İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 14. oturumu görüldü: oturumda tutuklu sanıkların tahliye talepleri alınıyor!

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 14. oturumu 1 Nisan 2026 Çarşamba bugün Silivri'de görülüyor. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar hakim karşısında savunma yapıyor.
İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 14. oturumu görülüyor. Dava 1 Nisan 2026 Çarşamba günü 14. oturum ile devam ediyor.
Mahkeme heyeti dün-bugün ve yarın Perşembe akşamına kadar henüz savunmasını yapmayan isimlerin tahliye taleplerini dinleyecek ve 2 Nisan 2026 Perşembe akşamı 20.30 sularında da ara karar açıklayacak.
Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen dava İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davası Silivri'de Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsünde görülüyor.
Duruşma, Nazan Başelli'nin diğer avukatı Nuray Ünal'ın avukatının tahliye talebiyle sona erdi. Yarın tahliye talepleri tamamlanacak ve mahkeme ara kararını açıklayacak.
Anadolu Yakası Zabıta Başkan Yardımcısı Nazan Başelli'nin avukatı Ali Durak, müvekkilinin Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna, Kadir Topbaş ve Ekrem İmamoğlu dönemlerinde İBB'de çalıştığını, bir uyarı dahi almadığını söyleyerek, "Müvekkilim iddianamede isnat edilmeyen suçlardan tutuklu. Biz bu hikayenin neresindeyiz?" dedi. Başelli'nin 1 yıl önce görevi başında kalp krizi geçirdiğini belirten Durak, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Hakan Aplak'ın avukatı ve aynı zamanda kızı olan Ece Nur Aplak, "Görevini ciddiyetle yaptı ve ödüle layık görüldü. Cilt kanseri geçmişi var, kronik yüksek tansiyon ve vertigo hastası. Sağlığından endişe ediyorum" dedi. Avukat Aplak, "Bu süreçte evde tek çalışan biri olarak evin babası olma sorumluluğunu üstlendim. Bu sıfatın ağırlığını daha fazla taşımak istemiyorum. Babamı tahliye edin" dedi.
Ara sona erdi, heyet yerini aldı, duruşma başladı. Eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy'un avukatı Umut Bakanoğulları, müvekkili aleyhine dosyada delil olmadığını aksine İstanbul Valisi Davut Gül imzasıyla lehine delil olduğunu belirtti. Ulusoy'un hiç suçlanmadığı, yargılanmadığı bir suç isnadı nedeniyle tutuklu olduğunu söyleyen avukat Bakanoğulları, tutukluluğun fiilen hükümsüz olduğunu ifade etti.
Duruşmaya verilen arada tutuklu sanıklar salondan çıkartılmadı. Bu sırada izleyicilere seslenen Ekrem İmamoğlu, "İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum. Burada bir mücadele veriyoruz. Sizin de gönülden geldiğinizi görüyorum" dedi.
Başak Tatlı'nın Onur Özkan, müvekkilinin savunmasının alınmasa da olacağını belirterek, "Söyleyecek bir şey yok. İddia makamı iddiasını nasıl kanıtlayacak? İmzalandığı söylenen bir kağıt var ama biz imzalamadık" diyoruz ifadelerini kullandı. Tatlı'nın avukatının tahliye talebinden sonra duruşmaya 15 dakika ara verildi. Duruşma, Engin Ulusoy'un avukatının beyanlarıyla devam edecek.
Yunus Göçer'in avukatı Murat Aydoğan, "Müvekkil İBB iştirakinden 1 ihale almış o da başına bela oldu" diyerek, usule uygun davranıldığını anlattı. Avukat Aydoğan, Göçer'in aldığı ihalede zarar ettiğini de sözlerine ekledi. Hapis cezası alsa dahi infazın tamamlandığını söyleyen Aydoğan tahliye talep etti. Aydoğan'dan sonra Hasan Yalaz'ın avukatı Nedret Kurtuluş söz aldı. Yalaz'ın yalnızca etkin pişmanlık ifadesiyle tutuklandığını söyleyen Aydoğan tahliye talebinde bulundu.
İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik'in avukatı Aykut Bayrakçı, müvekkiline savcılıkta defalarca "17 yıldır İBB'desin, kesin bir şeyler biliyorsundur" denildiğini belirtti. "Savunması alınmadığı için tahliye edilmemesi hukuka aykırı olacaktır" diyen Bayrakçı'nın ardından Özçelik'in diğer avukatı Merve Erkek, müvekkilinin Reklam Müdürlüğü'ne 3 gün vekalet ettiğini ve o süreçte attığı bir imzadan dolayı tutuklandığını söyledi.
Etkin pişmanlıktan yararlanan Vedat Şahin'in avukatı Muhittin Arık, müvekkilinin partiyle ilgilisi olmadığını, iş odaklı çalıştığını belirtti. Cezaevinde bazı avukatların "Şöyle söylersen çıkarsın" diyerek ziyaret ettiğini söyleyen Arık, savcılıkta müvekkilinin iradesinin sakatlanarak ifade vermesinin sağlandığını belirtti. Müvekkilinin 4 kez ifade verdiğine değinen Arık, "Bizim samimi ifademiz 22 Mart'taki ilk ifademizdir" dedi.
Serhat Kapki'nin avukatı Ziya Ergin, müvekkilinin emlak komisyonculuğu yaptığını belirtti ve para aklama iddiasının temelsiz olduğunu ifade etti. Bir ifadede müvekkiline sahte fatura kesildiğini söylendiğini ve bu nedenle suçlandıklarını belirten Ergin, "Mantık olarak bizim faturayı kesmemiz gerekmiyor mu? Para benim kasamda zaten. Böyle aklama suçu mu olur?" dedi. Ergin ayrıca, Mehmet Pehlivan'ın da tutulduğu hapishanenin 'kuyu tipi' olduğuna vurgu yaptı, "İyi avukatlık yaptığı için tutuklandı" dedi.
Araz, Hizbullahçılara açılan davanın 180, Abdullah Öcalan'a açılan 7 davanın 168 sayfalık iddianamesi olduğunu, İBB Davası'nın iddianamesinin ise 4 bin sayfa olmasını eleştirdi. Müvekkilinin Murat Ongun'la şahsi bir diyaloğu olmadığını söyleyen Araz, "Murat Kapki örgüt üyesi değildir" dedi. Dolandırıcılığın almakla mümkün olduğunu, Kapki'nin ise belediyeden alan kiralayarak ücret ödediğini söyleyen Araz, para aklama iddiasının ise magazinel bir anlatımdan ibaret olduğunu ifade etti. Murat Kapki'nin ağır sağlık sorunlarına da değinen Araz, tahliye talep etti.
Heyet ve tutuklu sanıklar yerini aldı, duruşma başladı. Gökhan Köseoğlu'nun avukatının tahliye talebinin ardından Murat Kapki'nin avukatı Fikret Araz söz aldı. Müvekkilinin usule aykırı etkin pişmanlık ifadesi alındığı konusundaki beyanlarını daha sonra vereceklerini ifade eden Araz, 30 yıl savcılık yaptığını ancak bu dosyada hukukun çok farklı işlediğini gördüğünü söyledi.
Yılmaz, Kaya'nın Le Meridian Otel'de Ekrem İmamoğlu'yla toplantıya katıldığına yönelik iddiaya ilişkin, "Kendisi o otelde kalıyordu. İmamoğlu'yla karşılaştılar. Görüntülerin tamamını izlerseniz karşılaşmadan sonra müvekkilim otelden çıkıyor. Savcılık delilleri seçiyor ama siz yapmayın. Yargıçlardan beklentimiz var" dedi. Kaptan Yılmaz'ın tahliye talebinin ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.
Seza Büyükçulha'nın avukatı Kaptan Yılmaz, savcılığın Fatih Keleş'le müvekkili arasında irtibat kuramadığına dikkati çekti ve "İrtibat kurulamayınca doğrudan Ekrem İmamoğlu'yla bağlantılı üye haline getirildik" dedi. Müvekkilinin Trabzon'daki restoranını 6 bakan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte açtığına da vurgu yapan Yılmaz, "AK Parti ilçe başkanıyla telefonda konuşmuşlar. Beni de alacaklar demiş. İlçe başkanı 'Seni kim alabilir restoranını cumhurbaşkanı açtı' demiş" ifadelerini kullandı.
"Müvekkilim kız kardeşi aracılığıyla suç işlemiş. Suçu Ekrem İmamoğlu'nun kayınbiraderi olması. Babanızı seçemezsiniz, kayınpederinizi seçersiniz derler ya, Cevat Kaya da kayınbiraderini seçti diyorlar" ifadelerini kullanan Öksüz, müvekkilinin ceza alsa 4 ay yatacağını ama 12 aydır hapiste olduğunu söyledi ve tahliyesini talep etti.
Ahmet Şahin'in avukatı Bahar Topsakal, müvekkilinin iddianamedeki 143 eylemden hiçbirinde yer almadığını ancak tutuklu olduğunu belirtti. Topsakal'ın ardından Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Cevat Kaya'nın avukatı Murat Öksüz söz aldı. Dosyada Cevat Kaya ile ilgili ima olduğunu ancak isnat olmadığını söyleyen Öksüz, "Müvekkilim ne herhangi bir belediye ne de İBB ile iş yapmıştır. 12 aydır haksız yere tutukludur" dedi.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay'ın avukatı Kemal Kumkumoğlu, müvekkilinin yalnızca görevi nedeniyle tutuklu olduğunu, ne MASAK ne de BDDK raporlarında adının olmadığını ifade etti. Avukat olarak hala bazı delillere ulaşamadığını da ifade eden Kumkumoğlu, "Delil karartma şüphesi de kaçma şüphesi de yok. Tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
Fatih Keleş'in oğlu Mustafa Keleş'in avukatı Sadık Ömer Cennetoğlu, sundukları delillerin diğer sanık Mustafa Keleş'in aleyhine kullanıldığını söyledi. Müvekkilinin ailesinin sosyal medyada ve iktidar medyasında hedef gösterilmesi nedeniyle Mustafa Keleş'in koğuşunda baskı ve tehdit altında olduğuna da değinen Cennetoğlu, ayrıca savcılığın mütalaasını gözden geçirmesini de talep etti.
Yener Torunler'in avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin eski polis olduğunu, Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden yüksek miktarda para çekileceğinde görevlendirildiğini belirtti. Tek suçlamanın bu olduğuna değinen Keskin, "Yener abi paraları Ekrem İmamoğlu'na götürdüm demediği için tutuklu." dedi. "Murat Gülibrahimoğlu kaçınca hırsını bu insanlardan almışlar" diye Keskin, 2-3 yılda çekilen paranın sanki 1 yılda çekilmiş gibi sunulduğunu da sözlerine ekledi.
Müvekkilinin madenle ilgili hiçbir yetkisinin olmadığına değinen Çetintaş, "Maden bölgesinin yönetimi İstanbul Valiliği'ne aittir. Buradaki işlemlerin sürdürülmesi, denetlenmesi Enerji Bakanlığı'nın ve İBB'nin kontrolünde, müvekkilimin hiçbir yetkisi yok" dedi. HTS kayıtlarının da delil olmayacağını söyleyen Çetintaş, "Unsurları oluşmayan bir suçtan tutuklu, tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
Ara sona erdi, duruşma gecikmeli başladı. Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetintaş tahliye talebini ve gerekçelerini mahkeme heyetine sunuyor.
Hasan Tahsin Sönmez, Turgay Tokdemir ve Volkan Ateş'in avukatlarının tahliye talepleriyle ilerleyen duruşmada ilk bölüm sona erdi. Mahkeme başkanının verdiği öğle arası 14.30'da bitecek. Ara sona erdikten sonra Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatının tahliye talebiyle duruşma devam edecek.
Hakan Karanis'in avukatı Ahmet Kurtuluş ise, müvekkilini mali şubede sorgulayan polislerin dahi suçlamanın ne olduğunu anlamadığını söyledi. Müvekkilinin, Murat Gülibrahimoğlu'yla tanışıklığı nedeniyle tutuklandığını ancak bunun suç olmadığını vurgulayan Kurtuluş, "Hiçbir somut dayanağı olmayan bu iddialar karşısında nasıl savunma yapacağız?" dedi.
Ahmet Güldü'nün avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde ofisboy olarak çalıştığını, böyle bir örgüte bilerek isteyerek yardım etmesinin mümkün olmadığını belirtti. "Murat Gülibrahimoğlu keşke burada olsaydı da anlasaydık. Kendisi AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı da yapmıştır." diyen avukat Keskin, müvekkilinin 2014'ten bu yana aynı şirkette çalıştığını, bankaya veya resmi kurumlara gidip işlem yapabilsin diye çıkartılan vekaletin tutuklanmasına sebep olduğunu söyledi. Müvekkilinin yetkili biri olmadığına da değinen Keskin, "Ahmet Güldü şirketteki en sorumsuz kişidir" dedi.
"Başsavcılık, Soytekin'in kendisini kurtarmak için beyanda bulunduğunu belirterek tekrar tutuklandığını söyledi. Nasıl olacak şimdi, savcının işine yarayan beyanları kabul edeceğiz, yaramadığı beyanları kabul etmeyeceğiz öyle mi?" diyen Pekin, İBB dosyasının havuz gazetecilerine dağıtıldığını avukatların erişmekte zorlandığını, Pehlivan'ın da avukatlık faaliyetleri kapsamında dosyaya ulaşmaya çalıştığını belirtti. Pekin, dosyadaki tüm haksız tutuklama kararlarının sona ermesini talep etti.
Pekin Pehlivan'ın tutuklanmasının sebebinin Adem Soytekin ve Servet Yıldırım'ın beyanları olduğuna vurgu yaptı. "Baskı altındaydım" diyen Servet Yıldırım'ın 15 Nisan'da ifade verdiğini ve Pehlivan'ın bu ifadeyle tutuklandığını söyleyen Pekin, "Hani baskı altındaydı. İfade verebilmiş. Demek ki yalan beyan. Yalanınız batsın" diye konuştu. Adem Soytekin'in "Operasyondan önce toplantıyı Mehmet Pehlivan organize etti" iddiasının da gerçek dışı olduğunu söyleyen Pekin, "Toplantıyı Adem Soytekin organize etmiş. Bunu eski avukatı da savcılıkta söyledi" ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı Tora Pekin, müvekkili için tahliye talebinde bulunuyor. "Ne ben ne de diğer avukatlar Mehmet için ayrıcalık istiyor değiliz. Bu sadece avukatları değil, avukata ihtiyaç duyan halkı da ilgilendiriyor. Mehmet'in suçu Ekrem İmamoğlu'nun avukatı olmasıdır." diyen Pekin, Pehlivan hakkında soruşturma izni alınmadan işlem yapıldığını, avukatlığın suç haline getirildiğini söyledi.
Avukat Karcılıoğlu, Karaoğlu'nun Vaniköy'de bir dönem suç örgütü lideri Adnan Oktar'ın kullandığı daha sonra bir Rus oligarka geçen malikanenin yıkımının bizzat başında durduğunu belirtti ve "Hani menfaat var diyorlardı ya. Para cezası kestirmiş" dedi. Tutuklandığı eyleme ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın müvekkilini suçsuz bulan raporu olduğunu da söyleyen avukat Karcılıoğlu, "Lehe olan hiçbir delil iddianamede yer almamış" ifadelerini kullandı.
Avukat Şahingöz, Akyüz hakkında ifade veren Capacity AVM sahiplerinin, 2008 yılında yapıyla ilgili sunduğu faturanın mahkeme tarafından gerçeğe aykırı bulunduğunu belirtti. AVM sahiplerinin müvekkili ile husumetli olduğunu ve bu nedenle aleyhinde ifade verdiğini söyleyen Şahingöz'ün tahliye talebinni ardından, Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu söz aldı.
İBB Davası’nın 14. gününde tahliye talepleri alınmaya devam edecek. Bugünkü duruşma tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün avukatının tahliye talebiyle başlayacak ve geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor.
İBB Davası’nın 14. gününde tahliye talepleri alınmaya devam edecek. Bugünkü duruşma tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün avukatının tahliye talebiyle başlayacak ve geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












