loading
close
SON DAKİKALAR

İktidarın kutuplaştırıcı dili Adalet Yürüyüşü kitapçığında

İktidarın kutuplaştırıcı dili Adalet Yürüyüşü kitapçığında
Tarih: 04.08.2017 - 14:01
Kategori: Gündem

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 25 gün süren Adalet Yürüyüşü kitapçık haline getirildi. Kitapçıkta 2002 yılından sonra her alanda kutuplaştırma yaşandığı belirtilerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinden örnekler veriliyor.

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 25 gün süren Adalet Yürüyüşü, kitapçık haline getirildi. CHP Tanıtım ve Halkla İlişkiler Birimi tarafından hazırlanan Adalet Yürüyüşü kitapçığında Adalet Yürüyüşü'nün yapılma nedeni anlatıldı. 

2002 yılından sonra toplumsal yaşamın her alanında kutuplaştırma dönemi başladığı ifade edilen kitapçıkta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bazı söylemlerine de yer veriliyor.

Adalet Yürüyüşü'ne götüren süreç

Kitapçıkta 2002 yılından sonra toplumsal yaşamın her alanında bir kutuplaştırma, ayrıştırma, düşmanlaştırma ve devlet yönetiminde otoriterleşme dönemi başladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Devlet gücünü eline geçiren iktidar ve ona destek olan cemaat bütün kamusal gücü, yetkileri ve kaynakları yağma edercesine paylaşmaya ve bunları yaptıkça birlikte güçlenmeye, güçlendikçe de kendileri dışında kalanların hareket alanlarını daha çok sınırlamaya başladılar. Devletin ihaleleri ve arazileri cemaate, yabancılara ve diğer yandaşlara peşkeş çekildi. En büyük yağma devletin kadrolarında yapıldı. KPSS sınavlarında soruları çaldılar, yandaşlara verilip haksızlıkla sınav kazandırılıp devlet işgal edildi. 2010 Anayasa referandumunda Fetullah Gülen’in “Mezardakileri bile kaldırıp oy kullandıracaksınız” sözünün boşuna söylenmediği sonraki süreçte tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. “Darbeci askerlerin camileri bombalayacağı” yalanı üzerinden yürütülen kara propaganda sürecine dayalı olarak Anayasa değişikliklerine halk desteği sağlandı ve referandumdan AKP-Cemaat Koalisyonunun istediği sonuç çıktı. Referandum sonrası yapılan HSYK seçimlerini bekledikleri gibi cemaatin listesi kazandı. HSYK üzerinden Yargıtay ve Danıştay’a yapılan toplu üye atamalarıyla Adalet Yürüyüşü Yargıtay ve Danıştay, Yargıtay ve Danıştay ile Cumhurbaşkanı üzerinden de Anayasa Mahkemesi’nde kadrolaşma tamamlandı. Artık yargı tamamen cemaatin kontrolüne teslim edilmişti. Cemaat kadrolaşmasının emniyetin yanında yüksek yargıda da tamamlanması sonrasında Türkiye’de hak hukuk ve adalet ortadan kalkarak bir düşman ceza hukuku süreci başladı ve ileride İktidar yargısının da kullanacağı bir düşman ceza hukuku geleneği yaratıldı. Artık adaletsizlik Yüksek Seçim Kurulu dahil, her yerdeydi. Adaletsizlikler, birçok somut örnekten sonra, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun delilsiz cezalandırılması ve Anayasaya aykırı olarak tutuklanmasına kadar dayandı."

"Adaletsizlik hukuk olmuşsa direnmek (yürümek) görevdir"

Kitapçıkta, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Emir Kaya’nın 15 Temmuz darbe girişiminden önce yaptığı ankete ilişkin veriler paylaşıldı. Buna göre; ankete katılanların yüzde 85’i hukukta adamına göre muamele olduğunu düşünürken, hukuk sisteminin yüzde 35 oranında adalet ürettiği bilgisi yer alıyor. Kitapçıkta, "Geldiğimiz noktada adalet siyasetin emrine girmiş ve ülkemizde demokrasi bitmiştir. Adalet olmayan yerde zulüm vardır. Adaletsizlik hukuk olmuşsa direnmek (yürümek) görevdir" ifadeleri kullanılıyor.

88 sayfalık kitapçıkta iktidarın kullandığı kutuplaştırıcı dile dair örneklere de detaylı şekilde yer veriliyor. Araştırma şirketi Metropoll’ün ‘Türkiye’nin Nabzı Haziran 2017’ adlı anketinin verilerine göre, CHP seçmeninin yüzde 84,6’sı, MHP seçmenin yüzde 70,1’i, HDP seçmeninin yüzde 82,3’ü ülkede kaygı verici bir kutuplaşma olduğu görüşünde.

Erdoğan'ın ötekileştiren söylemi

Kitapçıkta "Özellikle AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın CHP, MHP ve HDP’nin liderleri ve üst düzey yöneticilerine karşı kullandığı düşük seviyeli ve ağır hakaretlerle dolu sözleri, halkımızı kutuplaştırmaya ve birbirine düşman ederek siyasi çıkar sağlamaya yöneliktir" denilerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çeşitli yerlerde söylediği ''nefret, ırkçılık, düşmanlaştırma ve ayrımcılık" içerdiği belirtilen bazı sözleri şöyle sıralanıyor:

- Zerdüşt Kürtler

- Ateist Aleviler

-Niye kaçıyorsun ulan İsrail dölü

- Affedersiniz bana, çok daha çirkin şeylerle, Ermeni diyen oldu

- Devletin birlik ve beraberliğini temsil eden tarafsız Cumhurbaşkanlığına aday olduğu seçimlerde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu için söylediği “biliyorsunuz, Kılıçdaroğlu da Alevi”, “Kendisi de Alevidir Kılıçdaroğlu’nun” ya da “Alevi olabilirsin çekinme söyle”

-2011 seçimi öncesinde pek çok mitinginde CHP liderinin Alevi kimliğini sistematik bir kampanya şeklinde gündeme getirmesi ve bazı mitinglerde Alevilik hatırlatması yapması

- İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı seçimi mitinginde yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu belirterek, kendisini mezhepsel kimliğini açıklamaya davet etmesi

- Selahattin Demirtaş hakkında “Kendisi Zaza ama Kürt kardeşlerimi aldatıyor...”

-Benim için Gürcü dediler, affedersiniz daha da çirkinini dediler, Ermeni dediler

-CHP’yi kastederek “Bunların geni bozuk, bunlar aynı meşrebe mizaca sahip, aynı mezhebe mensup”

- Bir adam gibi ölmek var, bir madam gibi ölmek var

- Biz Yezidi de olsa teröre bulaşmadığı sürece, insana insan olduğu için yine değer veririz

-Reyhanlı’da 53 Sünni vatandaşımız şehit edildi

- Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük Aleviyim. Ama ben Aleviyim deyip Hz. Ali’nin yaşam şeklinden uzak duranların oyununa gelmeyeceğiz

- İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor

- Dindar ve kindar bir gençlik istiyorum

- Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum

-Kadınla erkeği eşit konuma getirmek fıtrata terstir

-Anne, baba kızının birilerinin kucağına oturmasını ister mi?

- Kadın mıdır kız mıdır?

-Siyasi iktidardayız ancak sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var, sosyal ve kültürel iktidar kuramadık

- FETÖ’yü eleştirirken kullandığı ŞİİLİK inancına sahip insanları rencide eden “Bunlarda takiye var, bunlarda yalan var, bunlarda iftira var. Üçünün neticesi fitne var, fesat var. Yani böyle çok rahat takiye yapıyorlar. Şia’yı falan geçmiş vaziyetteler. Şia bunların eline su dökemez”

- Ülkücüleri kast ederek söylediği “Bunlar kandan beslenen vampirler, bunlar doğru konuşmazlar, bunlar dürüst davranmazlar, en iyi yaptıkları kışkırtmadır, hırçınlıktır, terörize etmektir …”

- Adalet Yürüyüşü yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu kastederek “Savcılar sizi de çağırırsa şaşmayın” ve “Rüzgar eken fırtına biçer” sözleri."

Mafya liderinin tehdidi, Hrant Dink cinayeti, Ali İsmail'in linç edilmesi...

Kitapçıkta ayrıca, "yandaş basın, köşe yazarı, AKP yöneticileri, AKP destekçisi çete ve mafya liderlerinin sayısız tehdit ve hakaret dolu mesaj ve ifadeleri saymakla bitmez. Bu dil 2002’den beri halkımızı kutuplaştırmakta, birbirine düşman etmektedir" denilerek şu örnekler veriliyor: 

"- Toplu taşıma araçlarında, parklarda ve başka alanlarda kadınların kıyafetleri dolayısıyla cinsel saldırılara ve şiddete uğraması,

- Eline silah alıp öl de ölelim reis diye tehditler savuran iktidar partisi yöneticileri ve üyeleri,

- Toplu olarak kullanılan mekanlarda başı örtülü açık ayrımı yapılması,

- Kamu görevlilerinin kamu hizmeti sunarken yararlanıcılar arasında ayrım yapmaları,

- Anayasa referandumunda “Olası bir kalkışmada DEVLETİ beklemeyeceğim. Cesetlerinizden köprü yapmayan namert olsun. ‘Kanınızla banyo yapmayan’ soysuz köpektir...” şeklindeki ve diğer silahlı tehditler,

-Kamu idareleri ve yöneticilerince devlet imkanlarının partizanca kullanılması,

- Gösteri, yürüyüş gibi anayasal hakkını kullanan vatandaşlara hiçbir görevi olmayan İktidar destekçilerinin saldırması,

-Gösteri hakkını kullanan İktidar muhalifi siyasi parti, sendika, sivil toplum kuruluşu ve vatandaşlara polisin kullandığı aşırı şiddet,

- Siyasi faaliyette bulunan siyasi parti lider ve temsilcilerine yapılan saldırılar,

-Gezi olaylarında esnafın, halkın, polisin birlikte Ali İsmail Korkmaz’ı linç etmesi, baltalı, satırlı saldırılar,

- Bazı Hıristiyan din adamları ve ibadet yerlerine yapılan saldırı ve tehditler,

-Şehit cenazelerinde CHP Genel Başkanı’na ve çelenklerine yönelik tehdit ve saldırılar,

-Hrant Dink cinayeti,

-Zirve Yayınevi Katliamı,

-Roman vatandaşlara yönelik saldırılar,

-Trans cinayetleri,

- Bazı adi olaylarda bile Kürt vatandaşların PKK’lı gibi gösterilip linç edilmeye çalışılması."

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları