İstanbul var. Bebeklerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz, annelerimiz, ninelerimiz gelsin kucaklaşalım. Önce bunu yapmak istiyorum, sonra pazartesi günü meclisi toplayacağız.
Sonra Anıtkabir'e gideceğiz. Gideceğim, 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı' yazacağım. Rakibimle kucaklaşmak istiyorum. Fırsatım olsa yapardım. Her siyasiyle kucaklaşmak istiyorum.
-Bu süreçte birçok insanın emeği var. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bir kişinin bile kalbini kırmışsam özür diliyorum. Bu şehrin kazananı kaybedeni yok. Kalp kıran benden değildir. Bu seçimde 16 milyon insan kazandı."