İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 28. oturumu görüldü

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 28. oturumu 28 Nisan 2026 Salı bugün Silivri'de görüldü. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu sanıklar hakim karşısında savunma yapmaya devam ediyor.
İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 27. Oturumda dün Ekrem İmamoğlu'nun Avukatı Mehmet Pehlivan ve avukatlarının savunması ile tamamlandı. 28. Oturum 28 Nisan 2026 Salı bugün itirafçı Adem Soytekin'in savunması bitti.
29. Oturum 29 Nisan 2026 Çarşamba günü itirafçı Adem Soytekin'in avukat savunmasıyla devam edecek.
#SonDakika ve dakika dakika salondan haberler. istanbulgercegi.com'da;
Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarken izleyicilere seslendi:
"Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!"
Adem Soytekin'in avukat sorgusu da sona erdi. Mahkeme heyeti duruşmayı bitirdi. Yarın Adem Soytekin'in avukatlarının savunmasıyla İBB Davası devam edecek.
Fatih Keleş'in bir diğer avukatı Baran Kaya, ilk etkin pişmanlık ifadesinde yer alan iki avukatın kendi müvekkiline de giderek "İtirafçı ol, suikast iddiaları geliyor" dediğini ve Sabah gazetesinde Aziz İhsan Aktaş'a suikast yapılacağı iddiasının haber yapıldığını hatırlattı. Soytekin, "Bu konuda bilgim yok. Avukat Recep Seyhan'ı eski tanırım. Hamza Uçar'ı da tanıyorum. Bu olayı Recep bana söylemişti. Böyle bir şey olmayacağını, Fatih Keleş'in böyle bir şey yapmayacağını söylemiştim" ifadelerini kullandı.
Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, Soytekin'in etkin pişmanlık ifadesi verdiği gün ifadesinin suretinde kaç imza olduğunu sordu. Soytekin, hatırlamadığını söyledi. İnce, mahkeme başkanına "16 Haziran'daki ifadenin barkodlu, imzalı halini göremedim, mümkünse görmek isterim" dedi. Mahkeme başkanı kendisinde bulunan ifadeyi kontrol etti ve "Bendeki de şu an imzasız. Savcılıktan talep ederiz" yanıtını verdi. Soytekin ayrıca, İnce'nin 'şablon' sorusunu da, "İfademdeki o kısmı soru olarak anlamıştım. Benim 2014'teki, 2019'daki seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimini anlatmam hiçbir şeyle bağdaşmaz" diyerek yanıtladı.
Avukat Yılmaz'ın, "Evinizde yapılan aramalarda, uyuşturucu, ruhsatsız tüfek ve uyuşturucudan kaynaklı para elde edildiği söylenmiş. Cezaevinde de kriz geçirdiğiniz söyleniyor. Bu bilgiler yanlış mı?" sorusuna, "Ben evi aranarak gözaltına alınmadım. Bahsettiğiniz şeyler bana ters. Benim sigara haricinde o tarz şeylerle ilgim olmamıştır" yanıtını verdi.
Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, Soytekin'e "Hakkınızda başlatılan icra takibiyle hesabınızdan 120 milyon liralık harcama yetkisi için savcılıktan izin verilmiş" dedi. Soytekin, "Böyle bir çıkışı yapılmadı. Bunun dosyayla ilgisi ne? Kayyum atandığından beri şirkete 2 defa gitmişimdir" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine avukat Yılmaz, "Etkin pişmanlık kapsamında verdiğiniz ifadelerde belge sunduk dediniz. Şirkete gidemiyorsanız belgelere nasıl ulaştınız?" diye sordu. Soytekin, "Getir - götür şeklinde bana ulaştı" dedi.
İmamoğlu'nun avukatı Demir, Soytekin'e "Olduğu iddia edilen bir örgütün yöneticisi misiniz?" diye sordu. Soytekin, "Hayır kesinlikle kabul etmiyorum" dedi. Demir ayrıca, üyeliğiniz veya yardımınız var mıdır?" sorusunu yöneltti. Adem Soytekin, "Trabzonspor haricinde hiçbir yere üye değilim. Yardımım yoktur" ifadelerini kullandı. Demir'in ardından, Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Murat Kaya, "Müvekkilimin paraları Londra'ya kaçırdığını söylemişsiniz. Nereden biliyorsunuz?" diye sordu. Soytekin'in yanıtı, "Duyuma dayalı" şeklinde oldu.
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Soytekin'e "Savcılıktaki sorgunuz neden bu kadar uzun sürdü? Önce konuşup sonra ifade mi verdiniz?" diye sordu. Soytekin, "Önce olay üzerine konuştuk sonra tutanağa geçti" dedi. Soytekin, savcının odasında 14 saat geçirdiğini belirtti. Demir ayrıca, "Sorgu süreçlerinizde tutuklanan bir yakınınız oldu mu?" diye sordu. Soytekin kardeşinin tutuklandığını ve 1 ay tutuklu kaldığını ifade etti.
Makyol İnşaat'ın sahibi Adnan Çebi'nin avukatı Fatih Erdöl, "Makyol ile ilişkiniz nedir?" diye sordu. Soytekin, Esenyurt'taki kreşi Makyol'un bağışıyla yaptığını ve parayı Çebi'den tahsil ettiğini ifade etti. Avukat Erdöl daha sonra, Soytekin'in 16 Haziran 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesine değinerek, "İmamoğlu'yla Adnan Çebi'nin arası kötüydü sonradan iyileşti dediniz. Bu görgü mü duyum mu?" diye sordu. Soytekin, "Bu benim duyumum, ben öyle bir şey görmedim" dedi.
Avukat Akbaşak, 500 bin dolar rüşvet iddiasına ilişkin, "Ortağınız 2021, siz 2022'de verildi dediniz. Neden böyle söylediniz?" sorusunu yöneltti. Soytekin bu soruya yanıt verirken, "Konunun amacı bu para verildi mi, verildi. Ben tutukluyken Erdal Tokmakçı dosyaya dekont sunmuş. O da gelip kendisi anlatacaktır" ifadelerini kullandı.
Avukat Akbaşak, Soytekin'e "Örgütsel yapı içinde olduğum iddialarını reddediyorum dediniz. Çıkar amaçlı bir suç örgütü olup olmadığını biliyor musunuz?" diye sordum. Örgüt yöneticisi olarak yargılanan itirafçı Soytekin, "Bilmiyorum" yanıtını verdi.
Avukat Seçkin Akbaşak, "Bugün verdiğiniz ifadeyi özgür iradenizle mi veriyorsunuz? Tamamen metne bağlı kalarak okudunuz" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı "Bu soru bizi zan altında bırakıyor" diyerek avukat Akbaşak'a müdahale etti.
Ara sona erdi. Duruşma başladı. Ali Kurt'un avukatlarından Mustafa Bağarkası, Adem Soytekin'in itirafçı olduğunu, çelişkiye düşmemek için savunmasını okuduğunu söyledi ve cumhuriyet savcısının tarafız olması gerektiğine vurgu yaptı. Soytekin'in avukat Şeref Dede'nin sorularına yanıt vermemesine değinen Bağarkası, "İhbarcının sorulara yanıt vermeme gibi bir durumu yok" dedi. Bunun üzerine Adem Soytekin'in avukatları 'ihbarcı' ibaresine itiraz etti.
Soytekin'in sorulara ısrarla aynı cevabı vermesi üzerine, mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aradan sonra Soytekin'in sorgusu devam edecek. Ardından avukatının savunması başlayacak.
Ali Kurt'un ardından avukatı söz aldı ve Soytekin'e sorular yöneltti. Soytekin, avukat Şeref Dede'ye, "Benim soyadımı öğrendiniz mi? Sizin hiçbir sorunuza cevap vermiyorum. Susma hakkımı kullanıyorum" dedi. Avukat Dede'nin ısrarla yönelttiği sorulara Soytekin "Cevap vermek istemiyorum" diyerek yanıt veriyor.
Ali Kurt, Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinde verdiğini söylediği 500 bin dolarla ilgili bugün tarihi 2022 olarak değiştirdiğini ifade etti ve “Şoförünüz de 2023’te parayı getirdiğini söylüyor” dedi. Kurt ayrıca, “Ortağınız Erdal Tokmakçı farklı bir beyanda bulunuyor” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine mahkeme başkanı araya girdi, “Onu Erdal’a sorarız” dedi. Ali Kurt ise, “Adem’e soruyorum siz cevap veriyorsunuz başkan bey” diyerek sorusunu yineledi. Soytekin bunun üzerine, “Ortak yalan söylüyorsa ben ne yapayım” diye konuştu.
İmamoğlu'nun sorularının ardından Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun sorularını yöneltti. Ongun, "Araç satışlarından bahsedildi. Özneyi karıştırmış olabilir mi acaba? Bana mı satacaktı" diye sordu. Soytekin, "Emrah Bağdatlı'ya" dedi. Ongun'un ardından KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt sorular yöneltti. 70 dairenin CHP'lilere verildiği iddiaısna yönelik, "Satış listesi sizde yok mu?" diye soran Kurt, ayrıca "CHP'lilere 70 daire diye bir olay yoktur. Satış yetkisi kendisinde" dedi.
İmamoğlu, soruşturma savcılarından C.C.S.'nin kendisine bir ses kaydından bahsettiğini, sinkaflı ifadeler kullandığını ve bunların Adem Soytekin'e yönelik olduğunu söyledi ve "Savcı sizinle sinkaflı konuştu mu?" diye sordu. Soytekin, savcı C.C.S.'nin kendisine her gittiğinde yemek ısmarladığını söyledi ve "Hatta Ankara'dan bir siyasi aramış. Şimdi adından bahsetmek istemiyorum" dedi. İmamoğlu bunun üzerine, "O zaman benim karşımda sana küfür etmiş" ifadelerini kullandı.
Savcının Cumhurbaşkanlığı ile ilgili sorusu üzerine, "Ben şablon bir soru gibi algıladım. Ben nereden bileyim 2014'ten beri örgüt olacağını" dedi. Hakim ve savcı sorgusunun ardından Ekrem İmamoğlu'nun soruları başladı. İmamoğlu, Soytekin'e sorularını yöneltmeden önce, Ankara'da günlerdir hak mücadelesi veren madencileri selamladı. İmamoğlu, "İmamoğlu İnşaat'la ilgili yaptığınız ticaretin karşılığında bir kuruş alamadığınız oldu mu?" diye sordu. Soytekin, "Hayır, karşılığını aldım" dedi.
İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, savcının sorularında sık sık sistem demesine ilişkin, "Varlığı kanıtlanmamış bir örgütü varmış gibi sanığa söyletmeye çalışıyor" dedi. Duruşma savcısının soruları devam ederken mahkeme başkanı Ali Kurt'la ilgili iddiaları sordu ve Soytekin'e "Sistem kelimesi kullanılıyor muydu?" dedi. Soytekin'in yanıtı, "Kullanıyordu sistem kelimesini" şeklinde oldu.
Duruşma savcısı, "Etkin pişmanlık aşamasında hür iradenizle mi konuştunuz? Avukatlar tarafından şahsınıza baskı yapıldığını, 'Adem dik dur' notu gönderildiğini söylediniz. Başka baskılara maruz kaldınız mı?" diye sordu. Soytekin bu soruya, "Ekrem Bey'den geldiği söylenen notlar" yanıtını verdi. Duruşma savcısı, sorularını sorarken Soytekin'in ifadelerini tek tek okuması üzerine Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir müdahale etti ve "Bu yasak sorgu yöntemidir" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "O kısımların içeriğini anlatmadığı için müdahale etmedim" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının ardından duruşma savcısının sorgusu başladı. Savcının "Neden Mehmet Pehlivan'ı aradınız?" sorusuna, "Bu operasyonu Mehmet Pehlivan takip ediyordu. Daha iyi bilgisi var diye onu aradım" dedi. Savcının, "Toplantıda gizlilik için telefonları kapattınız mı? Gizlilik kaygısı neden?" sorusuna ise Soytekin'in yanıtı, "Telefonu yan odaya koymuştuk. Kaygı herkeste var" şeklinde oldu.
Mahkeme başkanının "1,5 milyon olayı nedir?" sorusuna Soytekin "Ali Kurt'a verilen para" diye yanıt verince, mahkeme başkanı "Ne parası, Adem sende yanıtta zorlanıyoruz" dedi. Soytekin bunun üzerine, "Rüşvet. Bir kelime bile hatalı söylesem, bu böyledir öyle değil denilecek" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı, "Bunun kararını verecek olan biziz. Sen doğrusunu anlat" dedi.
Ara sona erdi. İtirafçı Adem Soytekin'in sorgusu başladı. Mahkeme başkanı, Adem Soytekin'in "Rüşvet vermedim, kendi rızamla verdim" dediği deprem bölgesindeki konteynerleri de kapsayan rüşvet iddiasını sordu. Soytekin bu soruyu "Rüşvet mi irtikap mı tanımı çok bilmiyorum. Bunların hepsi rüşvetmiş" diyerek yanıtladı. Soytekin, örgüt yapılanmasına ilişkin soruya, "O günkü konuşmayı net olarak hatırlamıyorum. Farklı bir şey söylersem, farklı bir yere gider" yanıtını verdi.
Yeni Şafak'a verdiği röportajda İBB soruşturmasını ocak ayında öğrendiğini söyleyen Soytekin, duruşmadaki ifadesinde öğrenme tarihine yönelik olarak "5 Şubat'ta Mehmet Şahin'den öğrendiği" iddasına yanıt verdi ve başka bir dosyayla ilgili olduğunu söyledi. Soytekin, savunmasını sonlandırırken, mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi. Aradan sonra Soytekin'in sorgusu başlayacak.
Tarafına ihalesiz ve bağış yöntemiyle işler yaptırıldığı iddiasına yönelik "Biz işi teslim ettikten aylar sonra bağışçı bulunuyor. Paramızı işe başladıktan 8-10 ay sonra alabilmişiz" diyen Soytekin, Saraçhane'ye 6 yıllık süreçte en fazla 2 defa gittiğini, menfaat elde edecek bir şeyin içinde olmadığını savundu. Soytekin ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'a iftira atmadığını söyledi.
Hakkındaki tehdit suçlamasına ilişkin, "Bahattin Uçar ile Florya'da bir balıkçıda bir araya gelmiştik. Bir ortaklık tehditle başlamaz. Bu iddia tamamen gerçekdışıdır. Yemekteki diğer arkadaşımız da durumun şahididir. Çağrılması durumunda kendisi de konuşacaktır" dedi. KİPTAŞ'ın zarar ettirildiği iddiasına yönelik de konuşan Soytekin, "Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasını kabul etmiyorum. KİPTAŞ'ı bu kadar kar ettiren bir ihalesi olduğunu zannetmiyorum. Ortada bi kamu zararı değil, kamu karı mevcuttur." ifadelerini kullandı.
İtirafçı olmasının ardından tahliye olduktan sonra bazı evrakları dosyaya sunamadığını söyleyen Soytekin, "Şirketimde kayyum vardı. Gerçekleri gizlemek gibi bir niyetim olmadı" dedi. Soytekin, hakedişlerini aldığı için yargılandığını, tanımadığı kişilerin belediye ile arasında nasıl anlaşma yapıldığını bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
6 Şubat depremi sonrasında belediyenin düzenlediği bir toplantıda kendisinden 100 adet konteyner istendiğini, 30 tanede anlaştıklarını söyleyen Soytekin, "Konteyner için üretici firmaya yaptığım ödemeler rüşvet midir, irtikap mıdır? Elbette değildir. Çünkü bunları rızamla yaptım. Üstelik neyi, ne zaman, ne kadar ve hangi yöntemle bağış olarak vereceğime ben karar verdim" dedi.
Hakkında ifade veren Dursun Keleş'i tanımadığını, kendisiyle hiçbir zaman görüşmediğini belirten Soytekin, "Yalan ifadesi sebebiyle beni sanki Ekrem Bey adına baskı ve şantajla tahsilat yapan birisi gibi göstererek, iddianamede yönetici olarak yazılmama sebebiyet vermiştir" dedi. Soytekin, Keleş'in iddia ettiği 2020 dönemindeki HTS kayıtlarına bakıldığında, Ekrem İmamoğlu'yla tek bir irtibatının dahi olmadığını ifade etti ve "Tutuklamaya gerekçe gösterilen HTS ve baz analizleri benim lehime yorumlanması gerekirken hiç dikkate alınmamıştır" ifadelerini kullandı.
Suçlandığı Kubist projesine ilişkin, "İskanı ve aradaki anlaşma arasında 18 ay vardır. İskandan 1,5 yıl sonra alındığı söylenen dairelerin, iskan karşılığında alındığı hayatın olağan akışına aykırıdır" diyen Soytekin, rüşvet organizasyonu içinde olmadığını belirtti. İBB Davası'nın şikayetçilerinden Metin Gül'ün yalanlayan itirafçı Soytekin, "Metin Gül'ün tamamen kendi kurgusuna dayanan, gerçekten uzak, hiçbir somut delille desteklenmeyen beyanlarını kesin olarak reddediyorum" dedi.
Suç örgütü yöneticisi olarak yargılanan Soytekin, bir örgütün varlığından haberdar olmadığını şu ifadelerle anlattı:
"Peki, 'Ben neden etkin pişmanlık yaptım?' sorusuna gelirsek: Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım"
"Bazı iş insanları hakkımda beyanlar vermiş, belediye ile aralarındaki ilişkiyi düzenleyen kişi olduğumu söylemişler. Ancak, Beylikdüzü Belediyesi'nin tarafıma açtığı davadan mahkumiyet almış birisiyim" diyen Soytekin, ayrıca belediyelerin çalışma biçimine ilişkin, "Hepimizin bildiği gibi bu tesisleri kendi kaynaklarıyla yapmazlar. Tesisler genellikle bağışlarla yapılır. Bu işlerin yürüyüşü böyledir" ifadelerini kullandı.
"Biz belediyeyle çalışmaktaydık. Belediye bize işi verirdi, hakedişlerimiz de kimi zaman daire, çek olarak ödenirdi" diyen Soytekin, "Ben işimi yaparım. Aldığım daire, çek vs. bunları veren kişilerin belediye karşılığı olmak zorunda değil." ifadelerini kullandı. Soytekin, "Ödemeleri gizlemedim. Suç örgütü üyesi değil, sorumlu bir Türk vatandaşı olarak davrandım. Ben inşaat işi yaptım, bir suç örgütünün parçası olmadım. Yurt dışında dahi yapı marketi olan bir şirketiz. İş yapmak için nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı, bugüne kadar yaptığım işlerle ortadadır" dedi.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, ilkokul mezunu olduğunu ifade eden Soytekin, çocukluğundan beri inşaat işi yaptığını, aldığı hiçbir işi yarım bırakmadığını, hayatında hiç maaşlı çalışan olmadığını, iş için kimsenin kapısına gitmediğini, kimsenin nüfuzuyla iş istemediğini söyledi. Soytekin, "Ben yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhitim" ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Seyirciler "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganlarıyla sanıklara destek verdi. İtirafçı Adem Soytekin, savunmasını yapmak üzere jandarma eşliğinde sanık kürsüsüne geçti ve duruşma başladı.
İBB Davası’nda 28. gün başlıyor. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın savunması ve sorgusuyla geçen 27. günde, itirafçı sanık Adem Soytekin’in tutukluluk incelemesinden hemen önce yaptığı başvuru kabul edildi. Bugün, Soytekin’in savunma yapması bekleniyor.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












