İmamdan skandal cuma vaazı: Kılıçdaroğlu'na 'Afrin konusunda huzuru bozacak açıklama yapma' dedi!

İzmir'de Kestanepazarı Camii imamı cuma vaazı sırasında CHP lideri Kılıçdaroğlu'na 'Afrin konusunda huzuru bozacak açıklamalar yapmaması' çağrısında bulundu. CHP İzmir İl Başkanı tepki gösterdi.
kuzeyegehaber.com'un haberine göre; CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, dün Cuma namazının ardından vaaz veren diyanet görevlisinin siyasi konuşma yaptığı şikayetinin kendisine iletildiğini dile getirerek; “Önce inanmak istemedik ancak olayı araştırınca ne yazık ki doğru olduğunu öğrendik. Camiler asla ve asla siyaset yeri olamaz, inançlar ve dini duygular siyasete alet edilemez” ifadeleriyle sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
Şikayet üzerine harekete geçen ve konunun doğrulunu araştıran Yücel, sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
İşte Yücel’in o paylaşımı:
“Camiler siyasete alet edilemez! 23 Şubat 2018 günü İzmir Kemeraltı Kestane Pazarı Camiinde verilen cuma vaazı sırasında, vaaz veren diyanet görevlisinin, Suriye'de devam eden Afrin harekatı ve terör belası üzerine konuştuktan sonra "Bu günleri ancak birlik ve beraberlik içinde olursak aşabiliriz, bu insani bir sorumluluktur, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu da bu konuda duyarlı olmaya, toplum içindeki huzuru ve barışı zedeleyecek konuşmalar yapmamaya davet ediyoruz" şeklinde bir konuşma yaptığı, duyarlı kemeraltı esnafı tarafından tarafımıza bildirilmiştir.
Açıkçası bu olayı öğrenince, önce inanmak istemedik ancak olayı araştırınca ne yazıkki doğru olduğunu ögrendik. Camiler asla ve asla siyaset yeri olamaz, inançlar ve dini duygular siyasete alet edilemez. Yüzlerce, hatta belki binlece müslümanın dini vecibelerini yerine getirerek namaz kılmak için toplandığı bir ortamda, kendini bilmez bir din görevlisinin, genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu, sanki ülkemizin birlik ve beraberliğine, toplumsal huzur ve barışın sağlanmasına karşıymış gibi göstermeye çalışması kabul edilemez.
Bunun Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bilinçli yapılmadığını, bireysel, münferit bir olay olduğunu düşünüyoruz. Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Anayasamızın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Laiklik ilkesi devletin her inanca eşit mesafede durması, devletin dini kurallara göre değil hukuk kurallarına göre yönetilmesini ifade ettiği gibi, din görevlilerinin devlet işlerine ve siyasete karışmamasını da ifade eder.
Bir din görevlisinin ana muhalefet partisi genel başkanını eleştirmesi, hiç bir hukuk devletinde ve laik bir ülkede söz konusu olamayacağı gibi Türkiye Cumhuriyeti'nde de söz konusu olamaz. Bu konuda Diyanet İşlerinden ve İzmir Müftülüğünden bir açıklama bekliyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu olayın peşini bırakmayacağımızı ifade ediyoruz..”
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












